|
Kategori |
Türkçe |
İngilizce |
|
| Genel |
|
| 1 |
Genel |
harp sebebiyle memleketini terketmeye mecbur kalan kişi |
dp i. |
|
| 2 |
Genel |
lordların yerel anlaşmazlıklar sebebiyle yargılanmış oldukları altı aylık veya bir senelik özel mahkeme |
leet i. |
|
| 3 |
Genel |
tarihi değeri ya da doğal güzelliği sebebiyle sıkça ziyaret edilen yer |
showplace i. |
|
| 4 |
Genel |
(gebelik sebebiyle kıyılan) yıldırım nikahı |
shotgun wedding i. |
|
| 5 |
Genel |
doğum oranının ölüm oranına eşit olması sebebiyle bir ırkın zamanla yok olması |
race suicide i. |
|
| 6 |
Genel |
büyük antiller ve bahamalar'da yaşamış olup, kültürleri soykırım, asimilasyon ve salgın hastalıklar sebebiyle yok edilmiş arawak soyundan olan kimse |
taíno i. |
|
| 7 |
Genel |
okunaksız ya da yanlış adres sebebiyle sahibine ulaşmayan postalardan sorumlu memur |
nixie clerk i. |
|
| 8 |
Genel |
okunaksız ya da yanlış adres sebebiyle sahibine ulaşmayan posta |
nixie i. |
|
| 9 |
Genel |
hastalık veya kullanmama sebebiyle vücut bölümlerinin güçten düşmesi |
natural wastage i. |
|
| 10 |
Genel |
kahkaha, öksürük veya ağlama sebebiyle yüksek sesli nefes alma |
kink i. |
|
| 11 |
Genel |
ölümcül hastalık sebebiyle hayat sigortası poliçesini satan ya da satmaya hazırlanan kimse |
viator i. |
|
|
|
| 12 |
Genel |
tane boyutu, doku gibi özellikleri sebebiyle tohum küspesine benzeyen ürün |
meal i. |
|
| 13 |
Genel |
tarihi olaylarla, kültürle ve eğlence dünyası ile bağları sebebiyle değer gören nesneler |
memorabilia i. |
|
| 14 |
Genel |
para basımı sebebiyle kesilen ceza |
mintage i. |
|
| 15 |
Genel |
tarihi önemi sebebiyle saygı gösterilen şey |
monument i. |
|
| 16 |
Genel |
özellik veya davranışlar sebebiyle hak edilen ödül veya ceza |
desert i. |
|
| 17 |
Genel |
cinayet gibi suçlarla bağlantılı olmaları sebebiyle önem verilen nesneler |
murderabilia i. |
|
| 18 |
Genel |
genellikle iş sebebiyle partnerlerin birbirlerine uzak yaşadığı evlilik |
commuter marriage i. |
|
| 19 |
Genel |
acı, öfke veya üzüntü sebebiyle atılan çığlık |
complaint [obsolete] i. |
|
| 20 |
Genel |
fosilleşmiş kopal sebebiyle çukurcuklanmış yüzey |
gooseskin i. |
|
| 21 |
Genel |
kaydedilmiş mıknatıslı banttaki bilgilerin bir kısmının kirlenme veya temassızlık sebebiyle kaybedilmesi |
dropout error i. |
|
| 22 |
Genel |
aşırı alkol sebebiyle taşkınlıktan tutuklanan kimse |
drunk-and-disorderly i. |
|
| 23 |
Genel |
katlama sebebiyle oluşan çizgi veya iz |
fold i. |
|
| 24 |
Genel |
ibadet olarak veya takıntı sebebiyle dışkı yeme |
scatophagy i. |
|
| 25 |
Genel |
düşünce farklılığı sebebiyle kiliseden veya dini bir cemaatten ayrılan kimse |
schismatic i. |
|
| 26 |
Genel |
kadının kariyerinin doğum veya çocuk bakımı sebebiyle kesintiye uğraması |
sequencing i. |
|
| 27 |
Genel |
donma sebebiyle hareket edememe |
freeze-up i. |
|
| 28 |
Genel |
olumsuz şartlar sebebiyle karşı karşıya gelmek |
rencontre f. |
|
| 29 |
Genel |
nalla ayak arasına giren çakıl sebebiyle topallamak (at) |
gravel f. |
|
| 30 |
Genel |
anlaşmazlık sebebiyle ortaklığı bitirmek |
part f. |
|
| 31 |
Genel |
don sebebiyle yapışıp kalmak |
freeze f. |
|
| 32 |
Genel |
don sebebiyle kımıldamaz hale gelmek |
freeze f. |
|
| 33 |
Genel |
aşırı soğuk sebebiyle sertleştirmek |
freeze f. |
|
| 34 |
Genel |
buz oluşumu sebebiyle tıkanmak |
freeze f. |
|
| 35 |
Genel |
savaş sebebiyle yüreği katılaşmış |
battle hardened s. |
|
| 36 |
Genel |
yaşı sebebiyle birine yasal yönden bağımlı |
underage s. |
|
| 37 |
Genel |
üzerindeki izler veya renkler sebebiyle mermere benzeyen |
marbled s. |
|
| 38 |
Genel |
rutin, cansız ve isteksiz performansı sebebiyle makineye benzeyen |
mechanic s. |
|
| 39 |
Genel |
duygusal bir durum veya eylem olması sebebiyle melodrama yakışan |
melodramatical s. |
|
| 40 |
Genel |
narinlik veya zarafeti sebebiyle periyi andıran |
fairy s. |
|
| 41 |
Genel |
narinlik veya zarafeti sebebiyle periye benzeyen |
fairy s. |
|
| 42 |
Genel |
toz veya mumdan örtü sebebiyle donmuş gibi görünen |
glaucous s. |
|
| 43 |
Genel |
sis sebebiyle belirsizleşmiş |
murk s. |
|
| 44 |
Genel |
(müzik veya uyuşturucu sebebiyle) neşelenmiş |
gone s. |
|
| 45 |
Genel |
sis sebebiyle görünmeyen |
fogbound s. |
|
| 46 |
Genel |
şeffaf dokusu sebebiyle sise benzeyen |
gauzelike s. |
|
| 47 |
Genel |
çok sayıda skandal sebebiyle zarar görmüş |
scandal-plagued s. |
|
| 48 |
Genel |
çelimsiz ve pejmürde olması sebebiyle korkuluğu andıran |
scarecrowish s. |
|
| 49 |
Genel |
şiddetli yorgunluk sebebiyle karnının altındaki kas telleri büzülmüş olan |
sinew-shrunk s. |
|
| 50 |
Genel |
memuriyet sebebiyle |
exofficio zf. |
|
| 51 |
Genel |
makam sebebiyle |
exofficio zf. |
|
|
|
| Öbek Fiiller |
|
| 52 |
Öbek Fiiller |
(yaşlılık vb sebebiyle) titreyerek yürümek |
dodder along f. |
|
| 53 |
Öbek Fiiller |
stoklama sebebiyle elden çıkarmak |
turn down [uk] f. |
|
| 54 |
Öbek Fiiller |
(bir şey) sebebiyle bırakmak |
renounce for (something) f. |
|
| 55 |
Öbek Fiiller |
soğuk sebebiyle uzaklaştırmak |
freeze out f. |
|
| 56 |
Öbek Fiiller |
kazayla veya aşırı yoğunluk sebebiyle başka bir bölgeye girmek |
spill over f. |
|
| İfadeler |
|
| 57 |
İfadeler |
güvenlik sebebiyle |
for security reasons expr. |
|
| 58 |
İfadeler |
tatil sebebiyle kapalı |
closed for a holiday expr. |
|
| 59 |
İfadeler |
olması sebebiyle |
because expr. |
|
| 60 |
İfadeler |
olması sebebiyle |
because of expr. |
|
| 61 |
İfadeler |
olması sebebiyle |
due to expr. |
|
| 62 |
İfadeler |
sağlık sebebiyle |
due to health reasons expr. |
|
| 63 |
İfadeler |
sağlık sebebiyle |
because of health reasons expr. |
|
| 64 |
İfadeler |
olması sebebiyle |
being that expr. |
|
| 65 |
İfadeler |
(bir şey) sebebiyle |
in virtue of (something) expr. |
|
| 66 |
İfadeler |
(biri/bir şey) sebebiyle |
on account of (someone or something) expr. |
|
| Konuşma Dili |
|
| 67 |
Konuşma Dili |
yanlış ya da bozuk adres sebebiyle gönderilemeyen posta |
nix i. |
|
| 68 |
Konuşma Dili |
uyuşturucu kullanımı sebebiyle toplumdan ayrışmış kimse |
head i. |
|
| 69 |
Konuşma Dili |
ağır yaraları sebebiyle ölmek |
succumb to one’s injuries f. |
|
| Deyim |
|
| 70 |
Deyim |
protestanlık öğretilerini yerine getiren fakat giderek daha politikleştirilmesi ve daha fazla muhafazakarlıkla ilişkilendirilmesi sebebiyle protestan olarak anılmaktan kaçınan kimse |
exvangelical i. |
|
| 71 |
Deyim |
yaz saati uygulaması sebebiyle saatleri ileri almak |
move the clock forward f. |
|
| 72 |
Deyim |
kış saati uygulaması sebebiyle saatleri geri almak |
move one's clock back f. |
|
| 73 |
Deyim |
yaz saati uygulaması sebebiyle saatleri ileri almak |
move one's clocks forward f. |
|
| 74 |
Deyim |
yaz saati uygulaması sebebiyle saatleri ileri almak |
move one's clock forward f. |
|
| 75 |
Deyim |
yaz saati uygulaması sebebiyle saatleri ileri almak |
turn one's clock forward f. |
|
| 76 |
Deyim |
kış saati uygulaması sebebiyle saatleri geri almak |
move one's clocks back f. |
|
| 77 |
Deyim |
yaz saati uygulaması sebebiyle saatleri ileri almak |
turn one's clocks forward f. |
|
| 78 |
Deyim |
yaz saati uygulaması sebebiyle saatleri ileri almak |
turn the clock forward f. |
|
| 79 |
Deyim |
yaz saati uygulaması sebebiyle saatleri ileri almak |
turn the clocks forward f. |
|
| 80 |
Deyim |
kış saati uygulaması sebebiyle saatleri geri almak |
move the clocks back f. |
|
| 81 |
Deyim |
yaz saati uygulaması sebebiyle saatleri ileri almak |
move the clocks forward f. |
|
| 82 |
Deyim |
kış saati uygulaması sebebiyle saatleri geri almak |
move the clock back f. |
|
| 83 |
Deyim |
belli bir durum ya da olay sebebiyle büyük bir başarının ya da desteğin keyfini sürmek |
ride the crest of something f. |
|
| 84 |
Deyim |
bir parçası olduğu grup sebebiyle iftiraya uğramak |
damn by association f. |
|
| 85 |
Deyim |
(duygu yoğunluğu sebebiyle) konuşmakta zorluk/güçlük çekmek |
be (all) choked up f. |
|
| 86 |
Deyim |
bir ailede son dünyaya gelen bireylerin kız olması sebebiyle soyadı sona ermek |
daughter out f. |
|
| 87 |
Deyim |
(kabahat sebebiyle) yetkililer önünde |
on the carpet s. |
|
| 88 |
Deyim |
(bir şey ya da bir kişi) sebebiyle dertli |
cut up about (someone or something s. |
|
| 89 |
Deyim |
(bir şey ya da bir kişi) sebebiyle dertli |
cut up (about someone/something) s. |
|
| 90 |
Deyim |
… sebebiyle |
a matter of expr. |
|
| 91 |
Deyim |
bir şey sebebiyle |
by virtue of something expr. |
|
| 92 |
Deyim |
bir şey sebebiyle |
by/in virtue of something expr. |
|
| 93 |
Deyim |
(bir şey) sebebiyle |
by virtue of (something) expr. |
|
| Ticaret/Ekonomi |
|
| 94 |
Ticaret/Ekonomi |
çalışanların aile bağları sebebiyle başka bir coğrafyada çalışmak istememeleri durumu |
geographic immobility i. |
|
| 95 |
Ticaret/Ekonomi |
hastalık sebebiyle işe gidememe |
sickness absence i. |
|
| 96 |
Ticaret/Ekonomi |
önceki eksik ödemeler sebebiyle ödenmesi gereken |
excess s. |
|
| 97 |
Ticaret/Ekonomi |
aşırı alım ve beraberindeki fiyat artışları sebebiyle fahiş fiyatları olan |
overbought s. |
|
| Hukuk |
|
| 98 |
Hukuk |
risk sebebiyle oluşan hasarlar |
consequential damages i. |
|
| 99 |
Hukuk |
risk sebebiyle oluşan zararlar |
consequential damages i. |
|
| 100 |
Hukuk |
savaş sebebiyle hasar |
act of war i. |
|
| 101 |
Hukuk |
kaza sebebiyle kaybedilen zaman formülü |
accident severity rate formula i. |
|
| 102 |
Hukuk |
dış etkenler sebebiyle sona erme |
discharge by external causes i. |
|
| 103 |
Hukuk |
gerçeği saklamak suretiyle yasal mirasçıları bulunmaması sebebiyle devlete geçmesi gereken mallara sahip olma |
obreption and subreption i. |
|
| 104 |
Hukuk |
ayrı yaşama sebebiyle boşanma |
divorce based upon living separate i. |
|
| 105 |
Hukuk |
(kusur veya hile sebebiyle) alınan ürünün satıcıya iadesi |
rehibition i. |
|
| 106 |
Hukuk |
borç sebebiyle hapis cezası almış mahkumlara verilen avluda yürüme özgürlüğü |
liberty of the yard i. |
|
| 107 |
Hukuk |
en ağır suçtan yargılanma için gerekli olan kasıtlı eylemi ortadan kaldıran akıl hastalığı, sarhoş olma sebebiyle kısıtlı ehliyet |
diminished capacity i. |
|
| 108 |
Hukuk |
(eskiden) sanığın mahkemeye gelmemesi sebebiyle başlatılan mahkemeye itaatsizlik işlemi |
commission of rebellion i. |
|
| 109 |
Hukuk |
zarar görenin hassas vücut yapısı olması sebebiyle meydana gelen yüksek zarardan davacının sorumlu tutulması |
the egg shell skull rule i. |
|
| 110 |
Hukuk |
(kusur veya hile sebebiyle) alınan ürünün satıcıya iadesiyle ilgili |
rehibitory s. |
|
| 111 |
Hukuk |
hukuksal etkisi sebebiyle ciddiye alınması gereken |
material s. |
|
| 112 |
Hukuk |
(zaman aşımı sebebiyle) geçerliğini yitiren |
stale s. |
|
| 113 |
Hukuk |
(zaman aşımı sebebiyle) ertelenen |
stale s. |
|
| 114 |
Hukuk |
(zaman aşımı sebebiyle) hükümsüz kılınan |
stale s. |
|
| 115 |
Hukuk |
makam sebebiyle |
by right of office zf. |
|
| 116 |
Hukuk |
vazife sebebiyle |
by virtue of duty expr. |
|
| 117 |
Hukuk |
memuriyet sebebiyle |
ex-officio expr. |
|
| Siyasal |
|
| 118 |
Siyasal |
doğum sebebiyle vatandaşlık |
natural allegiance i. |
|
| 119 |
Siyasal |
kısıtlı zaman sebebiyle potansiyel olarak faydalı tedbirlerin avam kamarasının son oturumunda terkedilmesi |
massacre of the innocents i. |
|
| 120 |
Siyasal |
memuriyeti sebebiyle |
ex officio expr. |
|
| Sigortacılık |
|
| 121 |
Sigortacılık |
yakın çevrede bulunan bir mülkün hasar görmesi sebebiyle malın zarar görmesi |
sympathetic damage i. |
|
| Turizm |
|
| 122 |
Turizm |
havayolu şirketlerinin kapasite fazlası satışı sebebiyle uçakta yer olmaması ve; bunun sonucu olarak bileti alınmış olan bazı yolcuların uçağa kabul edilmemesi dolayısıyla verilen tazminat |
denied boarding compensation i. |
|
| Teknik |
|
| 123 |
Teknik |
hidrodinamik-aerodinamik akış sebebiyle oluşan gürültünün ölçülmesi |
measurement of noise generated by hydrodynamic/aerodynamic flow through control valves i. |
|
| 124 |
Teknik |
bakım gerekliliği sebebiyle sistem ve ekipmanın atanmış görevleri yerine getiremediğini ifade eden terim |
not mission capable, maintenance i. |
|
| 125 |
Teknik |
rüzgar veya akıntı sebebiyle nehir bariyerindeki kütük zincirinde meydana gelen kavis |
sag i. |
|
| 126 |
Teknik |
kesme tesiri sebebiyle metalik bir kristalin bir bölümünde meydana gelen kalıcı deformasyon |
glide i. |
|
| 127 |
Teknik |
disk kaydetme veya çoğaltma sırasında düşük frekanslı titreşimin pikaba iletilmesi sebebiyle oluşan gürültü |
rumble i. |
|
| 128 |
Teknik |
girişim veya polarizasyon özellikleri sebebiyle bazı dalga boyunlarındaki ışınları daha iyi ileterek bir çeşit süzgeç görevi gören şeffaf malzeme |
filter i. |
|
| 129 |
Teknik |
kil seramik eşyaların hızlı pişirme sebebiyle tabakalaşması |
slabbing i. |
|
| 130 |
Teknik |
hatalı yapım veya tasarım sebebiyle mikrofon etkisine sahip olan (amplifikatör lambası, devre elemanları) |
microphonic s. |
|
| Bilişim |
|
| 131 |
Bilişim |
aşırı yükleme sebebiyle oluşan hasar |
overload i. |
|
| 132 |
Bilişim |
aşırı yükleme sebebiyle verilen fire |
overload i. |
|
| 133 |
Bilişim |
aşırı yükleme sebebiyle hata vermek |
overload f. |
|
| Telekom |
|
| 134 |
Telekom |
radyo alıcısındaki frekans salınımları sebebiyle sinyallerin yeniden iletimi |
reradiation i. |
|
| Tekstil |
|
| 135 |
Tekstil |
ipliğin ayrılması sebebiyle tüylenmiş ve benekli olan (ipek) |
lousy s. |
|
| Denizcilik |
|
| 136 |
Denizcilik |
yan rüzgarlar ve akıntı sebebiyle belirlenmiş rotadan sapma |
drift i. |
|
| 137 |
Denizcilik |
fırtına sebebiyle bir yerde durmuş |
storm-bound s. |
|
| 138 |
Denizcilik |
deniz sebebiyle birikmiş |
sea s. |
|
| Maden |
|
| 139 |
Maden |
su veya hava sebebiyle birbirinden ayrılan ve madenlerin keşfedilmesine yardımcı olan cevher parçaları |
shoad i. |
|
| Medikal |
|
| 140 |
Medikal |
ateş sebebiyle süratli nefes alma |
thermopolypnea i. |
|
| 141 |
Medikal |
alkol sebebiyle yaşanan delilik |
mania a potu i. |
|
| 142 |
Medikal |
cıvanın yutulması veya solunması sebebiyle meydana gelen zehirlenme |
mercury poisoning i. |
|
| 143 |
Medikal |
solunum borusunda oluşan ronküs sesi sebebiyle göğüs duvarında meydana gelen titreme |
rhonchial fremitus i. |
|
| 144 |
Medikal |
fazlalık sebebiyle yaşanan tıkanma |
oppilation i. |
|
| 145 |
Medikal |
tüberküloz sebebiyle bağırsakların iltihaplanıp ülserleşmesi |
consumption of the bowels i. |
|
| 146 |
Medikal |
enfeksiyon sebebiyle ciltte oluşan leke |
plouk i. |
|
| 147 |
Medikal |
(göz) sklera ve korneanın iltihaplanma sebebiyle dışa çıkıntı yaptığı bir rahatsızlık |
staphyloma i. |
|
| 148 |
Medikal |
özellikle düşük sebebiyle bebeği doğumda kaybetmek |
lose f. |
|
| 149 |
Medikal |
hastalık sebebiyle eriyip bitmiş |
consumptive s. |
|
| 150 |
Medikal |
sklera ve korneanın iltihaplanma sebebiyle dışa çıkıntı yapması ile ilgili |
staphylomatous s. |
|