| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | something i. | bir şey | ||
|
I should like to thank the rapporteur, because I learned something from her report, which is always very pleasant. Raportöre teşekkür etmek isterim çünkü raporundan bir şeyler öğrendim ki bu her zaman çok hoştur. More Sentences |
||||
| Genel | something zf. | fazlasıyla | ||
|
There's something very strange about the whole thing. Bu işin tamamında çok fazla tuhaflık var. More Sentences |
||||
| Genel | something zm. | şeyler | ||
|
In the European Union's foreign policy there are times and circumstances in which something has to be said out loud. Avrupa Birliği'nin dış politikasında bazı şeylerin yüksek sesle söylenmesi gereken zamanlar ve durumlar vardır. More Sentences |
||||
| Genel | something zm. | bir şey | ||
|
She found something interesting while cleaning the attic. Tavan arasını temizlerken ilginç bir şey bulmuş. More Sentences |
||||
| Genel | something f. | sövmek | ||
| Genel | something f. | lanetlemek | ||
| Genel | something f. | küfretmek | ||
| Genel | something zf. | birazcık | ||
| Genel | something zf. | az çok | ||
| Genel | something zf. | bir dereceye kadar | ||
| Genel | something zf. | bir yere kadar | ||
| Genel | something zf. | bir ölçüde | ||
| Genel | something zf. | bir nebze de olsa | ||
| Genel | something zf. | bir parça | ||
| Genel | something zf. | yoğun ölçüde | ||
| Genel | something zf. | yoğun olarak | ||
| Genel | something zf. | aşırı | ||
| Genel | something zf. | son derece | ||
| Genel | something zm. | adı hatırlanamayan şey | ||
| Genel | something zm. | bilmemne | ||
| Genel | something zm. | bir miktar şey | ||
| Genel | something zm. | falanca | ||
| Genel | something zm. | filanca | ||
| Genel | something zm. | birazcık | ||
| Genel | something zm. | biraz | ||
| Genel | something zm. | mühim birisi | ||
| Genel | something zm. | önemli veya değerli şey | ||
| Genel | something zm. | (biraz yemek, içki anlamında) bir şeyler | ||
| Genel | something zm. | (tuhaflık anlamında) bir şeyler | ||
| Konuşma | ||||
| Konuşma | something expr. | falan | ||