Drag - Turc Anglais Dictionnaire

Drag

Sens de "Drag" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 150 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
drag v. sürüklemek
General
drag n. geri zekalı tip
drag n. ağır hareket
drag n. zahmetli şey
drag n. etki
drag n. el arabası
drag n. engel
drag n. sıkıcı tip
drag n. hava direnci
drag n. kızak
drag n. çekme
drag n. trol
drag n. mani
drag n. sürüklenen şey
drag n. direnç
drag n. fırt
drag n. nefes
drag n. tırmık
drag n. tarak
drag n. aptal
drag n. atlı araba
drag n. koku (av)
drag n. sıvacı tarağı
drag n. havanın aerodinamik direnci
drag n. sürükleme
drag n. kişinin giydiği karşı cinse ait elbise
drag n. zorlama
drag n. gerilme
drag n. boşaltma
drag n. tahliye etme
drag n. yük
drag n. yükleme
drag n. tazılara koku izi bırakması için yere sürtülen nesne
drag n. yavaşlamış hareket
drag n. zorlukla gerçekleşen hareket
drag n. aşırı yavaşlık
drag n. hareketin engellenmesi
drag n. içecek
drag n. içki
drag n. ilerlemeyi geciktiren şey
drag n. karşı cinsin kıyafetini giyme
drag n. cadde
drag n. bezdirici tip
drag v. sürüncemede kalmak
drag v. geçmek bilmemek
drag v. uzayıp gitmek
drag v. çekmek
drag v. söz konusu etmek
drag v. sürüklenmek
drag v. geride kalmak
drag v. ağ ile suyun dibini taramak
drag v. bulaştırmak
drag v. taramak
drag v. uzamak
drag v. yük çekmek
drag v. yoklamak
drag v. sürümek
drag v. durgunlaşmak
drag v. ağırdan almak
drag v. sokmak
drag v. sürünmek
drag v. taramak (toprağı)
drag v. bitmek bilmemek
drag v. sürüklemek
drag v. ekskavatörle taramak
drag v. suyun dibini taramak
drag v. yerde çekmek
drag v. gerisine düşmek
drag v. acı çekerek zaman geçirmek
drag v. bıkkın bir şekilde vakit geçirmek
drag v. mutsuzluk içinde zaman geçirmek
drag v. gereğinden fazla uzatmak
drag v. fazla uzatarak baymak
drag v. (arazi, toprak yol) üzerinde sürüklemek
drag v. aramak
drag v. yoklamak
drag v. altını üstüne getirmek
drag v. yavaşlatmak
drag v. geciktirmek
drag v. taşın yüzeyini bilemek
drag v. çekerek çıkarmak
drag v. (bir şeyi) zorla itiraf ettirmek
drag v. (bir şeyi) zorla kabul ettirmek
drag v. ağır ağır ilerlemek
drag v. yavaşça ilerlemek
drag v. zorlukla ilerlemek
drag v. uzunluğuyla bezdirmek
drag v. yüzeyde sürtünerek hareket etmek
drag v. halsiz hissetmek
drag v. neşesiz hissetmek
drag v. ilgisiz hissetmek
drag v. umursamazca davranmak
drag v. (birini) almak
drag v. (birine) eşlik etmek
drag v. (nahoş, sıkıcı bir konudan) bahsetmek
drag v. ayakları sürüyerek yürümek
drag v. çeke çeke götürmek
drag adj. karşı cinsle ilgili
drag adj. karşı cinsin kıyafetlerini giyen
drag adj. karşı cinsin kıyafetlerini giyen kimseye özgü
drag N. yük/direnç
Colloquial
drag n. erkek kıyafeti giyen kadın
drag n. kadın kıyafeti giyen erkek
drag n. karşı cins gibi giyinen kadın/erkek
drag n. sıkıcı kişi/şey/iş
drag n. ana cadde
drag n. (restoran, bar ve mağazaların olduğu) ana yol
drag n. nefes (sigara, pipo)
drag n. çekilen nefes
drag n. nefes çekme
drag n. fırt
drag n. fırt çekme
drag v. karşı cinsin kıyafetlerini giymek
drag v. abartılı giyinmek (drag queen/traliçe gibi bir performansın parçası olarak)
drag v. nefes çekmek/almak (sigara, pipo)
drag v. fırt çekmek
drag v. araba yarıştırmak
drag v. araba yarışı yapmak
drag v. drag yarışı yapmak
Idioms
drag n. bayık
drag n. sıkıcı kişi/iş
drag n. bayıcı iş
drag n. (mağazalarla dolu) cadde
drag n. fırt
drag n. abartılı şekilde kadın/erkek gibi giyinen
drag n. zenne
drag n. dam/kavalye
drag n. dans
drag n. balo
drag n. parti
drag v. fırt çekmek
drag v. kafa bulmak
drag v. alay etmek
drag v. tefe koymak
drag v. taşak geçmek
drag v. tiye almak
drag v. maytap geçmek
drag v. eziklemek
Technical
drag n. alt derece (döküm)
drag n. çekme direnci
drag n. döküm derecesinin alt parçası
drag n. geri sürükleme
drag n. hareketli bir cisme karşı bir sıvının direnci
drag n. sürüklenme
drag n. uçağın havada ilerlemesine karşı havanın gösterdiği direnç
drag n. uçakların hareketine karşı havanın gösterdiği direnç
drag n. yumuşak taşların bileylenmesinde kullanılan çelik alet
drag n. (yol) zemin düzleştirme aleti
drag n. şamandıra
drag n. şantiyenin bir kısmından diğerine gidip gelen devreli motorlu tren vagonu

Sens de "Drag" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
drag queen contest n. zenne yarışması
wall drag n. duvar sürüklenmesi
drag rope n. çekme halatı
a drag on someone n. ayak bağı
drag chain n. bağlama zinciri
drag rope n. çekme ipi
drag saw n. çekme testere
lift drag ratio n. kaldırma sürükleme oranı
drag queen n. zenne
a drag on someone n. köstek
a knock-down drag-out fight n. şiddetli ağız kavgası
a knock-down drag-out fight n. meydan kavgası
drag race n. kısa mesafeli bir araba yarışı
drag queen n. kadın elbisesi giyen erkek
drag race n. kısa mesafeli araba yarışı
drag racing n. aynı anda iki aracın yarıştığı bir çeşit araba/motor yarışı
drag king n. erkek kıyafetleri giyerek insanları eğlendiren, şarkı söyleyen, dans eden kadın gösterici
drag race n. kalkış yarışı
drag down v. alçaltmak
drag up v. kurcalamak
drag one's heels v. ayakları geri geri gitmek
drag on v. uzamak
drag down v. perişan etmek
drag on v. sürmek
drag up v. abartmak
drag on v. bitmek bilmemek
drag out v. uzatmak
drag on v. sürüklenmek
drag along v. sürümek
drag along v. sürüklemek
drag on v. beklenenden daha uzun sürmek
drag up v. açığa çıkarmak
drag down v. yıkmak
drag in v. zorlamak
drag on v. sürüncemede kalmak
drag in v. zorla yaptırmak
drag out v. sızdırmak
drag on v. geçmek bilmemek
drag one's heels v. istemeyerek gitmek veya kabul etmek
drag out v. sürüncemede bırakmak
make somebody drag v. sürütmek
drag one's feet v. ağırdan almak
drag on v. uzayıp gitmek
drag something out v. uzatmak
drag something into a deadlock v. açmaza sürüklemek
drag up v. araştırmak
drag behind v. geçmek bilmemek
drag out v. bir olayı uzatmak
drag on v. bir iş uzamak
drag out v. gereksiz yere uzamak
drag into a loss v. zarara sürüklemek
drag one's feet v. işi ağırdan almak
drag into the jungle v. ormana sürüklemek
drag the nets along the bottom v. ağları dipten sürümek
drag over a chair v. bir sandalye çekmek
drag an anchor v. çapayı sürüklemek
drag up v. (çocuğu) kötü ve disiplinsiz yetiştirmek
drag out v. zorla çekmek
drag up v. (nahoş durumu) ortaya çıkarmak
drag factor v. ağırlık ile kuvvet uygulamak
drag out v. zorla çıkarmak
drag up v. (nahoş durumu) dile getirmek
drag-footed adj. aksak
drag-footed adj. topal
Phrasals
drag away v. sürükleyerek uzaklaştırmak
drag away v. sürüklemek
drag something away v. sürükleyerek çıkarmak
drag something from one place to another v. bir şeyi bir yerden başka bir yere sürüklemek/taşımak
drag off v. çekerek taşımak
drag (someone) into (something) v. (birini istemediği bir şeyin) içine dahil etmek
drag (someone) into (something) v. (birini bir şeye) zorla dahil etmek
drag (someone) into (something) v. (birini bir şeye) katılmaya ikna etmek
drag (someone) into (something) v. (birini bir şeyin) içine itmek
drag (someone) into (something) v. (birini bir şeye) karıştırmak
drag (someone) into (something) v. (birini bir şeye) bulaştırmak
drag (someone) into (something) v. (birini istemediği bir görüşmenin/konuşmanın) içine almak
drag (someone) into (something) v. (birini istemediği bir görüşmeye/konuşmaya) karıştırmak
drag (someone) into (something) v. (birini bir şeyin) içine sürüklemek
drag (someone) into (something) v. (birini bir şeyin) içine çekmek
drag (someone) into (something) v. (birini istemediği bir görüşmenin/konuşmanın) içine çekmek
drag in v. çeke çeke getirmek/götürmek
drag in v. çekerek içeri getirmek/taşımak
drag (something) into (something) v. (bir şeyi konuya) dahil etmek
drag in v. içine çekmek
drag in v. zorla getirmek/götürmek
drag (something) into (something) v. (bir şeyi bir şeyin) içine çekmek
drag in v. (bilgisayar ekranında bir şeyi) bir şeyin içine sürüklemek
drag (something) to (something) v. (bir şeyi bir şeyin) içine çekmek
drag (someone or something) away v. (birini/bir şeyi) sürükleyerek uzaklaştırmak
drag something away v. bir şeyi (bir şeyden) çekerek uzaklaştırmak
drag in v. -in/içinde üstünde sürümek
drag (someone or something) away v. (birini/bir şeyi) çekerek uzaklaştırmak/çıkarmak
drag something away (from something) v. bir şeyi (bir şeyden) iterek uzaklaştırmak
drag in v. sürükleyerek içeri getirmek/taşımak
drag in v. konuya dahil etmek
drag something away v. bir şeyi (bir şeyden) iterek uzaklaştırmak
drag (someone or something) away v. (birini/bir şeyi) çekiştirerek uzaklaştırmak
drag (someone or something) away v. (birini/bir şeyi) sürükleyerek götürmek/çıkarmak
drag something away v. bir şeyi (bir şeyden) sürükleyerek uzaklaştırmak
drag in v. -in içinde/üstünde sürüklemek
drag (something) to (something) v. (bir şeyi konuya) dahil etmek
drag something away (from something) v. bir şeyi (bir şeyden) çekerek uzaklaştırmak
drag something away (from something) v. bir şeyi (bir şeyden) sürükleyerek uzaklaştırmak
Colloquial
a drag n. yük
a drag n. külfet
a drag n. ayak bağı
drag marks n. sürüklenme izleri
(a) drag n. yük
drag [dated] n. dam (bir randevuda/dansta erkeğe eşlik eden kadın)
(a) drag n. sıkıcı kişi
(a) drag n. rahatsızlık veren kişi
(a) drag n. külfet
(a) drag n. can sıkıcı kişi
(a) drag n. sinir bozucu kişi
(a) drag n. sigaradan alınan/çekilen bir nefes
(a) drag n. musallat olan kişi
(a) drag n. baş belası
(a) drag n. trol
(a) drag n. sıkıcı şey
(a) drag n. gıcık kişi
(a) drag n. ayak bağı
drag on (something) n. (bir şeyden) bir nefes
drag on (someone) n. (birinin) üzerine yük olan şey/kimse
drag on (someone) n. (biri) için stresli olan şey/kimse
drag on (someone) n. (biri) için külfetli olan şey/kimse
drag on (something) n. (bir şeyden) bir fırt
a drag (on someone) n. (birine) sıkıntı
a drag (on someone) n. (birine) yük
a drag (on something) n. (bir şeyden) bir nefes
a drag (on something) n. (sigaradan) bir nefes çekme
drag on (someone or something) n. (birine/bir şeye) yük
drag on (someone or something) n. (biri/bir şey) için stres/sıkıntı
drag on (someone or something) n. (birinin/bir şeyin) üstünde/sırtında yük
drag on (something) n. (bir şeyden) bir nefes
drag on (someone or something) n. (birine/bir şeye) külfet
drag on (something) n. (bir şeyden) bir fırt
drag racing n. yasadışı sokak yarışı
drag one's feet v. oyalanmak
drag one's heels v. oyalanmak
drag one's heels v. ayak sürümek
drag one's feet v. ayak sürümek
have a drag v. bir fırt çekmek
drag (one's) tail v. (bir yeri) terk etmek
(a) drag v. sigaradan bir nefes almak/çekmek
drag (one's) tail v. ağırdan almak
drag (one's) tail v. çıkıp gitmek
drag (one's) tail v. kıçını kıpırdatmak/kaldırmak
drag (one's) tail v. ağır ağır/yavaş yavaş/uyuşuk uyuşuk yapmak
drag (one's) tail v. ayak sürümek
drag (one's) tail v. defolup gitmek