üzerinde - Turco Inglés Diccionario

üzerinde

Significados de "üzerinde" en diccionario inglés turco : 33 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
üzerinde above adv.
Above that 1% threshold, an indication of the presence of a genetic modification in a food is compulsory.
1'lik eşiğin üzerinde, bir gıdada genetik modifikasyonun varlığının belirtilmesi zorunludur.

More Sentences
üzerinde upon prep.
The programme was agreed upon without any formal settlement.
Program üzerinde herhangi bir resmi uzlaşma olmaksızın anlaşmaya varılmıştır.

More Sentences
üzerinde on prep.
The teachers should be careful with their manners as they have a great influence on their students.
Öğretmenler, öğrencileri üzerinde büyük bir etkiye sahip oldukları için davranışlarına dikkat etmelidir.

More Sentences
General
üzerinde above adv.
Above that 1% threshold, an indication of the presence of a genetic modification in a food is compulsory.
1'lik eşiğin üzerinde, bir gıdada genetik modifikasyonun varlığının belirtilmesi zorunludur.

More Sentences
üzerinde over adv.
When we reached the viewpoint, we were high over the city.
Seyir yerine ulaştığımızda şehrin üzerindeydik.

More Sentences
üzerinde on adv.
Every press member should have a card with their name on it.
Her basın mensubunun üzerinde ismi yazan bir kartı olmalı.

More Sentences
üzerinde with prep.
We should reflect on this paradox and initiate a dialogue with the young people, giving politics back its role.
Bu paradoks üzerinde düşünmeli ve siyasete rolünü geri vererek gençlerle bir diyalog başlatmalıyız.

More Sentences
üzerinde across prep.
We also need to think and work across value chains and systems.
Ayrıca değer zincirleri ve sistemleri üzerinde düşünmemiz ve çalışmamız gerekiyor.

More Sentences
üzerinde over prep.
He has too much influence over his girlfriend.
Kız arkadaşının üzerinde çok büyük etkisi var.

More Sentences
üzerinde to prep.
Grasshoppers have been a great threat to the farm.
Çekirgeler çiftlik üzerinde büyük bir tehdit oluşturuyor.

More Sentences
Idioms
üzerinde on one's person expr.
By working on one person in the room, he is inviting everyone to the change that is truly possible.
Odadaki bir kişi üzerinde çalışarak herkesi gerçekten mümkün olan değişime davet ediyor.

More Sentences
Computer
üzerinde on prep.
The teachers should be careful with their manners as they have a great influence on their students.
Öğretmenler, öğrencileri üzerinde büyük bir etkiye sahip oldukları için davranışlarına dikkat etmelidir.

More Sentences
üzerinde over prep.
He has too much influence over his girlfriend.
Kız arkadaşının üzerinde çok büyük etkisi var.

More Sentences
Aeronautic
üzerinde on top adv.
We stopped to rest on top of a high hill.
Yüksek bir tepenin üzerinde dinlenmek için durduk.

More Sentences
General
üzerinde super adv.
üzerinde atop adv.
üzerinde aboon adv.
üzerinde aboard adv.
üzerinde thereon adv.
üzerinde at prep.
üzerinde upo [dialect] prep.
üzerinde pon prep.
üzerinde sur prep.
üzerinde about prep.
Phrases
üzerinde to hand expr.
üzerinde at hand expr.
Idioms
üzerinde about one's person expr.
üzerinde about your person expr.
üzerinde on your person expr.
üzerinde on person expr.
Geology
üzerinde epi- pref.
Archaic
üzerinde of prep.
Slang
üzerinde upside prep.

Significados de "üzerinde" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
çelik tel üzerinde demir dışı metalik kaplamalar non-ferrous metallic coatings on steel wire n.
(zar/oyun taşı üzerinde) nokta pip n.
General
aynı rota üzerinde yol alan gemi tren gibi taşıtların seferleri arasındaki zaman headway n.
üzerinde çalışılan iş workpiece n.
bir halkın üzerinde yaşadığı toprak parçası homeland n.
tek ayak üzerinde dönüş pirouette n.
(gıda üzerinde oluşan) kaymak skin n.
üzerinde düşünme consideration n.
at üzerinde mızrakla karşılaşma alanı tiltyard n.
kaya üzerinde yukarı doğru yükselen dar ve derin oluk chimbly n.
her zaman birinin üzerinde taşınan faydalı bir şey vade mecum n.
parmak uçlarında veya topuk üzerinde dönüş yapma pirouette n.
cilt üzerinde meydana gelen morluk tattooing n.
üzerinde durma niggling n.
üzerinde durma emphasizing n.
üzerinde düşünme deliberation n.
bir önceki babanın çocuk üzerinde bıraktığı etki telegony n.
kar üzerinde kaymak üzere üretilmiş araç sledge n.
özellikle büyük kara parçaları üzerinde bir eksen oluşturan dağ sırası cordillera n.
üzerinde deney yapan experimentist n.
gereksiz ayrıntılar üzerinde ısrarla duran bilim adamı pedant n.
suyun üzerinde yüzen pislik tabakası scum n.
su üzerinde durma flotation n.
cambazların üzerinde yürüdüğü sıkı gerilmiş ip tightrope n.
üzerinde oynama emending n.
üzerinde taşıyan kimse bearer n.
üzerinde durma emphasising n.
bir metin üzerinde değişiklik yapan emendator n.
bulut üzerinde görülen renkli halka anthelion n.
denek hayvanı üzerinde yapılan deney vivisection n.
bir konu üzerinde saplantılı kimse monomaniac n.
yol üzerinde mil işareti olan direk milepost n.
ip üzerinde yürüme (sirk) tightrope walking n.
harita üzerinde eş yükseklikte bulunan noktaları birleştiren eğriler contour lines n.
azizler üzerinde araştırmalar yapan bilim dalı hagiography n.
tezgah (üzerinde iş görülen) workbench n.
dik sap üzerinde yetiştirilen bitki standard n.
at üzerinde mızrak oyunu tilt n.
bir dağın zirvesi vb gibi harita üzerinde belirlenmiş bir yükseklik spot height n.
deniz vb üzerinde yüzen yağ tabakası oil slick n.
olumsuz noktalar üzerinde duran kimse critic n.
bir harita üzerinde belirli noktaları belirten sayı veya harf map reference n.
doküman üzerinde, söz konusu dokümanın parti içindeki konumunu belirten rakam veya kod serial number n.
evrak üzerinde bulunan resmi ya da şahsi mühür koruyan küçük yuvarlak kutu skippet n.
insanın kontrolünün ve sorumluluğunun üzerinde lap of the gods n.
ip üzerinde yürüyen tramper n.
bu alaşım ile maden levhalar üzerinde süslemeler yapma sanatı niello n.
üzerinde çok durma overemphasizing n.
üzerinde çok durma overemphasising n.
demirci tarafından üzerinde işlem yapılan parça blackwork n.
mevsim normallerinin üzerinde above seasonal normals n.
deniz seviyesi üzerinde above sea level n.
üzerinde anlaşmaya varılmış değer agreed value n.
üzerinde anlaşmaya varılmış değer settled value n.
üzerinde anlaşmaya varılmış değer the value agreed upon n.
üzerinde yazılı değer face value n.
üzerinde anlaşmaya varılmış değer agreed-upon value n.
suların çekilip yükselmesi esnasında deniz seviyesinin çizdiği hattı harita üzerinde gösteren eğri co-tidal line n.
su çizgisi üzerinde iki güvertesi olan gemi double-decker n.
üzerinde çok fazla düşünülmeden oluşturulmuş fikir ill-thought n.
çok önemli olmayan ve üzerinde uzun uzadıya düşünülmesi gerekmeyen no-brainer n.
yol üzerinde bir ara noktada konaklamaya ve başka tarifelerle birleştirilmeye imkan tanımayan tarife point-to-point air fare n.
üzerinde uçulan yer haritası ground mapping n.
ellerin üzerinde durma handstand n.
ayakları üzerinde dikelebilen eski insan homo erectus n.
üzerinde durma emphasis n.
(balede) tek ayak üzerinde dönüş pirouette n.
üzerinde yiyecek taşınan küçük el arabası wagon n.
üzerinde durmaya değmeyecek kadar önemsiz konu nonissue n.
üzerinde durmaya değmeyecek kadar önemsiz konu dead letter n.
üzerinde kardinal bellarmine'nin karikatürü bulunan taştan yapılmış içki sürahisi bellarmine n.
üzerinde kardinal bellarmine'nin karikatürü bulunan taştan yapılmış içki sürahisi longbeard n.
üzerinde kardinal bellarmine'nin karikatürü bulunan taştan yapılmış içki sürahisi long beard n.
üzerinde kardinal bellarmine'nin karikatürü bulunan taştan yapılmış içki sürahisi graybeard n.
üzerinde durulması gereken (nokta/husus vb.) the point(s) to be considered n.
üzerinde durulması gereken (nokta/husus vb.) the point to be emphasized n.
bekletilmiş şarapların üzerinde meydana gelen ince tabaka beeswing n.
üzerinde durulması gereken birkaç konu a few points worth stressing n.
ateş veya sıcak taşların üzerinde çıplak/yalın ayak yürüme firewalking n.
üzerinde yazılar veya rakamlar olan ceket letter jacket n.
üzerinde yazılar veya rakamlar olan kazak letter sweater n.
hayranların kendilerine ait olmayan orijinal eserler üzerinde herhangi bir kazanç beklentisi olmadan eğlence amaçlı yazdıkları kurgu öyküler fanfic n.
hayranların kendilerine ait olmayan orijinal eserler üzerinde herhangi bir kazanç beklentisi olmadan eğlence amaçlı yazdıkları kurgu öyküler fan-fiction n.
hayranların kendilerine ait olmayan orijinal eserler üzerinde herhangi bir kazanç beklentisi olmadan eğlence amaçlı yazdıkları kurgu öyküler fanfiction n.
şüphelinin üzerinde kimlik tespitinde yardımı dokunabilecek bir işaret (dövme/ben vb) an identifying mark on the suspect n.
üzerinde çocuk resmi olan bir kart a card with a child's picture on it n.
üzerinde kafatası çıkartması/işlemesi vb olan tişört skull t-shirt n.
(nehir/göl üzerinde yapılan) vahşi hayat gezisi wildlife cruise n.
koşu bandı vb gibi aletler üzerinde yapılan koşu run in place n.
koşu bandı vb gibi aletler üzerinde yapılan yürüyüş jog in place n.
arka ayakları üzerinde durma standing on hind legs n.
yara üzerinde oluşan zar cicatrice n.
üzerinde kardinal bellarmine'nin karikatürü bulunan taştan yapılmış içki sürahisi greybeard n.
bakılan/önem verilen/üzerinde durulan şey/konu/mesele focus n.
üzerinde yazı olan ceket letter jacket n.
laf arasında söylenen fakat duyan kişi üzerinde beklenmeyen etki yapan bir söz chance remark n.
aynı konu üzerinde düşünüp durma rumination n.
üzerinde birden fazla fırın gözü ve ocak bulunan ingilizlere özgü bir alet aga n.
insanların üzerinde sebze/meyve veya küçük bitkiler yetiştirmeleri için kiraladıkları küçük toprak parçası allotment garden (uk) n.
insanların üzerinde sebze/meyve veya küçük bitkiler yetiştirmeleri için kiraladıkları küçük toprak parçası community garden (us) n.
insanların üzerinde sebze/meyve veya küçük bitkiler yetiştirmeleri için kiraladıkları küçük toprak parçası allotment n.
üzerinde muhalif tanımların olduğu kavram essentially contested concept n.
yarışçının boğa üzerinde 8 saniye veya daha uzun süre kalmayı amaçladığı rodeo türü bull riding n.
lastik üzerinde karda kayma snow tubing n.
lastik üzerinde karda kayma snowtubing n.
çocukların üzerinde zıpladığı gergin ve esnek ağ thrombolin n.
ip üzerinde yürüme highlining n.
zihinsel rahatsızlıklar üzerinde yapılan çalışmaları ve tedavileri ifade eden eski bir tıbbi terim alienism n.
katır üzerinde yapılan yolculuk mule ride n.
bir nesnenin çevre üzerinde bir sonuç ortaya çıkaran etkisi effectance n.
üzerinde rütbe ve bağlı olunan makam sembolleri bulunan tören şapkası cap of maintenance n.
küçük bir taşıyıcının bir hat üzerinde hareket ettiği nakit para taşıma şekli cash railway n.
nal üzerinde kaymayı önleyen metal çıkıntı cawker n.
ruhların gezegenler üzerinde, gezegenlerin de insanlar üzerinde etkisine sebep olduğuna inanılan doğaüstü güç celestial magic n.
posta pulu üzerinde amblem, figür, vb. içeren renkli alan label n.
belgeye şerit üzerinde iliştirilmiş belge eki label [obsolete] n.
yeniden üzerinde durma re-emphasis n.
üzerinde düşünülmüş anlamlı ifade reflex [obsolete] n.
kanada'da büyük göller üzerinde düzenli sefer yapan tekne lake boat n.
üzerinde sürmeye elverişlilik rideability n.
bir arma levhası üzerinde yer alan figür charge n.
doğu türkmenistan'da ceyhun ırmağı üzerinde yer alan şehir chardzhou n.
üzerinde anlaşmaya varılan zaman the appointed hour n.
cambazların üzerinde yürüdüğü sıkı gerilmiş kablo tightwire n.
sirkte ip üzerinde yürüme funambulism n.
yüzük taşı üzerinde yer alan kesilmiş mücevher parçası top n.
darağacında mahkumun üzerinde durduğu menteşeli platform trap n.
darağacında mahkumun üzerinde durduğu menteşeli platform drop n.
üç ayak üzerinde duran kap tripod n.
rusya'nın doğu-orta bölgesinde, lena nehri üzerinde kurulu şehir yakuza n.
(iran'da) yük hayvanı üzerinde buz taşımak için kullanılan kutu yakhdan n.
(iran'da) yük hayvanı üzerinde buz taşımak için kullanılan kutu yakhdan n.
eski radyoların üzerinde radyo fonksiyonlarının durumunu gösteren ışıklı göz magic eye n.
atın üzerinde bacakların ikisi de bir tarafta oturma pozisyonu (genel olarak kadınların kullandığı at biniş şekli) sidesaddle n.
üzerinde çalışılan parça job n.
(at üzerinde) mızrak/kılıç dövüşü yapma joust n.
(at üzerinde) mızrak/kılıç dövüşü yapmak joust n.
deniz ve buz üzerinde ilerleyebilen düz tabanlı bir tekne scooter n.
kaya üzerinde ince buz tabakası verglas n.
üzerinde yazıt bulunan kurdelemsi bir şerit bandrol n.
fıçıdan bira içerken fıçının üzerinde amuda kalkma kegstand n.
üzerinde anahtar ve kilit asmak için kancalar bulunan askılık keyboard n.
hayvanlar üzerinde deney yapılmasına karşı olan kimse bestiarian [uk] n.
insanları idam etme yöntemleri üzerinde çalışan bilim dalı ktenology n.
eskiden ayakkabı ustalarının üzerinde deri dövmek için kucaklarına koydukları bir taş lapstone n.
yüzlük ayakkabı derisini ayakkabı maketinin üzerinde esnetmeye yarayan bir alet laster n.
eyerin üzerinde yer alan, içlerinden kayışların geçtiği halkalar larigos n.
yukarı ve aşağı michigan'ı ayıran kanalın üzerinde yer alan asma köprü mackinac bridge n.
randevuya çıkan bir kadının üzerinde taşıdığı, partneri ile kavga etmeleri durumunda eve dönmesine yetecek kadar yol parası mad money n.
üzerinde zıt renkte semer şeklinde desen bulunan oxford tipi bağcıklı kundura saddle oxford n.