Range - Türkçe İngilizce Sözlük

Range

"Range" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
range i. çeşitlilik
range i. silsile
range i. sıra (dağ/tepe)
range i. menzil
range i. aralık (yaş vb)
range i. mesafe (görüş/atış)
range i. seri (ürün vb)
Genel
range i. fırın (yemek pişirmeye yarayan üstü ocaklı)
range i. saha
range i. uzaklık
range i. sınır
range i. ocak
range i. atım
range i. mera
range i. istatistik dağılım
range i. alan (bitki veya hayvanın doğal olarak yetiştiği)
range i. poligon
range i. dağılım genişliği
range i. kapsam
range i. atış alanı
range i. açık alan
range i. atış uzaklığı
range i. gidim
range i. otlak
range i. alanlar (bitki veya hayvanın doğal olarak yetiştiği)
range i. düzen
range i. çeşit
range i. erim
range i. sıra
range i. sınıf
range i. yayılma alanı
range i. alan
range i. alt üst sınır
range i. dağ silsilesi
range i. ara
range i. hare
range i. aralık
range i. dizi
range i. bölge
range i. yelpaze
range i. kuzine/mutfak sobası/fırınlı ocak
range i. çekim
range i. erişim
range i. kapsama (alanı)
range i. yetişme bölgesi
range i. yetiştiği bölge
range i. derece
range i. fırınlı ocak
range i. mertebe
range i. etki alanı
range i. mevki
range i. kademe
range i. tesir sahası
range i. uzaklık
range i. rütbe
range i. (bir kimsenin) algısının kapsamı
range i. (bir kimsenin) bilgisinin kapsamı
range i. (bir kimsenin) deneyiminin kapsamı
range i. (bir kimsenin) yeteneklerinin kapsamı
range i. (özgürce) gezme
range i. gezinti alanı
range i. (ses vb.) aralığı
range i. sıradağlar
range i. atış poligonu
range i. yetenek
range i. arazi
range f. tarafına çevirmek
range f. sıralamak
range f. uzanmak
range f. menzilini bulmak
range f. dizmek
range f. bulunmak (bir yerde)
range f. dağılmak
range f. otlatmak
range f. düzeltmek
range f. ayarlamak
range f. dolaşmak
range f. boyunca gitmek
range f. gezinmek
range f. yetişmek (bir yerde)
range f. sıra halinde olmak
range f. yayılmak
range f. erimi olmak
range f. sıralı olmak
range f. akıp gitmek
range f. erişmek
range f. gezmek
range f. dizilmek
range f. olmak
range f. katılmak
range f. sınıflandırmak
range f. doğrultmak
range f. turlamak
range f. (sahil) boyunca seyretmek
range f. safında bulunmak
range f. ... ile ... arasında değişkenlik göstermek
range f. kapsamak
range f. uzanıp gitmek
range f. sınıfında bulunmak
range f. tasnif etmek
range f. içermek
range f. amaçsızca dolaşmak
range f. gezinmek
range f. (belirli değerler arasında) değişiklik göstermek
range f. (bazı sınırlar arasında) değişmek
range f. düzenlemek
range f. düzene koymak
range f. sıraya koymak
range f. tanzim etmek
range f. tertip etmek
range f. yerleştirmek
range f. sınıflara ayırmak
range f. göz gezdirmek
range f. kısaca incelemek
range f. keşif gezisine çıkmak
range f. arasında değişmek
range f. (hayvan vb.) gezinmek
Konuşma Dili
range f. sürtmek
Ticaret/Ekonomi
range i. bölge
range i. değişebilme alanı
range i. değişim aralığı
range i. değişmenin alt ve üst sınırları
range i. dağılım
range i. dizi
range i. gemi faaliyet alanı
range i. geminin coğrafi yönden işletme bölgesi
range i. mıntıka
range i. sınıf
range i. tahsis edilmiş sefer bölgesi
range i. (ürün/hizmet vb) yelpaze
Teknik
range i. aralık
range i. menzil
range i. seviye
range f. telemetre kullanarak menzil bulmak
Bilgisayar
range i. alt ve üst sınırlar arası
range i. seri
range i. yayılma aralığı
Tekstil
range i. post veya deriden kesilmiş şerit halinde parça
range i. posttan kesilen parça
İnşaat
range i. eşit yükseklikteki kare bloklarla örülen taş duvar
range i. erim menzil
Mobilya
range i. kuzine
Otomotiv
range i. taşıtın yakıt almadan kat edebildiği azami mesafe
range i. tek depo ile kat edilebilen azami mesafe
Ulaştırma
range i. aynı fiyatların uygulandığı, aynı bölgedeki bir grup nakliye limanı
Havacılık
range i. radyo renç istasyonu
range i. hava seyrüseferine yardım amaçlı radyo istasyonu
Denizcilik
range i. sıra dizi
range f. (güvertede çapa atmak üzere) halat rodasını açmak
range f. demir atarken (gemiyi) ileri geri hareket ettirmek

"Range" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
range hood (us) i. davlumbaz
Genel
firing range i. poligon
short range i. kısa aralık
rifle range i. atış alanı
firing range i. atış alanı
medium range aircraft i. orta menzilli uçak
test range i. deney alanı
rifle range i. menzil
long range radar i. uzun menzilli radar
age range i. yaş dilimi
fall range i. güzlek
range land i. hayvan otlatılan arazi
age range i. yaş aralığı
mountain range i. sıradağ
target range i. poligon
slant range i. iki nokta arasındaki eğik mesafe
rifle range i. poligon
long range forecast i. uzun süreli hava tahmini
product range i. ürün yelpazesi
shooting range i. poligon
firing range i. atış yeri
shooting range i. atış poligonu
range of application i. uygulama bölgesi
mountain range i. dağ sırası
range land i. çiftlik arazisi
golf range i. golf sahası
close range target i. kısa menzil hedefi
target range i. atış yeri
mid range i. orta değer
mountain range i. dağ silsilesi
cattle range i. sığır otlağı
temperature range i. sıcaklık aralığı
cattle range i. otlak
voice range i. ses erimi
price range i. fiyat dağılımı
target range i. hedef menzili
range pole i. jalon
range of mountains i. sıradağ
visibility range i. görüş mesafesi
product range i. ürün çeşitliliği
total range i. toplam aralık
full range i. tam alan
arc range i. ark mesafesi
intensity range i. yoğunluk aralığı
target heart rate range i. hedef kalp hızı aralığı
target heart rate range i. hedef kalp hızı seviyesi
target heart rate range i. hedef kalp hızı oranı
operating range i. işletme bölgesi
daily range i. günlük değişim
range of mountains i. dağ silsilesi
long-range plan i. uzun vadeli plan
range of awareness i. bilinç düzlemi
range of samples i. örnek koleksiyonu
range of mountains i. sıra dağlar
range over a wide field i. geniş alana yayılma
destruction range i. tahribat alanı
range of colors i. renk yelpazesi
range pole i. gözetleme direği
cooking range i. ocak
gas range i. gazlı ocak
a full range of services i. her çeşit/türlü hizmet
a wide range of colours i. geniş renk yelpazesi
a full range of services i. çok çeşitli/kapsamlı hizmetler
meter range i. metre aralığı
range of vision i. görüş mesafesi
rifle range i. tüfek poligonu
target range i. atış poligonu
mountain range i. sıradağlar
accurate range i. etkili menzil
artillery range i. atış alanı
shooting range i. atış menzili
middle range theory i. orta boy kuram
middle range theories i. orta boy teoriler
theories of middle range i. orta boy teoriler
middle range theory i. orta boy teori
kitchen range i. kuzine/mutfak sobası/fırınlı ocak
mid-range hotel i. orta sınıf otel
range cooker i. fırın
long-range impact i. uzun vadeli etki
narrow range i. dar aralık
height range i. boy aralığı
wide range of subjects i. geniş konu yelpazesi
confidence range i. güven aralığı
approximate range i. yaklaşık değer
certificate of competence for short range radio operators i. kısa mesafe telsiz operatörü yeterlik belgesi
vocal range i. ses perde aralığı
vocal range i. ses aralığı
vocal range i. vokal aralığı
practice range i. golf atışı çalışmak için uygun saha
practice range i. golf alıştırma sahası
free range i. serbest gezen kümes hayvanı
range far f. geniş kapsamlı olmak
range up f. üst limitlere yükselmek
range up f. üst seviyeye genişlemek
shoot a weapon at close range f. yakın mesafeden ateş etmek
(shoot a weapon) at close range f. yakın mesafeden ateş etmek
range between f. aralığında seyretmek
get out of range f. menzil dışına çıkmak
get out of range f. erim dışına çıkmak
be out of one's price range f. ödeyebileceği fiyatın üzerinde olmak
a range of s. bir dizi
wide range of s. geniş bir yelpazede
wide range of s. geniş yelpazeli
wide range of s. çok sayıda
wide range of s. çok miktarda
wide range of s. çeşitli sayıda
wide range of s. çok çeşitli
wide range (of) s. geniş yelpaze
a wide range of s. çok çeşitli
a wide range of s. çok sayıda
a wide range of s. çok kapsamlı
long-range s. uzun menzilli
long-range s. uzun menzilli (top)
mid-range s. orta seviyede olan
short-range s. kısa vadeli
short-range s. kısa mesafe
short-range s. kısa dönemli
short-range s. kısa menzil
out of range s. erimin dışında
close-range s. yakın
close-range s. yakın mesafe
a broad range of s. geniş bir
top of the range s. sınıfının en iyisi
a broad range of s. geniş bir yelpazede farklı
range-raised s. otlakta yetişmiş/yetiştirilmiş
a diverse range of s. çok çeşitli
a whole range of s. birçok
a wide range of s. geniş kapsamlı
a wide range of s. geniş kapsamlı
a wide range of s. çok kapsamlı
at close range zf. yakın mesafeden
at close range zf. yakından
in the range of zf. aralığında
at point-blank range zf. çok kısa mesafeden
over a range of ed. belirli bir aralığın üzerinde
between the range of ed. aralığında
within range of ed. mesafesinde
a whole range of expr. bir dizi
lr (long range) kısalt. uzun erim
lr (long range) kısalt. uzun menzil
irbm (intermediate-range ballistic missile) kısalt. orta menzilli balistik füze
Öbek Fiiller
range from something to something f. arasında dağılım göstermek/değişmek
range over something f. (araziye/alana/bölgeye) yayılmak
range in f. (özellikle otomatik seyir yardımcıları vasıtasıyla) bir noktaya yönelmek
range over f. geniş bir yelpazeden almak
range over (something or some place) f. (bir şeye/bir yere) yayılmak
range against f. birisine/bir şeye karşı saf tutmak
İfadeler
in the medium range zf. orta vadede
the samples range from bad to excellent expr. örnekler kötü ile mükemmel arasında değişiyor
within the range expr. arasında