işkence - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

işkence



"işkence" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 24 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
işkence torture i.
General
işkence excruciation i.
işkence corporal punishment i.
işkence cruelty i.
işkence gaff i.
işkence gruelling i.
işkence rack i.
işkence grueling i.
işkence torturing i.
işkence bench clamp i.
işkence persecution i.
işkence torment i.
işkence keelhauling i.
işkence martyrdom i.
işkence torture i.
işkence cramp frame i.
işkence holdfast i.
işkence tormentise [obsolete] i.
işkence trouncing i.
Law
işkence corporal punishment
işkence persecution
Technical
işkence dogwrench
Construction
işkence bench clamp
Medical
işkence tortion [obsolete] i.

"işkence" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 115 sonuç

Türkçe İngilizce
General
işkence etmek crucify f.
işkence etmek grill f.
işkence yapmak dragoon f.
işkence etmek rack f.
işkence etmek persecute f.
işkence etmek put to the torture f.
birini konuşturmak için işkence yapmak give someone the third degree f.
işkence etmek martyr f.
kadına işkence yapmak wife abuse f.
işkence etmek agonize f.
işkence yapmak torture f.
işkence yapmak torment f.
gererek işkence yapmak rack f.
işkence görmek agonize f.
işkence etmek excruciate f.
işkence etmek torment f.
işkence ederek öldürmek torture somebody to death f.
işkence çekmek suffer torture f.
işkence etmek torture f.
işkence edilerek öldürülmek be tortured to death f.
işkence edilmek be grilled f.
kırbaçlayarak işkence etmek gantlet f.
işkence görmek agonise f.
işkence etmek agonise f.
kırbaçlayarak işkence etmek gauntlet f.
(işkence yaparak) konuşturmak break f.
eziyet/işkence etmek tantalise f.
eziyet/işkence etmek tantalize f.
ölene kadar işkence etmek die in the pain f.
tekerleğe bağlayıp çekerek işkence etmek break upon a wheel f.
işkence etmek put to the rack f.
kendine işkence self torture i.
işkence çarkı wheel i.
işkence etme excruciating i.
işkence kurbanları torture victims i.
işkence sehpası rack i.
işkence aleti tormentor i.
işkence yapma torture i.
işkence direği stake i.
işkence çekerek ölen kimse martyr i.
işkence ile sorgulama ordeal i.
işkence mağduru torture victim i.
kendine işkence self torment i.
manevi işkence mental cruelty i.
işkence etme torturing i.
basınçlı su ile sorgulama (işkence) waterboarding i.
işkence kurbanı torture victim i.
kadınların cezalandırılması için kullanılan bir işkence aleti branks i.
bir tür işkence makinesi rack i.
işkence odası torture chamber i.
duygusal işkence emotional torture i.
işkence odası torture room i.
başparmak işkence aleti thumbkin i.
işkence aleti instrument of torture i.
işkence aleti torture instrument i.
başparmak işkence aleti thumbscrew i.
eziyet/işkence etme tantalization i.
eziyet/işkence etme tantalisation i.
bir kimsenin ayağını/bacağını yakmak veya ezmekte kullanılan işkence aleti the boot i.
işkence, sıkıntı veya acı veren herhangi bir şey tormentry i.
işkence aleti torture [obsolete] i.
eli/kolu zor kullanarak bükmeye yarayan işkence aleti twister i.
işkence edilmiş excruciated s.
işkence görmüş tormented s.
işkence edici excruciating s.
işkence edilmiş tormented s.
işkence edici agonising s.
işkence yapılabilir torturable s.
işkence görmüş bir şekilde tormentedly zf.
işkence eder bir şekilde agonizingly zf.
işkence edercesine tormentingly zf.
işkence ederek excruciatingly zf.
işkence eder bir şekilde agonisingly zf.
işkence ederek agonizingly zf.
işkence eder gibi torturingly zf.
işkence edilmiş bir halde torturedly zf.
Phrasals
işkence etmek seek upon f.
işkence etmek tread on f.
işkence etmek tread upon f.
işkence ederek birine bir şey yaptırmak torture someone into something
Idioms
kendine işkence çektirmek agonize (oneself) over f.
kendine işkence çektirmek agonize (oneself) over someone or something f.
mahvetmeden evvel gaddarca işkence etme cat-and-mouse i.
bedeni gererek işkence edilmesini racking one's brain i.
Speaking
işkence görmek istemiyorum i don't want to be tortured
neden kendine işkence ediyorsun? why do you torture yourself?
Slang
sadist işkence unsurlarının ön planda olduğu korku filmi türü torture porn i.
karşınızdaki kişinin kolunu bir yana, bileğini öteki yana bükerek yapılan küçük işkence chinese burn
Law
sanığı işkence ile sorgulamak third-degree f.
el veya ayak tırnakları sökülerek yapılan işkence nail pulling i.
el veya ayak tırnakları sökülerek yapılan işkence nail removal i.
sanığı işkence ile sorgulama third-degree i.
ağırlaşmış işkence aggravated torture i.
saptanan işkence olayları determined cases of torture
soğuk suyla yapılan eski bir işkence biçimi cold water ordeal
işkence ile sorgulama ordeal
sanığı işkence ile sorgulama third degree
suçluya işkence ederek uygulanan eski bir yargılama usulü trial by ordeal
işkence ederek söyletme extortion
işkence ve eziyet torture and torment
suyla işkence water boarding
işkence yasağı prohibition of torture
Politics
işkence uçuşu torture flight i.
bm işkence ve başka zalimce insanlık dışı ve onur kırıcı davranış ya da cezaya karşı sözleşme un convention against torture and other cruel inhuman degrading treatment punishment i.
Institutes
işkence ve diğer zalimane, insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele ve cezanın önlenmesi sözleşmesi convention against torture and other cruel, inhuman or degrading treatment or punishment
Woodworking
işkence mengenesi joiner's clamp
Automotive
işkence aleti locking bar clamp
Psychology
karşıdaki insana çeşitli oyunlar oynayarak zamanla kendisinden şüphe etmesini sağlamasına yönelik olan bir psikolojik işkence/manipülasyon yöntemi gaslighting
History
başparmak işkence aleti thumbikins [scottish] i.
başparmak işkence aleti thumbkins i.
ortaçağ avrupası'nda işkence için kullanılan çark wheel
ortaçağda kullanılan bir işkence aleti iron maiden
Archaic
işkence etmek travail f.
işkence aleti torment i.
işkence cezası torment i.