| Türkçe | İngilizce | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | biri | somebody zm. | ||
|
Somebody asked your name. Biri adınızı sordu. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | biri | one zm. | ||
|
This is one of the reasons why I have voted against. Karşı oy kullanmamın nedenlerinden biri de budur. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | biri | man i. | ||
|
The veteran lived his life as a military man. Savaş gazisi, hayatını askeriyede çalışan biri olarak geçirmişti. More Sentences |
||||
| Genel | biri | individual i. | ||
|
She is an odd-looking individual, that's for sure. Tuhaf görünen biri olduğu kesin. More Sentences |
||||
| Genel | biri | type i. | ||
|
I'm not the type to be deceived easily. Ben kolay kandırılacak biri değilim. More Sentences |
||||
| Genel | biri | person i. | ||
|
Maybe there's this whole other person inside you entirely. Belki de içinizde tamamen başka biri vardır. More Sentences |
||||
| Genel | biri | someone i. | ||
|
Everyone knew she was going to be someone. Herkes onun ileride önemli biri olacağını biliyordu. More Sentences |
||||
| Genel | biri | one of s. | ||
|
One of its key aims is to remove American involvement in European security. Temel amaçlarından biri Avrupa güvenliğinde Amerikan müdahalesini ortadan kaldırmaktır. More Sentences |
||||
| Genel | biri | one s. | ||
|
One of the girls came and left a message. Kızlardan biri geldi ve bir mesaj bıraktı. More Sentences |
||||
| Genel | biri | anyone zm. | ||
|
It is hard to find anyone who believes that the existing drugs policies are a success. Mevcut uyuşturucu politikalarının başarılı olduğuna inanan birini bulmak zordur. More Sentences |
||||
| Genel | biri | someone zm. | ||
|
How can someone become a beta reader? Birisi nasıl beta okuyucu olabilir? More Sentences |
||||
| Genel | biri | one of them zm. | ||
|
Meeting in public when the Council acts in its legislative capacity is one of them. Konseyin yasama görevini yerine getirirken halka açık olarak toplanması da bunlardan biridir. More Sentences |
||||
| Genel | biri | any zm. | ||
|
Wear any of these cropped shirts to look like a million dollars. Bir milyon dolar gibi görünmek için bu kırpılmış gömleklerden birini giy. More Sentences |
||||
| Genel | biri | tilikum [dialect] i. | ||
| Genel | biri | tone [dialect] zm. | ||
| Genel | biri | un [dialect] zm. | ||
| Genel | biri | oneself zm. | ||
| Genel | biri | one's (one is) kısalt. | ||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | biri | egg i. | ||
| Chatleşme Dili | ||||
| Chatleşme Dili | biri | som1 (someone) kısalt. | ||
| Chatleşme Dili | biri | som1 kısalt. | ||
| Argo | ||||
| Argo | biri | cookie i. | ||