Bit - Türkçe İngilizce Sözlük

Bit

"Bit" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 111 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
bit i. gem
Genel
bit i. önemsiz
bit i. dizgin
bit i. kırıntı
bit i. lokma
bit i. parça
bit i. damla
bit i. nebze
bit i. bozuk para
bit i. zerre
bit i. delgi
bit i. ufak
bit i. az miktar
bit i. biraz
bit i. balta ağzı
bit i. azıcık
bit i. matkap ucu
bit i. rende bıçağı
bit i. keser ucu
bit i. bölüm
bit i. kısım
bit i. miktar
bit i. biraz
bit i. bir süre
bit i. bir saniye
bit i. kontrol eden şey
bit i. yönlendiren şey
bit i. bütünden kopan bir parça
bit i. büyükbaş hayvan küpesi
bit i. küçük toprak parçası
bit i. (bir kimsenin) üzerine düşen görev
bit i. kerpeten ucu
bit i. küçük miktar
bit i. az miktar
bit i. (at) ağızlık
bit i. bozukluk
bit i. poz
bit i. 12,5 sent (madeni para)
bit i. bit (veri birimi)
bit f. gemlemek
bit f. ikili savmak
bit f. bir şeyin ucuyla kontrol etmek
bit f. anahtar ucu yapmak
bit f. (at) geme alıştırmak
bit N. (bilgisayar) bit
Konuşma Dili
bit i. hapis cezası
bit i. küçük rol
bit i. figüranlık
bit i. küçük bir rol
bit i. bir bölümü
bit i. bir kısmı
bit i. diğer kısımlardan bağımsız olarak tek bir bir eylem
bit i. diğer kısımlardan bağımsız olarak tek bir sunum/bölüm
bit i. belirli bir hareket veya davranış şekli
bit i. üzerinde düşünülen konu
bit s. ısırılmış
Ticaret/Ekonomi
bit i. iki rakamlı sistemde 0 veya 1 rakamı
bit i. ispanyol pesosunun 1/8'ine eşdeğer bir değer birimi
bit i. amerikan dolarının 1/8'ine eşdeğer bir değer birimi
bit i. isveç madeni parası dalerin 1/500'ine eşdeğer bir değer birimi
bit i. ingiliz guyanası'nda dört peni
bit i. ingiliz guyanası'nda florinin 1/6'ine eşdeğer bir değer birimi
Siyasal
bit i. bid
bit i. bit
bit i. laos ve çin ‘deyaşayan etnik bir grup
Turizm
bit i. gem
Teknik
bit i. bilgisayarda bit
bit i. burgu
bit i. çakı lokması
bit i. havya başı
bit i. ikili sistemde rakam
bit i. ikili sayı sisteminde bir birim
bit i. matkap
bit i. matkap ucu
bit i. sağlama basamağı
bit i. sivri uçlu taşçı çekici
bit i. temel veri ölçü birimi
bit i. sivri uç
bit i. anahtar ucu
bit i. cımbız ucu
bit i. cam bir eşyaya takılmaya hazır camdan tutacak veya ayaklık
bit i. (seramik) sırlı parçaların yapışmasını önlemek için fırınlama kabının altına serpilen gevşek malzeme
Bilgisayar
bit i. binary dijit
bit i. bit
bit i. ikil
bit i. sinyal hızı veya veri transferi hızını ölçmek için kullanılan bir birim
bit i. en küçük bilgisayar kapasitesi birimi
Telekom
bit i. bit
bit i. 0 veya 1
Mekanik
bit i. kalem ucu
bit i.
Otomotiv
bit i. bits uç
bit i. kesici takım
bit i. matkap ucu
Havacılık
bit i. alet ucu
Matematik
bit i. bayt
İstatistik
bit i. küçük parça
bit i. eşit olasılıklı iki olaydan hangisinin meydana geldiği öğrenilerek elde edilen bilgi miktarına eşit bir bilgi birimi
Fizik
bit i. bilgi entropisinde kullanılan bir ölçüm birimi
Botanik
bit i. muzun çoğaltılması için kullanılan köksap veya rizom parçası
Tütün
bit i. pipo ağızlığının ucu
bit i. sigara ağızlığının ucu
bit i. sigara tutucunun ucu
Tiyatro
bit i. tiyatro gösterisinde kısa bir sahne veya bölüm
bit i. küçük rol
bit i. bir sanatçının düzenli olarak yaptığı gösteri
bit i. rol
Matbaa
bit i. kağıt filigran silindirine takılan tel veya pirinç parça
Engineering
bit i. havyanın bakır ucu
Argo
bit i. mahkumiyet
bit i. (genç kadın) piliç

"Bit" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 28 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
bit louse i.
Genel
bit xenopsylla i.
bit cootie i.
Konuşma Dili
bit bosom chums i.
bit bosom friend i.
Deyim
bit bosom chum i.
bit bosom chums i.
bit pants rabbits [dated] i.
Siyasal
bit bit i.
bit bid i.
Bilgisayar
bit bits i.
bit bitness i.
bit bit i.
Telekom
bit bit i.
Medikal
bit phthirus i.
Parazitbilim
bit morpion [obsolete] i.
bit greyback [dated] i.
bit puceron i.
Zooloji
bit pediculus capitis i.
bit sucking louse i.
bit pediculus i.
bit headlouse i.
Çevre
bit infestant i.
Argo
bit galloping dandruff i.
bit kutu [new zealand] i.
bit motorized dandruff [dated] i.
bit motorized freckles [dated] i.
İngiliz Argosu
bit biddy i.

"Bit" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
a little bit zf. birazcık
a little bit zf. azıcık
Genel
a bit of all right i. mükemmel bir şey
a good bit i. hayli
hollow bit i. oyma keskisi
rose bit i. rozbit
most significant bit i. en anlamlı bit
crown bit i. başlı matkap
diamond bit i. elmas uç
a good bit i. oldukça
drill bit i. matkap ucu
twist bit i. matkap ucu
drilling bit i. matkap ucu
bit stuffing i. bit doldurma
the smallest bit i. zırnık
bit of cake i. basit iş
bit of cake i. çok kolay
bit of cake i. çocuk oyuncağı
bit of cake i. kolay iş
center bit i. merkezlemeli uç
detachable bit i. takılır uç
detachable bit i. jakbit
gag-bit i. gem
wait-a-bit i. dikenli bitki
bit of information i. bilgi kırıntısı
bit of charcoal i. marsık
canon bit i. atın geminin ağız içindeki parçası
rearing bit i. şahlanan atın başının yukarı kalkmasını engelleyen metal gem
the whole bit i. her şey
bit [scotland] i. (bir şeyin) küçük bir bölümü
bit [obsolete] i. ısırma
bit [scotland] i. kritik an
bit [obsolete] i. yeme
bit flip i. yüz seksen derece değişme
bit [scotland] i. (bir şeyin) küçük bir noktası
bit [scotland] i. tam zaman
bit [obsolete] i. otlanma
bit [obsolete] i. ısırık yarası
manners bit i. görgü kuralı olarak tabakta bırakılan porsiyon
quill bit i. uzun oluklu matkap ucu
lip bit i. oluklu matkap
german bit i. bir tür tahta delme aleti
snaffle bit i. hafif gem
spade bit i. (atlara takılan) gem ucu
spoon bit i. kaşık biçimli matkap ucu
spoon bit i. kaşık biçimli delgi ucu
champ at the bit f. çok sabırsızlanmak
fit the bit f. gem vurmak
not to give a smallest bit f. zırnık koklatmamak
take the bit between one's teeth f. söz dinlememek
take the bit between one's teeth f. gemi azıya almak
fit the bit f. gemlemek
not to give even a smallest bit f. zırnık bile koklatmamak
do one's bit f. üzerine düşeni yapmak
turn the valve down a bit f. vanayı biraz kısmak
be a bit peckish f. içi kıyılmak
drive a bit fast f. biraz hızlı sürmek/kullanmak
be a bit lucky f. şansın yaver gitmek
be in a bit of a jam f. darda olmak
be in a bit of a jam f. zorda olmak
be in a bit of a jam f. sıkıntıda olmak
be a bit of a deadline f. son teslim günü yaklaşmak
die a little bit every day f. her gün birazcık daha ölmek
a bit of a s. bir parça
a little bit ill s. biraz hasta
a tiny bit s. bir nebze
a bit of s. parçası
two-bit s. değersiz
a wee bit s. azıcık
canker-bit s. heba olmuş
canker-bit s. virane edilmiş
canker-bit s. harap edilmiş
canker-bit s. aft dolu
bit [scotland] s. küçük
bit-by-bit s. adım adım
hunger-bit s. bir deri bir kemik kalmış
every bit zf. tam olarak
quite a bit zf. epeyce
a bit much zf. bir parça fazla
bit by bit zf. dirhem dirhem
every bit zf. tamamıyla
a bit more zf. biraz daha fazla
a bit zf. az
every bit as much zf. tam onun kadar
quite a bit zf. pek çok defa
bit by bit zf. ağır ağır
bit by bit zf. yavaş yavaş
bit by bit zf. bölük pörçük
quite a bit zf. epey
bit by bit zf. azar azar
a bit zf. biraz
a little bit zf. bir parça
every bit zf. tam
a bit zf. bir parça
a good bit zf. epeyce
quite a bit zf. sık sık
not a bit zf. zerre kadar
a little bit late zf. azıcık geç
a little bit late zf. biraz geç
after a bit zf. hemen sonra
after a bit zf. kısa bir süre sonra
bit by bit zf. ceste ceste
a little bit of both zf. ikisinden de biraz
a little bit more zf. çok az daha
a little bit more zf. birazcık daha
a bit serious zf. biraz ciddi
the least bit zf. hiçbir biçimde
the least bit zf. hiç
bit [scotland] bağ. ama
bit [scotland] bağ. ancak
bit [scotland] bağ. fakat
not a bit ünl. asla
not a bit ünl. hiç de değil
not a bit ünl. hiç değil
a bit special expr. biraz özel
a fair bit of expr. oldukça fazla
a bit silly expr. biraz saçma
a bit special expr. özel biraz
a bit tight expr. biraz dar
a bit tight expr. biraz sıkışık
Öbek Fiiller
find (someone or something) a bit off f. (birini/bir şeyi) biraz değişik bulmak
find (someone or something) a bit off f. (birini/bir şeyi) biraz garip/tuhaf bulmak
find (someone or something) a bit off f. (birini/bir şeyi) biraz başıbozuk/kural dışı bulmak
İfadeler
a little bit louder i. biraz daha yüksek (ses)
devil a bit expr. hiç mi hiç
the least little bit expr. zerre kadar
even if just a bit expr. biraz da olsa
even if just a bit expr. az da olsa
for a short bit expr. kısa süreliğine
as old as my eyes and a little (bit) older than my teeth expr. göründüğü yaşta
as old as my eyes and a little (bit) older than my teeth expr. gözünün gördüğü yaşta
as old as my eyes and a little (bit) older than my teeth expr. yaşını söylemeyip soruyu geçiştirmek için söylenen bir söz
as old as my eyes and a little (bit) older than my teeth expr. yaş sorulduğunda verilen muğlak cevap
if it was a snake, it would've bit you expr. ayağının dibinde
if it was a snake, it would've bit you expr. yanı başında
if it was a snake, it would've bit you expr. çok yakınında
the biter gets bit [old-fashioned] [brit] expr. kimsenin ahı kimsede kalmaz
the biter gets bit [old-fashioned] [brit] expr. ettiğini bulma
if it was a snake, it would've bit you expr. hemen dibinde
the biter gets bit [old-fashioned] [brit] expr. eden bulur inleyen ölür
if it was a snake, it would've bit you expr. burnunun dibinde
you can't be a little bit pregnant expr. çok az hamile olamazsın
the biter gets bit [old-fashioned] [brit] expr. kimsenin yaptığı yanına kar kalmaz
a little bit of bread and no cheese [uk] expr. sarı yelve'nin ötüşünü belirtmek üzere kullanılan yansıtma ifade
you can't be a little bit pregnant expr. ya içindesin ya dışında
the biter gets bit [old-fashioned] [brit] expr. eden bulur
if it was a snake, it would've bit you expr. şuracıkta
you can't be a little bit pregnant expr. ya hep ya hiç
you can't be a little bit pregnant expr. işin içine iyice gömülmek/girmek lazım/gerekli
you can't be a little bit pregnant expr. öylece ucundan olmaz kendini iyice bu işe vermen gerek