man - Türkçe İngilizce Sözlük

man

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

man — Definition

Anlamı ve Tanımı:
adam, insan
Okunuş (IPA):
(AmE /mæn/ – BrE /mæn/)
Terim Türü:
İsim: man (men)
Yetişkin erkek bireyi ya da genel olarak insanı tanımlayan sözcüktür. Eski İngilizcede “insan” anlamında cinsiyetten bağımsız bir kullanıma sahiptir. Günlük dilde hem biyolojik hem toplumsal bağlamlarda yer alır.
Eş Anlamlılar:
male, human
Zıt Anlamlılar:
woman (gendered)

"man" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 114 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
man i. insan
One is born one and, from that moment, one faces a huge number of obstacles which would not be there if one were a man.
İnsan tek doğar ve o andan itibaren, erkek olsaydı karşılaşmayacağı çok sayıda engelle karşılaşır.

More Sentences
man i. adam
He sent his man to take us from the hotel.
Bizi otelden alması için adamını gönderdi.

More Sentences
man i. erkek
Two of the robbers were men.
Soygunculardan ikisi erkekti.

More Sentences
Genel
man i. koca
Cooking for her man isn't a duty for women.
Kocasına yemek pişirmek kadının görevi değildir.

More Sentences
man i. adam
He sent his man to take us from the hotel.
Bizi otelden alması için adamını gönderdi.

More Sentences
man i. birader
Stop looking at me and come here, man!
Bana bakmayı bırak da buraya gel, birader!

More Sentences
man i. taş
There are 16 men for each colour in a chess set.
Bir satranç takımında her renk için 16 taş vardır.

More Sentences
man i. erkek
Two of the robbers were men.
Soygunculardan ikisi erkekti.

More Sentences
man i. kişi
In January this year there was an unfortunate case where a man lost his life in this steel factory.
Bu yılın Ocak ayında bu çelik fabrikasında bir kişinin hayatını kaybettiği talihsiz bir vaka yaşandı.

More Sentences
man i. kimse
No man fights against freedom; at most he fights against the freedom of others.
Hiç kimse özgürlüğe karşı savaşmaz; en fazla başkalarının özgürlüğüne karşı savaşır.

More Sentences
man i. işçi
They hired a group of men for gardening.
Bahçe işleri için bir grup işçi tuttular.

More Sentences
man i. biri
The veteran lived his life as a military man.
Savaş gazisi, hayatını askeriyede çalışan biri olarak geçirmişti.

More Sentences
man i. insanoğlu
We are the Europe we have built, the best thing man has given mankind.
Biz inşa ettiğimiz Avrupa'yız, insanoğlunun insanlığa verdiği en iyi şeyiz.

More Sentences
man i. insan türü
Stone age man lived by hunting and gathering.
Taş devri insan türü avcılık ve toplayıcılıkla yaşıyordu.

More Sentences
man i. tebaa
All men should pay taxes.
Tüm tebaanın vergi ödemesi gerekir.

More Sentences
man i. mensup
An army man couldn't get a better opportunity.
Bir ordu mensubu bundan daha iyi bir fırsat bulamazdı.

More Sentences
man i. asker
The general ordered his men to retreat.
General askerlerine geri çekilmelerini emretti.

More Sentences
man i. cesur kimse
John isn't man enough to live on his own.
John tek başına yaşayacak kadar cesur biri değil.

More Sentences
man i. (bir şeyin) insanı
He is not a car man.
O pek araba insanı değil.

More Sentences
man f. (alet vb.) idare etmek
A pair of workers are manning the winch.
Bir çift işçi vinci idare ediyor.

More Sentences
Konuşma Dili
man ünl. ahbap
Man, what are you doing?
Ahbap, ne yapıyorsun?

More Sentences
man ünl. dostum
This is a great car, man!
Bu harika bir araba, dostum!

More Sentences
man exclam. birader
Stop looking at me and come here, man!
Bana bakmayı bırak da buraya gel, birader!

More Sentences
man exclam. dostum
This is a great car, man!
Bu harika bir araba, dostum!

More Sentences
Genel
man i. er kişi
man i. lan
man i. beşer
man i. merdüm
man i. yönetim
man i. kul
man i. mide
man i. oyun taşı
man i. er
man i. beyaz adam
man i. erkek işçi
man i. dama taşı
man i. uşak
man i. şahıs
man i. satranç taşı
man i. amele
man i. (satranç) taş
man i. insan ırkı
man i. ademoğlu
man i. amele
man i. zevç
man i. üye
man i. erkek aşık
man i. erkek sevgili
man i. maund (hint ağırlık birimi)
man i. istekli kimse
man i. fanatik
man i. dinine çok bağlı kimse
man i. hayran
man i. takım oyuncusu
man i. taş (satranç/dama)
man i. yiğit erkek
man i. yürekli insan
man i. (bir şeyin) meraklısı
man f. belirli bir iş için yeterince insan olmak
man f. adamla donatmak
man f. adam vermek
man f. adam yerleştirmek
man f. adam atamak
man f. görev yapmak
man f. görevli olmak
man f. göğüs germek
man f. insan gücü sağlamak
man f. takviye etmek
man f. (bir sıkıntıya) hazır olmak
man f. hazır bulunmak
man f. asker yerleştirmek
man f. (şahin veya doğanı) insanlara alıştırmak
man f. birinin yerini almak
man f. güç veya direnç sağlamak
man f. kuvvetlendirmek
man f. sağlamlaştırmak
man f. desteklemek
man f. cesaretlendirmek
man f. (şahin veya doğanı) insanların dokunmasına alıştırmak
man f. kullanmak
Konuşma Dili
man i. polis
man i. aynasız
man ünl. abicim
man ünl. arkadaş
man ünl. adamım
man ünl. vay arkadaş
man ünl. hadi ya
man exclam. vay be
man exclam. vay
man exclam. vay canına
man exclam. hayret
man exclam. lan
man exclam. adamım
Sanayi
man i. alman ticari araç üreticisi
Teknik
man i. kent çapında ağ
Denizcilik
man i. gemi
Botanik
man i. mahun
man i. maun
man i. maun ağacı
Sosyal Bilimler
man i. genellikle güney ve güneybatı çin'de yaşayan kabilelerden meydana gelen aborijin nüfus
man i. güney ve güneybatı çin'de yaşayan yao ve miao gibi aborijin kabilelerden veya halklardan biri
man i. vietnam'ın dağlarında yaşayan kabilelere verilen ad
Dini
man i. (hristiyan bilim akımında) ebedi ruh düşüncesi
man i. tanrının sureti
man i. aklın temsili
Coğrafya
man i. batı virginia eyaletinde yerleşim yeri
Argo
man i. torbacı
man i. uyuşturucu satıcısı
man i. polis memuru
man i. teşkilat
man i. şube
man i. uyuşturucu satıcısı
man i. torbacı
man i. erkek kanka

"man" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 3 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
man manx s.
man inductive s.
Argo
man jughead i.

"man" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
young man i. delikanlı
garbage man i. çöpçü
straw man i. korkuluk
Genel
best man i. sağdıç
holdup man i. soyguncu
no man's land i. iki cephe arasındaki sahipsiz toprak
man about town i. tiyatro ve gece kulübüne sıkça giden adam
man vc control setting i. manuel vc kontrol ayarı
self made man i. kendi kendini yetiştirmiş adam
bogy man i. öcü
man of straw i. erkek müsveddesi
girlie man i. kız gibi erkek
feral man i. yabani
the inner man i. ruh
con man i. hilekar
mountain man i. dağ adamı
a man of few words i. az konuşan adam
huge man i. zebella
confidence man i. dolandırıcı
eight stages of man i. insanlık gelişminin sekiz aşaması
literary man i. edip
a man of few wants i. pek az isteği olan bir adam
man of substance i. zengin adam
government man i. devlet adamı
the man in the street i. sokaktaki insan
society man i. sosyete
the outer man i. dış görünüş
family man i. aile babası
little man i. adamcık
unmarried man i. evlenmemiş adam
man in the street i. herhangi bir adam
man's body i. erkek vücudu
single man i. bekar adam/erkek
inner man i. iştah
man of letters i. yazıncı
old man i. koca
a marked man i. mimlenmiş adam
young man i. yiğit
young man i. jön
session man i. sesi kaydedilen bir şarkıcıya eşlik eden kayıt stüdyosunda görevli çalgıcı
man of letters i. yazar
leading man i. başrol oyuncusu erkek
cavalry man i. süvari
man of the people i. halk adamı
white man i. beyaz adam
fancy man i. sevgili
man of science i. bilim adamı
the old man i. baba
fellow man i. adam
stunt man i. dublör
old man i. baba
rewrite man i. yeniden yazıcı
commercial man i. tüccar
betting man i. bahisçi
learned man i. bilgin
liege man i. vasal
a man of means i. han hamam sahibi
man made fiber i. insan yapısı lif
man made fibre i. sentetik lif
old man i. patron
hit man i. kiralık katil
plainclothes man i. sivil giyimli dedektif
man eater i. yamyam
salvage man i. cankurtaran
man of the world i. görmüş geçirmiş adam
learned man i. allame
a man of the world i. görmüş geçirmiş adam
a man of a few words i. az konuşan adam
leading man i. esas oğlan
the height of a man i. adam boyu
sandwich man i. sırtında reklamla dolaşan adam
hired man i. adam
finger man i. muhbir
working man i. işçi
married man i. evli adam
end man i. komedyen
primitive man i. ilk insan
old man i.
old man i. yaşlı
man of learning i. bilim adamı
publicity man i. reklamcı
old man i. ihtiyar
fancy man i. aşık
a hulk of man i. çam yarması
inner man i. vicdan
mechanical man i. robot
man of letters i. bilim adamı
the man in the street i. sıradan kimse
family man i. ev bark sahibi
brave man i. aslan
the isle of man i. man adası
no man's land i. çok tehlikeli bölge
leading man i. başroldeki erkek
man and wife i. karı koca
man of the world i. engin tecrübeli
medicine man i. sihirbaz hekim
man of war i. savaş gemisi
brave man i. erkek adam
common man i. sokaktaki adam
front man i. paravan kişi
straw man i. saman adam
man child i. erkek çocuk
a familiar address to an older man i. amca
strapping man i. adam azmanı
good man i. iyi adam
man of letters i. edebiyatçı
modern man i. çağdaş insan
maintenance man i. bakım elemanı
spider man i. örümcek adam
poor man i. adamcağız
property man i. aksesuarcı
wise man i. bilge
finger man i. ispiyoncu
qualified man power i. yetişmiş insan gücü
swag man i. serseri
man about town i. boşgezen
man friday i. köle
no man's land i. kimsenin aidiyetinde olmayan toprak
man who repairs car hoods i. kaportacı
a man in my position i. benim durumumda olan bir adam
man of the world i. çok tecrübeli
man in the iron mask i. demir maskeli adam
rich man i. zengin adam
common man i. sıradan insan
party man i. parti adamı
old man i. ihtiyar adam
conjure man i. sihirbaz
fellow man i. ahbap
contact man i. bağlantı
young man i. genç
yes man i. dalkavuk
brave man i. yiğit
ape man i. maymun adam
man of letters i. edip
superior man i. üstünlüklü insan
economic man i. iktisadi adam
cave man i. mağara adamı
fancy man i. acayip adam
railway man i. demiryolu işçisi
brave man i. dadaş
old man i. babalık
peking man i. pekinli
a man of the world i. görmüş geçirmiş kimse
man made noise i. suni gürültü
man influence on nature i. doğaya insan etkisi
an upright man i. adam gibi adam
the man in the street i. sokaktaki adam
fall of man i. hz adem ve havva'nın işlediği günah ve sonuçları
brave man i. er
medicine man i. büyücü doktor