sokmak - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

sokmak



Sens de "sokmak" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 55 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
sokmak tuck in v.
sokmak sting v.
sokmak insert v.
General
sokmak import v.
sokmak instill v.
sokmak drive v.
sokmak involve v.
sokmak ram v.
sokmak implicate v.
sokmak involve in v.
sokmak pitchfork v.
sokmak bite v.
sokmak put in v.
sokmak embroil v.
sokmak sink into v.
sokmak spatchcock v.
sokmak work v.
sokmak put v.
sokmak reduce to v.
sokmak inject v.
sokmak poke v.
sokmak plug in v.
sokmak slide in v.
sokmak take into v.
sokmak get v.
sokmak prick v.
sokmak thrust into v.
sokmak permit in v.
sokmak let in v.
sokmak enter v.
sokmak land v.
sokmak immerse v.
sokmak instil v.
sokmak engraft v.
sokmak stick in v.
sokmak thrust v.
sokmak insert in v.
sokmak dig into v.
sokmak introduce v.
sokmak ingraft v.
sokmak stick v.
sokmak drag v.
sokmak case v.
sokmak dip v.
sokmak work up v.
sokmak plunge v.
sokmak insert v.
sokmak tuck v.
sokmak embed v.
sokmak plunge into v.
sokmak work into v.
sokmak work in v.
sokmak envenomate v.
Technical
sokmak insert
sokmak tuck

Sens de "sokmak" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 500 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
arasına sokmak insert v.
düzene sokmak regulate v.
General
saçma bir şekle sokmak transmogrify into v.
burnunu sokmak interfere in v.
aklına sokmak impress on v.
bir şeyi birinin kafasına sokmak get something through someone's head v.
romantik bir şekle sokmak romanticize v.
aklına sokmak impress up v.
aklına sokmak implant v.
kafasına sokmak inculcate v.
bir şeyi bir yere sokmak shove something into v.
kafasına sokmak infuse v.
zahmete sokmak put somebody to trouble v.
düşünceli bir hale sokmak sober v.
yarışa sokmak race v.
tekrar hizmete sokmak recommission v.
hizmete sokmak commission v.
sokmak (zihnine) imprint v.
kılıcı kınına sokmak ensheathe the sword v.
araya adam sokmak exert one's influence over v.
savaş düzenine sokmak embattle v.
içeri sokmak put in v.
yürürlüğe sokmak promulgate v.
fit sokmak instigate v.
çıkmaza sokmak place in a dilemma v.
ülkeye gizlice ve yasa dışı yollarla mal sokmak smuggle v.
fitne sokmak set one person against another v.
suya sokmak douse v.
arasına sokmak interpolate v.
zihnine sokmak imprint v.
tekerleğe çomak sokmak spoke v.
sokmak (kafasına bir fikir) plant v.
bir işe burnunu sokmak poke one's nose into something v.
burnunu sokmak butt in on v.
tekrar işe sokmak reseat v.
işe sokmak instate v.
tekrarlayarak kafasına sokmak inculcate v.
kafasına sokmak whip v.
rotasına sokmak vector v.
baskıya sokmak edit v.
gizlice sokmak sneak in v.
düzene sokmak put in order v.
gizlice sokmak sneak on v.
bir şekle sokmak shape v.
çengel şekline sokmak hook v.
hikaye şekline sokmak fictionalize v.
içeri sokmak tuck in v.
heyecan verici bir hale sokmak sensationalize v.
başını belaya sokmak get into trouble v.
forma sokmak condition v.
bilardo topunu deliğe sokmak pot v.
birini çok zahmete sokmak lead someone a merry chase v.
iki ayağını bir pabuca sokmak rush somebody clean off his feet v.
burnunu sokmak pick at v.
kafasına sokmak implant v.
iki ayağını bir pabuca sokmak run somebody off his feet v.
burnunu sokmak poke one's nose in v.
batağa sokmak bog v.
kafasına sokmak drum something into somebody's head v.
içine sokmak introduce into v.
düzene sokmak clear up v.
birini çok zahmete sokmak lead someone a dance v.
bilmece gibi karışık şekle sokmak enigmatize v.
zorla sokmak intrude v.
nifak sokmak sow discord among v.
burnunu sokmak butt in v.
kınına sokmak sheathe v.
burnunu sokmak poke one's nose into v.
masrafa sokmak put somebody to expense v.
sokmak (birini belirli bir kıyafete) get up v.
burnunu sokmak thrust one's nose into v.
başını derde sokmak entangle v.
içeri sokmak let in v.
çembere sokmak hoop v.
iki ayağını bir pabuca sokmak hustle v.
zorla (bir duruma) sokmak thrust v.
bir düzene sokmak (bir yeri) straighten up v.
borca sokmak become indebted v.
çıkmaza sokmak stultify v.
tahta sokmak spike v.
kanunu yürürlüğe sokmak enact v.
bir fikri birinin kafasına sokmak hammer an idea into someone's head v.
bir şekle sokmak (ıslak saçı) set v.
bilgisayar programına sokmak computerize v.
sıraya sokmak bring in line v.
sıraya sokmak bring into line v.
sınava sokmak test v.
sistematik olarak düzene sokmak regiment v.
disipline sokmak discipline v.
düzene sokmak bring order into v.
bir yeri düzene sokmak set a place in order v.
yeni bedene sokmak (ruhu) reincarnate v.
politikaya sokmak politicize v.
kümese sokmak coop v.
günaha sokmak make somebody sin v.
tekerine çomak sokmak circumvent v.
kafasına sokmak embed v.
daha güzel ve daha çekici bir hale sokmak (bir yeri) freshen up v.
iki ayağını bir pabuca sokmak run somebody clean off his feet v.
burnunu sokmak pry into v.
nizama sokmak put something in order v.
bir yere sokmak permit in v.
deliğe sokmak hole v.
riske sokmak hazard v.
gizlice sokmak sneak into v.
suya sokmak dowse v.
zahmete sokmak trouble v.
başını sokmak find a place to live v.
düzene sokmak brought order into v.
kıpırdayamaz hale sokmak pin v.
birinin işlerine burnunu sokmak pry into someone's affairs v.
düzene sokmak pace v.
sıkı bir düzene sokmak (toplum/kurum vb'ni) regiment v.
burnunu sokmak snoop into v.
sokmak (duruma) send v.
burnunu sokmak pick over v.
zorla içeriye sokmak intrude v.
burnunu sokmak intermeddle v.
kafasına sokmak drum something into somebody v.
içeri sokmak drive in v.
gösterime sokmak release v.
itip içeri sokmak push in v.
başını derde sokmak get into trouble v.
alay ederek yüzünü gözünü tuhaf şekillere sokmak make faces v.
bir şeylerin aşırı miktarda olması sıkışık/zor bir duruma sokmak swamp v.
kafasına sokmak put somebody in mind of v.
yükümlülük altına sokmak put under obligation v.
burnunu sokmak horn in on v.
arı gibi sokmak sting like a bee v.
bir şeyi hizmete sokmak press something into service v.
suya sokmak soak v.
burnunu sokmak pry v.
burnunu sokmak kibitz v.
sokmak (arı/sivrisinek) sting v.
dürterek sokmak poke v.
daha kötü bir duruma sokmak exacerbate v.
zorla sokmak pitchfork v.
birinin başını belaya sokmak get someone into hot water v.
kafasına sokmak imbue v.
düzene sokmak brought order to v.
yeni bir biçime sokmak recast v.
burnunu sokmak horn in v.
zor bir duruma sokmak squeeze v.
iki ayağını bir pabuca sokmak rush somebody off his feet v.
düzene sokmak clear something up v.
devreye sokmak connect v.
tehlikeye sokmak jeopardize v.
dramatik hale sokmak dramatize v.
basmakalıp bir kategoriye sokmak stereotype v.
araya adam sokmak exert one's influence with somebody v.
birini apar topar bir yere sokmak hustle someone into v.
arı sokmak sting v.
gizlice sokmak (mektup vb) smuggle v.
burnunu sokmak put one's nose into v.
fit sokmak incite v.
deliğe sokmak (bilardo) pocket v.
birini günaha sokmak cause someone to sin v.
devreye sokmak cut in v.
bir düzene sokmak tidy up v.
kanal havuzuna sokmak lock v.
kitap vb haline sokmak write something up v.
devreye sokmak call out v.
sokmak (birini zor bir işe) embroil v.
gülünç duruma sokmak fool v.
burnunu sokmak nose into v.
belaya sokmak get somebody into trouble v.
aklına sokmak impress v.
gülünç bir hale sokmak travesty v.
kafasına sokmak impress v.
içine sokmak tuck in v.
kendini zor bir duruma sokmak get oneself in a fix v.
burnunu sokmak barge in v.
birini perhize sokmak put someone on a diet v.
burnunu sokmak snoop v.
gülünç bir şekle sokmak transmogrify into v.
bir şeyin fişini prize sokmak plug something in v.
çıkmaza sokmak bring to a deadlock v.
gizlice sokmak sneak onto v.
içeri sokmak introduce v.
yörüngeye sokmak orbit v.
düzene sokmak bring order to v.
daha çekilir bir hale sokmak (zor/tatsız bir şeyi) sugarcoat v.
zora sokmak wherret v.
tehlikeye sokmak endanger v.
çıkmaza sokmak deadlock v.
kafasına sokmak inseminate v.
(arı vb) sokmak sting v.
burnunu sokmak meddle v.
kazık sokmak impale v.
başını belaya sokmak get into hot water v.
nifak sokmak cause a fit between v.
araya nifak sokmak cause a fit between v.
çıkmaza sokmak lead to a stalemate v.
çıkmaza sokmak lead into a dead end v.
çıkmaza sokmak stalemate v.
çıkmaza sokmak bog down v.
batağa sokmak bog down v.
kafasına sokmak infix v.
içine bıçak sokmak get one's knife into v.
teste sokmak put to test v.
kafasına sokmak beat something into somebody's head v.
zarara sokmak cause loss v.
ağır krize sokmak throw into grave crisis v.
hayatını riske sokmak put one's life on the line v.
hayatını riske sokmak risk one's life v.
hayatını tehlikeye sokmak put one's life in danger v.
servise sokmak take into service v.
araya sokmak insert v.
kuyruğa sokmak queue v.
zarara sokmak damage v.
zarara sokmak injure v.
zarara sokmak harm v.
araya adam sokmak ask (someone) to mediate v.
(bir şeyi) (birinin) kafasına sokmak get through to v.
diyet desteği ile spor yaparak vücudun şekle sokmak get cut v.
vücudu forma sokmak get cut v.
çomak sokmak be a spanner in something v.
derde sokmak get into trouble v.
çomak sokmak be a monkey wrench in something v.
depresyona sokmak push someone into depression v.
çomak sokmak create obstacles v.
çomak sokmak create difficulties v.
gayri faal hale sokmak inactivate v.
tanınmaz hale sokmak make somebody unrecognizable v.
tanınmaz hale sokmak make something unrecognizable v.
başkasının özel yaşamına burnunu sokmak pry v.
mükemmel bir hale sokmak bring (something) to perfection v.
mükemmel bir hale sokmak bring to perfection v.
zarara sokmak make a loss v.
planı devreye sokmak put a plan into effect v.
planı devreye sokmak put a plan into action v.
aklına sokmak put something into one's head v.
planı devreye sokmak put a plan into operation v.
sıkıntıya sokmak lead to trouble v.
sıkıntıya sokmak cause trouble v.
sıkıntıya sokmak put into trouble v.
iki ayağını bir pabuca sokmak fluster v.
piyasaya sokmak put something on the market v.
hapse sokmak put into prison v.
yaşama sokmak actualize v.
hayata sokmak make real v.
hayata sokmak actualize v.
zararsız hale sokmak render something harmless v.
yaşama sokmak make real v.
zararsız hale sokmak make something harmless v.
faaliyete sokmak operationalise v.
faaliyete sokmak operationalize v.
faaliyete sokmak put into operation v.
iki ayağını bir pabuca sokmak pressure (someone) v.
iki ayağını bir pabuca sokmak flurry v.
iki ayağını bir pabuca sokmak put pressure on someone v.
iki ayağını bir pabuca sokmak hasten v.
kullanılamaz hale sokmak make unusable v.
kullanılamaz hale sokmak make unemployable v.
tekrar devreye sokmak reactivate v.
kullanılamaz hale sokmak render unoperational v.
kullanılamaz hale sokmak make inconsumable v.
işler bir hale sokmak operationalize v.
işler bir hale sokmak operationalise v.
elini taşın altına sokmak shoulder responsibility v.
elini taşın altına sokmak assume responsibility v.
elini taşın altına sokmak take on responsibility v.
bunalıma sokmak lead to depression v.
depresyona sokmak lead to depression v.
bunalıma sokmak cause to depression v.
depresyona sokmak cause to depression v.
sağlıklı hale sokmak make someone healthy v.
hizmete sokmak put into service v.
yerin dibine sokmak humiliate v.
çalışır hale sokmak operationalise v.
çalışır hale sokmak operationalize v.
sıkıntıya sokmak make someone feel uncomfortable v.
sıkıntıya sokmak cause unease v.
sıkıntıya sokmak distress v.
sıkıntıya sokmak cause anxiety v.
sıkıntıya sokmak embarrass v.
böcek sokmak (insect) to bite v.
böcek sokmak (insect)to sting v.
(böcek) sokmak (an insect) to bite v.
burnunu sokmak meddle in (something) v.
yayına sokmak broadcast v.
yayına sokmak televise v.
yayına sokmak air v.
kafasına sokmak beat into v.
(böcek) sokmak bite v.
düzene sokmak regulate v.
yeniden çevrime sokmak recycle v.
yeniden işleme sokmak recycle v.
zahmete sokmak put someone to inconvenience v.
devreye sokmak enable v.
yerin dibine sokmak disgrace v.
işleri yoluna sokmak turn the tide v.
kafasına sokmak drum v.
yaprak biçimine sokmak foliate v.
yeni bir biçime sokmak re-form v.
-den içeri sokmak stick in through v.
(gemiyi) -e sokmak put into v.
başını derde sokmak get into hot water v.
iki ayağını bir pabuca sokmak get one’s stake on v.
-e sokmak get into v.
araya sokmak intercalate v.
kılıfa sokmak encase v.
hakimiyetine sokmak (bir başka şeyin) subordinate to v.
sokmak (bir başka şeyin içine) thrust into v.
fişi prize sokmak plug in v.
sıraya sokmak line up v.
-e sokmak stick v.
iterek sokmak push in v.
(golf) deliğe sokmak için hafitçe (topa) vurmak putt v.
(içine) sokmak tuck v.
eşekarısı sokmak (wasp) to sting someone v.
işleme sokmak treat v.
işe sokmak bring in v.
zan altına sokmak accuse of v.
burnunu sokmak chime in v.
burnunu sokmak chisel in v.
fitne sokmak create trouble v.
sıraya sokmak put in order v.
tehlikeye sokmak put in jeopardy v.
zor duruma sokmak put into trouble v.
zor duruma sokmak put in a difficult position v.
burnunu sokmak poke about v.
burnunu sokmak nose about v.
burnunu sokmak nose around v.
burnunu sokmak grope around v.
arı kovanına çomak sokmak stir up a hornet's nest v.
(gömleği vb) pantolonun içine sokmak tuck in one's trousers v.
laf sokmak make insinuation v.
laf sokmak make innuendos v.
laf sokmak drop innuendos v.
uygulamaya sokmak put into practice v.
standart duruma sokmak standardize v.
standart duruma sokmak standardise v.
standart hale sokmak standardize v.
standart hale sokmak standardise v.
birini zahmete sokmak put someone to trouble v.
birini sıkıntıya sokmak put someone to trouble v.
kullanıma sokmak put into place v.
devreye sokmak put in place v.
işlevsel hale sokmak make something functional v.
ellerini cebine sokmak put one's hands into one's pockets v.
ellerini ceplerine sokmak put one's hands into one's pockets v.
içine sokmak put in v.
içine sokmak place in v.
içine sokmak insert v.
yerin dibine sokmak abase v.
birinin başını belaya sokmak get someone into trouble v.
bir şeyi hayatına sokmak bring something into one’s life v.
burnunu sokmak interfere v.
kalıba sokmak stereotype v.
birinin güvenliğini tehlikeye sokmak risk someone's safety v.
birinin güvenliğini tehlikeye sokmak jeopardize someone's safety v.
yeniden ipoteğe sokmak refinance v.
elini cebine sokmak put one's hand in one's pocket v.
birini strese sokmak stress someone out v.
laf sokmak needle v.
kümese sokmak coop up v.
kümese sokmak coop in v.
kullanılmaz hale sokmak disable v.
hayata sokmak actualise v.
yaşama sokmak actualise v.
heyecan verici bir hale sokmak sensationalise v.
dramatik hale sokmak dramatise v.
politikaya sokmak politicise v.
hikaye şekline sokmak fictionalise v.
bilmece gibi karışık şekle sokmak enigmatise v.
bilgisayar programına sokmak computerise v.
tehlikeye sokmak jeopardise v.
romantik bir şekle sokmak romanticise v.
çıkmaz sokağa sokmak chase someone down an alley v.
(bir yere) sokmak corral v.
devreye sokmak activate v.
serbest dolaşıma sokmak release into free circulation v.
şekle sokmak curate v.
başka kılığa sokmak/girmek disguise v.
bir kişinin veya kurumun boyunduruğuna sokmak put at the service of v.
burnunu sokmak intervent v.
havaya sokmak get v.
yarışa sokmak campaign v.
yük altına sokmak tax v.
içeri sokmak admit v.
nizama sokmak rally v.
(birini) bir durum ya da etkinliğin içine sokmak cast [obsolete] v.
golf topu deliğe sokmak için hafif vuruş putt n.
Phrasals
burnunu sokmak put in
burnunu sokmak cut in
burnunu sokmak break in
düzene sokmak set out
bir suça sokmak incite in
içeri sokmak pass in
birisinin tekerine çomak sokmak cross someone up
hızla birilerini bir yere sokmak hurry someone in to something
kendini dar bir elbiseye sokmak pour oneself into something
(birini/birilerinin) arasına sokmak interpose someone between people
kovalayarak bir yere sokmak chase someone (or an animal) in(to) some place
kovalayarak bir yere sokmak chase someone or an animal in
bir şeyi düzene sokmak put something into order
iteleyerek/sıkıştırarak yerleştirmek/sokmak scrunch down into something
zora sokmak land someone with something
birini gizlice içeri sokmak sneak someone inside
birini arka kapından gizlice eve sokmak sneak someone in through the back door
içine sokmak feed into
Proverb
ölmeden mezara sokmak it's ill waiting for dead men's shoes
Colloquial
burnunu sokmak barge in
fitne sokmak raise cain
kafasına sokmak get into one's head
araya adam sokmak work the oracle
kullanıma sokmak set into motion
kullanıma sokmak bring into play
kullanıma sokmak call into play
doğru yola sokmak put right
her şeyi güzelce yoluna sokmak fix everything up all nice
feleğin çarkına çomak sokmak seize fate by the throat
feleğin çarkına çomak sokmak take fate by the throat
birini aşırı şekilde havalara sokmak give someone a big head
Idioms
başını belaya sokmak bring a hornet's nest about one's ears
aralarına kara kedi sokmak set the cat among the pigeons
başını derde sokmak go out on a limb
aralarına kara kedi sokmak put the cat among the pigeons
bir işe burnunu sokmak poke one's nose into
işleri tıkırına sokmak oil the wheels
burnunu sokmak put one's oar in
tekerine çomak sokmak put a spoke in someone's wheel
arının kovanına çöp sokmak skate on thin ice
burnunu sokmak stick one's nose into
başını belaya sokmak get into hot water
kafasına sokmak get through one's head
iki ayağını bir pabuca sokmak rush someone off his feet
başını belaya sokmak make a rod for one's own back
başını belaya sokmak get into a scrape
aralarına kara kedi sokmak set people by the ears
birinin iki ayağını bir pabuca sokmak rush someone off his feet
itin götüne sokmak give someone a tongue-lashing
(yaşamını) düzene sokmak make good
tekerine çomak sokmak cut the ground out from under
burnunu sokmak poke into
burnunu sokmak intrude into
burnunu sokmak poke one's nose into
burnunu sokmak meddle with
burnunu sokmak horn in
riske sokmak lay on the line
tekerine çomak sokmak cook someone's goose
tekerine çomak sokmak spike someone's guns
başını derde sokmak involve in
her işe burnunu sokmak interfere in
başını belaya sokmak walk into
içine sokmak introduce into
kendi hatasıyla başını belaya sokmak walk into
başını belaya sokmak be in the cart
başını derde sokmak be in the cart
başkası için başını belaya sokmak pull the chestnuts out of the fire
yeni ya da farklı bir biçime sokmak change over from (to)
kendini zora sokmak go off the deep end
hayatını riske sokmak take one's life in one's hands
başını belaya sokmak get into hot waters
birini yükümlülük altına sokmak lay someone under an obligation
birini yükümlülük altına sokmak lay someone under the necessity
birini yükümlülük altına sokmak put someone under an obligation
işi zora sokmak make heavy weather of
gülünç bir hale sokmak make a travesty of
hale yola sokmak lick into shape
birisini zorla hizaya sokmak knock sense into
biçime sokmak knock something into shape
tehlikeye sokmak lay on the line
bir işe burnunu sokmak horn in on
birinin işini zora sokmak put a spoke in someone's wheel
durumu içinden çıkılmaz bir hale sokmak heap pelion on ossa
işleri düzene sokmak pick up the pieces
durumu içinden çıkılmaz bir hale sokmak pile pelion on ossa
tekerine çomak sokmak throw a monkey wrench in the works
burnunu sokmak push one's nose into
burnunu sokmak put in one's oar
burnunu sokmak stick in one's oar
burnunu sokmak shove in one's oar
birisini çok zor bir duruma sokmak push someone up against the wall
kendini zor bir duruma sokmak stick one's neck out
işleri tıkırına sokmak grease the wheels
tekerine çomak sokmak rain on somebody's parade
birisinin kafasına bir fikir sokmak put a bug in someone's ear
tekerine çomak sokmak spike somebody's guns
tekerine çomak sokmak knock something into a cocked hat
burnumu sokmak gibi olmasın ama I don't want to sound like a busybody but
burnunu başkasının işine sokmak poke one's nose in (to something)
burnunu sokmak step into something
tekerine çomak sokmak rain on one's parade
müşkül duruma sokmak put someone in an awkward position
zor duruma sokmak place someone in an awkward position
zor duruma sokmak put someone in an awkward position
müşkül duruma sokmak place someone in an awkward position
birinin aklına bir şeyi sokmak put a bee in someone's bonnet (about something)
aklına sokmak put a bee in someone's bonnet about something
tekere çomak sokmak throw a spanner in the works
tekere çomak sokmak throw a monkey wrench into the works
tekere çomak sokmak throw a monkey wrench in something
tekere çomak sokmak put a spanner in the works
(topu) oyuna sokmak bring into play
faaliyete sokmak bring into action
devekuşu gibi başını kuma sokmak have one's head in the sand like an ostrich
devekuşu gibi başını kuma sokmak bury one's head in the sand like an ostrich
devekuşu gibi başını kuma sokmak hide one's head in the sand like an ostrich