ileriye - Türkçe İngilizce Sözlük

ileriye

"ileriye" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 17 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
ileriye forwards zf.
Invest your resources in a strategic, comprehensive, forward-looking and global data program.
Kaynaklarınızı stratejik, kapsamlı, ileriye dönük ve küresel bir veri programına yatırın.

More Sentences
ileriye forward zf.
The new editor is determined to carry the newspaper forward.
Yeni editör gazeteyi ileriye taşımaya kararlı.

More Sentences
Teknik
ileriye forward zf.
The new editor is determined to carry the newspaper forward.
Yeni editör gazeteyi ileriye taşımaya kararlı.

More Sentences
Genel
ileriye farther zf.
ileriye onwards zf.
ileriye ahead zf.
ileriye along with zf.
ileriye onward zf.
ileriye on zf.
ileriye off zf.
ileriye along zf.
ileriye forrard zf.
ileriye aff zf.
ileriye endwise zf.
ileriye endways zf.
ileriye still zf.
İfadeler
ileriye to the future expr.

"ileriye" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
ileriye doğru forward zf.
Genel
ileriye doğru olma forwardness i.
ileriye sürme propulsion i.
ileriye doğru hareket forward motion i.
ileriye gitme progress i.
ileriye doğru sürme propulsion i.
ileriye bakan forward looking i.
ileriye doğru iki tane ucu olan ve kolu söküp takılabilen ütü sadiron i.
ileriye gitme forwardness i.
ileriye yanaşma coil up i.
ileriye gitme advance i.
yukarıdan gelen darbeyle ileriye doğru atılan top topspin i.
ileriye dönük beklentiler forward-looking expectations i.
ileriye dönük umutlar forward-looking expectations i.
ileriye götürme furthering i.
ileriye doğru büyük bir adım a major step forward i.
ileriye doğru sürme actuation i.
atın ileriye doğru giderken boynunu veya vücudunu çevirmeden dönmesi two-track i.
bir anda ileriye atılma bolt i.
ileriye dönük değer possibility i.
ileriye dönük olma prospectiveness i.
ileriye atma putoff i.
ileriye doğru akma promanation [obsolete] i.
yarışta en ileriye geçmek forge ahead f.
ileriye doğru sürmek propel f.
saati ileriye almak set a clock forward f.
saati ileriye almak set a watch forward f.
ileriye almak advance f.
ileriye uzanmak reach ahead f.
ileriye bakmak look ahead f.
atılıvermek (ileriye doğru) plunge forward f.
ileriye itmek propel f.
ileriye doğru atılıvermek plunge forward f.
daha ileriye gitmek go further f.
daha da ileriye götürmek take something (much) further f.
bir adım ileriye taşımak take a step further f.
bir adım ileriye taşımak carry a step forward f.
bir adım ileriye taşımak take a step forward f.
bir adım ileriye taşımak carry a step further f.
ileriye atmak put off f.
...diyecek/iddia edecek kadar ileriye gitmek go on to claim that f.
(at) ileriye doğru giderken boynunu veya vücudunu çevirmeden dönmek two-track f.
ileriye gitmek whig f.
aşırı ileriye atlamak overjump f.
ileriye doğru itmek roll f.
ileriye bakmak forelook f.
ileriye kaymak outslide f.
ileriye doğru çabalamak press f.
ileriye sarmak advance f.
fazla ileriye giden forward s.
ileriye doğru giden onward s.
ileriye yönelik forward s.
ileriye yönelik anticipatory s.
ileriye giden forward moving s.
ileriye yönelik rewarding s.
ileriye yönelik prospective s.
ileriye etkili proactive s.
ileriye yönelik frontward s.
ileriye dönük forward looking s.
ileriye dönük prudential s.
ileriye bakan forward-looking s.
ileriye bakan forward-thinking s.
ileriye dönük prospective s.
ileriye bakan straight s.
dik bir şekilde ileriye atılan gadarene s.
ileriye bakan forehanded s.
ileriye taşınmış provect [obsolete] s.
ileriye doğru onward s.
ileriye etki eden far-reaching s.
ileriye doğru on zf.
ucu ileriye doğru endways zf.
ileriye doğru onwards zf.
ileriye yönelik olarak anticipatorily zf.
ileriye yönelik forwards zf.
ileriye doğru forwards zf.
en ileriye farthest zf.
ileriye yönelik olarak rewardingly zf.
ileriye doğru forward zf.
ileriye doğru onwardly zf.
ileriye doğru onward zf.
ileriye doğru forwardly zf.
ileriye doğru frontward zf.
ileriye doğru past zf.
ileriye doğru anlamı veren ön ek proso- ök.
Öbek Fiiller
-den ileriye gitmek improve on f.
ileriye doğru eğilmek lean forward f.
ileriye pas atmak pass forward f.
ileriye bakmak look beyond f.
ileriye doğru hareket etmek move beyond f.
yavaş yavaş ileriye doğru gitmek inch forward f.
ileriye itmek push forward f.
ileriye atmak throw forward f.
(arabayı) ileriye çekmek pull forward f.
(arabayı) (bir sırada) ileriye hareket ettirmek pull forward f.
ileriye gitmek come along f.
ileriye taşımak act on f.
ileriye taşımak act upon f.
ileriye doğru gitmek go ahead f.
(saati) ileriye almak set forward f.
öne, ileriye, kürsüye, tahtaya çıkmak come forward f.
(bir şey) alarak ileriye yatırım yapmak invest in (something) f.
yavaş yavaş ileriye doğru gitmek inch towards f.
İfadeler
zamanın hep ileriye akması arrow of time i.
daha da ileriye further away expr.
Konuşma Dili
bir adım ileriye farther zf.
Deyim
zamanın hep ileriye akması time's arrow i.
zamanın hep ileriye akması arrow of time i.
Ticaret/Ekonomi
ileriye doğru bağlantı (sektörler arasında) forward linkage i.
ileriye doğru destek etkileri feedforward control i.
ileriye doğru dikey bütünleşme forward vertical integration i.
tutarı ileriye taşıma roll-forward i.
ileriye dönük ödeme anticipatory payment i.
ileriye dönük karşılık ayırma forward looking provision i.
ileriye dönük strateji forward-looking strategy i.
ileriye dönük olarak on a going-forward basis expr.
Hukuk
ileriye yönelik alacak dormant claim i.
ileriye sürmek put forward f.
Siyasal
ileriye dönük planlar forward plannings i.
komünizmi ileriye taşıyan communist s.
Teknik
ileriye transfer fonksiyonu forward transfer function i.
ileriye doğru hareket course i.
ileriye tepe gerilimi peak forward voltage i.
ileriye doğru akma forward motion i.
ileriye yürüyen dalga forward wave i.
ileriye oluk forward channel i.
ileriye mühendislik forward engineering i.
ileriye hareket ederken bir yandan öbür yana yalpalamak veya sallanmak weave f.
ileriye doğru yatırılabilir tilted forward s.
Bilgisayar
ileriye oluk forward channel i.
ileriye dönmek switch forward f.
ileriye git go forward expr.
ileriye oku read-ahead expr.
ileriye okuma/sn read aheads/sec kısalt.
Telekom
ileriye bakarak sıraya sokma look ahead queuing i.
ileriye gönderme özelliği spill-forward feature i.
ileriye dönük maliyet forward - looking cost i.
ileriye yönelik engeller challenges ahead i.
ileriye yönelik forward-looking s.
Elektrik
ileriye tepe gerilimi peak forward voltage i.
ileriye yürüyen dalga forward wave i.
ileriye transfer fonksiyonu forward transfer function i.
Otomotiv
ileriye yönelik uyarı forward alert i.
Havacılık
ileriye doğru meyil forward tilt i.
ileriye gitmek go further f.
Denizcilik
üst kısmı kuvvetli rüzgarla ileriye doğru itilen derin deniz dalgası comber i.
Medikal
ileriye ait olan anterograde s.
Psikoloji
ileriye etkili engelleme proactive inhibition i.
ileriye dönük anterograde i.
ileriye dönük bellek anterograde memory i.
ileriye etkili kolaylaştırma proactive facilitation i.