etkin - Türkçe İngilizce Sözlük

etkin

"etkin" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 33 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
etkin active s.
We also believe that we have played an active role in demonstrating the principle of democracy to all European citizens.
Ayrıca demokrasi ilkesinin tüm Avrupa vatandaşlarına gösterilmesinde etkin bir rol oynadığımıza inanıyoruz.

More Sentences
etkin effective s.
This requires forward planning, timely preparation and effective management of these processes.
Bu da ileriye dönük planlama, zamanında hazırlık ve bu süreçlerin etkin yönetimini gerektirir.

More Sentences
Genel
etkin efficient s.
The citizens of the Union must receive a good, efficient service.
Birlik vatandaşları iyi ve etkin bir hizmet almalıdır.

More Sentences
etkin active s.
We also believe that we have played an active role in demonstrating the principle of democracy to all European citizens.
Ayrıca demokrasi ilkesinin tüm Avrupa vatandaşlarına gösterilmesinde etkin bir rol oynadığımıza inanıyoruz.

More Sentences
etkin efficiently zf.
Common problems can be solved more efficiently by means of a cross-border approach.
Ortak sorunlar sınır ötesi bir yaklaşımla daha etkin bir şekilde çözülebilir.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
etkin active s.
We also believe that we have played an active role in demonstrating the principle of democracy to all European citizens.
Ayrıca demokrasi ilkesinin tüm Avrupa vatandaşlarına gösterilmesinde etkin bir rol oynadığımıza inanıyoruz.

More Sentences
Teknik
etkin effective s.
This requires forward planning, timely preparation and effective management of these processes.
Bu da ileriye dönük planlama, zamanında hazırlık ve bu süreçlerin etkin yönetimini gerektirir.

More Sentences
Bilgisayar
etkin enabled s.
In this sample project, the contact form does not have CAPTCHA enabled.
Bu örnek projede, iletişim formunda CAPTCHA etkin değildir.

More Sentences
etkin active s.
We also believe that we have played an active role in demonstrating the principle of democracy to all European citizens.
Ayrıca demokrasi ilkesinin tüm Avrupa vatandaşlarına gösterilmesinde etkin bir rol oynadığımıza inanıyoruz.

More Sentences
Genel
etkin prepotent s.
etkin real s.
etkin effectual s.
etkin ascendent s.
etkin forceful s.
etkin operative s.
etkin ascendant s.
etkin hard-core s.
etkin driven s.
etkin affective s.
etkin businesslike s.
etkin direct s.
etkin feckful [scotland] s.
etkin prepollent s.
etkin prevailing s.
etkin alive s.
Teknik
etkin binding s.
etkin operative s.
etkin vigorous s.
Bilgisayar
etkin activated s.
etkin on s.
Telekom
etkin root- mean-square s.
Eski Kullanım
etkin yern s.
etkin perficient s.

"etkin" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
etkin kılmak activate f.
etkin olmayan dormant s.
Genel
etkin kullanma effective use i.
etkin sıklık critical frequency i.
maliyet etkin yenilikçilik cost driven innovation i.
etkin rüzgar dominant wind i.
etkin güç powerhouse i.
etkin olma operativeness i.
etkin öğretim active teaching i.
etkin büyüme active growth i.
etkin büyüme effective expansion i.
etkin öğrenme active learning i.
etkin sınıf ortamı efficient class environment i.
etkin kullanım efficient use i.
etkin kullanım efficient usage i.
etkin kullanım effective use i.
etkin rol active role i.
etkin sınıf ortamı active class environment i.
etkin alan effective area i.
etkin iş effective work i.
etkin güç real power i.
en etkin kestirici most efficient estimator i.
etkin kontrol effective control i.
etkin iletişim effective communication i.
etkin yük active load i.
etkin vatandaş active citizen i.
manuka balında bulunan antibakteriyel etkin maddenin seviyesi için koyulan bir standart umf® i.
etkin güç mechanical effect i.
harekat emniyetiyle ilgili bilgiler içeren dostça hareketlerin düşman tarafından değerlendirilip bu bilgilerin gelecek hamlelerde etkin biçimde kullanılması operations security vulnerability i.
etkin hale getirme initiation i.
etkin kuvvet firepower i.
etkin güç firepower i.
etkin kullanım deployment i.
etkin güç resort [obsolete] i.
daha etkin kılmak dynamise f.
daha etkin kılmak dynamize f.
etkin hale getirmek trigger (off) f.
etkin hale getirmek set in motion f.
etkin hale getirmek actuate f.
etkin hale getirmek set going f.
etkin hale getirmek operate f.
etkin hale getirmek activate f.
süreci etkin yürütmek manage the process efficiently f.
etkin olmak be active f.
etkin olmak be effective f.
etkin olmak take effect f.
etkin bir rol oynamak play an active role f.
(bir şeyi) etkin kullanmak deploy f.
kaynakları etkin kullanmak deploy resources f.
etkin olmak act f.
(bir şeyi) etkin kılmak activize f.
(bir şeyi) etkin kılmak activise f.
yeniden etkin hale getirmek reactivate f.
etkin olarak mücadele etmek meet f.
daha etkin kılmak goose f.
etkin olan in the ascendant s.
etkin olan determinant s.
etkin olmayan inactive s.
etkin değil disabled s.
etkin olmayan nonoperating s.
etkin olmayan nonoperative s.
etkin olmayan idle s.
-e kadar etkin as effective as s.
maliyet etkin cost-effective s.
zaman açısından etkin time-efficient s.
çok etkin actuose s.
epey etkin actuose s.
etkin olmayan cessant [obsolete] s.
etkin olmayan nonactivated s.
aşırı etkin ultraefficient s.
aşırı etkin hyperintense s.
etkin olmayan moribund s.
sekiz etkin birimi olan octuple s.
sekiz etkin unsuru olan octuple s.
yatırılan paranın etkin kullanılması için tasarlanmış oeconomical s.
verilen çabanın etkin kullanımı için tasarlanmış oeconomical s.
etkin bir şekilde çalışan robust s.
kamu işlerinde etkin olan civic-minded s.
maliyet-etkin cost-effective s.
etkin olarak effectively zf.
etkin bir şekilde efficaciously zf.
etkin bir şekilde actively zf.
etkin bir şekilde effectively zf.
maliyet etkin bir biçimde cost-effectively zf.
etkin şekilde actively zf.
etkin şekilde efficiently zf.
etkin bir şekilde predominately zf.
etkin bir şekilde down zf.
etkin olarak actively zf.
etkin kullanım efficiency N.
Öbek Fiiller
(birine/bir şeye) karşı bir şeyi etkin hale getirmek mount against (someone or something) f.
'-e karşı bir şeyi etkin hale getirmek mount against f.
(bir şeyi) etkin hale getirmek set (something) off f.
Konuşma Dili
bir kurumdaki/gruptaki en etkin kişi top gun i.
fazla etkin supereffective s.
Deyim
etkin kişiler big guns i.
güçlü ve etkin insan a big wheel i.
politikasında çevresel konuların etkin rol oynadığı ülke/devlet green state i.
etkin duruma gelmek come to the fore f.
etkin ilişkilerde yer almak be in the swim f.
daha etkin olmak move (something) into a higher gear f.
etkin bir şekilde çalışmak be in the groove f.
etkin bir şekilde çalışmak be in a groove f.
etkin olmak/duruma gelmek be at the fore [us] f.
etkin olmak/duruma gelmek be/come to the fore f.
tamamen etkin altında in the hollow of your hand expr.
en etkin döneminde in your pomp expr.
en etkin döneminde in (one's) pomp [uk] expr.
çok hızlı ve etkin şekilde like a dose of salts [uk] expr.
Ticaret/Ekonomi
etkin piyasa efficient market i.
en etkin üretim ölçeği most efficient size of plant i.
etkin getiri oranı effective return i.
etkin yapı teorisi efficient structure theory i.
etkin yönetim management effectiveness i.
etkin kaynak tahsisi efficient allocation of resources i.
etkin faiz oranı effective rate of interest i.
etkin koruma effective promotion i.
etkin getiri effective yield i.
tarifeler sonucu etkin olmayan kaynak kullanımı ile yurt içi üretimin artırılması ve tüketimde ortaya çıkan bozulmaların toplum açısından toplam maliyeti protection costs of a tariff i.
en etkin kaynak dağılımı optimum resource allocation i.
finansal varlık veya yükümlülüklerin etkin faiz yöntemiyle hesaplanan itfa edilmiş değeri amortised cost of a financial asset or financial liability i.
etkin bir portföyün verimi ile riski arasındaki ilişkiyi gösteren tablo capital market line i.
etkin faiz yöntemi effective interest method i.
etkin iletişim successful communication i.
en ufak etkin ölçek minimum efficient scale i.
en etkin tahmin yöntemi most efficient estimator i.
raporlayan kuruluşların kararlarında etkin olan grup şirketleri close members of the family of the individual i.
yüksek derecede etkin piyasa semi strongly efficient market i.
etkin tahmin edici efficient estimator i.
etkin pazarlar efficient market i.
etkin finansman oranı effective financing rate i.
etkin piyasa sınıflandırması ilkesi principle of effective market classification i.
etkin ücret modelleri efficiency wage models i.
etkin piyasa hipotezi efficient market hypothesis i.
bilgi yönünden etkin piyasa informationally efficient market i.
daha etkin makine veya üretim yöntemlerinin ortaya çıkması dolayısıyla sermaye malının değerinin düşmesi obsolescence i.
etkin işleyen piyasa operationally efficient market i.
etkin portfolyo efficient portfolio i.
kalkınmakta olan bir ülkenin yabancı kamu veya özel mali yardımları etkin biçimde massedebilme absorptive capacity i.
etkin kaynak dağılımı efficient distribution of resources i.
rekabet gücü yüksek, etkin üretici competitive i.
en etkin üretim oranı most efficient rate of output i.
maliyet etkin ölçümler ve testler cost effective measurement & testing i.
etkin ücret teorisi efficient wage theory i.
etkin arazi vergilemesi effective land taxation i.
etkin mahalli idare sistemi efficient local government system i.
etkin kaynak kullanımı efficient use of resources i.
etkin estimatör efficient estimator i.
etkin görev active duty i.
minimum etkin ölçek minimum efficient scale i.