el - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

el



Bedeutungen von dem Begriff "el" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 2 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Technical
el yükseltilmiş demiryolu
el yükseltilmiş raylar üzerinde giden tren

Bedeutungen von dem Begriff "el" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 21 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
el hand n.
General
el stock n.
el move n.
el flapper n.
el hand n.
el other person n.
el shot n.
el stranger n.
el fist n.
el cheir n.
el discharge n.
el ownership n.
el one shot n.
el people n.
el forefoot n.
el grip n.
el hand-operated adj.
el country adj.
Slang
el mitt
Technical
el manual
Biochemistry
el manual

Bedeutungen, die der Begriff "el" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 500 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
el çırpmak clap v.
el koymak seise v.
el koymak appropriate v.
el koymak seize v.
el sallamak wave v.
el arabası wheelbarrow n.
el arabası barrow n.
el arabası trolley n.
el işi handiwork n.
el tutma yeri handle n.
el değmemiş virgin adj.
ikinci el second hand adj.
ikinci el secondhand adj.
General
(araç vb) el konulmak be impounded v.
(çömlek tekeri kullanmadan) el ile yapmak handbuild v.
(devlet) el koymak expropriate v.
(el/kol) bükmek pronate v.
(konuşurken) el kol hareketleri yapmak gesticulate v.
açılmak (sıkılmış el) unclench v.
almak ya da el koymak (özellikle sormadan) annex v.
altı el ya da ayak parmağa sahip olmak sexdigital v.
arkasından el sallamak wave goodbye v.
askeri hizmette kullanmak üzere el koymak commandeer v.
atmak (bir el silah) fire v.
bırakmak (el) unclasp v.
bir el ateş etmek take a shot at v.
bir el ateş etmek (tüfekle) take a shot at v.
bir el hareketiyle (bir yere) itmek veya çekmek sweep v.
bir el hareketiyle bir yere çekmek sweep v.
bir el hareketiyle bir yere itmek sweep v.
bir el silah atmak fire a shot v.
bir işe el atmak turn one's hand to v.
bir işe el atmak turn a hand to v.
bir işe el atmak make a dent in v.
bir sürü el hareketi yapmak make a lot of hand gestures v.
bir şeye el atmak lay hands on something v.
bir şeyi el altından satmak sell something under the counter v.
birini suçlamaya içi el vermemek can't bring oneself to accuse someone v.
çabuk ve kötü bir el yazısıyla yazmak scribble v.
çırpmak (el) clap v.
delil olarak el konulmak be impounded as evidence v.
-den el çekmek wash one's hands of v.
duruma el koymak take something in hand v.
durumu el vermek afford v.
dünyadan el çekmek lose touch with life v.
dünyadan el çekmek retire from the world v.
-e el atmak try one's hand at v.
-e el koymak take possession of v.
-e el sürmek lay hands on v.
ehliyete el koymak seize the driver's license v.
ehliyete el koymak suspend driver's licence v.
ehliyetine geçici olarak el konulmuş olmasına rağmen araç kullanmak be driving on a suspended driving licence v.
el açmak beg for v.
el altında bulundurmak keep something at arm's length v.
el altında bulundurmak keep something handy v.
el altında bulundurmak have something on hand v.
el altında bulundurmak keep something available v.
el altında bulundurmak keep something at one's fingertips v.
el altında bulundurmak keep something near at hand v.
el altında bulundurmak keep something within reach v.
el altında bulundurmak keep something readily available v.
el altında bulundurmak keep something accessible v.
el altında bulundurmak have something available v.
el altında olmak be at hand v.
el altında olmamak be out of reach v.
el altından çökertmeye çalışmak undermine v.
el arabası ile yük taşımak truck v.
el arabasıyla götürmek wheel v.
el atıvermek lend a hand v.
el atmak lay hands on v.
el atmak seise v.
el atmak turn a hand to v.
el atmak have a bash at something v.
el atmak have a bash at v.
el atmak seize v.
el atmak fall back upon v.
el atmak have a bash v.
el atmak step in v.
el atmak fall back on v.
el atmak start doing v.
el atmak attempt v.
el atmak claw v.
el ayak çekilmek be deserted v.
el basmak swear on v.
el becerisini yitirmek rust v.
el birliği etmek join forces v.
el birliği etmek cooperate v.
el bombasının pimini çekmek pull the pin out of the grenade v.
el çabukluğu ile çıkarmak conjure v.
el çabukluğu ile marifet yapmak juggle v.
el çekmek give up v.
el çekmek abdicate v.
el çekmek resign v.
el çekmek get clear of v.
el çekmek withdraw from v.
el çekmek relinquish v.
el çektirmek remove from a post v.
el çektirmek dismiss v.
el çırpmak clap the hands v.
el değiştirmek change hands v.
el değiştirmek pass in other hands v.
el değiştirmek relay v.
el ele tutuşmak join hands v.
el ele tutuşmak take each other by the hand v.
el ele vermek collaborate v.
el ele vermek cooperate v.
el ele vermek join forces v.
el etek çekmek abandon v.
el etek çekmek give up v.
el etek öpmek cringe v.
el etek öpmek lick the dust v.
el etek öpmek lick somebody's arse v.
el etmek wave v.
el etmek beckon v.
el etmek wave to v.
el feneri/ışıldak/ışık tutmak shine a flashlight v.
el frenini çekmek set the park brake v.
el frenini çekmek pull the parking brake v.
el frenini çekmek set the parking brake v.
el frenini çekmek/indirmek engage/disengage the parking brake v.
el hareketi çekmek give the finger v.
el hareketleri ve yüz mimikleri kullanılarak oluşturulan görsel dilde konuşmak speak in sign language v.
el hareketleriyle konuşmak gesticulate v.
el ile çalıştırmak activate manually v.
el ile işaret etmek motion v.
el ile işletmek manipulate v.
el ile ustalıkla yapmak/işlemek craft v.
el ile vurmak slap v.
el ile vurmak smack v.
el ile yapmak/işlemek craft v.
el işaretiyle çağırmak beckon v.
el kaldırmak raise one's hand v.
el kaldırmak raise one's hand to somebody v.
el kaldırmak raise a hand v.
el kol hareketi yapmak gesture v.
el kol hareketleriyle konuşmak speak in sign language v.
el konmak be seized v.
el koymak co-opt v.
el koymak sequester v.
el koymak distress v.
el koymak distrain up v.
el koymak seize v.
el koymak distrain on v.
el koymak glom v.
el koymak commandeer v.
el koymak impress v.
el koymak confiscate v.
el koymak distrain v.
el koymak usurp v.
el koymak attach v.
el koymak arrest v.
el koymak levy v.
el koymak take action v.
el koymak sequestrate v.
el koymak hold v.
el koymak seise v.
el koymak vest v.
el koymak impound v.
el koymak emprise v.
el koymak capture v.
el koymak condemn v.
el koymak embargo v.
el koymak (mala) confiscate v.
el öpmek kiss one's hand v.
el pençe divan durmak bow and scrape v.
el pençe divan durmak grovel to someone v.
el pençe divan durmak wait hand and foot v.
el pençe divan durmak wait on someone hand and foot v.
el pençe divan durmak kowtow v.
el sallamak wave v.
el sallamak wave one's hand v.
el sallayarak bir taşıtı durdurmak wave a vehicle down v.
el sallayarak bir vasıtayı durdurmak flag down v.
el sallayarak birine geç demek wave someone on v.
el sallayarak birine git demek wave someone away v.
el sallayarak birini durdurmak flag down v.
el sallayarak birini durdurmak wave someone down v.
el sıkışmak clasp v.
el sıkışmak press hands with v.
el sıkışmak shake hands v.
el sıkmak shake hands v.
el sürmek feel v.
el sürmek handle v.
el sürmek touch v.
el sürmek finger v.
el sürmemek not to touch v.
el sürmemek avoid touching v.
el sürmemek not to begin v.
el sürmemek not touch v.
el şakası yapmak ballyrag v.
el uzatmak claw v.
el uzatmak thrust out hand v.
el uzatmak aid v.
el uzatmak bestow hand on somebody v.
el uzatmak gather round v.
el uzatmak encroach v.
el uzatmak impinge v.
el üstünde tutmak treat with honour v.
el üstünde tutmak show great respect v.
el üstünde tutmak cherish v.
el üstünde tutmak pet v.
el üstünde tutmak hold in high esteem v.
el üstünde tutmak do somebody proud v.
el üstünde tutulmak be treated with great respect v.
el ve ayakların hafif hareketiyle su içinde dik durmak tread water v.
el ve ayaklarından tutarak yüzükoyun taşımak frogmarch v.
el vermek hand v.
el vermek lend a hand v.
el yıkamak handwash v.
el yordamıyla aramak fumble around v.
el yordamıyla aramak grope about v.
el yordamıyla aramak grope v.
el yordamıyla aramak feel v.
el yordamıyla aramak grabble v.
el yordamıyla aramak poke about v.
el yordamıyla aramak fumble v.
el yordamıyla aramak/ilerlemek grope v.
el yordamıyla bakınmak fumble for v.
el yordamıyla ilerlemek feel one's way v.
el yordamıyla yürümek fumble v.
el yordamıyle aramak fumble v.
el/kol/baş hareketi yapmak gesture v.
el/kol/baş hareketleri yapmak gesticulate v.
geçici olarak el koymak impound v.
gözden geçirmek (el yazısı vb.) rewamp v.
hakkından vazgeçmek veya el çekmek waive v.
ısıtmak (el/ayak vb'ni ateş vb'nin önünde) toast v.
iki el silah sesi duymak hear two gunshots v.
incil'e el basmak swear on bible v.
işe el atmak set one's hands to a task v.
işe el atmak start doing something v.
işe el atmak set hands to v.
işe el koymak set in v.
kanunen el koymak impound v.
kanunen el koymak confiscate v.
karşılıklı olarak birer el silah atmak exchange shots v.
kenetlenmek (el) clasp v.
kitaba el basmak swear on the koran v.
kötü bir el yazısıyla yazmak scrawl v.
kurana el basmak swear on koran v.
kuran'a el basmak swear on koran v.
mal ve mülküne el koymak dispossess v.
malına el koymak dispossess v.
malına el koymak disseise v.
malına el koymak expropriate v.
malına el koymak disseize v.
pasaportuna el konulmak (one's passport) be seized v.
pasaportuna el konulmak (one's passport) be confiscated v.
pasaportuna el koymak confiscate someone's pasaport v.
pasaportuna el koymak seize someone's pasaport v.
rehine el koymak foreclose a mortgage v.
sahte bir sıcaklıkla el sıkmak glad-hand v.
sallamak (mendil/el/tabanca) wave v.
selam verir gibi el sallanmak wave a greeting v.
sıkı el sıkışmak/ tokalaşmak shake hands firmly v.
tekrar el koymak reappropriate v.
üç el silah sesi duymak hear three gunshots v.
vicdanı el vermemek scruple v.
(el çırpma gibi) tekrarlayıcı beden hareketi stimming n.
(iskambil) el trick n.
(tığ veya şişle örülmüş) el örgüsü battaniye afghan n.
1. el 1st hand n.
akıllı el clever hand n.
akıllı el smart hand n.
amatörlerin el kitapları ameteurs manuals n.
anlamı ortamına göre değişen el, kol, baş veya vücut hareketi deictic gesture n.
antrenman el kitabı training manuals n.
antrenman el kitapları training manuals n.
arap el yazmaları arabic manuscripts n.
atma (kurşun/top/belirli bir el silah) firing n.
baskın el dominant hand n.
beraberlik halinde oynanan el rubber n.
bir hayır kurumu vb yararına ikinci el eşya satışı jumble sale n.
bir hayır kurumu vb yararına ikinci el eşya satışı rummage sale n.
bir kimsenin el yazısı autograph n.
bir vatan haininin servetine el koyma single escheat n.
birinci el 1st hand n.
birinci el 1st hand n.
birinci el first hand n.
birinin imzası/kendi el yazısı autograph n.
birinin kendi el yazısı autograph n.
bitişik el yazısı cursive script n.
bitişik el yazısı running hand n.
bitişik el yazısı longhand n.
bitişik el yazısı cursive n.
briç oyununda fazladan kazanılan el overtrick n.
briçte el alma taking a trick n.
büyük el çantası tote bag n.
çabuk ve kesik bir el sallama a flick of the wrist n.
demirci el makası clippers n.
demirci el makası hand cutter n.
deri el çantası leather handbag n.
el adamı stranger n.
el ağrısı a pain in the arm n.
el ağrısı hand pain n.
el aleti manual device n.
el aleti manual tool n.
el aleti tool n.
el aleti hand tool n.
el aleti handpiece n.
el aletleri hand tools n.
el alışkanlığı skill n.
el alışkanlığı practice n.
el altı oyunları underhand tactics n.
el altından alım undercover purchase n.
el altından olan backstairs n.
el antiseptiği hand antiseptic n.
el antiseptiği hand sanitizer n.
el arabacı cart driver n.
el arabası hand cart n.
el arabası lawn cart n.
el arabası pushcart n.
el arabası handbarrow n.
el arabası cart n.
el arabası go-cart n.
el arabası hand-barrow n.
el arabası trolly n.
el arabası truck n.
el arabası drag n.
el arabası hand truck n.
el arabası a cart for carrying small loads n.
el arabası garden cart n.
el arabası handcart n.
el atmanın önlenmesi davaları possessory actions n.
el avansı manual advance n.
el avansı hand advance n.
el ayası thenar n.
el aygıtları hand tools n.
el aynası hand mirror n.
el aynası hand glass n.
el bagajı hand baggage n.
el bagajı carry-on baggage n.
el bagajı grip n.
el bagajı hand luggage n.
el bagajı gripsack n.
el bakım ürünü hand care product n.
el bakımı hand care n.
el baltası hand axe n.
el baltası hatchet n.
el baskısı printing from plates n.
el baskısı hand printing n.
el becerileri manipulative skills n.
el becerileri hand skills n.
el becerisi dexterity n.
el becerisi sleight of hand n.
el becerisi handicraft n.
el becerisi sleight n.
el becerisi savoir faire n.
el becerisi manual dexterity n.
el becerisi handcraft n.
el becerisine dayanma manipulativeness n.
el bezi hand towel n.
el bezi washcloth n.
el bıçağı hand knife n.
el bileği wrist n.
el bileği (kemikleri) carpus n.
el bileği kemiği carpal n.
el bilgisayarı hand held computer n.
el bilgisayarı handheld computer n.
el blenderı hand blender n.
el bombası atan asker grenadier n.
el çabukluğu trick n.
el çabukluğu dexterity n.
el çabukluğu adroitness n.
el çabukluğu hocus-pocus n.
el çabukluğu pass n.
el çabukluğu legerdemain n.
el çabukluğu hokey-pokey n.
el çabukluğu sleight n.
el çabukluğu sleight of hand n.
el çabukluğu hoky-poky n.
el çabukluğu hat trick n.
el çabukluğu oyunu thimblerig n.
el çantası clutch n.
el çantası bag n.
el çantası purse n.
el çantası clutch bag n.
el çantası clutch n.
el çantası reticule n.
el çantası handbag n.
el çantası pocketbook n.
el çantası (kadınların kullandığı) purse n.
el çekici hand hammer n.
el çekimi hand held shooting n.
el çekme renunciation n.
el çekme abdication n.
el çektirme suspension n.
el çıkrığı hand reel n.
el çırpma clap n.
el darbesi handstroke n.
el değirmeni mill n.
el değirmeni coffee grinder n.
el değirmeni quern n.
el değirmeni coffee mill n.
el değiştirme handover n.
el değmemiş doğa wilderness n.
el değmemiş güzellik unspoiled beauty n.
el değmemiş yer wilderness n.
el deliği handhole n.
el deliği hand hole n.
el deliği kapağı handhole door n.
el dikişi hand sewn n.
el dokuması hand-knitting n.
el dokuması hand loom n.
el dokuması kalın yün yunan halısı flokati n.
el duşu hand spray n.
el duşu handshower n.
el dürbünü field glasses n.
el emeği hand work n.
el emeği manual labor n.
el emeği hand labour n.
el emeği manpower n.
el emeği göz nuru handicraft n.
el falcısı palmister n.
el falcısı chiromancer n.
el falcısı palm reader n.
el falcısı palmist n.
el falı chiromancy n.
el falı palmistry n.
el falı palm reading n.
el falı chirology n.
el falı palm-reading n.
el falı bakan kimse palmister n.
el falı bakan kimse chiromancer n.
el falı bakan kimse palmist n.
el falına bakan kimse palmist n.
el falına bakan kimse palm reader n.
el fatiha al-fatehah n.
el feneri torch n.
el feneri hand lamp n.
el feneri flashlight n.
el feneri flash lamp n.
el feneri electric torch n.
el fren mili somunu trunnion n.
el freni handbrake n.
el freni cer çubuğu pull rod n.
el gazı hand throttle n.
el genişliği handbreadth n.
el göz koordinasyonu eye hand coordination n.
el gücü hand power n.
el halısı hand-made rug n.
el hareketleri hand gestures n.
el hareketleriyle konuşma gesticulation n.
el hüneri handcraft n.
el hüneri handicraft n.
el ısıtıcı hand warmer n.
el ısıtıcısı handwarmer n.
el ilanı dodger n.
el ilanı fly sheet n.
el ilanı leaflet n.
el ilanı pamphlet n.
el ilanı handbill n.
el ilanı flier n.
el ilanı handout n.
el ilanı flyer n.
el ilanı throwaway n.
el ilanları circular n.
el ile besleyerek evcilleştirme hand-taming n.
el ile çizim line drawing n.
el ile hafifçe dokunma stroking n.
el ile işlenebilir/yapılabilirlik manipulability n.
el ile işletme manipulation n.
el ile muayene tactual exploration n.
el ile muayene palpation n.
el ile sürülen tekerlekli sandalye manually propelled wheelchair n.
el ile taciz groping n.
el ile taciz grope n.
el ile yapılan iş hand labor n.
el işareti high sign n.
el işareti waft n.
el işareti hand signal n.
el işçiliği hand workmanship n.
el işi manual labour n.
el işi craft n.
el işi craftwork n.
el işi manual labor n.
el işi handicraft n.
el işi handcraft n.
el işi handiwork n.
el işi handwork n.
el işi eğitimi manual training n.
el işi kağıdı fancy paper n.
el işi kağıdı handcrafted paper n.
el işi torbası workbag n.
el işlemine uygunluk manipulability n.
el kalıbı çerçevesi deckle n.
el kamerası hand camera n.
el kamerası hand held camera n.
el kamerası portable camera n.
el kapısı another's house n.
el karıştırıcısı hand blender n.
el kemiği hand bone n.
el kılavuzu manual n.
el kilidi handlock n.
el kitabı enchiridion n.
el kitabı deskbook n.
el kitabı companion n.
el kitabı guide n.
el kitabı how-to-do-it book n.
el kitabı workbook n.