Rest - Turco Inglés Diccionario

Rest

Significados de "Rest" en diccionario turco inglés : 111 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
rest n. dinlenme
rest n. istirahat
rest n. kalan
rest v. dinlendirmek
rest v. dinlenmek
General
rest n. mezar
rest n. mola
rest n. artık
rest n. misafirhane
rest n. erinç
rest n. gerisi
rest n. ölüm
rest n. sükun
rest n. sükunet
rest n. yatma
rest n. geri
rest n. kalan
rest n. huzur
rest n. geri kalan
rest n. tatil
rest n. paydos
rest n. dayanak
rest n. dinlenme yeri
rest n. bakiye
rest n. artan
rest n. kalıntı
rest n. uyku
rest n. asayiş
rest n. oturma
rest n. sükün
rest n. dinginlik
rest n. durak
rest n. barınak
rest n. diğerleri
rest n. tazelenmiş güç
rest n. mesken
rest n. geri kalanlar
rest n. yenilenmiş enerji
rest v. yaslanmak
rest v. dikmek (bakış)
rest v. uyumak
rest v. rahat etmek
rest v. nefes almak
rest v. oturmak
rest v. gömülü olmak
rest v. rahatlamak
rest v. ölmek
rest v. güvenmek
rest v. ebedi istirahatta olmak
rest v. durmak
rest v. dayamak
rest v. soluk almak
rest v. mola vermek
rest v. kalmak
rest v. çıkarmak
rest v. uzanmak
rest v. yaslamak
rest v. dayanmak
rest v. olmaya devam etmek
rest v. koymak
rest v. yatmak
rest v. dinlenmek
rest v. istirahat etmek
rest v. soluklanmak
rest v. dayandırmak
rest v. oturtmak
rest v. ebedi istirahatte olmak
rest v. tatmin olmak
rest v. hoşnut olmak
rest v. razı olmak
rest v. katlanmak
rest v. ses çıkarmamak
rest adj. geriye kalan
Trade/Economic
rest n. geri kalan miktar
rest adj. artan
rest adj. bakiye
rest adj. kalan
Law
rest v. (hukuk davasında) kendi üzerine düşeni tamamlamak
Technical
rest n. hareketsizlik
rest n. yuva
rest n. destek olarak kullanılan araç
rest n. ortaçağ zırhlarında göğsün yanındaki mızrağı destekleyen bölüm
rest v. istinat etme
Mechanic
rest n. makinede kesici takımı destekleyen ve sabit tutan kısım
Medical
rest n. ameliyat sırasında istenen bölümü yükseltmede kullanılan sert ama esnek yastık
Dentistry
rest n. kısmi protezin destek dişe yaslanarak kancayı sabit tutan bölümü
Food Engineering
rest v. dinlendirmek (şarap vb)
Gastronomy
rest v. (içindeki glütenin azalması için hamuru) serin bir yere koymak
Physics
rest adj. durağan
rest adj. hareketsiz
Biology
rest n. gelişim sürecinde yanlış yere yerleşmiş olan canlı embriyo hücresi kümesi
Agriculture
rest v. nadasa bırakılmak
Literature
rest n. şiir dizesinde görülen kısa duraklama
rest n. dize durağı
Military
rest n. (topçu sınıfında) atışı durdur emri
Hunting
rest n. destek
rest n. mesnet
Sport
rest n. buz
rest n. dinlenme
rest n. kompres
rest n. kompres ve yüksekte tutma
rest n. yüksekte tutma ve teşhis
rest n. zor vuruşlarda istekayı desteklemek için kullanılan özel sopa
rest n. (eski kullanımda) teniste set veya oyun
rest n. tekrar eden bir dizi geri vuruş (tenis)
rest n. topa kesintisiz geri vurulan süre
rest v. dinlenmek
Music
rest n. durak
rest n. es
rest n. pan flüte benzer tasarımlı bir arma
rest n. esi ve es süresini ifade eden işaret veya sembol

Significados de "Rest" en diccionario inglés turco : 2 resultado(s)

Turco Inglés
Geography
reşt rasht n.
reşt resht n.

Significados de "Rest" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
take a rest v. dinlenmek
General
day of rest n. tatil günü
the rest n. kalanlar
the rest n. artan
rest home n. dinlenme evi
rest cure n. yatak istirahati
rest center n. dinlenme merkezi
the rest n. geri kalan
rest home n. huzurevi
rest room n. wc
rest home n. yaşlılar yurdu
rest room n. dinlenme odası
the rest n. bundan sonrası
rest house n. pansiyon
rest harrow n. kayışkıran
rest house n. misafirhane
rest room n. tuvalet
rest house n. mola yeri
work rest cycles n. çalışma dinlenme dönemleri
the rest n. kalan miktar
bed rest n. yatak istirahati
rest area n. arabaların kısa süreli duraklama yapabilecekleri cep
rest stop n. arabaların kısa süreli duraklama yapabilecekleri cep
the rest of n. geri kalan kısmı
eternal rest n. ebedi istirahat
rest area n. konaklama tesisi
rest stop n. konaklama tesisi
rest home n. misafirhane
longed-for rest n. ölüm
rest-room n. tuvalet
rest-room n. hela
rest day n. istirahat günü
neck rest n. boyunluk
above the rest n. diğerlerinden üstün
coffin rest n. musalla taşı
rest areas n. dinlenme alanları
in the rest of the game n. oyunun geri kalanında
bed rest n. yatakta tedavi
book rest n. kitap altlığı
knife-rest n. bıçak altlığı
rest of the match n. maçın geri kalanı
rest of the game n. oyunun geri kalanı
rest of the city n. şehrin geri kalanı
rest of the population n. nüfusun geri kalanı
rest of the family n. ailenin geri kalanı
rest of the payment n. ödemenin geri kalanı
rest of the country n. ülkenin geri kalanı
rest of the game n. maçın geri kalanı
rest of the world n. dünyanın geri kalanı
the rest of the tour n. turnenin kalanı
the rest of my family n. ailemin geri kalanı/kalanını
three-day rest n. üç günlük istirahat
8-hour period for rest n. sekiz saatlik dinlenme süresi/dönemi
rest of the story n. hikayenin geri kalanı
rest of amount n. kalan miktar/meblağ/bakiye
winter rest n. kış uykusu
eternal rest n. ebedi uyku
rest break n. ara dinlenme
rest of civilization n. uygarlığın geri kalanı
spoon rest n. kaşıklık
r&r (rest&relaxation) n. dinlenme ve rahatlama
wrist rest n. klavye bilek desteği
knife rest n. bıçak standı
knife rest n. bıçak altlığı
knife rest n. bıçaklık
the rest of the weekend n. hafta sonunun geri kalanı
the rest n. kalan kısım
the rest n. artanlar
rest cure n. sorunsuz dönem
rest period n. dinlenme molası
rest house n. posta yolu üzerindeki yolcuların konaklayabileceği ev
rest cure n. basit görev
rest on one's laurels v. kazanılan şöhretle yetinmek
retire to rest v. uyumaya gitmek
have a rest v. soluklanmak
set somebody's mind at rest v. rahatlatmak
set somebody's mind at rest v. yüreğine su serpmek
rest assured v. emin olmak
lay to rest v. gömmek
rest with v. (kararı vermek vb) düşmek
rest on v. gözünü ayırmamak
take a rest v. dinlenmek
put somebody's mind at rest v. yüreğine su serpmek
be at rest v. hareket etmemek
rest against v. dayanmak
set someone's mind at rest v. birini rahatlatmak
rest on v. bağlı olmak
rest on v. dayanmak
rest with v. (kararı vermek) (birine) kalmak
allow rest v. oturtmak
lay to rest v. örtbas etmek
come to rest v. durmak
lay someone to rest v. cenazeyi toprağa vermek
lay something to rest v. nahoş bir olayı unutmak ve sanki olmamış gibi davranmak
be at rest v. çalışmamak
rest with v. elinde olmak
rest on v. güvenmek
rest on one's laurels v. rehavete kapılmak
rest on one's oars v. ağırdan almak
let rest v. dinlendirmek
have a rest v. soluk almak
have rest v. uyumak
take a rest v. istirahat etmek
put something to rest v. nahoş bir olayı unutmak ve sanki olmamış gibi davranmak
leave something to rest v. dinlenmeye bırakmak
be at rest v. hareketsiz olmak
rest against v. yaslanmak
set someone's mind at rest v. birinin kuşkularını ortadan kaldırmak
pay the rest v. kalanı ödemek
take something to rest v. dinlenmeye almak
get rest v. yorgunluk atmak
get rest v. dinlenmek
set someone's mind at rest v. içine su serpmek
rest in peace v. nur içinde yatmak
rest the dough v. hamuru dinlendirmek
leave the rest to god v. allah'a havale etmek
leave the rest to god v. allah'a bırakmak
leave the rest to allah v. allah'a bırakmak
leave the rest to allah v. allah'a havale etmek
rest against v. -e dayanmak
rest upon v. -e dayalı olmak
rest against v. -e dayamak
rest on v. -e dayalı olmak
rest on v. -e dayanmak
rest against v. -e dayalı olmak
rest on v. -e dayamak
rest upon v. -e dayanmak
rest with v. -e kalmak
rest on v. -e koymak
rest on v. -e yaslamak
rest against v. -e yaslamak
rest on one's laurels v. kazandıklarıyla yetinmek
rest on one's laurels v. kazandıklarını geliştirmeden korumaya çalışmak
rest on one's laurels v. kazancının üzerine yatmak
rest one's case v. davanın tüm delillerini sunduğunu belirtmek
rest one's case v. işlenen konunun anlatımını bitirmek
rest one's case v. konuyu sonlandırmak
rest assured v. müsterih olmak
rest one's head v. kafasını dinlemek
rest one's head v. kafa dinlemek
get a good rest v. iyice dinlenmek
have some rest v. biraz dinlenmek
leave the rest to god v. gerisini tanrıya bırakmak
be on bed rest v. yatak istirahatinde olmak
need professional care for the rest of one's life v. hayatının geri kalan kısmında profesyonel bakıma ihtiyaç duymak
be paralyzed from the waist down for the rest of one's life v. hayatının geri kalanı boyunca belden aşağısı felç olarak kalmak
rest one’s eyes v. gözlerini dinlendirmek
get plenty of rest v. bol bol dinlenmek
get plenty of rest v. bir hayli dinlenmek
handle the rest v. geri kalanı halletmek