alma - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

alma



Bedeutungen von dem Begriff "alma" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 12 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Places
alma wisconsin eyaletinde yerleşim yeri
alma wisconsin eyaletinde şehir
alma illinois eyaletinde yerleşim yeri
alma georgia eyaletinde şehir
alma arkansas eyaletinde şehir
alma michigan eyaletinde şehir
alma missouri eyaletinde şehir
alma oklahoma eyaletinde şehir
alma new york eyaletinde yerleşim yeri
alma nebraska eyaletinde şehir
alma kansas eyaletinde şehir
alma alabama eyaletinde şehir

Bedeutungen von dem Begriff "alma" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 32 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
alma excision n.
alma taking n.
alma adoption n.
alma acceptance n.
alma acquisition n.
alma excerption n.
alma grab n.
alma excerpting n.
alma abstraction n.
alma take n.
alma receipt n.
alma buying n.
alma accommodation n.
alma buy n.
alma ceptus n.
alma extraction n.
alma receiving n.
alma inclusion n.
alma cast n.
alma reception n.
Trade/Economic
alma purchase
alma receiving
alma taking
alma receipt
alma pernancy
alma reception
alma appropriation
Technical
alma taking
Computer
alma retrieval
alma do not import
alma received
alma reception

Bedeutungen, die der Begriff "alma" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 500 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
satın alma buying n.
satın alma purchase n.
ödünç alma borrowing n.
iş alma employment n.
askere alma recruitment n.
General
satın alma niyetinde olmak be in the market for v.
satın alma yapmak purchase v.
son yapılan işlemi geri alma undo v.
karar alma sürecine katılmak be involved in the decision-making process v.
satın alma niyetinde olmak intend to buy v.
rafların tozunu alma dusting shelves v.
herkesten önce satın alma hakkı preemption n.
yaltaklanarak elinden alma wheedling n.
yer alma partaking n.
geri alma revocation n.
koku alma olfaction n.
zorla alma exaction n.
satın alma opsiyonu option to purchase n.
tad alma taste perception n.
askere alma enlistment n.
haber alma bakanlığı ministry of information n.
taksitle alma installment buying n.
darasını alma taring n.
zorla alma squeeze n.
satın alma oranı purchasing rate n.
askıya alma suspending n.
geri alma taking back n.
herhangi bir konuyu çevresindeki ögeleriyle birlikte ele alma contextualization n.
alma gücü receptivity n.
kıl alma depilation n.
kepçe ile alma ladling n.
askere alma enlisting n.
nefes alma inspiration n.
müshil alma purge n.
nefes alma inhalation n.
içeri alma admission n.
nefes alma breathing n.
havasını alma bleeding n.
yetkisini elinden alma (ceza olarak) disqualification n.
içeri alma intake n.
nişan alma sighting n.
üzerine alma undertaking n.
görevden alma deposition n.
hava alma airing n.
geri alma reuptake n.
hepsini alma sweep n.
alma (bir kimseyi bir yerden) withdrawal from n.
gönlünü alma suasion n.
göz önüne alma consideration n.
esir alma capture n.
üstü kapalı söz ya da imalarla etki altına alma earwigging n.
mal mülk alma estating n.
şantajla para alma racket n.
alma (ameliyatla) removal n.
ön plana alma foregrounding n.
kristal biçimini alma efflorescing n.
çalınmış malı alma receiving stolen goods n.
koz ile alma ruff n.
dikkate alma considering n.
nefes alma cihazı breathing device n.
yerini alma displacement n.
göz altına alma holding n.
askere alma enrollment n.
geri alma withdrawal n.
kendiliğinden hak alma repossession n.
ateş alma inflammability n.
sık aralıklarla az miktarda gıda alma nibbling n.
kan alma (hastadan) bloodletting n.
ateş alma firing n.
askere alma induction n.
konser vb gibi bir etkinlikte sanatçıların sahne alma sırası lineup n.
ön belleğe alma caching n.
ateş alma explosion n.
askıya alma suspense n.
koku alma duyusu smell n.
gözaltına alma detention n.
bilgi saklama ve geri alma sistemleri information storage and retrieval systems n.
ameliyatla alma removal n.
hafife alma slight n.
haklarını elinden alma disfranchisement n.
hafife alma extenuation n.
kasete alma tape recording n.
zorla alma extortion n.
satın alma merchandising n.
hıncını alma wreaking n.
görevden alma dismissal n.
radyo yayını alma reception n.
gönül alma conciliation n.
aklını başından alma enamoring n.
katalog satın alma catalog buying n.
tekrar göreve alma recommissioning n.
soluk alma respite n.
yayını alma kalitesi receptivity n.
ağırdan alma procrastination n.
yerini alma substitution n.
geri alma revoke n.
ateş alma misfiring n.
zorla alma usurpation n.
gönlünü alma conciliation n.
tat alma duyusu palate n.
nişan alma aim n.
buyruğu altına alma subjection n.
ürünlerden erken hasat alma earliness n.
parça alma (organ) resection n.
makas alma tweak n.
kontrol altına alma pacification n.
yeniden askıya alma resuspension n.
alma (insanları bir yerden) evacuation n.
satın alma sourcing n.
damardan kan alma bloodletting n.
sözünü geri alma retractation n.
tozunu alma dusting n.
özgürlüğünü elinden alma enserfing n.
içine alma environing n.
yerini alma supplanting n.
tat alma cisimciği taste bud n.
askıya alma suspension n.
rüşvet alma grafting n.
tekrar ele alma reconsideration n.
satın alma gücü politikası expansionary wages policy n.
yol alma headway n.
yeniden alma recapture n.
üstüne alma assumption n.
zorla alma occupation n.
yeniden satın alma repurchase n.
tüy alma hair removal n.
içe alma sınırı capacity n.
görev alma assignment n.
askere alma recruiting n.
çapraşık bir hal alma ensnarling n.
dinsel görevleri satın alma simony n.
koku alma organları olfactory organs n.
aynı zamanda yer alma conjunction n.
zorla alma wrest n.
borç alma borrowing n.
doka alma dockage n.
içine alma inclusion n.
gönül alma atonement n.
yukardan alma condescension n.
haber alma intelligence n.
gizli haber alma teşkilatı secret service n.
pozisyon alma having position n.
geri alma evicting n.
vergi alma taxation of n.
alma (dikkati/enerjiyi/zamanı/parayı) absorption n.
görevden alma deposal n.
içine alma absorption n.
içine alma embracement n.
işini ağırdan alma dilatoriness n.
gidip alma fetching n.
alma (dölütü) abortion n.
satın alma purchasing n.
nefes alma aspiration n.
ödünç alma loan n.
uydulardan bilgi alma yoluyla seyir sistemi satellite navigation n.
zorbalıkla alma extorsion n.
yetkisini alma disqualification n.
adaylar arasında en fazla oy alma plurality n.
amacı uğruna tehlikeyi göze alma brinkmanship n.
zevk alma appreciation n.
geri alma recovery n.
kaleme alma inditement n.
paştun toplumunda karar alma yetkisine sahip olan ihtiyar heyeti jirga n.
geri alma withdrawing n.
koku alma organı organ of smell n.
kasıtlı derin nefes alma sonucu karbondioksitin ciğerlerden dışarı kaçması süreci hyperventilation n.
yol alma progress n.
içine alma saturation n.
paranteze alma bracketing n.
bütün malını satın alma buyout n.
elinden alma bereaving n.
satın alma isteği eagerness to buy n.
rol alma taking a role n.
aklını başından alma enamouring n.
öç alma duygusu revenge n.
gasp edilmiş eşyayı geri alma davası replevin n.
koku alma yeteneği nose n.
nefes alma send packing n.
zor nefes alma labored breathing n.
geri alma disendowment n.
sözünü geri alma recantation n.
kendini güvenceye alma self assurance n.
emniyete alma entrenching n.
gözaltına alma police supervision n.
uydulardan bilgi alma yoluyla seyir sistemi satnav n.
alma (çocuk) abortion n.
tv yayını alma reception n.
tat alma duyusu taste n.
kabasını alma roughhewing n.
işe alma ve işten çıkarma yetkisi the power to hire and fire n.
sözünü geri alma retraction n.
viraj alma cornering n.
satrançta geçerken alma enpassant n.
geri alma resumption n.
ses alma receivers and reception n.
askere alma enrolment n.
geri alma repayment n.
ilk defa sahne alma debuting n.
savaş düzeni alma deployment n.
öç alma vengeance n.
karekök alma extraction n.
makaraya alma spoof n.
geri alma recall n.
ceza alma packet n.
arbitrajı alma takeover arbitrage n.
nefes alma cihazı breathing apparatus n.
kontrolü altına alma subjection n.
alev alma deflagration n.
satın alma buy n.
kan alma depletion n.
kasete alma taping n.
yiyecek hizmetinde satın alma food service purchasing n.
yakıt alma durağı refuelling stop n.
kaleme alma inditing n.
filme alma filming n.
kesme alma tweak n.
saç vb uçlarından alma trimming n.
görevden alma mittimus n.
nefes alma taking a breath n.
zorla alma extorting n.
rüşvet alma venality n.
boyunduruk altına alma yoking n.
öç alma wreaking n.
bilgi geri alma information retrival n.
rahat bir nefes alma sigh of relief n.
yeniden alma retaking n.
işe alma employment n.
yeniden ele alma rehash n.
toz alma dusting n.
pozisyon alma positioning n.
kişisel hakları elinden alma enserfing n.
kare kök alma extraction n.
özütünü alma extraction n.
beraber satın alma collaborative purchase n.
üstüne alma shouldering n.
birini zorla bir gemiye miço olarak alma shanghaiing n.
omzuna alma shouldering n.
aşırı yüksek faizle para verme veya alma shylocking n.
hafife alma undervaluing n.
zorla alma seizing n.
gönül alma atoning n.
gözaltına alma internment n.
geri alma redemption n.
geri alma reclamation n.
geri alma recovering n.
kaleme alma narration n.
kaymağını alma skimming n.
yerini alma subrogation n.
örnek alma taking samples n.
satın alma emption n.
uçlarından alma (saç) trimming n.
kötü polis oyunu oynayarak bilgi alma taktiği go bad cop on someone n.
havayı alma mare's nest n.
güvene alma securing n.
öç alma avengement n.
öcünü alma avenging n.
intikam alma avenging n.
kibar ve marifetli şekilde birini alaya alma asteism n.
alaya alma raillery n.
ahlaki ve dini kuralları davranış temeli olarak alma nomism n.
çapak alma makinesi burr machine n.
aşırı risk alma taking extreme risk n.
bilgi geri alma information retrieval n.
zorla yardım alma ingratiation n.
satın alma gücü purchasing power n.
eğitim alma traineeship n.
yetkisini alma disempowering n.
garanti altına alma underwriting n.
garanti altına alma guarantee n.
garanti altına alma guaranty n.
yer alma taking part n.
personel alma memuru recruiter n.
satın alma talebi purchase request n.
satın alma talep formu purchase request order n.
birbirinin yerini alma alternation n.
havasını alma venting n.
hava alma deliği vent hole n.
kabuğunu alma descaling n.
satın alma faaliyeti purchasing activity n.
satın alma güdüsü suffer in n.
oy hakkını alma disenfranchizing n.
oy hakkını alma disenfranchising n.
teslim alma acceptance n.
satın alma procurement n.
alaya alma burlesque n.
yetkisini elinden alma disempowerment n.
satın alma kararı purchasing decision n.
yerinde ve doğru karar alma acumen n.
kül alma ash removal n.
alma seçenekleri purchase options n.
ödünç alma borrowing n.
soluk alma breathing n.
işletmeye alma commissioning n.
işletmeye alma deneyi commissioning test n.
nemini alma dehumidification n.
çıkarıp alma desorption n.
geri alma retrieval n.
askere alma draft n.
askere alma conscription n.
tüy alma depilation n.
renk alma discoloration n.
veriyi ara belleğe alma data buffering n.
yükünü alma relief n.
herhangi bir konuyu çevresindeki öğeleriyle birlikte tekrar ele alma recontextualization n.
alma-ata almaty n.
dillerarası bilgi geri alma cross-language information retrival n.
risk alma risk-taking n.
ders alma/verme schooling n.
öcünü alma revelation n.
not alma note-taking n.
alma ağzı hydrant n.
su alma yapıları headworks n.
yedeğe alma hauling n.
yeniden satın alma anlaşması retail repo n.
yeniden satın alma anlaşması repurchase agreement n.
hafife alma dismissiveness n.
satın alma alışkanlıkları buying habits n.
satın alma alışkanlıkları purchasing habits n.
kilo alma gaining weight n.
askıya alma needle n.
teslim alma deneyi reception test n.
kabasını alma scappling n.
dikkate alma taking into consideration n.
yerini alma succession n.
askıya alma underpinning n.
eğretiye alma underpinning n.
açığa alma suspension n.
kaleme alma drawing up n.
hükümsüz bir hal alma mutilation n.
yakışık alma correctitude n.
yakışık alma properness n.
yakışık alma propriety n.
gönül alma apology n.
bilet alma booking n.
herhangi bir konuyu çevresindeki öğeleriyle birlikte ele alma contextualization n.
eski yerini alma replacement n.
herhangi bir konuyu çevresindeki öğeleriyle birlikte ele alma contextualisation n.
daire içine alma circumscribing n.
yoklama alma roll call n.
geleceğini güvenceye alma securing the future of n.
güvenceye alma securing n.
güvence altına alma securing n.
askere alma levy en masse n.
geleceğini güvence altına alma securing the future of n.
önlem alma taking precaution n.
önlem alma taking measure n.
gaz satın alma gas purchase n.
işe alma süreci hiring process n.
işe alma süreci recruitment process n.
gönlünü alma mollifying n.
işe alma recruitment n.
yeniden ele alma reprise n.
risk tabanlı karar alma risk-based decision-making n.
geri alma yetkisi power to withhold n.
zevk alma gusto n.
haber alma özgürlüğü freedom of information n.
imza altına alma inking n.
yogasal nefes alma yogic breathing n.
risk alma eğilimi willingness to take risks n.
görevden alma amotion n.
keskin koku alma duyusu keen sense of smell n.
keskin koku alma özelliği keen sense of smell n.
ağırdan alma dawdling n.
not alma taking notes n.
sık aralarla ancak az miktarda besin alma nibbling n.
iple kaş alma eyebrow threading n.
onay alma receiving approval n.
briçte el alma taking a trick n.
öç alma retaliating n.
içkiyi şişeyle alma bottle service n.
kısmi türev alma partial differentiation n.
dikkate alma bearing in mind n.
göz önüne alma bearing in mind n.
ameliyatla organ alma ablation n.
daire içine alma circumscription n.
bilgi alma debriefing n.
her şeyi göze alma desperation n.
türevini alma derivation n.
ağırdan alma dilatoriness n.
elinden alma divestiture n.
elinden alma divestment n.
insan biçimi alma anthropomorphising n.
insan biçimi alma anthropomorphizing n.
satın alma merchandizing n.
renk alma discolouration n.
konser vb gibi bir etkinlikte sanatçıların sahne alma sırası line-up n.
herhangi bir konuyu çevresindeki ögeleriyle birlikte ele alma contextualisation n.
zorla alma seising n.
herkesten önce satın alma hakkı pre-emption n.
tüy alma yöntemleri hair removal methods n.
bir alanda uzmanlık eğitimi görme/alma majoring n.
koku alma yeteneği sense of smell n.
satın alma kanıtı proof of purchase n.
burgu şeklini alma corkscrewing n.
devreye alma mühendisi commissioning engineer n.
cinsel içerikli sms gönderip alma sexting n.
izin alma getting permission n.
izin alma taking a day off n.
(iş yerinden) izin alma taking a day off n.
damardan alma mainlining n.
koku alma duyusu olfaction n.
koku alma duyusu olfactory perception n.
koku alma duyusu sense of smell n.
yetkilerini alma deauthorization n.
yetkilerini alma deauthorisation n.
yeniden raya alma rerailing n.
aşırı alkol alma booziness n.
kilo alma weight gain n.
plansız satın alma impulse purchase n.
plansız satın alma impulse buying n.
sorumluluğu üzerine alma avouchment n.
zorla alma abreption n.
alma (dikkati/enerjiyi/zamanı/parayı) absorbition n.
içine alma absorbition n.
önünü alma obviation n.
türev alma differential adj.
tat alma duyusuyla ilgili gustatory adj.
önceden satın alma hakkı olan preemptive adj.
garanti altına alma secure adj.
koku alma ile ilgili olfactory adj.
satın alma niyeti taşıyan intending to buy adj.
müşterek/birlikte karar alma/alan codeciding adj.
önce alma hakkı olan preemptible adj.
önceden satın alma hakkı olan pre-emptive adj.
rüşvet alma potansiyeli olan accessible to bribery adj.
tat alma duyusuyla ilgili olarak gustatorily adv.
teklif alma yolu ile by tender adv.
Proverb
ev alma komşu al (rus atasözü) get right neighbours rather than the right house
Colloquial
dikkate alma pay no mind
ister al ister alma take it or leave it
Idioms
ağırdan alma foot dragging
iş işten geçtikten sonra (önlem alma) closing the stable door after the horse has bolted
iş işten geçtikten sonra (önlem alma) shutting the stable door after the horse has bolted
işi sağlama alma belt and braces
işi ağırdan alma politikası fabian policy
alma verme dünyası life is about give and take
Speaking
yutamayacağın lokmayı ağzına alma don't bite off more than you can chew
bu ürünü alma hatasına düşeyim deme don't fall into the trap of buying this product
bana söylemeden bebeği alma don't take the baby without telling me
bir daha benim adımı ağzına alma don't ever say my name again
beni kafaya alma don't joke with me
senden tekrar haber alma çok güzel it's nice to hear from you again
kendini hafife alma don't underestimate yourself
Slang
çok alkol alma partying
masada bir şeyi istemek yerine uzanıp alma boarding house reach
uyuşturucuyu deriden alma skin popping
uyuşturucu alma/kullanma gereçleri (iğne/lastik/folyo vb) kit
içkileri alma sırası sende it's your shout mate (aus slang)
Trade/Economic
şirket satın alma acquisition
liyakat esasına göre işe alma veya terfi sistemi promotion based on open competition
muhayyer satın alma memorandum buying
belirli zaman içinde ve belirli şanlarda hisse senedi satın alma hakkı stock option
satın alma kararı purchase consideration
kayda alma recognition
perakende geri satın alma sözleşmesi retail repo
satın alma etkenleri purchasing influences
karar alma sorunu decision problem
satın alma procurement
gelecekte teslim kambiyo senedi satın alma ya da satma forward exchange
üzerine sorumluluk alma undertaking
kredi alma loan contracted
diğer şirketleri satın alma şeklindeki yayılma external investment
dikkate alma consideration
abluka altına alma blockade
zorunlu olarak askere alma levy
eksik pozisyon alma go short
satın alma departmanı purchasing department
hisse senedi alma taking stock
tercihli işe alma preferential hiring
geri satın alma buyback
zorla alma confiscation
işe alma staffing
kredi kartı sahibinin ve bu kartı veren bankanın kabul edilmeyen bir satın alma işlemi için geri ödeme talep etmesi chargeback
üretimden pay alma production sharing
satın alma avansları ve peşin ödemelerli advances and prepayments on purchase order
hisse alma hakkı veren finansal araç warrant
satın alma gücü riski purchasing power risk
abd'de çoğunlukla ticari bankalardan oluşan ve bankaların diğer bankalardan genellikle gecelik ödünç alma amacıyla kullandıkları özel bir piyasa federal funds market
hisse senedi satın alma taahhüdü stock subscription
proje satın alma planlama project procurement planning
ortalama alma averaging
karar alma decision making
kayda alma kriteri recognition criteria
satın alma maliyeti purchase cost
borç alma borrow
zorla alma plunder
vadeli teslim piyasasında satın alma forward buying
teslim alma makbuzu karşılığında against receipt
pozisyon alma position trading
risk alma risk lover
vadesi bir yıldan az olan ödünç alma işlemi short term liability
ödeme gücüne göre vergi alma kuralı faculty principle of taxation
en uygun satın alma best buy
kara listeye alma blacklisting
tek elden satın alma central buying
satın alma planlaması procurement planning
dışarıdan destek alma outsourcing
satın alma sıklığı purchase frequency
işletme satın alma veya birleşmesi aracılık komisyonları commissions on mergers and acquisitons
satın alma avansları ve peşin ödemeli advances and prepayments on purchase order