belirten - Türkçe İngilizce Sözlük

belirten

"belirten" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 18 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
belirten indicative s.
Genel
belirten stating that s.
It is stated that the new facility to be opened in Huntsville will increase the company’s rocket production capacity.
Huntsville'de açılacak yeni tesisin şirketin roket üretim kapasitesini artıracağı belirtiliyor.

More Sentences
belirten explainer i.
belirten embodier i.
belirten determinative s.
belirten denotive s.
belirten highlighting s.
belirten determinant s.
belirten evincive s.
belirten diacritical s.
belirten innuent [obsolete] s.
belirten symptomatic s.
belirten symptomatical s.
belirten of ed.
Bilgisayar
belirten diacritic s.
Matematik
belirten determinant s.
Dilbilim
belirten modifier i.
belirten indice i.

"belirten" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
varlık belirten substantive s.
Genel
başlama belirten fiil inchoative i.
hoşnutsuzluk belirten bakış frown i.
iyelik belirten sözcük possessive i.
doküman üzerinde, söz konusu dokümanın parti içindeki konumunu belirten rakam veya kod serial number i.
manyetik bir iğne aracılığıyla yön belirten pusula magnetic compass i.
bir harita üzerinde belirli noktaları belirten sayı veya harf map reference i.
azami kabarma esnasında suyun ulaştığı düzeyi belirten gösterge high water mark i.
tarih belirten satır dateline i.
bir parçayı belirten sözcük partitive i.
anlamı belirten işaret ideogram i.
anlamı belirten işaret ideograph i.
sürücülerin yolun sağını mı solunu mu kullanacakları belirten ülkesel kural rule of the road i.
üniformalarda rütbe belirten metal çubuklar bar i.
düzeltme yapılmayacağını belirten sözcük stet i.
olay yerine varıldığında/veya hastaneye getirildiğinde hastanın/yaralının çoktan yaşamını yitirdiğini belirten bir kısaltma doa (dead on arrival) i.
vergi borcunun ödendiğini belirten belge tax certificate i.
belirten kimse remarker i.
tapunun kira süresini belirten kısmı tenendum i.
abd ölçü birimleri sisteminde kabul edilen, kuru ürünlerin ağırlığını belirten ölçü birimi united states dry unit i.
bir şeyin görüldüğünü belirten bağırış view halloo i.
postanın üzerinde yer alan ve genellikle postanenin ismini ve postalanma saatini belirten resmi işaret mark i.
ağaç kütüğündeki sahiplik belirten damga mark i.
hayranlık belirten biyografi hagiographer i.
kelimeleri erilleştiren veya eril olduklarını belirten son hece/ek masculine ending i.
konuşmacının çıkardığı tereddüt belirten ses haw i.
şüphe veya küçümseme belirten ses humph i.
fiil biçiminin cümlede bir gerçekliğin ifade edilip edilmediğini belirten kısmı mood i.
belirten şey designator i.
korku belirten yutkunma sesi gulp i.
onaylamama belirten tıslama sesi hiss i.
görüş belirten kimse opiner i.
yol belirten şey router i.
taksonomik gruba özgü özellikleri belirten kısa açıklama diagnosis i.
kınama belirten sert söz dishonor [us] i.
kınama belirten sert söz dishonour [uk] i.
(eski usul içki kaplarının üzerine) kişi başına içki miktarını belirten işaretlemeler pin i.
(özellikle kanada'da) paranın sahici olduğunu belirten yuvarlak ve renkli noktalar planchette i.
(haber metninde) tarih ve olay yerini belirten satır dateline i.
doğumda verilip çocuğun cinsiyeti ve doğum tarihini belirten isim day name i.
(muhasebecilikte) girdinin kaynağını ve hangi hesaba girildiğini belirten tanımlama referansı folio i.
fikirlerden çok övünme belirten bir konuşma ornament i.
(özellik veya ilişki belirten) terim predicate i.
yük beygirinin standart yük kapasitesini belirten çeşitli birimlere verilen ad seam [dialect] i.
neyin ateşleneceğini belirten emir shell (specify) i.
belirten şey significator i.
kumaşta açıklık veya yırtmaç belirten uzun düz kesik veya işaret slash i.
emir belirten hareket beck i.
dini köken belirten bir soyadı house i.
üzerine saati belirten gölgenin düştüğü çizgi hour line i.
posta türünü belirten veya talimat veren ifade indicia i.
bir şeyi belirten kimse specifier i.
mantıksal özne belirten sembol proper name i.
-e razı olduğunu belirten bazı adımlar atmak make overtures for f.
günün anlam ve önemini belirten konuşmalar yapmak make speeches to mark the meaning and importance of the day f.
günün anlam ve önemini belirten konuşmalar yapmak make speeches emphasizing the meaning and the importance of the date f.
şaşkınlık veya sevinç belirten sesler çıkarmak aah f.
özellikle dua ve beddualarda kullanılan, istek belirten bir yardımcı fiil may f.
istek belirten optative s.
emir belirten imperatival s.
ne kadar hor görüldüğünü belirten (birinin/bir şeyin) supercilious s.
geçmiş zaman belirten preterit s.
geçmişe özlem belirten nostalgic s.
zaman belirten temporal s.
karşıt fikir belirten adversative s.
takdir ettiğini belirten admiring s.
tehlikeyi belirten sematic s.
inanmadığını belirten incredulous s.
dolaylı olarak belirten implicit s.
soru belirten interrogative s.
şunu belirten stating that s.
(dilbilimsel) tamamlanma belirten perfective s.
soru belirten rogatory s.
dilek belirten desiderative s.
geçmiş zaman belirten preterite s.
fiziksel veya mental acıyı belirten racking s.
ad belirten name s.
zenginlik belirten trophy s.
bir noktanın merkez noktasına göre yönünü belirten (harita) zenithal s.
izin belirten volitive s.
istek belirten wishful s.
arzu belirten wishful s.
beşinci evlilik yıldönümünü belirten woodenly s.
(konaklama için) memnuniyetini belirten bread-and-butter s.
boyut ve konum belirten dimensioning s.
eksilme belirten diminutal s.
eksiltme belirten diminutal s.
azalma belirten diminutal s.
eksiltme belirten diminutival s.
küçültme belirten diminutal s.
azalma belirten diminutival s.
küçülme belirten diminutival s.
eksilme belirten diminutival s.
küçültme belirten diminutival s.
küçülme belirten diminutal s.
azaltma belirten diminutal s.
azaltma belirten diminutival s.
sevgi veya yakınlık belirten bir kelime old s.
kınama belirten dislogistic s.
güvencesizlik belirten incertain s.
şüphe belirten dubitative s.
bileşik cümlede yüklemi belirten independent s.
kınama belirten disapproving s.
onaylamama belirten disapproving s.
ortodoksluğu belirten orthodoxical s.
önceden belirten prenuncious s.
utanç belirten shamed s.
geç prekambriyen dönemi belirten proterozoic s.
açıkça belirten professed s.
piskoposu belirten episcopal s.
hece belirten syllabic s.
bir saatlik zaman dilimini belirten hourlong s.
bir saatlik süre belirten hour s.
sözünden dönme belirten palinodial s.
hüsran belirten frustrated s.
hüsran belirten frustrate s.
telaffuz belirten pronuncial s.
itme gücünü belirten propulsive s.
itme gücünü belirten propulsory s.
belirten bir şekilde evidentally zf.
hayranlık belirten complimentary zf.
genellikle emir belirten cümlelerde kullanılan boşluk doldurucu sözcük once [dialect] zf.
bir olayla ilgili bir noktayı belirten edat of ed.
bir fonksiyonun sonucu ve temel bir varlık arasındaki ilişkiyi belirten edat of ed.
hükümdar ve tebaa arasındaki ilişkiyi belirten bir edat of ed.
bir eylemle ilgili bir zamanı belirten edat of ed.
ev sahibi ve mülk arasındaki ilişkiyi belirten bir edat of ed.
(oyunlarda) oyuncuyu belirten zamir it zm.
birbiri yerine geçebilme belirten bir bağlaç or bağ.
anlam kesinliği belirten bir bağlaç or bağ.
eş anlamlılık belirten bir bağlaç or bağ.
eşitlik belirten bir bağlaç or bağ.
düzeltme belirten bir bağlaç or bağ.
iğrenme belirten ünlem yuck ünl.
iğrenme belirten ünlem yuk ünl.
galce’de iğrenme ve nefret belirten bir ifade ach-y-fi ünl.
acı/iğrenme belirten çığlık aargh ünl.
hayranlık belirten ünlem nooit [south african] ünl.
iğrenme belirten ünlem nooit [south african] ünl.
sürpriz belirten ünlem nooit [south african] ünl.
tereddüt belirten ünlem uh ünl.
sevgi belirten bir sözcük macushla [ireland] ünl.
yüksek ve yankılı bir ötüşü belirten bir ünlem whoop ünl.
heyecan veya neşeyle haykırmayı belirten bir ünlem whoop ünl.
derin bir şekilde nefes almayı belirten bir ünlem whoop ünl.
heyecan veya neşeyle bağırmayı belirten bir ünlem whoop ünl.
yüksek ve yankılı bir bağırışı belirten bir ünlem whoop ünl.
şaşkınlık belirten bir ünlem god bless my soul! ünl.
şaşkınlık belirten bir ünlem bless my soul! ünl.
şaşkınlık belirten bir ünlem bless me! ünl.