bir bir - Turco Inglés Diccionario

bir bir

Significados de "bir bir" en diccionario inglés turco : 3 resultado(s)

Turco Inglés
General
bir bir respective adj.
bir bir one by one adv.
bir bir singly adv.

Significados de "bir bir" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
bağlı olan şirket (başka bir şirkete) affiliate n.
bir tür muz plantain n.
kutsal bir yeri dini sebeplerle ziyaret eden kimse pilgrim n.
görevli (bir hizmette bulunan) attendant n.
beklenmedik bir para windfall n.
(bir yerde) sakin occupant n.
kötü bir şey olacağını sezme foreboding n.
(bir kimseyi olumsuz bir şeye) karıştırma/bulaştırma implication n.
yumuşak bir maddeden yapılmış koruyucu şey pad n.
ufak bir çubuğun ucuna takılı hidrofil pamuk swab n.
bir defada alınan miktar batch n.
sert bir çekiş/burma wrench n.
bir one n.
bir yerde oturan/sakin resident n.
bir örgütün tabanını oluşturan sıradan insanlar the grass roots n.
venedik'te tarihi bir pazar meydanı rialto n.
son bir çaba göstermek spurt v.
(birini ) (bir yere) çağırmak call in v.
sallanmak (bir yandan öbür yana) sway v.
ele almak (bir problemi) tackle v.
(bir sorunla) ilgilenmek deal v.
(daha basit bir hale) dönüştürmek reduce v.
kalmak (bir pozisyonda/derecede vb) remain v.
almak (bir yere gelip/gidip birini) pick up v.
uğramak (kötü bir şeye) sustain v.
fışkırmak (sıvı bir yerden) well out v.
(elinde) (bir şey) tutmak hold v.
aşağı bir duruma/mevkiye indirmek relegate v.
bir araya getirmek gather v.
(bir konudan diğerine) atlamak skip v.
(sarılı bir şeyi) açmak unfurl v.
(katlanmış bir şeyi) açmak unfold v.
bir üst modele geçmek upgrade v.
bir iddia öne sürmek assert a claim v.
bir iddia öne sürmek raise a claim v.
bir iddiada bulunmak raise a claim v.
bir iddiada bulunmak assert a claim v.
(birine bir duygu) beslemek bear v.
(birine bir şey) ısmarlamak buy v.
(bir şeyin) öncesinde olmak forerun v.
bir araya getirmek gather v.
bir arada kalmak stick together v.
bir uçtan bir uca overall adj.
bir deri bir kemik angular adj.
iki haftada bir olan biweekly adj.
bir sürü lots of adj.
(bir şeye) eş corresponding adj.
akıcı bir şekilde konuşan fluent adj.
bir anlık momentary adj.
kişinin kendini kadın ve erkeğin dinamik akışkan bir karışımı olarak hissetmesi gender-fluid adj.
(bir hücre yapısı) boyanmayan achromatic adj.
kötü bir şekilde badly adv.
uygun bir şekilde properly adv.
bir parça a little adv.
beklenmedik bir şekilde unexpectedly adv.
bir an for a moment adv.
bir daha again adv.
bir kez daha once again adv.
katı bir biçimde strictly adv.
bir kez daha once more adv.
sert bir biçimde strictly adv.
basit bir şekilde simply adv.
bir zamanlar once upon a time adv.
orijinal bir şekilde originally adv.
bir kere once adv.
geri dönülemez bir şekilde irrevocably adv.
açık bir biçimde clearly adv.
düzgün bir şekilde properly adv.
nazik bir şekilde gently adv.
bir kez once adv.
normal bir şekilde normally adv.
bir daha once more adv.
bir kere daha once more adv.
bir kere daha once again adv.
dalgın bir biçimde absentmindedly adv.
bir defa daha once again adv.
özel bir amaç için ad hoc adv.
özel bir amaç için kurulmuş ad hoc adv.
doğru düzgün bir şekilde fittingly adv.
öfke (büyük bir haksızlıktan/hakaretten kaynaklanan) outrage n.
on bir eleven n.
üç yılda bir olan triennial adj.
General
tam sarışınlara göre bir yer real blonds paradise n.
bir kimsenin yakınları people n.
az bir miktar dash n.
nükteli bir şekil kullanan epigrammatiser n.
bir başka şeyden gelişerek büyüyen şey outgrowth n.
bir yolun başka bir yola dik açıyla katılması t junction n.
bir tropik bitki taro n.
bir konsolos vb'ni tanıma exequatur n.
bir şirketin ambalaj ve nakliyat işlerine bakan kimse shipping clerk n.
büyük bir darbe indirme whamming n.
oymacılıkta kullanılan bir alet pointel n.
bir ingiliz uzunluk ölçüsü rod n.
çok dayanıklı bir seramik türü stoneware n.
kısa bir süre kalan kimse transient n.
hayali bir düşman ya da gölge ile savaşma durumu sciamachy n.
bir bitkinin kış nedeniyle ölümü winterkilling n.
ani yükselme (parayla ilgili bir miktarda) jump n.
güney japonya'da bir liman şehri kobe n.
bir şeyin bulunduğu yer location n.
bir azizi kilisece tanıma canonization n.
kızılcık benzeri bir meyve cranberry n.
belirli bir süre çalışan kişi part timer n.
bir araya gelme concourse n.
rüzgar tarafından karın bir yerde yığın oluşturması snowdrift n.
papa mahkemesinde bir görevli datary n.
bir durumun anlamını sonradan kavrama double take n.
şarap ve likör yapımında kullanılan bir çiçek elderflower n.
beş düzlem yüzü olan katı bir şekil pentahedron n.
yerine çalıştırma (geçici bir süre için) substitution n.
bir parçanın hafif ve yankıyı andıran bir şekilde tekrarı echoey n.
başarı ihtimali az bir işe girişme wildcatting n.
asya'ya özgü bir çalı türü hydrangea n.
motor içinde bir hareketin iletilmesi transmission n.
çekici bulunan bir davetin reddedilmesi rain check n.
bir işe atılan enlister n.
bir hayli a fair sum n.
kuzey kutbunda yaşayan insanlara özgü bir akıl hastalığı piblokto n.
bir yerin eşrafından olan biri a pillar of society n.
karıncalanma (vücudun bir yerinde) tingle n.
bir çiftliğin günlük işleri chores n.
belli belirsiz bir şey wisp n.
bir miktar bilgi a body of information n.
dosya (bir şeyle ilgili belgeler) file n.
bir aylık üretim one month production n.
bir kuruluşun üyeleri brotherhood n.
bir başkasının malına kasti olarak zarar veen kimse vandalist n.
ufak hediye (bir davete katılanlara verilen) favor n.
bir noktada birleşme convergence n.
bir önceki dönemden kalma holdover n.
bir iple kazığa bağlama (hayvanı) tethering n.
polinezya'ya özgü bir biber familyasından bir bitki kava n.
nice ve cannes arasında bulunan bir fransız sahil kasabası antibes n.
yeterli bir miktar sufficiency n.
bir şişe süt a bottle of milk n.
hararetli bir şekilde fractional currency n.
amerika kıtası özgü bir mantar american parasol n.
yokuştan aşağı kayılan veya bunun için özel hazırlanmış parklarda yapılan bir çeşit kızak etkinliği tubing n.
daha güçlü başka bir devletçe kontrol edilip korunan devlet protectorate n.
acı bir çeşni zest n.
araya bir şey sokma interpolation n.
bir şeyin gelişimindeki ilk dönemler incunabula n.
ikamet etme (bir yerde) abode n.
resmi bir toplantı veya konferans convention n.
bir şeyi gösterişli bir biçimde sergileme gaudery n.
kıyafet (belirli bir durumda/zamanda giyilen) regalia n.
çabuk bir sallama hareketi flick n.
bir kitap veya yazıdan seçme excerption n.
meyveyle yapılan bir tür dondurma sorbet n.