yavaş yavaş - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

yavaş yavaş



"yavaş yavaş" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 23 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
yavaş yavaş gradually zf.
yavaş yavaş slowly zf.
General
yavaş yavaş gradual s.
yavaş yavaş inch by inch zf.
yavaş yavaş leisurely zf.
yavaş yavaş step by step zf.
yavaş yavaş slowly zf.
yavaş yavaş by slow degrees zf.
yavaş yavaş by degrees zf.
yavaş yavaş bit by bit zf.
yavaş yavaş piecemeal zf.
yavaş yavaş by inches zf.
yavaş yavaş by and by zf.
yavaş yavaş at leisure zf.
yavaş yavaş little by little zf.
yavaş yavaş step-wise zf.
yavaş yavaş tardily zf.
Colloquial
yavaş yavaş bit by bit
yavaş yavaş little by little
yavaş yavaş inch-by-inch
Idioms
yavaş yavaş slower and slower
yavaş yavaş one step at a time
yavaş yavaş a step at a time

"yavaş yavaş" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 479 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
yavaş slow s.
yavaş gelişen retarded s.
General
yavaş yavaş geliştirmek evolve f.
arasından dikkatle ve yavaş yavaş ilerlemek pick one's way through f.
yavaş yavaş gelişmek evolve f.
yavaş yavaş yıpranmak wear down f.
bir şeyden yavaş yavaş bir parçacığı koparmak chip away f.
yavaş tempoda koşmak jog f.
yavaş gitmek poke f.
yavaş ilerlemek (trafik) crawl f.
yavaş yavaş öne geçmek draw ahead f.
yavaş yavaş ilerlemek inch along f.
yavaş yavaş belirli bir hale girmek work oneself into f.
görünmek (yavaş yavaş) unfold f.
yavaş yavaş dolaşmak amble f.
yavaş yavaş öğretmek instill f.
yavaş yavaş kaybolmak tail off f.
yavaş yavaş aşılamak instill with f.
yavaş yavaş hareket ettirmek ease f.
yavaş yavaş azalmak dwindle f.
gürültü yavaş yavaş kesilmek die away f.
yavaş ilerlemek crawl f.
baş göstermek (yavaş yavaş) unfold f.
yavaş yavaş kaynamak simmer f.
bir şeyi yavaş yavaş gevşetmek work something loose f.
yavaş koşmak jog f.
yavaş yavaş hareket etmek inch f.
yavaş yavaş zerketmek instill in f.
yavaş yavaş hareket ettirmek inch f.
üzücü bir olayı yavaş yavaş kabullenmek come to terms with something f.
yavaş yavaş azalmak wear off f.
yavaş yavaş yok olmak fade away f.
yavaş yavaş aşılamak instill in f.
yavaş yavaş gözden kaybolmak evanesce f.
yavaş ilerlemek nose f.
yavaş sürmek (araba) tootle f.
yavaş yavaş yürümek trail along f.
birini yavaş yavaş alıştırarak hayal kırıklığına uğratmak let someone down gently f.
zarar vermek (yavaş yavaş/sinsice) undermine f.
yavaş yavaş ilerletmek edge f.
yavaş yavaş yıpratmak wear down f.
yavaş yavaş çökmek (bina vb) subside f.
yavaş yavaş zerketmek instill into f.
yavaş yavaş katmak fold f.
yavaş yavaş yok etmek (şevk/inisiyatif vb'ni) stultify f.
yavaş yavaş aşılamak instill into f.
yavaş yavaş pişirmek stew f.
yavaş ilerlemek wear on f.
yavaş yavaş hareket ettirmek inch along f.
yavaş yavaş çıkmak trickle f.
yavaş yavaş kullanımdan kaldırmak phase out f.
kızdırdıktan sonra yavaş yavaş soğutarak sertleştirmek anneal f.
kızdırdıktan sonra yavaş yavaş soğutarak sertleştirmek neal f.
yavaş yazmak write slowly f.
yavaş yavaş yürümek amble f.
çok yavaş yemek eat like a bird f.
yavaş davranmak act slowly f.
(ses/görüntü) yavaş yavaş açmak fade-up f.
yavaş yavaş girmek insinuate f.
yavaş yavaş koşmak jog f.
bir tarafa doğru yavaş yavaş gitmek edge f.
yavaş yavaş kaynatmak (balığı) poach f.
yavaş yavaş bir yere girmek work one's way into f.
yavaş ve zorlukla yürümek plod f.
yavaş yavaş öldürmek kill slowly f.
hızlı başlayıp yavaş bitmek fizzle out f.
yavaş yavaş azalmak ebb away f.
yavaş yavaş kendine gelmek gradually recover f.
yavaş yavaş kendine gelmek slowly recover f.
yavaş konuşmak speak slow f.
(taşıt) yavaş yavaş ilerlemek labour f.
yavaş yavaş tüketmek nurse f.
yavaş tempoda koşmak run at a slow pace f.
bir yiyeceği yavaş yavaş çiğnemek fletcherize f.
bir yiyeceği yavaş yavaş çiğnemek fletcherise f.
çok yavaş ilerlemek move so slowly f.
(taşıt) yavaş yavaş ilerlemek labor f.
yavaş yavaş öğretmek instil f.
yavaş yürümek walk slowly f.
yavaş sweer (scot.) f.
yavaş yavaş tüketmek absume [obsolete] f.
yavaş yavaş yok etmek absume [obsolete] f.
yavaş yavaş kaybolma evanescence i.
yavaş koşma jogging i.
yavaş atılan top lob i.
yavaş yavaş ödeme (borç) sinking i.
yavaş yavaş ödeme (borç vb) sinking i.
yavaş silme slow wipe i.
yavaş gezinti jog i.
yavaş koşma jog i.
yavaş koşma dogtrot i.
yavaş hareket eden kimse snail i.
yavaş yavaş yok olma fading away i.
yavaş yavaş gözden kaybolma evanescing i.
kısıtlamaların yavaş yavaş kaldırılması easing of restrictions i.
önce kuvvetli sonra yavaş forte piano i.
müşteri bulmak için yavaş ilerleyen taksi crawler i.
yavaş gelişen afet creeping disaster i.
yavaş olma laggardness i.
yavaş yavaş ilerleyen yangın creeping fire i.
yavaş ilerleme crawl i.
yavaş yavaş gevşeme easing off i.
yavaş paralanma low order burst i.
yavaş at lob i.
yavaş hareket etme segnity i.
görüntü ve sesin yavaş yavaş görülmesi ve duyulması fade in i.
değişimi yavaş yavaş gerçekleştirme gradualism i.
okuması yavaş nonreader i.
çok yavaş ilerleme crawl i.
yavaş yavaş gözden kaybolma fading i.
yavaş ilerleme jog-trot i.
yavaş tempo koşu jog-trot i.
yavaş hareket slow movement i.
yavaş şehir citta slow i.
yavaş şehir slow city i.
yavaş şehir (akımı) slow city i.
yavaş şehir (akımı) cittaslow i.
yavaş bir dans a slow dance i.
yavaş başlangıç slow start i.
yavaş dalga slow wave i.
yakıttan tasarruf etmek için arabayı yavaş kullanma hypermiling i.
yakıttan tasarruf etmek için arabayı yavaş kullanma hyper-miling i.
yavaş yavaş dolaşma amble i.
yavaş öğrenme backwardness i.
okuması yavaş non-reader i.
yavaş koşu jogging i.
tempolu ve yavaş koşu jogging i.
yavaş yavaş azaltma tapering i.
Yavaş yürüyüş plod i.
yavaş yavaş sahibinin komutlarına uyan eğitimsiz at green broke i.
yavaş öğrenen kimse a slow learner i.
yavaş yavaş gelişme slow build up i.
yavaş pişirici slow cooker i.
yavaş yavaş tüketme absumption [obsolete] i.
yavaş yavaş yok etme absumption [obsolete] i.
yavaş gentle s.
yavaş gelişen tardive s.
yavaş yavaş etkileyen slow s.
yavaş slower s.
yavaş yavaş gözden kaybolmuş evanesced s.
yavaş insensible s.
yavaş low s.
yavaş easy s.
yavaş quiet s.
yavaş hareket eden tardy s.
yavaş mild s.
yavaş giden tardy s.
insanın inisiyatifini yavaş yavaş yok eden stultifying s.
yavaş yavaş kaybolan sinking s.
ses hızından daha yavaş olan subsonic s.
yavaş slack s.
yavaş olan tardy s.
yavaş yavaş olan gradual s.
yavaş hareket eden stodgy s.
yavaş giden slow s.
yavaş lento s.
yavaş dilatory s.
çok yavaş pianissimo s.
en yavaş slowest s.
yavaş giden sluggish s.
yavaş lingering s.
yavaş largo s.
yavaş işleyen inert s.
yavaş gradual s.
yavaş öğrenen backward s.
yavaş hareket eden slow moving s.
yavaş languid s.
yavaş harekete geçen inert s.
yavaş soft s.
delirtecek kadar yavaş poky s.
yavaş sluggish s.
yavaş logy s.
çok yavaş snaillike s.
yavaş tardy s.
yavaş slow s.
yavaş ilerleyen lingering s.
daha yavaş slower s.
çok yavaş very slow s.
çok yavaş too slow s.
yavaş ve ağır hareket eden logged s.
çok yavaş dead slow s.
yavaş yürüyen slow-gaited s.
yavaş gitme drudge s.
(ses) yavaş low s.
sesten yavaş subsonic s.
yavaş torpid s.
oldukça yavaş rather slow s.
oldukça yavaş quite slow s.
yavaş hareket eden slow-going s.
yavaş hareket eden slow s.
yavaş ilerleyen slow s.
yavaş hareket eden slow-footed s.
yavaş hareket eden laggard s.
yavaş ilerleyen tardy s.
yavaş hareket eden dilatory s.
yavaş ilerleyen slow-footed s.
yavaş ilerleyen dilatory s.
yavaş ilerleyen slow-going s.
yavaş ilerleyen laggard s.
ortalamadan daha yavaş slower-than-average s.
yavaş ilerleyen/gerçekleşen/ortaya çıkan slow-to-materialize s.
çok yavaş snail-like s.
yavaş alışan slow-to-warm-up s.
(bir yere) yavaş ısınan slow-to-warm-up s.
yavaş slow-paced s.
yavaş slow-footed s.
yavaş gelişen indolent s.
yavaş bir hızla at a slow rate zf.
yavaş bir şekilde logily zf.
geciktirmek için yavaş hareket ederek dilatorily zf.
yavaş slowly zf.
çok yavaş olarak pianissimo zf.
ilerde yavaş yavaş by and by zf.
yavaş gingerly zf.
yavaş bir şekilde lingeringly zf.
yavaş kavrayan bir halde backwardly zf.
yavaş leisurely zf.
yarı yavaş andante zf.
daha yavaş more slowly zf.
yavaş gently does it ünl.
Phrasals
(yoldaki birisinden) yavaş yavaş uzaklaşmak edge away
yavaş yavaş aşındırmak nibble away at something
yavaş yavaş tüketmek eat away at something
(yavaş yavaş) bir yere doğru ilerlemek drift in
bir yerden yavaş yavaş çıkmak drift out
yavaş yavaş karanlık çökmek creep up
(alev) yavaş yavaş sönmek flicker out
yavaş yavaş ileriye doğru gitmek inch forward
yavaş yavaş geriye çekilmek inch back
yavaş tempoda koşmak jog along
(bir duygu/his) yavaş yavaş sarmak/bürümek steal over someone
yavaş yavaş ...e dönüşmek verge into something
yavaş yavaş ...e dönüşmek turn gradually into something
yavaş yavaş ...e dönüşmek change gradually into something
bir şeyi yavaş yavaş yok etmek/ortadan kaldırmak chip away at something
yavaş yavaş bir şeye hazırlanmak build up to something
artış göstermek (yavaş bir şekilde ve küçük oranlarda) tick up
Proverb
allahın değirmeni yavaş döner ama ince öğütür mills of god grind slowly, yet they grind exceeding small
yavaş atın çiftesi pek olur still waters run deep
yavaş ama istikrarlı olan yarışı kazanır slow and steady wins the race
yavaş ve istikrarlı olan daima kazanır slow and steady always wins the race
Colloquial
sakinken yavaş yavaş aşırı derecede sinirlenmek a slow burn
yavaş gel not so fast
yavaş not so fast
yavaş! gently does it
yavaş akan bir nehir a slow moving river
tarlada gezer gibi yavaş araba kullanan sürücü sunday driver
yavaş sürüşüyle trafiğin akışını tıkayan veya yavaşlatan sürücü sunday driver
yavaş büyüyen/gelişen low-growing
Idioms
gıcırdayarak yavaş yavaş stop etmek grind to a halt
yavaş ilerlemek hang on
yavaş yavaş yemek eat away
yavaş yavaş aşındırmak eat away
yavaş yavaş yok etmek eat away
yavaş yavaş ilerlemek move like glue
kaplumbağa gibi yavaş slower than molasses in January
kaplumbağa gibi yavaş slow as molasses in January
kağnı gibi yavaş slower than molasses in January
kağnı gibi yavaş slow as molasses in January
yavaş yavaş kopmak grow apart
kağnı gibi yavaş at a snail's gallop
kağnı gibi yavaş at a snail's pace
yavaş yavaş sinirlenmek do a slow burn
yavaş ama emin adımlarla slow but sure
yavaş ama emin adımlarla slowly but surely
çok yavaş hareket etmek move at a glacial pace
yavaş yavaş uykuya dalmak drift off to sleep
yavaş yavaş bir yerden (mesela park yerinden) çıkmak ease on out of something
yavaş yavaş gözden kaybolmak fade from view
adım adım/yavaş yavaş ilerlemek inch forward
biraz yavaş anlamak be a bit on the slow side
kaplumbağa gibi yavaş at a snail's pace
kaplumbağa gibi yavaş at a snail's gallop
çok yavaş bir şekilde hareket etmek/hareket ederek ilerlemek inch one's way along something
çok yavaş bir şekilde hareket etmek/hareket ederek ilerlemek inch one's way across something
çok yavaş bir şekilde hareket etmek/hareket ederek ilerlemek inch oneself along something
çok yavaş bir şekilde hareket etmek/hareket ederek ilerlemek inch oneself across something
yavaş yavaş artırmak/yükseltmek jack something up
yavaş yavaş artırmak/yükseltmek jack up something
kaplumbağa gibi yavaş as slow as molasses in january
kağnı gibi yavaş as slow as molasses in january
çok yavaş snail-paced
yavaş yavaş uygulamak phase in something
yavaş yavaş durdurmak/iptal etmek phase out something
yavaş yavaş uygulamak phase something in
yavaş yavaş durdurmak/iptal etmek phase something out
adım adım/yavaş yavaş yaklaşma/halletme a softly, softly approach
yavaş yavaş ilerleme kat etmek work one's way through
bir işi yavaş yavaş yapmak slow-walk
yavaş yavaş gelen ve durdurulamayan afet slow motion train wreck
kendini bir şey yapmak için yavaş yavaş hazırlamak work your way around
kaplumbağa gibi yavaş slow as molasses
kağnı gibi yavaş slow as molasses
kaplumbağa gibi yavaş as slow as molasses
kağnı gibi yavaş as slow as molasses
Speaking
yavaş easy does it
yavaş ol take it easy
ne kadar yavaş how slow
yavaş! easy does it
beyin hücrelerin yavaş yavaş ölüyor your brain cells are slowly dying
lütfen yavaş konuşabilir misiniz? could you please speak slowly?
senin için yavaş/heceleyerek söyleyeceğim i'll sound it out for you
Slang
yavaş ol cool it
aklı yavaş çalışır he doesn't know christmas from bourke street
yavaş sakso/oral seks slow blow
Trade/Economic
fiyat hareketlerinin yavaş olması price rigidity
yavaş hareket eden laggard
reel ulusal gelirin mutlak olarak düştüğü veya uzun dönemli eğilimine göre yavaş arttığı dönem contraction
alım satımı yavaş olan hisse senedi inactive stock
yavaş yavaş ödeme sinking
yavaş büyüme canlanması slow growth recovery
alım-satımı yavaş hisse senedi inactive stock
orta-yavaş sarf parçaları medium-slow moving items
ödemede yavaş davranma slowness in paying
demode veya yavaş giden mallar obsolete or slow-moving goods
hedefe yavaş adımlarla ilerleme incrementalism
bir üretim sistemindeki en yavaş halka bottleneck
Law
adalet mekanizmasının haklı nedenlere dayanmadan yavaş ilerlemesi undue delay
Politics
yavaş hareketi slow movement
egemen bir ulusun başka bir ulusu politik yollarla yavaş yavaş ortadan kaldırması politicide
Industry
bir üretim sistemindeki en yavaş halka bottleneck
Technical
yavaş / hızlı seri ayarı adjusting high and low gear
yavaş reaktör slow reactor
yavaş kesme testi slow shear test
yavaş seri low range
küçük damlalar biçiminde yavaş olarak yüzeye çıkmak exude
yavaş yavaş yok olmak wear off
yavaş slow
yavaş yanma corrosion
yavaş nötron slow neutron
yavaş kum filtresi slow sand filter
yavaş akış creep flow
yarım vites/yavaş seri vites split/range
yavaş yavaş aşındırmak eat away
yavaş hareketli makine plakası slow moving machine plate
hızlı seriden yavaş seriye high low range
yavaş yavaş egzoz etmek (sıvı) drain
yavaş yavaş meydana gelme gradual
yavaş hareket etmek barge
radyoaktif maddelerin yavaş yavaş bozunması decay
tamburlu fren kullanarak sondaj ucunun etkisini yavaş yavaş azaltmak feed off
yavaş yavaş birbirine karışmak intergrade
yavaş yanan kibrit lunt
görüntü ve sesin yavaş yavaş kaybolması fade out
yavaş sertleşir döküm alçısı retarded hemihydrate plaster
yavaş-hızlı seri ayarı adjusting high and low gear
yavaş vites serisi low-range
yavaş kapamalı anahtar slow-break switch
yavaş besleme modu tray-handling in jog mode
yavaş açmalı anahtar slow-make switch
yavaş-hızlı vites range/splitter type means
yarım vites-yavaş/seri vites splitter/range
yavaş işletme rölesi slow-release relay
yavaş yanan kibrit slow-match
çok yavaş ilerleme hızı creeper speed
yavaş yavaş gözden kaybolmak fade out
yavaş yavaş görünmek fade in
yavaş yavaş boşaltmak drain
yavaş ilerlemek lag
yavaş ve düzenli aşınma slow and regular wear
yavaş gerinme hız deneyi slow strain rate test
yavaş çatlak büyümesi slow crack growth
yavaş sertleşen cam slow-settling glass
yavaş sertleşen cam long glass
yavaş eksen slow axis
yavaş devinimlilik bradykinesis
yavaş biçimlenen cam long glass
yavaş gelişen fermantasyon retarded fermentation
çentikli borular üzerindeki yavaş çatlak ilerlemesi slow crack growth on notched pipes
yavaş çatlak büyümesine direnç resistance to slow crack growth
yavaş salımlı gübre slow-release fertilizer
yavaş yanan slow-burning
yavaş eğme deneyi slow bending test
yavaş deformasyon slow deformation
yavaş eskime slow wearing
yavaş yıpranma slow wearing
yavaş aşınma slow wearing
Computer
yavaş sayfalar slow pages
yavaş iniş slow tracking
yavaş bağlantı slow link
yavaş tuşlar slow keys
yavaş basma slow press
imlecin yanıp sönmesi yavaş cursor blink slow
parla (yavaş) flash once, slow
yavaş grave
genelde daha yavaş yazdırma generally slower printing
yavaş tuşlar ve sıçrama tuşları için yardım help on slowkeys and bouncekeys
yavaş lazy
yavaş yavaş yol almak veya belli bir hızda ilerlemek chug along
Telecom
yavaş kanal slow channel
yavaş ilişkilendirilmiş kontrol kanalı slow associated control channel
Automotive
motor yavaş dönüyor engine crranks slowly
motorun yavaş yavaş ağırlaşarak stop etmesi die away
yavaş hareket eden taşıtlar slow-moving vehicles
yavaş boşalım light drain
yavaş geçiş şeridi slow lane
yavaş hava kaçırma slow leak
yavaş hızlanma sluggish acceleration
yavaş sollayan slow passer
yavaş şarj slow charge
çok yavaş otomobil crawler
Traffic
yavaş gidilen şerit slow lane
Railway
yavaş yük trenleri local goods train
yavaş yük treni slow freight train
Marine
yavaş sürüklemeli salınım slow drift oscillation
yavaş yavaş yanaşmak edge in with
yavaş yavaş açılmak edge away from
(ipi) yavaş yavaş gevşetmek ease off
(ipi) yavaş yavaş gevşetmek ease away
yavaş isteyen slack
Medical
yavaş büyüyen tümörler slowly growing tumors
yavaş virüs hastalığı slow virus disease
yavaş ve geniş nabız monneret pouls
daimi yavaş nabız permanent low pulse
yavaş nabız low pulse
bağırsakların yavaş çalışması stasis
yavaş seyretmek progress slowly
yavaş ilerleyen nefes darlığı slowly progressive dyspnea
yavaş seyirli slowly progressive
yavaş ilerleyen multifokal santral sinir sistemi hasarı slowly progressive multifocal central nervous system damage
yavaş salınımlı slow-release
yavaş büyüyen tümör slow-growing tumor
yavaş salınımlı controlled-release
yavaş salınımlı timed-release
yavaş salınımlı time-release
yavaş salınımlı continuous-release
yavaş salınımlı sustained-release
yavaş salınımlı extended-release
yavaş ilerleyen hastalık slowly progressing disease
yavaş büyüyen ağrısız bir kitle a slow-growing painless mass
yavaş ilaç salınışı slow drug release
normalden daha yavaş bir şekilde soluk alıp verme hypoventilation
düşük malignite potansiyeli taşıyan yavaş büyüyen tümör slow-growing tumor with low malignant potential
yavaş kasılan kaslar slow-twitch muscles
konuşma kaslarının koordinasyonsuzluğu nedeniyle yavaş ve heceleri birbirine eklemeden ve bazı heceleri uygunsuz vurgulayarak patlayıcı seslerle konuşma scanning speech
konuşma kaslarının koordinasyonsuzluğu nedeniyle yavaş ve heceleri birbirine eklemeden ve bazı heceleri uygunsuz vurgulayarak patlayıcı seslerle konuşma explosive speech
kanın epidural mesafedeki yavaş birikimi slow accumulation of the blood through the epidural space
koroner yavaş akım coronary slow flow
yavaş salınımlı morfin sustained-release morphine
dozu yavaş yavaş azaltma tapering of the dose
dozun yavaş yavaş azaltılması tapering of the dose
dozu yavaş yavaş azaltma dose tapering
dozun yavaş yavaş azaltılması dose tapering
yavaş salınımlı sustained-released
Pathology
merkezi sinir sistemi yavaş virüs enfeksiyonları atypical viral infections
yenidoğanın yavaş beslenmesi slow feeding of newborn
Food Engineering
yavaş pişirme hard boiling
Gastronomy
yavaş yavaş kaynamak sıvı coddle
yavaş yavaş kaynatmak coddle
yavaş pişirme hard boiling
yiyeceklerin uzun sürede ve yavaş pişmesini sağlayan elektrikli tencere slow cooker
yiyeceklerin uzun sürede ve yavaş pişmesini sağlayan elektrikli tencere crockpot
Chemistry
yavaş yanma slow combustion
Social Sciences
yavaş gıda slow food
Literature
hangi yara vardır ki yavaş yavaş iyileşmesin what wound did ever heal but by degrees
Linguistics
yavaş öğrenen under achiever
Geology
yavaş yayılan sırtlar slow spreading ridges
yavaş yayılan okyanus ortası sırtlar slow-spreading mid-ocean ridges
Military
yavaş ve tamam! komutları steady on
yavaş paralanma low order burst
yavaş yanarak patlama deflagration
yavaş ateş deliberate fire
yavaş ateş slow fire
Sport
yavaş yavaş öne geçme draw ahead
yavaş koşmak jog trot
Basketball
hücuma yavaş yavaş gelip set hücumuna başlama slow break
Volleyball
yavaş smaç off-speed hit
Music
parçada melodinin yavaş yavaş gelişmesi stasis
yavaş çalınan parça adagio
yavaş yavaş azalma (tempo vb) rallentando
enstrumental ağırlıklı yavaş bir elektronik müzik türü chillout
tempoda yavaş yavaş azalma rit.
tempoda yavaş yavaş azalma ritardando
tempoda yavaş yavaş azalma rallentando
tempoda yavaş yavaş azalma ritenuto
tempoda yavaş yavaş azalma rall (rallentando)
Printery
yavaş/hızlı kuruma slow/quick setting
Latin
yavaş ama emin adımlarla tarde sed tute
British Slang
internetin son derece yavaş olması world wide wait