SLIP - Turco Inglés Diccionario

SLIP

Significados de "SLIP" en diccionario turco inglés : 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
slip v. sürçmek
slip v. kaymak
General
slip n. ufak yanlış
slip n. aşı kalemi (bitki)
slip n. falso
slip n. çelik (köklendirilmek üzere kesilen)
slip n. tasma kayışı
slip n. külot
slip n. yanlışlık
slip n. çelik
slip n. kaçırma
slip n. toprak kayması
slip n. kayış
slip n. uzunca kağıt parçası
slip n. dil sürçmesi
slip n. hata
slip n. çıta
slip n. gaf
slip n. sürçme
slip n. aksilik
slip n. evlat
slip n. yastık kılıfı
slip n. astar
slip n. dar geçit
slip n. dağlık yol
slip n. dar boğaz
slip n. gizli kaçış
slip n. firar
slip n. sıvışma
slip n. tabanları yağlama
slip n. apar topar ayrılık
slip n. kontrolden çıkma
slip n. kaos
slip n. kargaşa
slip n. curcuna
slip n. aksilik
slip n. aniden gelişen felaket
slip n. düşüş
slip n. azalma
slip n. değer yitimi
slip n. seviye düşüşü
slip n. standart düşüşü
slip n. mayo
slip n. dengesizlik
slip n. kaymaya meyil
slip n. yana kayma
slip n. şerit
slip n. bant
slip n. not kağıdı
slip n. genç ve zarif kimse
slip n. ilkel tür
slip n. küçük ve ince tür
slip n. dar alan
slip n. dar bölüm
slip n. dar boşluk
slip n. küçücük şey
slip n. minnacık şey
slip n. (krikette) slips bölgesi
slip n. kağıt parçası
slip v. sıkıştırmak
slip v. sürçmek
slip v. gerilemek
slip v. tutuşturmak
slip v. ayağı kaymak
slip v. çözülmek
slip v. serbest bırakmak
slip v. gizlice vermek
slip v. geçirmek
slip v. düşmek (değer)
slip v. çıkarmak
slip v. kötüye gitmek (durum)
slip v. yanılmak
slip v. kaçırmak
slip v. kaybetmek
slip v. sıyırmak
slip v. kaçmak
slip v. hata yapmak
slip v. eline tutuşturmak
slip v. atlatmak
slip v. salıvermek
slip v. belli etmeden bir yere koymak
slip v. (hayvan) bağlı olduğu şeyden kurtulmak
slip v. akmak
slip v. akıp gitmek
slip v. hızlıca üstünü giyinmek
slip v. kıyafeti kolayca çıkarıp atmak
slip v. dökmek
slip v. (kıyafeti) alelacele üzerine geçirmek
slip v. kazara söylemek
slip v. ağzından kaçırmak
slip v. yerini değiştirmek
slip v. ayağı kaymak
slip v. oynatmak
slip v. sarsmak
slip v. avcunda saklamak
slip v. (hızlıca geri çekilerek) yumruktan kurtulmak
slip v. not yazmak
slip v. (kütüphaneye iade sırasında) kitap kartını iade etmek
slip v. çamurlaştırmak
slip v. kızak haline getirmek
slip v. çamurla kaplamak
slip v. kombinezonla astarlamak
slip v. üstten okumak
slip v. üstünkörü çalışmak
slip v. dikkate almamak
slip v. yüzeysel okumak
slip v. takmamak
slip v. göz ucu ile bakmak
slip v. (düğümü) çözmek
slip v. (köpek, kuş) avı kovalaması için serbest bırakmak
slip v. (köpek, kuş) avın üzerine salmak
slip v. (av köpeklerini) ava çıkarmak
slip v. basıp düşmek
slip v. dışarı çıkmak
slip v. (duruma) gelmek
slip v. giymek
slip v. kurtarmak
slip v. kaçmak
slip v. azalmak
Technical
slip n. çamur
slip n. fırın içi çökmesi
slip n. kayma
slip n. kombinezon
slip n. motor kayması
slip n. sekme
slip n. kristal kayması
slip n. su çarkı dönüş hareketi
slip n. kürek ucunun yanal hareketi
slip n. (gerçek ve pervaneli kullanım sonucu gelişen) gemi hız farkı
slip n. makara kayışının kayma hareketi
slip n. makara kayışının geriye doğru hareketi
slip n. kayar mafsal hareketi
slip n. (mekanizmada) göreli parça hareketi
slip n. (endüksiyon motorunda) çalışma hızı ile senkron hız arasındaki fark
slip n. kablo yalıtım borusu yanında akan sıvı
slip n. sızıntı miktarı
slip n. kaçak miktarı
slip n. uçağın pervaneli hareketi ile ortalama geometrik hareketi arasındaki fark
slip n. gaz rotorunda kaçak
slip n. gaz sızıntısı
slip n. kil ve su karışımı
slip n. çömlek hamuru
slip n. bulamaç
slip n. çamur sıvısı
slip n. sır
slip v. kaymak
slip v. kaydırmak
slip v. (kristal) belirli düzlem boyunca iç kaymaya uğramak
Textile
slip n. kombinezon
slip n. kadın iç gömleği

Significados de "SLIP" en diccionario inglés turco : 1 resultado(s)

Turco Inglés
General
slip briefs n.

Significados de "SLIP" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
sales slip n. fiş
reverse slip fault n. ters atımlı fay
pillow slip n. yastık kılıfı
brick slip n. tuğla
slip road n. otoyola katılan veya otoyoldan ayrılan yol
slip of the tongue n. sürçü lisan
freudian slip n. dil sürçmesi ile bilinçaltındaki fikirleri açıklama
slip of the tongue n. dil sürçmesi
slip road n. tali yol
slip of the tongue n. gaf
sales slip n. kasa fişi
side slip n. savrulma
slip cover n. mobilya örtüsü
slip cover n. mobilya kumaşı
packing slip n. sevk irsaliyesi
card slip n. kart slipi
credit card slip n. kredi kartı slipi
half-slip n. kısa külot
slip-on n. geçme
slip-up n. sürçme
slip-up n. aksilik
slip of the tongue n. sürç-ü lisan
freudian slip n. konuşanın istemeyerek bilinçaltındaki düşüncelerini açıklaması
slip of the pen n. yazma hatası
half-slip n. jüpon
half-slip n. iç eteklik
pillow-slip n. yastık kılıfı
freudian slip of tongue n. freudyen dil sürçmesi
a freudian slip n. dil sürçmesi
slip of the hand n. elin kayması
non-slip mat n. kaymaz paspas
non-slip mat n. kaymaz altlık
slip slaps n. parmak arası terlik
service slip n. servis fişi
slip-up n. hata
slip-up n. falso
slip-up n. yanlış
non slip knot n. gemici bağı
non slip knot n. balıkçı bağı
tardy slip n. geç kağıdı
betting slip n. bahis kuponu
tent slip n. çadırın germe halatının gerginliğini ayarlamakta kullanılan cihaz
slip rail [australia/new zealand] n. (gerektiğinde yerinden çıkarılabilen) çit rayı
slip-on n. kazak
slip noose n. ilmek
slip-on n. kolayca giyilip çıkarılan kıyafet
slip noose n. ilmik
slip-on n. bağcıksız ayakkabı
slip-slop [south africa] n. kauçuk tabanlı parmak arası sandalet
slip-on n. bantsız eldiven
slip-on n. toparlayıcı kıyafet
slip [dialect] [uk] n. çocuk önlüğü
slip up n. gaf
slip [dialect] [uk] n. bebek önlüğü
slip up n. falso
slip up n. hata
slip-on n. şipşak kıyafet
slip tap n. (boy yükseltici) yarım ayakkabı tabanı
slip-on n. süveter
slip into v. giymek (giysiyi)
slip away v. sıvışıp gitmek
slip through one's fingers v. elinden kaçırmak
slip in v. karışmak
slip out v. dikkati çekmeden sessizce gitmek
let slip v. elinden kaçırmak (fırsat vb)
slip away v. savuşmak
slip into v. girmek
let (something) slip out v. ağzından kaçırmak
slip by v. akıp gitmek (zaman)
slip on v. geçirmek
let slip v. ağzından laf kaçırmak
slip up v. yanlış yapmak
slip up v. sürçmek
slip off v. çıkarmak (giysiyi)
slip up v. hata yapmak
slip off v. tüymek
give a slip v. atlatmak
slip away v. dikkati çekmeden sessizce gitmek
slip in v. bahsetmek
slip away v. süzülmek
slip up v. yanılmak
slip into v. kaçmak
give somebody the slip v. ekmek
slip away v. tüymek
slip out of v. sıvışmak
slip off v. çıkarmak
slip by v. akıp gitmek
slip into v. sokuvermek
slip by v. geçip gitmek
let slip v. ağzından kaçırmak
slip one's shoulder v. omzu çıkmak
slip on v. giymek
slip somebody something v. gizlice vermek
let slip v. kaçırmak
slip on v. giymek (giysiyi)
slip away v. sıvışmak
slip out of v. belli etmeden çıkmak
slip in v. dikkati çekmeden sessizce girmek
slip off v. kaçmak
slip by v. zaman akıp gitmek
slip back v. geriye doğru kaymak
slip into v. tutuşturmak
slip into v. sıkıştırmak
let something slip v. ağzından kaçırmak
slip in v. sürmek
give somebody the slip v. atlatmak
slip down from one's hands v. elinden kaymak
(a certain thing) slip one's mind v. akıldan çıkmak
(a certain thing) slip one's mind v. aklından çıkmak
(one's foot) slip v. ayağı kaymak
slip across the border v. yurt dışına çıkış yapmak
slip over the border v. yurt dışına çıkış yapmak
let a chance slip (by) v. fırsat tepmek
let slip v. salıvermek
slip into a mood of pessimism v. karamsarlığa kapılmak
slip into a mood of pessimism v. karamsarlığa düşmek
slip one's mind v. aklından uçup gitmek
slip past the notice of v. dikkatinden kaçmak
slip one's mind v. aklından gitmek
slip one's mind v. unutmak
slip one's mind v. hatırlayamamak
slip and fall v. kayıp düşmek
slip and break one’s neck v. kayıp boynunu kırmak
slip into a coma v. komaya girmek
slip out of one's pocket v. cebinden kayıp düşmek
pink-slip v. işten çıkardığını bildirmek
pink-slip v. işten kovmak
slip-sheet v. (kitapları) kaplama kağıdı ile korumak
slip up v. yıkılmak
slip-slop v. terlik sesi çıkararak yürümek
slip up v. düşmek
slip up v. devrilmek
slip [obsolete] v. (belirli bir süreyi) geçirmek
slip-sheet v. (basılı kağıtlar arasına) küçük not kağıtları eklemek
slip-slop v. terliklerini şaklatmak
slip-sheet v. (kitapları) kaplamak
mere slip of a (child) adj. parmak kadar
slip-on adj. kolayca giyilen
slip-slop adj. dayanıksız
slip-on adj. kemersiz
slip-slop adj. iradesiz
slip-on adj. giy-çık
slip-slop adj. bir öyle bir böyle
slip-slop adj. budala
slip-on adj. giyilip çıkılan
slip-slop adj. karaktersiz
slip-slop adj. anlamsız
slip-on adj. fermuarsız
slip-on adj. düğmesiz
slip-slop adj. tutarsız