de - Turco Inglés Diccionario

de

Significados de "de" en diccionario turco inglés : 6 resultado(s)

Inglés Turco
General
de adv. tamamen
de pref. aşağı
Politics
de n. orta atlantik'te bir eyalet
de n. abd'deki ilk 13 koloniden biri
de abrev. almanya
Technical
de n. doktor mühendis

Significados de "de" en diccionario inglés turco : 13 resultado(s)

Turco Inglés
General
de even adv.
It defended European positions, even though it was unable to impose Europe's views on the rest of the world.
Avrupa'nın görüşlerini dünyanın geri kalanına empoze edemese de Avrupa'nın tutumlarını savundu.

More Sentences
de as well adv.
I should like personally to associate myself with that support as well.
Ben de kişisel olarak kendimi bu destekle ilişkilendirmek isterim.

More Sentences
de so adv.
You can wait,' and so I have not found a job in the last 40 years.'
Bekleyebilirsin' dediler ve ben de son 40 yıldır iş bulamadım.

More Sentences
de either adv.
The brutal persecution of the Shiites in the south of the country is no secret either.
Ülkenin güneyinde Şiilere yönelik acımasız zulüm de bir sır değil.

More Sentences
de also adv.
This is also the case in some of our own regions.
Bu durum bazı bölgelerimiz için de geçerlidir.

More Sentences
de too adv.
This counts for much bigger things too.
Bu çok daha büyük şeyler için de geçerlidir.

More Sentences
de on prep.
Am I on that list?
O listede ben de var mıyım?

More Sentences
de at prep.
It is hard to be successful at both study and club activities.
Hem ders çalışıp hem de kulüp faaliyetlerinde başarılı olmak zordur.

More Sentences
de and conj.
We waited and waited for hours for him.
Saatlerce adamı bekledik de bekledik.

More Sentences
de but prep.
de once conj.
Colloquial
de at that expr.
Speaking
de that's why expr.

Significados de "de" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
(öykü/film vb'de) kötü adam villain n.
yine de still adv.
yine de even so adv.
yine de nevertheless adv.
yine de however conj.
General
devlet dairelerinin ve ticari işletmelerin de çoğunun kapalı olduğu gün public holiday n.
erkin bir hükümdarın elinde değil de halkın elinde bulunduğu yönetim biçimi republic n.
mekke'de kabe'yi ziyaret etmiş müslüman hajji n.
çin'de bulunan bir sıradağ kuenlun n.
iş ilanları (gazete'de vb) job ads n.
hem karada hem de suda işleyebilen taşıtlar amphibian n.
jainizm ve budizm'de toplantı sangh n.
ingiltere'yle fransa'yı birleştiren ve dover boğazı'nı geçen tünele ingiltere'de halk arasında veril chunnel n.
ingilizce'de menfi anlamda almanları nitelemek için kullanılır hun n.
müziği varolan hareketleri bilinmeyen 13.yüzyılda napoli'de yaygın olan hareketli bir dans türü saltarello n.
israil'de komünal yerleşim kibbutz n.
israil'de kolektif çiftlik kibbutz n.
(abd'de) iş tulumu overall n.
hem avrupalı hem de siyahi kökenden gelen kimse veya bu kimselerin konuştuğu dil creole n.
ibranice'de yedinci harf zayin n.
hem karada hem de denizde yaşayan canlı amphibian n.
abd'de gizli bir yasadışı grup cosa nostra n.
asociacion mayoristas agencias de viajes espanolas amave n.
kuyruksuyu (baraj vb'de) tailwater n.
abd'de eyalet delaware n.
portekiz'de lizbon civarındaki kıyılar costa del sol n.
fransız doğabilimci jean de lamarck'ın teorilerini destekleyen kişiler lamarckian n.
iki elini de aynı beceriyle kullanabilme ambidexterity n.
kuyruksuyu batıklığı (baraj vb'de) tailwater submergence n.
ingiltere'de kontluk idare bölgesi shire n.
ingilizce'de vergi veya geçiş ücreti anlamında sözcük levy n.
ingilizce'de özellikle kırsal kesimlerdeki dar sokak veya patikalara verilen isim lane n.
kuzey kore'de bir bölge kyongsong n.
mektup ve yazışmaları okuyan görevli (ordu, okul vb'de) censor n.
keşmir'de yüksek bir dağ k2 n.
ingilizce'de bar veya pub anlamında argo sözcük watering hole n.
ebeveyn ya da onların ebeveyninin ingiltere'de doğmuşlukları nedeniyle orada yaşama hakkı patriality n.
çin'de yüksek memur mandarin n.
hem geçişli hem de geçişsiz olabilen eylemler ergative verbs n.
suyun 0*'de donup 80*'de kaynadığı eski bir ısı ölçeği réaumur n.
abd'de dışarda bulunan tuvalet privy n.
abd'de hizmet veren bir telefon firması telco n.
hinduizm ve budizm'de ölüm ve yeniden doğma devri samsara n.
portekiz'de lizbon civarındaki kıyılar costa de lisboa n.
güney ingiltere'de bir kıyı bölgesi bournemouth n.
abd'de ana yola katılan veya onu kesen bir başka yol crossroad n.
(abd'de 1920-1933 arasında) alkollü içeceklerin üretiminin ve satışının yasak olduğu dönem prohibition era n.
iki elini de kullanabilme ambidexterity n.
ingilizce'de meksika ve orta amerika için kullanılan ifade middle america n.
jainizm ve budizm'de toplantı sangha n.
birkaç küçük kabileyi de kapsayan malaya orman insanları sakai n.
türkiye'de ms 680 civarında doğup bugün de süren medeniyet orthodox christian n.
ibranice'de onuncu harf yod n.
güneydoğu ingiltere'de bir kent epsom n.
başmeleklerden mikail´in 29 eylül´de kutlanan yortusu michaelmas n.
özelikle abd'de toplumun alt seviyesindeki insanların üst seviyedeki insanların hayatlarına girmelerine engel olan sosyal bariyer marble ceiling n.
abd'de missouri ırmağının iki yakasında kurulu minneapolis ve st paul şehirleri twin cities n.
bilgisayar çıktısından alınan değil de elle yazılan dokümanlar için kullanılan ifade manual issue n.
her iki kategoriye de girebilecek bir durum borderline case n.
nisan 1 de kandırılan kişi april fool n.
sıcaklık bakımından ne çok sıcak ne de çok soğuk olan, havanın değişken olduğu iklim kuşağı temperate n.
israil'de bir aşiret dan n.
iki elini de kullanabilen kimse ambidexter n.
ibranice'de altıncı harf waw n.
incil'de adı geçen hoş kokulu ağaç lignaloes n.
ingiltere'de, katedrali olan büyük yerleşim yeri city n.
suriye'de bulunan liman şehir latakia n.
gümüş kıyı, kuzeyde oporto'dan güneyde costa de lisboa'ya kadar uzanan portekiz sahil şeridi costa de prata n.
ingiltere'de alkollü içeceklerin satış ve tüketimine tahsis edilmiş bina public house n.
abd'de kongre azası congressman n.
ms 950 yıllarında dnyeper havzasının kuzey kesimlerinde başlayıp bugün de süren medeniyet orthodox christian n.
budizm'de öğrenci ve ustası arasında öğrencinin meditasyon gelişmesi üzerine günde iki kere yapılan günlük toplantı sanzen n.
portekiz'de turistik kıyı şeridi costa verde n.
genellikle meyve de içeren kahveli kek kuchen n.
yahudiler'de giyilen bir tür başlık yarmelke n.
müslümanların belli mevsimlerde mekke'de kabe'yi ziyaretleri hajj n.
(ingiltere'de bazı bölgeler) metro hattı tube n.
portekiz'de yerel üslupla inşa edilmiş ve devletin sahibi olduğu otel pousada n.
daha çok filipinler'de görülen küçük otobüs jeepney n.
kenanlılar'ın incil'de bahsi geçen gaddar tanrısı moloch n.
rio de jenaryo janeiro n.
ingilizce'de turistler için kullanılan aşağılayıcı ifade rubberneck n.
incil'de jonah jon n.
musevilik'de roşaşana ve yom kipur bayramlarında çalınan koç veya keçiboynuzundan yapılmış bir boru shofar n.
eskiden ingiltere'de sopa ve topla oynanan bir tür takım oyunu shinty n.
nepal de himalayalar da yaşayan tibetli sherpa n.
çin'de yıllarca yaşamış batılı gazeteciler ya da diplomatlar old china hands n.
(çin'de) muhtar village headman n.
ingiltere'de bir şehir chester n.
israil'de nasıra şehri nazareth n.
ne erkek ne de dişi olan hayvan neuter n.
çin'de yaşayan müslüman kesim hui n.
cezayir'de bir şehir constantine n.
benin'de ticaretin merkezi olan şehir cotonou n.
abd'de bir şehir plymouth n.
ingiltere'de bir şehir plymouth n.
modern ama yine de klişe olmuş yeni kelime buzzword n.
etin yanı sıra süt ve süt ürünleri de yemeyen kimse vegan n.
15. yüzyıla kadar ispanya ve portekiz'de yaşamış museviler sephardic jew n.
-de usta skilled in n.
ismin -de hali the locative n.
ingiltere'de tekerlekli, motorlu veya motorsuz kara taşıma aracı car n.
abd'de bar veya gece kulübü café n.
abd'de otomobilin kısaltması auto n.
abd'de uzakdoğu dahil asya'nın herhangi bir yerinden gelen kişi asian n.
ingiltere'de hint alt kıtası veya çevresinden gelen kişi asian n.
abd'de arabaya servis yapan restoranlarda garsonlara halk arasında verilen isim carhop n.
ingiltere'de milli eğitim programının dört basamağından her biri key stage n.
(harita vb'de) açıklayıcı bilgiler legend n.
(patates vb'de) kabuk peelings n.
(tv'de) izlenme oranı rating n.
(arı vb'de) iğne sting n.
her iki elini de kullanamayan ambisinister n.
kentucky'de bir bölge bluegrass n.
olumlu özellikleriyle birlikte olumsuz özellikleri de olan şey mixed blessing n.
her iki elini de kullanma mixed-handedness n.
her iki elini de kullanma cross-dominance n.
nepal'de bir halk gorkha n.
filipinler'de bir etnik grup bicolano n.
türkiye’de yaşayan gürcüler'in gürcüce olarak kendilerini adlandırdıkları isim chveneburi n.
güneydoğu ingiltere'de bölge chelsea n.
çin'de sincan uygur özerk bölgesi'nde yaşayan bir halk dolang n.
çin'de sincan uygur özerk bölgesi'nde yaşayan bir halk dolan n.
çin'de yaşayan bir türk halkı salar n.
çin'de yaşayan müslüman kesim hwei n.
güney afrika cumhuriyeti ve zimbabve’de yaşayan bantu halkı matebele n.
(davranış/giyim vb'de) ortak standartlar convention n.
ingiltere'de bir şehir brighton n.
abd'de kadın kongre üyesi congresswoman n.
(ingiltere'de) trafik polisi traffic warden n.
heteroseksüel olup kendi cinsine de ilgi duyan kimse heteroflexible n.
abd'de bir genç kızın 16. yaşgününde yapılan doğumgünü kutlaması sweet sixteen n.
eskiden ingiltere'de zenginlerin ve soyluların kullandığı bir yaka türü piccadilly n.
hem et hem de balıktan oluşan öğün surf 'n' turf n.
hem et hem de balıktan oluşan öğün surf and turf n.
faaliyeti bir arada özellikle de güçlükle sürdürmeye çalışma juggling n.
(roman/oyun vb 'de) kahraman protagonist n.
abd'de yaşayan hispanik nüfusun konuştuğu ingilizce espanglish n.
abd'de yaşayan hispanik nüfusun konuştuğu ingilizce spanglish n.
abd'de yaşayan hispanik nüfusun konuştuğu ingilizce espaninglish n.
iki kişinin de çok istediği halde yapamadığı bir şeyi belki karşıdaki kişi teklif eder diye birbirleriyle bakışması mamihlapinatapei n.
iki kişinin de çok istediği halde yapamadığı bir şeyi belki karşıdaki kişi teklif eder diye birbirleriyle bakışması mamihlapinatapai n.
galler'de bir yerleşim yeri pontypool n.
kelimenin hem başına hem de sonuna getirilen ek circumfix n.
hawai'de taze çiçeklerden yapılan taç haku n.
-de olmayan bir özellik a feature absent in n.
hinduizm'de tanrı veya ilahi varlık deva n.
aynı anda hem özne hem de nesne konumunda olma durumu assujetissement n.
celile (israil'de bir bölge) galilee n.
aynı yere giden kişilerin her ay birinin aracını ortaklaşa kullanarak hem trafik sıkışıklığını hem de yakıt vb gibi masrafları azaltması car-sharing n.