cap - Türkçe İngilizce Sözlük

cap

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

cap — Definition

Anlamı ve Tanımı:
şapka, kapak, sınır koymak
Okunuş (IPA):
(AmE /kæp/ – BrE /kæp/)
Terim Türü:
İsim: cap (caps); Fiil: cap (caps – capped – capping)
Şapka veya kapak gibi örtücü parçayı anlatır; fiil olarak bir şeye üst sınır koymayı da ifade etmektedir. Kelime, “başlık/örtü” fikrine dayanan Latince caput (baş) ailesiyle bağlantılı tarihî bir katmandan modern kullanıma uzanır

"cap" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 116 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
cap i. başlık
My little brother has a yellow swimming cap with rubber ducks on it.
Küçük kardeşimin üzerinde lastik ördekler olan sarı bir yüzme başlığı var.

More Sentences
cap i. kapak
Here is your pen, but the cap seems to be lost.
İşte kaleminiz, ama sanırım kapağı kaybolmuş.

More Sentences
cap i. kep
The lady wore a white lace cap over her golden hair.
Kadın altın sarısı saçlarının üzerine beyaz dantel bir kep takmıştı.

More Sentences
cap i. kasket
Where's my lucky blue cap?
Şanslı mavi kasketim nerede?

More Sentences
Genel
cap i. tabanca mantarı
He begged his mother to buy more caps for his toy gun.
Oyuncak tabancasına daha fazla mantar alması için annesine yalvardı.

More Sentences
cap i. üst limit
They put a cap on fuel taxes.
Akaryakıt vergilerine üst limit getirdiler.

More Sentences
cap i. milli takımda oynama
He won his 10th cap against Finland in a World Cup.
Dünya Kupası'nda Finlandiya'ya karşı ülkesinin milli takımında 10. kez oynama hakkı kazanmıştır.

More Sentences
cap f. kaplamak
She decided to get her teeth capped.
Dişlerini kaplatmaya karar verdi.

More Sentences
cap f. sınırlandırmak
Not long after, spending was capped by the government.
Çok geçmeden harcamalar hükümet tarafından sınırlandırıldı.

More Sentences
cap f. milli takıma seçmek
She was capped eight times for Wales.
Galler formasıyla sekiz defa milli takıma seçilmiştir.

More Sentences
Konuşma Dili
cap f. aşmak
He has a 900 million dollar business and a yacht. I can't cap that!
900 milyon dolarlık bir işi ve bir de yatı var. Ben bunu aşamam ki!

More Sentences
Teknik
cap i. başlık
My little brother has a yellow swimming cap with rubber ducks on it.
Küçük kardeşimin üzerinde lastik ördekler olan sarı bir yüzme başlığı var.

More Sentences
cap i. kapak
Here is your pen, but the cap seems to be lost.
İşte kaleminiz, ama sanırım kapağı kaybolmuş.

More Sentences
cap i. kasket
Where's my lucky blue cap?
Şanslı mavi kasketim nerede?

More Sentences
cap i. şapka
She wore a white baseball cap backwards.
Beyaz bir beyzbol şapkasını ters takmıştı.

More Sentences
Bilgisayar
cap i. kep
The lady wore a white lace cap over her golden hair.
Kadın altın sarısı saçlarının üzerine beyaz dantel bir kep takmıştı.

More Sentences
Tekstil
cap i. şapka
She wore a white baseball cap backwards.
Beyaz bir beyzbol şapkasını ters takmıştı.

More Sentences
Otomotiv
cap i. kapak
Here is your pen, but the cap seems to be lost.
İşte kaleminiz, ama sanırım kapağı kaybolmuş.

More Sentences
Medikal
cap i. servikal kapak
Diaphragms and caps are among barrier methods of birth control.
Diyaframlar ve servikal kapaklar bariyer doğum kontrol yöntemleri arasındadır.

More Sentences
Gıda
cap i. kapak
Here is your pen, but the cap seems to be lost.
İşte kaleminiz, ama sanırım kapağı kaybolmuş.

More Sentences
Spor
cap i. milli takıma seçilen
Jason became the first cap on his team.
Jason, ekibinde milli takıma seçilen ilk isim oldu.

More Sentences
Genel
cap i. destemora
cap i. büyük harf
cap i. komisyon olarak kazanılabilecek miktara getirilen üst sınır
cap i. takke
cap i. zirve
cap i. mühür
cap i. bir şeyin değerlendirilmesinde kabul edilen en yüksek seviye veya fiyat
cap i. doruk
cap i. börkenek
cap i. kapsül
cap i. tepe
cap i. majüskül
cap i. kapela
cap i. kep takmak (simge)
cap i. börk
cap i. bone
cap i. milli takıma seçilen sporcu
cap i. servikal başlık
cap f. kapamak
cap f. kapatmak
cap f. tamamlamak
cap f. sırlamak
cap f. geçmek
cap f. örtmek
cap f. başlık geçirmek
cap f. üst limit getirmek
cap f. diş kaplaması yapmak
cap f. sınır koymak
Konuşma Dili
cap i. sermaye
cap i. sermayelendirme
cap i. hap
cap i. draje
cap f. üstün olmak
cap f. üstün gelmek
cap f. büyük harfe çevirmek
cap f. büyük harfle yazmak
cap f. geçmek
cap f. üstüne çıkmak
cap f. daha iyisini yapmak
cap f. üstün olmak
cap f. hap yapmak
cap f. öldürmek
cap f. haklamak
cap f. işini bitirmek
cap f. geride bırakmak
cap f. baskın çıkmak
Ticaret/Ekonomi
cap i. değişken oranlı borç senetlerinde faiz oranı için belirlenmiş üst sınır
cap i. faiz tavanı
cap i. tavan
cap i. tavan faiz oranı
cap f. sermayeleştirmek
cap f. üst sınıra ulaşmak
Teknik
cap i. kaplama
cap i. büyük boyutlu yazı kağıdı
cap i. patlatma cihazı
cap i. oyuncak tabancada kullanılan patlayıcı
cap i. fırın çatısı
cap i. harpuşta
cap i. örtü
cap i. port boynu kemeri
cap f. kep ile kapatmak
Bilgisayar
cap i. büyh
Telekom
cap i. tavan
Mekanik
cap i. kılavuz bilyalı yatak
cap i. tapa
Tekstil
cap i. üst kısım
Mimarlık
cap i. sütun başlığı
Aydınlatma
cap i. dip
Otomotiv
cap i. distribütör kapağı
cap i. duy
cap i. örtü
cap i. supap başlığı
Havacılık
cap i. verili şartlarda bir uçağın uçabileceği azami yükseklik
Denizcilik
cap i. destemora
cap i. gemi teknesinin iç destek veya döşemeleri
cap i. tapa
Medikal
cap i. rahim ağzına yerleştirilen, diyaframın daha küçüğü olan doğum kontrol aracı
cap i. kapsül başlığı
Diş Hekimliği
cap i. diş kaplaması
cap i. kırılmış veya çürümüş dişten kalan kısmın üstüne oturtulan yapay diş
cap i. kaplama
Botanik
cap i. kaliptra
cap i. çiçek kapsülü
cap i. mantar başı
Meteoroloji
cap i. dağın zirvesini kaplayan bulut
cap i. tepe
Futbol
cap i. maçta takımı temsil eden oyuncuya verilen sembolik şapka veya bere
cap i. (sporcu) milli takıma seçilme
Argo
cap i. kurşun
cap i. mermi
cap i. yalan
cap i. uydurma
cap i. palavra
cap i. kolpa
cap f. sallamak

"cap" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 31 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
çap caliber i.
çap diameter i.
çap calibre i.
Genel
çap module i.
çap cadaster i.
çap worth i.
çap plat i.
çap quality i.
çap scale i.
çap size i.
çap diam i.
çap gauge i.
çap diameter i.
çap bore i.
çap calibre i.
çap caliber i.
çap dimension i.
çap diametral [obsolete] i.
Teknik
çap dia. (diameter) i.
çap diameter i.
çap bore i.
çap calibre i.
çap dia. i.
çap caliber i.
Tekstil
çap diameter i.
Otomotiv
çap diameter i.
Gıda
çap diameter i.
Matematik
çap diameter i.
çap diam (diameter) kısalt.
çap diam. (diameter) kısalt.
Geometri
çap dia (diameter) kısalt.

"cap" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
percussion cap i. tüfek kapsülü
service cap i. subay kasketi
yachting cap i. yatçı şapkası
cap stone i. taş başlık
fur cap i. kalpak
cover cap i. kapatma kapağı
chimney cap i. baca şapkası
cap stone i. tepelik
newsboy cap i. bir tür kasket
chimney cap i. baca külahı
blasting cap i. dinamit tapası
cap stone i. taç
flat cap i. kasket
watch cap i. saat koruyucusu
ski cap i. kayak başlığı
a feather in your cap i. gelecekte yararı dokunacak bir başarı
a feather in one's cap i. övünülecek başarı
percussion cap i. çatapat
jeff cap i. kasket
detonating cap i. fünye
drop cap i. büyük harf
jockey cap i. kasket
shower cap i. duş bonesi
small cap i. küçük büyük harf
alarm whistle cap i. düdük başlığı
bathing cap i. bone
bottle cap i. şişe kapağı
drip cap i. damlalık
gasoline tank cap i. benzin deposu kapağı
snow-cap i. karla kaplı dağ zirvesi
ice cap i. buz tabakası
ice cap i. buz örtüsü
ice cap i. buzul
police cap i. polis şapkası
fool's cap i. soytarı külahı
cloth cap i. kasket
hech cap i. musevilerin ibadet ederken başlarına taktıklar takke
crown cap i. şişe kapağı
crown cap i. gazoz kapağı
crown cap i. metal gazoz kapağı
cap gun i. mantar tabancası
billed cap i. vizörlü (güneşlikli) kep
billed cap i. terekli şapka
dutch cap i. diyafram (bir doğum kontrol yöntemi)
visored cap i. siperlikli şapka
spray cap i. sprey kapağı
spray cap i. sprey kapak
driver's cap i. şoför kasketi
jar cap i. kavanoz kapağı
lug cap i. kavanoz kapağı
flat cap i. Snapback şapka
salary cap i. ücret tavanı
salary cap i. nba'de takımların bir sezonda oyuncularına ödeyebileceği maksimum miktar
salary cap i. tavan ücret
bobble cap i. ponponlu bere
bobble cap i. ponponlu (örgü) bere
skull cap i. bere
a feather in the cap i. medarıiftihar
a feather in the cap i. başarı
a feather in the cap i. zafer
cap money i. tilkisi ölen avcı için şapkada toplanan para
cap opener i. kapak açacağı
cap opener i. şişe açacağı
cap of maintenance i. üzerinde rütbe ve bağlı olunan makam sembolleri bulunan tören şapkası
thinking cap i. düşünme
trucker cap i. reklam için dağıtılan firma logolu veya sloganlı kep/şapka
trucker cap i. promosyon şapka
bald cap i. kel peruk
wishing cap i. dilekleri yerine getiren büyülü şapka
half cap i. şapkayla hafifçe verilen selam
white cap i. beyaz kep takan kimse
white cap i. kötü kimseleri uzaklaştırmak veya baskı altında tutmak için linç kanunu yöntemlerini kullanan kanun dışı bir teşkilat
white cap i. beyaz başlık takan kimse
white cap i. simge olarak beyaz kep takan bir grubun üyesi
hay cap i. saman örtüsü
hay cap i. saman yığınlarının üstüne örtülen tente
glengarry cap i. iskoç menşeli yünlü bir başlık türü
ice cap i. yuvarlak buz torbası
ice cap i. buz torbası
cap store i. şapka mağazası
cap store i. şapka dükkanı
golf cap i. siperlikli başlık
goose cap [dialect] i. ahmak kimse
goose cap [dialect] i. dangalak kimse
goose cap [dialect] i. hafifmeşrep genç kız
goose cap [dialect] i. kaprisli genç kız
pole cap i. (at arabasında) boyunduruğun sabit tutulması için şaft ucuna yerleştirilen demir başlık
pole cap i. (at arabası vagonunda) ok ağacına takılan demir başlık
peaked cap i. kasket
peaked cap i. polis kasketine benzer şapka
coonskin cap i. arkasından kuyruğu sarkan rakun postu şapka
fly cap i. 17. ve 18. yüzyıllarda giyilen ve kenarları kanadı andıran bir kadın şapkası
scone cap i. iskoç ovası yerlilerinin taktığı geniş düz kep
mo-cap suit i. hareket yakalama kostümü
sports cap i. spor şapka
sports cap i. sporcu kapak
sports cap i. sporcu tip şişe kapağı
wig cap i. peruk altı bonesi
wig cap i. peruk bonesi
set one's cap at f. kancayı takmak
cap off f. sonlandırmak
cap off f. bitirmek
wearing a cap s. başlıklı
cap in hand s. alçakgönüllü
Öbek Fiiller
cap off f. iyi/kötü bir şekilde bitirmek
cap off f. üstüne bir de
cap off f. hepsinden daha iyisi/kötüsü bir de
cap off f. taçlandırmak
Konuşma Dili
a feather in one's cap i. medarı iftihar
dunce cap i. bir hata yaptığında utanç belirtmek için kullanılan ifade
dunce cap i. ne aptallık!
dunce cap i. komik/olmayacak bir hataya düşüldüğünde kullanılacak bir ifade
cloth cap i. işçi sınıfının sembolü olarak da görülen önü siperli başlık
cap it all f. geçmek
cap it all f. iyi/kötü bir şekilde bitirmek
cap it all f. taçlandırmak
cap it all f. geride bırakmak
cap it all f. üstüne bir de
cap it all f. bitirmek
cap it all f. sonlandırmak
cap it all f. üstün gelmek
cap it all f. hepsinden daha iyisi/kötüsü bir de
cap in hand expr. mütevazı biçimde
cap in hand expr. mütevazı
Deyim
feather in one's cap i. iftihar edilecek başarı
feather in one's cap i. koltuk kabartan bir başarı
feather in one`s cap i. gurur kaynağı
feather in one's cap i. medari iftihar
a feather in somebody's cap i. koltukları kabartan başarı
a feather in somebody's cap i. övünülecek başarı
feather in one's cap i. övünülecek başarı
feather in one's cap i. koltukları kabartan başarı
a feather in somebody's cap i. iftihar edilecek başarı
a feather in somebody's cap i. medari iftihar
dunce cap i. mankafa şapkası
cap space i. (sporda) oyuncu maaşları için kullanılabilecek para
dunce cap i. ahmak şapkası
dunce cap i. eskiden aptal veya tembel öğrencilere giydirilen uzun, ucu sivri şapka
a feather in your cap i. bir onur
a feather in your cap i. övünülecek/gurur duyulacak bir başarı
a feather in your cap i. bir şeref
feather in cap i. gurur kaynağı
feather in cap i. medarı iftihar
feather in cap i. iftihar edilecek başarı
throw one's cap over the windmill f. sorumsuz davranmak
set one's cap for f. abayı yakmak
put on one's thinking cap f. kafa yormak
set one's cap at f. abayı yakmak
set one's cap at f. kancayı takmak
have a feather in one's cap f. koltukları kabarmak