out- - Turco Inglés Diccionario

out-

Significados de "out-" en diccionario turco inglés : 18 resultado(s)

Inglés Turco
General
out- pref. yukarı anlamı veren bir ön ek
out- pref. daha uzun süre dayanan anlamında bir ön ek
out- pref. dış anlamına gelen ön ek
out- pref. aşarak anlamı veren bir ön ek
out- pref. aşan anlamına gelen bir ön ek
out- pref. dışarı anlamı veren ön ek
out- pref. üste gelen anlamında ön ek
out- pref. (dışarı) çıkan anlamında ön ek
out- pref. dışarıda anlamına gelen ön ek
out- pref. giden anlamında ön ek
out- pref. merkezden uzak anlamına gelen ön ek
out- pref. yönelik anlamına gelen ön ek
out- pref. ayakta anlamına gelen ön ek
out- pref. ortaya çıkma anlamına gelen ön ek
out- pref. ortaya çıkma anlamına gelen ön ek
out- pref. meydana gelme anlamına gelen ön ek
out- pref. sonuç anlamına gelen bir ön ek
out- pref. çıkmak anlamına gelen bir ön ek

Significados de "out-" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
out n. çıkış
way out n. çıkar yol
time-out n. zaman aşımı
branch out v. dallanmak
wear out v. eskitmek
wear out v. yıpratmak
find out v. bulmak
stretch out v. uzanmak
go out v. çıkmak
well out v. fışkırmak (sıvı bir yerden)
get out v. çıkmak
shout out v. haykırmak
work out v. işe yaramak
reach out v. uzanmak
weed out v. ayıklamak
find out v. anlamak
smooth out v. düzlemek
carry out v. yerine getirmek
put out v. söndürmek
fade out v. karartmak
find out v. keşfetmek
go out for a walk v. yürüyüşe çıkmak
comb out v. ayıklamak
stretch out v. uzatmak
stick out v. çıkıntı yapmak
cop out v. yan çizmek
find out v. ortaya çıkarmak
make out v. idare etmek
hand out v. dağıtmak
find out v. öğrenmek
watch out v. dikkat etmek
take out v. çıkarmak
carry out v. uygulamak
carry out v. yürütmek
call out to v. seslenmek
thin out v. inceltmek
find out v. bulgulamak
worn out adj. bitkin
worn out adj. bitap
down and out adj. bezgin
out of balance adj. dengesiz
out of order adj. arızalı
out of order adj. bozuk
out of trouble adj. belasız
out adv. dışarıda
out adv. dışarı
out of prep. dışında
General
print out n. bilgisayar çıktısı
wearing out n. yıpranma
going out n. çıkma
out of wedlock n. evlilik dışı
pulling out n. sökme
out n. mazeret
being sorted out n. ayıklanma
peter out n. arabanın benzinsizlikten dolayı durması
lock out n. dışarda bırak
being out of sorts n. keyifsizlik
putting out n. itfa
carrying out n. kılgı
acting out n. rol yapma
carrying out n. infaz
property rented out n. akaret
finding out n. öğrenme
finding out n. öğrenim
finding out n. tahsil
white out n. özellikle tipi nedeniyle havada ve yerde kardan başka hiçbir şey görememe hali
cop out n. bahane
out tray n. giden evrak tepsisi
out of order n. düzeni bozuk
out n. çare
digging out n. oyum
a way out n. çözüm yolu
calling out n. sesleniş
wipe out n. kayaktan düşme veya snowboard yaparken yaralanma
out n. aut
taking out n. çıkarma
opening out n. açılım
leaking out n. sızdırma
ten out of ten n. on üzerinden on
coming out n. toplum önüne çıkma
time out of mind n. eskiden beri
contracting out n. sözleşme dışı
out n. atlanmış sözcük
carrying out n. yürütme
setting out n. yolculuğa çıkma
count out n. sayma
setting out n. yola çıkma
out n. kurtuluş
cutting out n. biçki
hollowed out n. oylum
finding out n. anlama
giving out smoke n. tütme
bawling out n. azarlama
sorting something out n. ayıklama
spouting out n. fışkırtma
contracting out n. sözleşme akteden
time out n. zaman dışı
way out n. çözüm
parcelling out n. ifraz
carrying out n. icra
in and out n. giriş çıkış
sharing out n. paylaştırma
wipe out n. sörf yapanların karşılaştıkları kaza
person out of work n. işsiz
page out n. sayfa dışı
out of kindness n. nezaketten
putting out n. söndürme
out n. çözüm
crossing out n. karalama
spouting (out) n. fışkırtma
out n. bahane
time out of mind n. öteden beri
lead out groove n. çıkış yivi
out n. çıkar yol
out on a limb n. zor ve tehlikeli bir durumda desteksiz olma
hollowed out n. oyuk
rising out n. yükselme
carrying out n. ifa
way out n. çıkış yolu
roll out n. bir uçağın halka ilk tanıtımı
way out n. çıkış
time out n. zaman aşımı
out of the contract n. anlaşma dışı
step out n. dışarı adım
wash out n. boyanın çıkması
(battery) giving out n. pil bitmesi
(battery) running out n. pil bitmesi
a bolt out of the blue n. hiç umulmayan bir iş
a bolt out of the blue n. hiç beklenmedik bir haber
a bolt out of the blue n. hiç umulmayan bir haber
a bolt out of the blue n. hiç umulmayan bir olay
a bolt out of the blue n. hiç beklenmedik bir olay
a bolt out of the blue n. hiç beklenmedik bir iş
black out n. hafıza kaybı
pointing out n. belirtme
pointing out n. gösterme
university drop out n. üniversite terk
high school drop out n. lise terk
college drop out n. üniversite terk
chewing out n. azarlama
chewing out n. paylama
bawling out n. paylama
a knock-down drag-out fight n. meydan kavgası
a knock-down drag-out fight n. şiddetli ağız kavgası
blow-out n. alem
black-out n. geçici hafıza kaybı
blow-out n. patlama
blow-out n. cümbüş
black-out n. bilinç kaybı
all-out effort n. üstün gayret