kenara - Türkçe İngilizce Sözlük

kenara

"kenara" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 4 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
kenara over zf.
You need to move over so I can get past you.
Seni geçebilmem için kenara çekilmen gerek.

More Sentences
kenara aside zf.
He pushed the books on his table aside and asked me to bring his computer.
Masasındaki kitapları kenara itti ve benden bilgisayarını getirmemi istedi.

More Sentences
Deyim
kenara to the side zf.
Just in case, move to the side a little bit.
Ne olur ne olmaz, biraz kenara çekil.

More Sentences
kenara in mothballs expr.

"kenara" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
kenara bükülme (bitki) deflexure i.
bir kenara koyma removal i.
bir kenara koyma setting aside i.
(bir şeyi) kenara kaldıran kimse mislayer i.
kenara ayrılmış olma mothballs i.
(yükü) bir kenara bırakma deposition [obsolete] i.
kenara koyma deposition [obsolete] i.
daha sonra kullanılmak üzere kenara ayrılmış iskambil kartları heel [us] i.
arabanın güvenle kenara çekilebileceği yer drive-off i.
kenara yerleştirilen basamak side step i.
şüpheyi kenara bırakma suspension of disbelief i.
kenara atılan şey outcast i.
kenara çekmek draw aside f.
bir kenara koymak put something by f.
daha sonra bakmak üzere bir kenara koymak keep something on the back burner f.
kenara kaldırmak put aside f.
kenara çekmek (araba) pull f.
kenara yazmak margin f.
bir kenara bırakmak put something to one side f.
kenara çekilmek stand aside f.
kenara çekilmek get out of the way f.
kenara sıçramak dodge f.
kenara çekilmek step aside f.
bir kenara para koymak put something away f.
kenara çekmek pull over f.
birine eliyle kenara geç demek wave someone aside f.
kenara çekilmek stand back f.
kenara çekmek pull to the curb f.
kenara çekmek draw apart f.
bir kenara bırakmak leave aside f.
bir şeyi kenara çekmek get something out of the way f.
kenara parketmek pull f.
bir şeyi bir kenara bırakmak put something to one side f.
bir kenara para koymak put something by f.
birini kenara çekmek get someone out of the way f.
sonrası için bir kenara koymak (para vb) put away f.
bir kenara bırakmak put away f.
bir kenara atmak put away f.
kenara koymak put away f.
kenara çekmek pull off f.
kenara ayırmak reserve f.
bir kenara para ayırmak allocate money f.
bir kenara para ayırmak put some money on the side f.
kenara çekilmek move over f.
kenara çekmek pull off the road f.
arabayı kenara çekmek pull off the road f.
kenara itmek thrust aside f.
kenara yanaşmak draw in f.
bir kenara koymak set apart f.
bir kenara ayırmak earmark f.
bir kenara ayırmak set-aside f.
bir kenara koymak set aside f.
bir kenara koymak lay aside f.
(taşıt) kenara çekilip durmak pull in f.
bir kenara koymak put aside f.
bir kenara atmak (para vb) lay aside f.
bir kenara itmek brush aside f.
kenara itilmek be marginalized f.
bir kenara bırakmak cast aside f.
bir kenara kaldırmak sweep aside f.
ayırıp kenara koymak filtrate f.
ayırıp kenara koymak filter f.
ayırıp kenara koymak strain f.
ayırıp kenara koymak filter out f.
ayırıp kenara koymak separate out f.
bir amaç için bir kenara koymak earmark f.
arabayı kenara çekmek pull the car over f.
üzerindeki battaniyeyi kenara doğru atmak/fırlatmak fling the blanket off of oneself f.
kenara kaymak scoot over f.
bir oyuncuyu kenara çekmek sideline f.
kenara koymak do way f.
kenara kaldırmak do way f.
kenara çekilmek make way f.
bir kenara atmak trash f.
bir kenara bırakmak elong f.
kenara koymak elong f.
kenara çekilmek undraw f.
kenara çekmek undraw f.
kenara çekilmek turn f.
kenara koymak bestow f.
kenara çekilmesine neden olmak blanch f.
(at) kenara itmek bore f.
bir kenara koymak mislay f.
kenara atmak burke f.
diğer her şeyi bir kenara bırakıp aşırı konsantre olmak overfocus f.
bir kenara atmak dice [australia] f.
kenara ayırmak consign f.
parayı kenara atmak invest f.
bir kenara itmek fob off f.
kenara ayırıp iyi durumda tutmak preserve f.
bir kenara yazmak scriggle [dated] f.
bir kenara itmek shog f.
kenara koymak shuck f.
kenara ayırmak shuck f.
kenara koymak side [dialect] f.
bir kenara koymak sidetrack f.
kenara koymak single [obsolete] f.
şüpheyi kenara bırakmak suspend one's disbelief f.
kenara para koyarak ödemek protect f.
kenara ayırmak squirrel f.
(kenara) çekmek draw f.
bir kenara bırakmak swallow f.
bir kenara bırakmak outcast f.
kenara koymak (para) fund f.
kenara çekmek sideline f.
kenara itilmek be shunted aside f.
dış kenara ait peripheral s.
bir kenara atılmış dumped s.
bir kenara atılmış to the left s.
kenara ait marginal s.
bir davaya veya fikre diğer kaygıları bir kenara itecek derecede saplantılı kimse monomaniacal s.
bir kenara konmuş reversed s.
kenara koyulmuş destinate s.
bir kenara atılmış old s.
kenara yerleştirilen corner s.
katlanıp bir kenara konulabilen (yatak) foldaway s.
kenara atılmış perdulous [obsolete] s.
gelişigüzel kenara atılmış scattered [obsolete] s.
kenara atılan superseded s.
bir kenara koyulamayan indispensible s.
bir kenara koyulamayan indispensable s.
bir kenara atılabilen repudiable s.
(yedek olarak) kenara koyulabilir spareable s.
dış kenara ait peripherical s.
bir kenara atılan outcast s.
dış kenara özgü peripherical s.
dış kenara ait peripheric s.
dış kenara ait peripheric s.
kenara doğru toward the side zf.
bir kenara aside zf.
kenara doğru edgeways zf.
bir kenara bırakarak away zf.
kenara atarak away zf.
kenara atılarak overboard zf.
her şeyi bir kenara bırakarak first of all zf.
her şeyi bir kenara koyarak firstly zf.
kenara yakın şekilde outboard zf.
dış kenara doğru peripherally zf.
bir kenara bırakırsak apart from ed.
bir kenara by ed.
-i bir kenara bırakırsak apart from ed.
kenara (koyma) towards ed.
Öbek Fiiller
bir şeyi bir kenara bırakmak set something aside f.
bir kenara koymak set something aside f.
bir kenara atmak chuck out f.
gelecekte kullanmak üzere bir kenara saklamak stack away f.
bir kenara ayırmak put aside f.
ileride kullanmak üzere bir kenara koymak hive away f.
bir kenara koymak put aside f.
ileride kullanmak üzere bir kenara koymak stash away f.