beyond - Türkçe İngilizce Sözlük

beyond

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

beyond — Definition

Anlamı ve Tanımı:
ötesinde, dışında, ...ın çok üstünde
Okunuş (IPA):
(AmE /bɪˈjɑːnd/ – BrE /bɪˈjɒnd/)
Terim Türü:
Edat/Zarf: beyond
Bir sınırın ötesini veya kapsam dışını tanımlar; ayrıca “beyond doubt” gibi kalıplarda “tartışmasız” yoğunluk verir. Kökeni eski İngilizceye dayanır.
Eş Anlamlılar:
past, outside, over and above
Zıt Anlamlılar:
within, inside, this side of

"beyond" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 30 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
beyond zf. ötede
We saw a small island beyond.
Ötede küçük bir ada gördük.

More Sentences
beyond ed. ötesi
We'll be beyond the border by dawn.
Şafakta sınırın ötesinde oluruz.

More Sentences
beyond ed. ötesinde
Unemployment has increased way beyond expectations.
İşsizlik beklentilerin çok ötesinde arttı.

More Sentences
beyond i. öte
beyond ed. -in ötesinde
beyond ed. -den öte
Genel
beyond zf. öteye
My team has never advanced beyond the quarter-finals.
Takımım hiç çeyrek finalden öteye gidemedi.

More Sentences
beyond ed. ötesine
Pro athletes push themselves beyond the limits of human performance.
Profesyonel sporcular kendilerini insan performansının sınırlarının ötesine iterler.

More Sentences
beyond ed. dışında
There are also significant developments beyond steel which will have serious consequences.
Çelik dışında da ciddi sonuçları olacak önemli gelişmeler var.

More Sentences
beyond ed. sonra
The guests stayed well beyond midnight.
Misafirler gece yarısından sonra da kaldılar.

More Sentences
beyond ed. meyecek kadar
This cuckoo clock is broken beyond repair.
Bu guguklu saat tamir edilemeyecek kadar bozuk.

More Sentences
Teknik
beyond zf. ötesinde
Unemployment has increased way beyond expectations.
İşsizlik beklentilerin çok ötesinde arttı.

More Sentences
Genel
beyond i. ötesindekiler
beyond i. öbür dünya
beyond i. ahiret
beyond i. deneyimin ötesindekiler
beyond zf. ayrıca
beyond zf. ...ın çok üstünde
beyond ed. fazla
beyond ed. aşkın
beyond ed. haricinde
beyond ed. -den başka
beyond ed. -den sonra
beyond ed. (güç, menzil) dışında
beyond ed. üstünde
beyond ed. aşkın
beyond ed. üstün
beyond ed. den başka
Teknik
beyond zf. daha fazla
beyond ed. daha ileride

"beyond" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
go beyond f. aşmak
beyond measure zf. ölçüsüz
Genel
service beyond expectations i. beklentilerin ötesinde hizmet
service beyond expectations i. beklentinin ötesinde hizmet
reason beyond one's control i. elde olmayan neden
reasons beyond one's control i. elde olmayan nedenler
the beyond i. öbür dünya
the beyond i. bilinmeyen
the beyond i. insan algısının ötesinde olan dünya
go beyond f. aşağıya inmek
go beyond the limit f. haddini aşmak
go beyond f. aşmak
be beyond someone's grasp f. birinin kavrayışının dışında olmak
be beyond someone's grasp f. birinin elde edemeyeceği bir şey olmak
deteriorate beyond recovery f. düzenini kaybetmek
soar beyond f. aşmak
be beyond a shadow of a doubt f. zerre kadar şüphe kalmamak
be beyond f. aşmış olmak
go beyond the limit f. çizmeyi aşmak
deteriorate beyond recovery f. çığırından çıkmak
pass beyond f. geçmek
be beyond one's power f. elinde olmamak
be beyond belief f. inanılmaz olmak
pass beyond f. aşmak
be beyond someone's grasp f. birinin elinden kurtulmuş olmak
go beyond f. ötesine geçmek
go beyond reason f. makul sınırların dışına çıkmak
be beyond one's ken f. birinin hiç bilmediği bir şey olmak
be beyond belief f. inanılması mümkün olmamak
be beyond dispute f. tartışma götürmemek
go beyond oneself f. kendini aşmak
go beyond one's purpose f. amacını aşmak
go beyond one's aim f. amacını aşmak
lie beyond the scope of something f. kapsamı dışında olmak
go beyond bounds f. aşırı gitmek
go beyond sleep f. uykunun ötesine geçmek
go beyond the ordinary f. ezber bozmak
go beyond the ordinary f. alışılmışın dışına çıkmak
be beyond one's ken f. aklı ermemek
be unable to go beyond f. ötesine geçememek
go beyond time f. zamanın ötesine geçmek
can not go beyond a certain point f. belli bir noktadan öteye gidememek
be unable to go beyond a certain point f. belli bir noktadan öteye gidememek
go beyond the scope of f. kapsamı dışına çıkmak
get beyond the limits f. sınırları aşmak
move beyond f. ötesine geçmek
have meaning beyond f. daha öte anlam taşımak
have meaning beyond f. daha öte bir anlam taşımak
see beyond f. ilerisini görmek
push oneself beyond one’s boundaries f. sınırlarını zorlamak
be burned beyond recognition f. yanarak tanınmaz hale gelmek
be beyond economic repair f. onarım bedeli gerçek değerinden yüksek olmak
can't see beyond the road f. yolun ötesini görememek
beyond reason s. aklın ötesinde
beyond praise s. nefis
beyond all bear s. dayanılmaz
beyond reproach s. kusursuz
beyond number s. sayılamaz
beyond bearing s. dayanılmaz
beyond all bearing s. çekilmez
beyond all bearing s. katlanılmaz
beyond number s. sayısız
beyond endurance s. dayanılmaz
beyond doubt s. kuşkusuz
beyond praise s. mükemmel
beyond dispute s. apaçık
beyond doubt s. şüphesiz
beyond belief s. inanılmaz
beyond price s. paha biçilmez
beyond comparison s. mukayese edilemez
beyond belief s. güvenilmez
beyond all bear s. katlanılmaz
beyond reach s. yetişilmez
beyond doubt s. su götürmez
beyond doubt s. söz götürmez
beyond the pale s. hariç bırakılmış
beyond all bearing s. dayanılmaz
beyond reach s. erişilmez
beyond bearing s. çekilmez
beyond dispute s. su götürmez
beyond doubt s. şüphe götürmez
beyond any doubt s. şüphesiz
beyond compare s. kıyaslanamaz
beyond endurance s. çekilmez
beyond dispute s. tartışmasız
beyond retrieve s. çaresiz
beyond reach s. erişilemez
beyond repair s. onarılamayacak biçimde
beyond expression s. kelimelerle ifade edilemeyen
beyond expression s. anlatımı mümkün olmayan
beyond argument s. tartışılmaz
beyond argument s. tartışmasız
burned beyond recognition s. yanarak tanınmaz hale gelmiş
beyond understanding s. anlaşılması zor
beyond comprehension s. akıl almaz
beyond comprehension s. kavranamaz
above and beyond zf. fazlasıyla
beyond question zf. tartışmasız
beyond measure zf. haddinden fazla
beyond measure zf. çok fazla
beyond question zf. şüphesiz
beyond question zf. kuşkusuz
beyond question zf. şüphe götürmez
beyond the veil zf. öbür dünyada
above and beyond zf. yeter de artar
beyond one's depth zf. boyunu aşan
beyond all blame zf. bütün suçlamalardan uzak
beyond one's depth zf. boynunu aşan
beyond question zf. tereddüte mahal bırakmayarak
beyond one's depth zf. bilgi ve kabiliyeti dışında
beyond measure zf. hadden aşırı
beyond measure zf. son derece
beyond hope of recovery zf. iflah olmaz biçimde
beyond one's depth zf. bilgi ve yeteneği dışında
beyond the sea zf. denizlerin ötesinde
beyond measure zf. sonsuz
beyond somebody's wildest dreams zf. rüyalarda bile gerçekleşmeyecek
beyond somebody's wildest dreams zf. rüyalarda bile gerçek olmayacak
beyond these zf. bunların ötesinde
due to circumstances beyond our control zf. elimizde olmayan nedenlerle
due to reasons beyond our control zf. elimizde olmayan nedenlerle
due to circumstances beyond our control zf. elimizde olmayan sebeplerle
due to reasons beyond our control zf. elimizde olmayan sebeplerle
well beyond the finish line zf. bitiş çizgisinin hayli ötesinde
beyond seas zf. denizlerin ötesinde
beyond measure zf. hadsiz hesapsız
beyond measure zf. aşırı derecede
due to reasons beyond our control zf. elde olmayan nedenlerle
for reasons beyond our control zf. elde olmayan nedenlerle
beyond a predetermined period zf. önceden belirlenmiş/belirli bir süre sonrasında
at the back of beyond zf. sapa yerde
at the back of beyond zf. dünyanın bir ucunda
beyond imagination zf. hayallerin ötesinde
a little beyond zf. az ötesinde
beyond the game zf. oyunun ötesinde
beyond the reach of ed. uzak
beyond the reach of ed. erişilmez
beyond the reach of ed. yetişilmez
go beyond yourself! ünl. aş kendini
beyond expectation expr. beklentilerin ötesinde
Öbek Fiiller
look beyond f. öteye bakmak
look beyond f. ilerisini/ötesini görmeye çalışmak
look beyond f. ileriye bakmak
move beyond f. ileriye doğru hareket etmek
get beyond f. aşmak
go beyond f. yaratıcılıkta sınırları aşmak
get beyond f. geçmek
go beyond f. aldatmak
go beyond f. kandırmak
get beyond f. ötesine geçmek