smartest - Türkçe İngilizce Sözlük

smartest

smartest — Definition

Anlamı ve Tanımı:
zeki, şık
Okunuş (IPA):
(AmE /smɑːrt/ – BrE /smɑːt/)
Terim Türü:
Sıfat: smart
Zihinsel çevikliği ya da estetik düzeni betimleyen sıfattır. Eski İngilizce smeart kökünden evrilmiştir. Bilişsel ve görünüşe ilişkin bağlamlarda çift anlamlıdır.
Eş Anlamlılar:
clever
Zıt Anlamlılar:
dull

"smartest" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 74 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
smart s. akıllı
We started to use smart wrenches in the shop.
Atölyemizde akıllı anahtarlar kullanmaya başladık.

More Sentences
smart s. zeki
He was a smart child.
Zeki bir çocuktu o.

More Sentences
Genel
smart f. yanmak
My eyes were smarting from the onions.
Soğandan gözlerim yanıyordu.

More Sentences
smart f. (bir durumun) acısını yaşamak
They're still smarting from their defeat in the final.
Finaldeki yenilginin acısını hala yaşıyorlar.

More Sentences
smart s. ukala
Don't try to be smart.
Ukalalık etmeye çalışmayın.

More Sentences
smart s. hoş
This is the smartest pub in the town.
Burası kasabanın en hoş barı.

More Sentences
smart s. harika
Make a smart decision, and get better results.
Akıllıca bir seçim yapın ve harika sonuçlar elde edin.

More Sentences
smart s. şık
The young man was looking smart.
Genç adam çok şık görünüyordu.

More Sentences
smart zf. akıllıca
It is not right and nor is it smart.
Bu doğru olmadığı gibi akıllıca da değildir.

More Sentences
smart zf. zekice
It was pretty smart.
Oldukça zekiceydi.

More Sentences
Telekom
smart s. akıllı
We started to use smart wrenches in the shop.
Atölyemizde akıllı anahtarlar kullanmaya başladık.

More Sentences
Genel
smart i. elem
smart i. acıma
smart i. ağrı
smart f. ağrımak
smart f. acıtmak
smart f. acımak
smart f. sızlamak
smart f. yapılanın bedelini acıyla ödemek
smart s. uyanık
smart s. hızlı (bir şey)
smart s. kırıcı
smart s. kafası çalışan
smart s. anasının gözü
smart s. önemli
smart s. süslü
smart s. becerikli
smart s. canlı
smart s. güzel
smart s. ustalık
smart s. keskin
smart s. açıkgöz
smart s. acı
smart s. incitici
smart s. zarif
smart s. sert
smart s. arsızca ve zeka dolu (bir şey)
smart s. yakışıklı
smart s. keder
smart s. acı (söz)
smart s. kabiliyetli
smart s. gösterişli
smart s. büyük
smart s. kuvvetli
smart s. şiddetli
smart s. usta
smart s. yeni
smart s. kuvvetli (bir şey)
smart s. bitirim
smart s. filinta gibi
smart s. kurnaz
smart s. çok bilmiş
smart s. oldukça büyük
smart s. hatırı sayılır derecede
smart s. epey
smart s. kayda değer
smart s. entelektüel bilgi sunan
smart zf. ustalıkla
Ticaret/Ekonomi
smart i. akıllı yatırımcı
smart i. akıllıca yapılan yatırım
Bilgisayar
smart s. bilgisayar tarafından yönetilen
smart s. otomatik işlem, data işleme ve çok yönlü çalışma için yerleşik bir mikro işlemci kullanan
Mutfak
smart s. sert (içki)
smart s. keskin (içki)
smart s. mayhoş (içki)
Askeri
smart s. güdümlü füze olan
Osmanlıca
smart s. müsteid
Eski Kullanım
smart s. yakıcı
smart s. yakan
smart s. sızlatan
smart s. yanma hissi veren
smart s. deler gibi acıtan
smart s. cızlatan
smart s. sızlatan

"smartest" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
smart aleck i. bilmiş
Genel
smart alec i. çok bilmiş
smart aleck i. ukala
smart aleck i. ekabir
smart al·eck i. kendini bir şey sanan
smart al·eck i. çok bilmiş
smart aleck i. sivri akıllı
smart aleck i. bilgiç
smart aleck i. çok bilmiş
smart answer i. arsızca cevap
smart aleck i. kendini bir şey zanneden kimse
smart arse i. ukala dümbeleği
smart puzzle i. akıllı bulmaca
smart structures i. akıllı yapı
smart materials i. akıllı malzemeler
smart casual i. şık rahat giyim
smart casual i. işyerine uygun rahat giyim
smart hand i. akıllı el
smart home system i. akıllı ev sistemi
smart bomb i. akıllı bomba
smart phone i. akıllı telefon
smart dress i. şık giysi
smart dress i. şık kıyafet
smart dress i. şık elbise
smart power i. akıllı güç
smart home technology i. akıllı ev teknolojisi
smart systems i. akıllı sistemler
the smart money i. akıllı para
smart clothes i. akıllı giysiler
smart board i. akıllı tahta
smart stop i. akıllı durak
smart eraser i. akıllı silgi
smart player i. akıllı oyuncu
smart home application i. akıllı ev uygulaması
smart factory i. akıllı fabrika
smart matching i. akıllı eşleştirme
smart city i. akıllı şehir
right smart i. birçok
right smart i. çok miktar
right smart i. çok sayı
smart speaker i. akıllı hoparlör
smart mirror i. akıllı ayna
smart set i. zenginler
smart money i. ingiliz ordusundaki acemi erin serbest bırakılması için ödenen para
smart set i. yüksek sosyete
smart set i. şık seçkinler
smart set i. sosyete
smart [dialect] i. yüklü miktar
smart ticket i. yaralanmış denizcilere tazminat hakkı veren belge
smart money i. ingiliz askerleri ve denizcilerine yaralanma ve sakatlanmaları karşılığında tazminat olarak verilen para
smart start i. akıllı başlatma
be a smart aleck f. bilgiçlik taslamak
take smart steps f. akıllı adımlar atmak
act as if he/she was smart f. akıllı/zeki geçinmek
smart alecky s. sivri akıllı
street smart s. şehir yaşamına uyum sağlamış
street smart s. şehir yaşamında ayakta kalabilen
street smart s. şehirli
energy smart s. enerji tasarruflu
smart-alecky s. ukala
both beautiful and smart s. hem güzel hem akıllı
street smart s. şehir standartlarında yaşayabilen
right smart [dialect] s. fazla
right smart [dialect] s. hatırı sayılır derecede
smart aleck s. akılevvel
smart-assed s. her şeyi bildiğini zanneden
smart ass s. kendine fazla güvenen
smart-ass s. ukala tiplere özgü
smart ass s. ukala tiplere özgü
smart ass s. zeki geçinen
smart-assed s. burnu havada
smart alec s. bilgiçlik taslayan
smart alec s. aklıevvel
smart-assed s. kendine fazla güvenen
smart-assed s. zeki geçinen
smart-ass s. kendine fazla güvenen ve küstah
smart ass s. küstah
smart alec s. bilmiş
smart-assed s. küstah
smart-assed s. ukala tiplere özgü
street-smart s. sokak ile özdeşleşen
street smart s. lafta bırakmayan
street-smart s. uygulayabilen
street-smart s. hayata geçirebilen
street-smart s. pratik bilgi sahibi
street smart s. pratik bilgi sahibi
street smart s. uygulanabilir bilgisi olan
street smart s. gerçekleştirebilen
street smart s. hayata geçirebilen
street-smart s. lafta bırakmayan
street-smart s. gerçekleştirebilen
street-smart s. şehir yaşamına uyumlu
street-smart s. şehirli
street smart s. uygulayabilen
street-smart s. uygulanabilir bilgisi olan
right smart [dialect] zf. hatırı sayılır ölçüde
right smart zf. büyük ölçüde
right smart zf. çok fazla
right smart zf. uzak mesafede
Öbek Fiiller
smart from something f. -den ağrımak/acımak
smart at something f. bir şeyin acısını çekmek
smart from f. -den acı çekmek
smart at f. -in acısını çekmek
smart from f. -den ağrımak/acımak
İfadeler
the smart set i. zenginler
the smart set i. sosyete
the kid is smart expr. bu çocukta iş var
Atasözü
it's easy to be smart after the fact teker kırıldıktan sonra yol gösteren çok olur
it's easy to be smart after the fact testi kırıldıktan sonra yol gösteren çok olur
it's easy to be smart after the fact tekerlek kırıldıktan sonra yol gösteren çok olur
Konuşma Dili
smart suit i. şık/modaya uygun takım elbise
book smart i. okul hayatında/teorik bilgi konusunda başarılı olan kişi
smart off f. densiz bir cevap/karşılık vermek
smart off f. saygısızca karşılık vermek
smart off f. münasebetsizce konuşmak/davranmak
smart off f. terbiyesizce cevap vermek
smart off f. saygısızca konuşmak/davranmak
smart off f. kaba konuşmak/davranmak
smart off f. kaba bir şekilde karşılık vermek
smart off f. küstahça konuşmak/davranmak
smart off f. münasebetsiz bir cevap/karşılık vermek
smart off f. küstahça karşılık vermek
get smart (with one) f. (birine) ukalalık etmek
get smart (with one) f. (birine) bilgiçlik taslamak
get smart f. bilgiçlik taslamak
get smart f. ukalalık etmek
smart under f. -in acısını çekmek
whip-smart s. zehir gibi
whip-smart s. çok zeki
look smart expr. acele et!
look smart! expr. çabuk ol!
smart as a fox expr. tilki gibi kurnaz
smart as a fox expr. tilki kadar kurnaz
pretty smart expr. epey zekice
say something smart expr. akıllıca bir şey söyle
don't smart-mouth me expr. bana bilmişlik taslama
I don't need your smart mouth expr. ukalalığın lüzumu yok
Deyim
smart ass i. burnu havada
smart alec i. herşeyi bildiğini zanneden
smart ass i. ukala
smart alec i. ukala
smart ass i. her şeyi bildiğini zanneden
smart aleck i. çok bilmiş
smart aleck i. ukala dümbeleği
smart aleck i. bilgiçlik taslayan
smart aleck i. her şeyi bildiğine inanan insan
smart aleck i. ne oldum delisi
smart aleck i. ukala
smart aleck i. kendini beğenmiş
smart aleck i. zeki geçinen tip