removes - Turco Inglés Diccionario

removes

removes — Definition

Pronunciación (IPA):
(AmE /rɪˈmuːv/ – BrE /rɪˈmuːv/)
Categoría gramatical:
Fiil: remove (removes – removed – removing)
Sinónimo:
eliminate, detach
Antónimos:
keep, retain

Significados de "removes" en diccionario turco inglés : 71 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
remove v. kaldırmak
Technical barriers must be removed.
Teknik engeller kaldırılmalıdır.

More Sentences
remove v. sökmek
First of all, it is proposed that national registers be set up of companies suited to the task of removing asbestos.
Öncelikle, asbest sökme görevine uygun şirketlerin ulusal kayıtlarının oluşturulması önerilmektedir.

More Sentences
remove v. gidermek
We have strongly urged the applicant countries to remove those deficits.
Başvuru sahibi ülkeleri bu açıkları gidermeye şiddetle teşvik ettik.

More Sentences
remove v. çıkarmak
The bouquet looks better when you remove the roses.
Gülleri çıkardığınızda buket daha hoş duruyor.

More Sentences
remove v. uzaklaştırmak
Today, the Ludford report puts us at a remove from that Europe.
Bugün Ludford raporu bizi o Avrupa'dan uzaklaştırıyor.

More Sentences
General
remove v. almak
She removed Bill from the project and assigned Natalia instead.
Bill'i projeden alarak yerine Natalia'yı görevlendirdi.

More Sentences
remove v. bertaraf etmek
The first danger has now been removed, but the second one remains.
İlk tehlike bertaraf edildi ancak ikinci tehlike hala mevcut.

More Sentences
remove v. ortadan kaldırmak
A slim right-wing majority succeeded in removing any reference to market failures.
Güçsüz bir sağcı çoğunluk, piyasa başarısızlıklarına yapılan atıfları ortadan kaldırmayı başardı.

More Sentences
remove v. görevden almak
It would, of course, not be enough to remove the president.
Elbette bu, cumhurbaşkanını görevden almak için yeterli değildir.

More Sentences
remove v. çıkarmak
The bouquet looks better when you remove the roses.
Gülleri çıkardığınızda buket daha hoş duruyor.

More Sentences
remove v. çıkartmak
So I removed all that.
Bu yüzden hepsini çıkarttım.

More Sentences
remove v. gidermek
We have strongly urged the applicant countries to remove those deficits.
Başvuru sahibi ülkeleri bu açıkları gidermeye şiddetle teşvik ettik.

More Sentences
remove v. (leke vb.) çıkarmak
Did you know that the best way to remove a red wine stain is white wine?
Kırmızı şarap lekesini çıkarmanın en iyi yolunun beyaz şarap olduğunu biliyor muydunuz?

More Sentences
remove v. (kıyafet) çıkarmak
Please remove your cap so I can see your entire face.
Lütfen şapkanı çıkar da yüzünün tamamını görebileyim.

More Sentences
Technical
remove v. çıkarmak
The bouquet looks better when you remove the roses.
Gülleri çıkardığınızda buket daha hoş duruyor.

More Sentences
remove v. gidermek
We have strongly urged the applicant countries to remove those deficits.
Başvuru sahibi ülkeleri bu açıkları gidermeye şiddetle teşvik ettik.

More Sentences
remove v. kaldırmak
Technical barriers must be removed.
Teknik engeller kaldırılmalıdır.

More Sentences
remove v. sökmek
First of all, it is proposed that national registers be set up of companies suited to the task of removing asbestos.
Öncelikle, asbest sökme görevine uygun şirketlerin ulusal kayıtlarının oluşturulması önerilmektedir.

More Sentences
remove v. uzaklaştırmak
Today, the Ludford report puts us at a remove from that Europe.
Bugün Ludford raporu bizi o Avrupa'dan uzaklaştırıyor.

More Sentences
Computer
remove v. silmek
Sami removed Layla's name from his credit card.
Sami kredi kartından Layla'nın adını sildi.

More Sentences
General
remove n. uzaklaştırma
remove n. sonra gelen yemek
remove n. uzaklaşma
remove n. derece
remove n. kademe
remove n. uzaklık
remove n. mesafe
remove n. taşınma
remove n. taşımak
remove n. tecrübesizlik
remove n. bilgisizlik
remove n. mertebe
remove v. taşınmak
remove v. defetmek
remove v. ameliyatla almak
remove v. başka yere götürmek
remove v. gitmek
remove v. elini çekmek
remove v. yerinden etmek
remove v. kesmek
remove v. azletmek
remove v. öldürmek
remove v. nakletmek
remove v. götürmek
remove v. izale etmek
remove v. işten çıkarmak
remove v. almak (ameliyatla)
remove v. oynatmak
remove v. bulunduğu yerden kaldırmak
remove v. aktarmak
remove v. katletmek
remove v. suikast yapmak
remove v. öldürmek
remove v. işinden uzaklaştırmak
remove v. sona erdirmek
Trade/Economic
remove n. ortadan kaldırma
Technical
remove n. ayırma
remove n. çıkarma
remove n. kaldırma çıkarma
remove n. sökme
remove v. boşaltmak
remove v. yerinden kaldırmak
remove v. yok etmek
Computer
remove expr. kaldır
remove expr. sil
Construction
remove v. ayrıştırmak
Aeronautic
remove v. atmak
Gastronomy
remove n. başka yemek vermek amacıyla masadan kaldırılan tabak
Archaic
remove v. toynağı süslemek için atın nalını çıkarmak
Slang
remove v. icabına bakmak
remove v. haklamak

Significados de "removes" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
remove [obsolete] n. yokluk
remove [obsolete] n. gıyap
remove dirt v. temizlemek
remove the contamination v. temizlemek
remove a stain v. leke çıkarmak
let remove v. çıkartmak
remove nail polish v. oje silmek
remove from a post v. el çektirmek
remove from market v. piyasadan çekmek
cause to remove v. çıkartmak
remove one's tonsilis v. bademciklerini almak
remove the hair from one's legs v. epilasyon yapmak
remove from the market v. piyasadan çekmek
remove the skin v. kabuğunu soymak
remove oneself as a candidate v. adaylıktan çekilmek
remove from a government office v. açığa çıkarmak
remove one's clothes v. üzerini çıkarmak
remove blockade v. ablukayı dağıtmak
remove one's clothes v. üstünü çıkarmak
remove blockade v. ablukayı kaldırmak
remove one's clothes v. üzerinden çıkarmak
remove the wreckage v. enkaz kaldırmak
remove one's errors v. hatalarını gidermek
remove the burden v. yükü almak
remove an obligation v. yükümlülüğü kaldırmak
remove an obligation v. yükümlülüğü ortadan kaldırmak
remove the blockage v. tıkanıklığı gidermek
remove the blockage v. tıkanıklığı açmak
remove stain v. lekeyi çıkarmak
remove stain v. leke çıkarmak
remove a hat v. şapka çıkarmak
remove the dirt v. kir çözmek
remove the mine v. mayın temizlemek
remove one's foot from the clutch v. ayağını debriyajdan çekmek
remove one's off the clutch v. ayağını debriyajdan çekmek
remove one's trace v. izini kaybettirmek
remove from v. yerinden sökmek
remove one's traces v. izlerini silmek
remove from membership v. üyelikten çıkarmak
remove from office v. görevine son vermek
remove dirty dishes/glasses/bottles from the table v. boşları almak
remove dirty dishes/glasses/bottles from the table v. (masanın) boşlarını almak
remove stains v. leke çıkarmak
remove dust v. toz almak
remove one's make-up v. makyajını silmek
remove to v. -e taşınmak
remove the make-up from v. makyajını silmek
remove one's make-up v. makyajını temizlemek
remove the make-up v. makyaj temizlemek
remove the make-up from v. makyajını temizlemek
remove the borders v. sınırları kaldırmak
remove lipstick v. rujunu silmek
remove traces v. kalıntıları gidermek
remove the leftovers v. kalıntıları gidermek
remove the danger v. tehlikeyi yok etmek
remove goods v. mal sevk etmek
remove goods v. malları kaldırmak
remove something from the box v. kutudan çıkarmak
remove something from the shelf v. reyondan kaldırmak
remove one's glasses v. gözlüğünü çıkarmak
remove the obstacles v. engelleri kaldırmak
remove the obstacle v. engeli kaldırmak
remove the risk v. riski ortadan kaldırmak
remove the stains v. lekeleri çözmek
remove the stain v. leke çözmek
remove something from the agenda v. gündemden düşürmek
remove a ban on v. yasağı kaldırmak
remove a ban on v. yasak kaldırmak
remove the restriction v. kısıtlamayı kaldırmak
remove the exemption v. muafiyeti kaldırmak
remove the parenthesis v. parantezi kaldırmak
remove the hazards v. tehlikeleri ortadan kaldırmak
remove a tenant from v. kiracıyı çıkarmak
remove the curtains v. perdeleri çıkarmak
remove the restrictions v. kısıtlamaları kaldırmak
remove the death penalty v. ölüm cezasını kaldırmak
remove the death penalty v. idam cezasını kaldırmak
remove child from school v. (salgından vb dolayı) çocuğu okuldan almak
remove the sheriff from office v. şerifi görevinden almak
remove the child from his/her mother v. çocuğu annesinden almak/ayırmak
remove from/out of the body v. vücuttan atmak
remove from the list v. listeden çıkartmak
remove from the list v. listeden çıkarmak
remove stones from rice v. pirinç ayıklamak
remove acnes v. sivilceleri yok etmek
remove from power v. (zorla) görevinden alınmak
Phrasals
remove something from something by sifting v. elekten geçirerek temizlemek/çıkarmak
remove from (someone or something) v. (birini) dışarı atmak
remove from (someone or something) v. (birini/bir şeyi) birinin sorumluluğundan/korumasından almak
remove from (someone or something) v. (birini) kovmak
remove from (someone or something) v. (bir şeyi) birinin vücudundan çıkarmak
remove from (someone or something) v. (birini) zorla yerinden/işinden etmek
remove from (someone or something) v. (birinin) ayağını kaydırmak
remove from (someone or something) v. (birini/bir şeyi) bir şeyden veya bir yerden çıkarmak
remove from (someone or something) v. (birini) işten çıkarmak
remove from (someone or something) v. (birini) görevden atmak
Phrases
abuse/misuse does not remove use expr. bir şey suistimal edilebilir/edildi diye onu kullanmamazlık edemeyiz
abuse/misuse does not remove use expr. kötüye kullanma hiç kullanılmamasını gerektirmez
Idioms
remove the blinkers v. at gözlüğünü çıkarmak
at one remove expr. dolaylı olarak
at one remove expr. kendi değil ancak bir başkası aracılığıyla
Speaking
we are here to remove all obstacles expr. engelleri kaldırmak için varız
we are here to remove the obstacles expr. engelleri kaldırmak için varız
the police will remove any vehicles which are illegally parked expr. polis illegal olarak park edilmiş bütün araçları kaldıracak
Trade/Economic
remove from office v. kovmak
remove from office v. görevden çıkarmak
remove from office v. görevden atmak
remove goods v. malları kaldırmak
Law
appoint, assign and remove n. tevkil, teşrik ve azle
trying to remove evidence n. delil yok etmeye çalışma
remove and annul expr. fek ve terkin etmeye
Politics
remove from the political arena n. siyasi arenadan çekilme
committee for the adaptation to technical progress of legislation to remove technical barriers to trade in measuring instruments n. ölçme araçları ticaretindeki teknik engellerin kaldırılmasına ilişkin mevzuatın teknik ilerlemeye uyarlanması komitesi
committee for the adaptation to technical progress of legislation to remove technical barriers to trade in pressure vessels n. basınçlı kaplar ticaretindeki teknik engellerin kaldırılmasına ilişkin mevzuatın teknik ilerlemeye uyarlanması komitesi
committee for the adaptation to technical progress of legislation to remove technical barriers to trade in aerosol dispensers n. aerosol kaplar ticaretindeki teknik engellerin kaldırılmasına ilişkin mevzuatın teknik ilerlemeye uyarlanması komitesi
committee for the adaptation to technical progress of legislation to remove technical barriers to trade in electro-medical equipment used in human or veterinary medicine n. tıpta ve veterinerlikte kullanılan elektro-medikal cihazların ticaretindeki teknik engellerin kaldırılmasına ilişkin mevzuatın teknik ilerlemeye uyarlanması komitesi
Technical
how remove n. sökme yöntemi
automatically remove a virus n. otomatik virüs arındırma
second-remove subroutine n. ikinci giriş altyordamı
remove from its socket n. yuvasından çıkarma
remove earth v. toprağı kaldırmak
remove earth v. kazmak
remove stains v. leke çıkarmak
remove from its socket v. yuvasından sökmek
Computer
remove join n. birleşim kaldırmayı
components to remove n. kaldırılacak bileşenler
remove provider n. uzak sağlayıcı
remove a virus v. virüsü temizlemek
do you really want to remove the file virus vault expr. virüs vault dosyasını gerçekten kaldırmak istiyor musunuz
remove example expr. örneği kaldır
remove bullets/numbers expr. madde imi/numara sil
remove data/header source expr. veri/üstbilgi kaynağını kaldır
remove software expr. yazılımı kaldır
remove bookmark expr. yer imini kaldır
remove item expr. öğe kaldır
remove all expr. tümünü kaldır
remove group expr. grup kaldır
remove lock expr. kilidi kaldır
remove footers expr. altlıkları sil
remove page expr. sayfayı çıkar
remove licenses expr. lisans kaldır
remove effect expr. efekti kaldır
remove object expr. nesneyi kaldır
remove language expr. dil kaldır
remove messages expr. iletileri kaldır
remove url expr. url kaldır
remove table expr. tabloyu kaldır
remove account expr. hesabı kaldır
remove disk expr. disketi çıkar
remove package expr. paketi kaldır