knock - Turco Inglés Diccionario
Historia

knock

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Significados de "knock" en diccionario turco inglés : 41 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
knock v. kapı çalmak
General
knock v. çarpışmak
knock v. kapıyı vurmak
knock v. devirmek
knock v. teklemek
knock v. tartaklamak
knock v. kapıyı çalmak
knock v. eleştirmek
knock v. tokuşmak
knock v. sertçe eleştirmek
knock v. çalmak
knock v. vurmak
knock v. kusur bulmak
knock n. küt
knock n. tak
knock n. vuruş
knock n. çalma
knock n. kapı çalınması
knock n. darbe
knock n. dövme
knock n. eleştiri
Technical
knock çarpmak
knock vurmak
knock vuruntu çarpma
knock vuruş
knock darbe
Computer
knock vuruntu
Automotive
knock detonasyon
knock vuruntu yapmak
knock detonasyon yapmak
knock detenasyon yapmak
knock vurma
knock vuruntu
knock vuruş
knock darbe
knock detonasvon
knock vuruntu
Chemistry
knock vurma
Places
knock irlanda'da yerleşim yeri
Card
knock eli bitirme (poker)
knock eli açmak (poker)

Significados de "knock" con otros términos en diccionario inglés turco: 480 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
knock-kneed adj. paytak
General
knock off v. işi bırakmak
knock down v. yumrukla yere devirmek
knock off a bank v. banka soymak
knock someone out v. yere yıkmak (birini)
knock out v. nakavt etmek
knock out v. yormak
knock off v. fiyat kırmak
knock over v. çarpmak
knock down v. fiyat kırmak
knock into a cocked hat v. mahvetmek
knock into v. çarpmak
knock out v. yenmek
knock down v. indirmek (fiyatı)
knock up v. uyandırmak
knock down v. sökmek
knock around v. çıkmak
knock around v. hırpalamak
knock about v. hırpalamak
knock the door v. kapıyı çalmak
knock down v. yıkmak
knock back v. içmek
knock off v. kızlığını bozmak
knock out v. tıngırdatmak
knock something down v. yıkmak
knock up v. telaşlandırmak
knock about v. yalan söylemek
knock about v. şiddetle sarsmak
knock somebody down v. yumrukla devirmek
knock down v. devirmek
knock around v. gezmek
knock about v. tekrar tekrar vurmak
knock somebody up v. çocuğu koymak
knock somebody for six v. darbe vurmak
knock down v. mezatta çekici vurup malı son fiyatı verenin üzerine bırakmak
knock about v. çıkmak
knock off v. soymak
knock off v. indirim yapmak
knock somebody out v. nakavt etmek
knock over v. yıkmak
knock out v. çarpmak
knock repeatedly v. tak tak vurmak
knock off v. çırpıştırmak
knock at the door v. kapıyı çalmak
knock down v. yere sermek
knock against v. çarpmak
knock up v. sayı yapmak
knock one's head against the wall v. başını taştan taşa vurmak
knock off v. çalmak
knock together v. bir araya getirmek
knock against v. çarpışmak
knock back v. devirmek
knock back v. patlamak
knock about v. gezmek
knock up v. hazırlamak
knock together v. çarpışmak
knock over v. ezmek
knock off v. becermek
knock something off the price v. fiyatta indirim yapmak
knock over v. devirmek
knock back v. şaşırtmak
knock on the door v. kapıyı çalmak
knock together v. birbirine çarpmak
knock back a drink v. tek atmak
knock someone up v. hamile bırakmak
knock out v. öldürmek
knock off v. öldürmek
knock back v. mal olmak
knock out (someone) v. birini yere yıkmak
knock out v. devirmek
knock about v. tartaklamak
knock up v. para kazanmak
knock off v. düşürmek
knock over v. devirmek (birini/bir şeyi)
knock off a wallet v. cüzdan çalmak
knock someone's socks off v. şaşırtmak
knock the door v. kapı çalmak
(creditors) knock on one's door v. alacaklılar kapıya dayanmak
(creditors) knock on one's door v. alacaklıları kapıya dayanmak
knock on v. -i çalmak
knock at v. -i çalmak
knock on v. -e vurmak
knock galley-west v. yere sermek
knock at v. -e vurmak
knock about v. bulunmak
knock over v. çarpıp düşürmek
knock down v. yok etmek
knock down v. vurup yere sermek
knock out v. yere yıkmak
knock about v. ile ilişki kurmak
knock up v. çok yormak
knock about v. sürtmek
knock about v. olmak
knock on wood v. (nazar değmesin diye) tahtaya vurmak
knock against v. arabayla (ağaca vb) çarpmak
knock against v. toslamak
knock off v. paydos etmek
knock down the trees v. ağaçları devirmek
knock it off v. bir manevrayı tamamen iptal etmek
knock one’s teeth out v. birinin dişlerini dökmek
knock somebody unconscious v. birisini bayıltmak
a knock-down drag-out fight n. meydan kavgası
a knock-down drag-out fight n. şiddetli ağız kavgası
knock-off n. sahte
knock-on effect n. zincirleme etki
knock-off n. imitasyon
knock-off n. korsan eser
knock-on effect n. ikincil etki
knock-off n. lisanssız ürün
no-knock raid n. ani polis baskını
no-knock raid n. ani baskın (polis vb)
knock door run n. zili/kapıyı çalıp kaçma oyunu
dolly knock n. zili/kapıyı çalıp kaçma oyunu
knock knock ginger n. zili/kapıyı çalıp kaçma oyunu
Knock down ginger n. zili/kapıyı çalıp kaçma oyunu
knock knock joke n. tak tak kim var orda şakası
knock knees n. parantez bacak
knock knees n. çarpık bacak
knock-kneed adj. çarpık bacaklı
knock-kneed adj. yürürken dizleri birbirine çarpan
Phrasals
knock out şaşırtmak
knock out düşünemez hale getirmek
knock off kesmek
knock off işi durdurmak
knock up hamile bırakmak
knock about tartaklamak
knock about dövmek
knock back mal olmak
knock about kaba davranmak
knock back mal olmak (pahalıya vb) patlamak
knock against çarpışmak
knock against hızla çarpmak
knock away (at something) çarpıp/vurup durmak
knock away (at something) sürekli vurmak/çarpmak
knock around oyalanmak
knock around boşa vakit harcamak
knock around boşa zaman harcamak
knock someone out birini yıpratmak
knock someone out birini çok yormak
knock something out devre dışı bırakmak
knock someone out birini bitap düşürmek
knock something out çalışamaz hale getirmek
knock through something bir şeyi delip/kırıp geçmek
knock someone down yere devirmek/sermek
Phrases
knock on the door before entering i̇çeri girerken kapıyı çalınız
knock on the door before entering i̇çeri girmeden kapıyı çalınız
Colloquial
knock up para kazanmak
knock it off yapmayı kesmek
knock it off kesin şunu
knock somebody dead (birini) müthiş etkilemek
knock somebody dead (birisini) alt etmek
knock somebody dead aklını başından almak
knock somebody dead (birisini) büyülemek
knock somebody dead (birinin) başını döndürmek
knock it off kes artık
knock at the front door ön kapıyı çalmak
knock me some skin! çak bir beşlik!
knock me some skin! çak bakalım!
knock them dead (performansıyla/başarısıyla) birilerini soluksuz bırakmak
knock 'em dead (performansıyla/başarısıyla) birilerini soluksuz bırakmak
knock yourself out yap da görelim
every knock is a boost her darbe güçlendirir
Idioms
knock galley west yere sermek
knock the stuffing out of pestilini çıkarmak
knock someone into the middle of next week birinin canına okumak
knock the bottom out of temelinden sarsmak
knock the daylights out of ağzını burnunu dağıtmak
knock spots off taş çıkartmak
knock on wood tahtaya vur
knock somebody off his pedestal birisini tahtından indirmek
knock on wood şeytan kulağına kurşun
knock the living daylights out of kötek atmak
knock someone for a loop birini eşekten düşmüş karpuza döndürmek
knock into a cocked hat suya düşürmek
knock someone into the middle of next week canına okumak
knock the bottom out of foyasını meydana çıkarmak
knock the stuffing out of kuyruğunu tava sapına çevirmek
knock off kapkaç yapmak
knock off (birisini) öldürmek
knock off hızla yazmak
knock someone into a cocked hat üstün olmak
knock someone into a cocked hat daha iyi olmak
knock someone into a cocked hat saf dışı etmek
knock someone into a cocked hat alt etmek
knock someone into a cocked hat yenmek
knock someone into a cocked hat katlamak
knock the (living) daylights out of eşek sudan gelinceye kadar dövmek
knock the bottom out of temelini sarsmak
knock one's heads together kafalarını birbirine vurmak
knock one's heads together cezalandırmak
knock one's heads together kulaklarını çekmek
knock one's heads together kafalarını birbirine tokuşturmak
knock all of a heap şok etkisi yaratmak
knock all of a heap çok şaşırtmak
knock all of a heap kafasını karıştırmak
knock someone's block off pataklamak
knock someone's block off sopalamak
knock someone's block off marizlemek
knock someone's block off köteklemek
knock someone's block off eşek sudan gelinceye kadar dövmek
knock hell out of şiddetle vurmak
knock one's head against a brick wall iğneyle kuyu kazmak
knock one's head against a brick wall boşa kürek çekmek
knock one's head against a brick wall deveye hendek atlatmak
knock the hell out of şiddetle vurmak
take a knock kötü etkilenmek
take a knock büyük zarar görmek
knock on wood elini tahtaya vurmak
knock sense into birisini zorla hizaya sokmak
knock sense into birine doğru yolu göstermek
knock the hell out of gününü göstermek
knock something into shape biçime sokmak
knock something into shape bir şeyi daha iyi duruma getirmek
knock the living daylights of birine tüm gücüyle vurmak
one's knees knock together eli ayağı birbirine dolaşmak
knock the hell out of dövmek
knock into the middle of next week sert bir darbe indirmek
knock into the middle of next week çok hızlı vurmak
knock into the middle of next week çok sert vurmak
knock off someone's perch birini küçük düşürmek
knock off someone's perch yanlışlarını yüzüne vurmak
knock off someone's perch aşağılamak
knock the stuffing out of someone birisini eşek sudan gelinceye kadar dövmek
knock the starch out of someone birisini çok kötü benzetmek
knock the stuffing out of someone birisini çok kötü benzetmek
knock the starch out of someone birisini eşek sudan gelinceye kadar dövmek
knock the wind out of someone's sails nefesini kesmek
knock the wind out of someone's sails küçük düşürmek
knock the wind out of someone's sails nefes alamaz duruma getirmek
knock the wind out of someone's sails gururunu kırmak
knock the wind out of someone's sails soluksuz bırakmak
knock-down ciddi kavga
knock back a drink bir bardak içki yuvarlamak
knock one over bir bardak içki yuvarlamak
knock one back bir bardak içki devirmek
knock one back bir bardak içki yuvarlamak
knock one over bir bardak içki devirmek
knock back a drink bir bardak içki devirmek
knock something into a cocked hat tekerine çomak sokmak
knock something into a cocked hat bir planı bozmak
knock-down ciddi kapışma
knock somebody for a loop şok etkisi yaratmak
knock somebody for a loop şok etmek
knock somebody for a loop soğuk duş etkisi yapmak
knock some sense into someone aklını başına getirmek
knock some sense in aklını başına getirmek
knock the props out from under someone birisinin kendine olan güvenini zedelemek
knock oneself out gayret göstermek
knock oneself out çok çalışmak
knock the bejeebers out of someone birisini öldüresiye dövmek
knock the starch out of someone birisini öldüresiye dövmek
knock the stuffing out of someone birisini öldüresiye dövmek
knock someone down to size dersini vermek
knock someone down to size boyunun ölçüsünü almak
knock the tar out of somebody hezimete uğratmak
knock the tar out of somebody fena benzetmek
knock the tar out of somebody bozguna uğratmak
knock the tar out of somebody eşek sudan gelinceye kadar dövmek
knock the tar out of somebody komalık etmek
knock somebody's socks off hezimete uğratmak
knock the socks off someone şok etkisi yaratmak
knock the socks off someone çok şaşırtmak
knock someone's socks off çok şaşırtmak
knock the socks off someone şoke etmek
knock someone's socks off şok etmek
knock someone's socks off şoke etmek
knock the socks off someone şok etmek
knock someone's socks off şok etkisi yaratmak
knock somebody's socks off bozguna uğratmak
knock the stuffing out of someone dut yemiş bülbüle çevirmek
knock someone cold birini bir vuruşla yere sermek
knock back a drink bir tek atmak
knock one over bir tek atmak
knock one back bir tek atmak
knock one off one's feet birini yere sermek
knock one off one's feet ayaklarını yerden kesmek
knock somebody off their feet ayaklarını yerden kesmek
knock somebody off their feet birisini yere sermek
knock somebody off their feet birisini çok etkilemek
knock one off one's feet birini alt etmek
knock the habit uyuşturucu kullanmayı bırakmak
knock the habit uyuşturucuyu bırakmak
knock some heads together birilerini haşlamak
knock something on the head bir şeyi yapmayı bırakmak
knock some heads together birilerini hizaya getirmek
knock some heads together (birilerinin) canına okumak
knock one's knees together (korkudan) dizleri titremek
knock one's knees together (korkudan) dizlerinin bağı çözülmek
knock someone for a loop birini çok şaşırtmak
knock something back içki içmek/yuvarlamak
knock someone back (an amount of money) (belli bir paraya) mal olmak
knock somebody for six aklını başından almak
knock back a drink içki içmek/yuvarlamak
knock one over içki içmek/yuvarlamak
knock somebody for six birini şok etmek
knock someone cold aklını başından almak
knock someone for a loop birini şok etmek
knock someone for a loop aklını başından almak
knock one back içki içmek/yuvarlamak
knock somebody for six birini çok şaşırtmak
knock someone down a notch or two ağzının payını vermek
knock someone down a peg or two birini azarlamak
knock someone down a notch or two birini azarlamak
knock someone down a peg or two ağzının payını vermek
knock/lick/whip something into shape şekle sokmak
knock/lick/whip something into shape biçim vermek
knock/lick/whip something into shape adam etmek
knock off work (akşam) işten çıkmak
knock off work mesaisi bitmek
knock off work (akşam olup) işi bitmek
knock somebody sideways (brit) derinden etkilemek/sarsmak
knock spots off somebody/something (diğerlerinden) çok daha iyi olmak
knock spots off somebody/something (diğerlerine) taş çıkarmak
knock spots off somebody/something (diğerlerine) taş çıkartmak
knock the bottom out of something (plan) suya düşürmek
knock the bottom out of something (planlarını) alt üst etmek
knock-down-drag-out (us) ağız dalaşı
get into a knock-down-drag-out fight (us) ağız dalaşına girmek
knock someone over with a feather birini çok şaşırtmak
knock somebody off their perch (lideri/şampiyonu) tahtından indirmek
knock one's head against a brick wall boşa yorulmak
knock one's head against a brick wall boşa uğraşmak
knock one's head against the wall boşa yorulmak
knock one's head against the wall boşa uğraşmak
knock one's head against the wall boşa kürek çekmek
knock someone down with a feather birini çok şaşırtmak
knock me down with a feather beklenmedik bir durum karşısında çok şaşırmak
knock someone down a notch/peg birine haddini bildirmek
knock someone down a notch/peg birine dersini vermek
take a knock darbe almak
take a knock sarsılmak
knock someone out (birini) çok şaşırtmak ya da sevindirmek
it'll knock you on your ass aklını başından alacak
it'll knock you on your butt yerinde duramayacaksın
it'll knock you on your butt kendinden geçeceksin
it'll knock you on your ass yerinde duramayacaksın
it'll knock you on your butt aklını başından alacak
it'll knock you on your ass kendinden geçeceksin
knock it out of the park iyi iş çıkarmak
knock the legs out from under someone/something altını oymak
knock the legs out from under someone/something argümanı çürütmek
Speaking
i will knock the daylights out of you canına okuyacağım
knock on the wood tahtaya vur
knock it off kes şunu
don't knock it! (bir şeyi) eleştirme!
don't knock it! (bu konunun) üstüne gitme!
don't knock it! kes şunu!
don't you knock? kapı çalmaz mısın?
knock it off kes şunu artık
knock wood tahtaya vur
knock yourself out sen yap o zaman
a hard knock on the door woke me up kapının sertçe çalınması uyandırdı beni
knock before you enter girmeden önce kapıyı çal
knock before entering girmeden önce kapıyı çal
knock before entering kapıyı izinsiz açma
knock before entering girmeden önce kapıyı çalın
knock before you enter girmeden önce kapıyı çalın
knock before you enter kapıyı izinsiz açma
Slang
knock someone up birini hamile bırakmak
knock into a cocked hat tanınmaz hale getirmek
knock into a cocked hat tanınmaz hale sokmak
knock off kızlık bozmak
knock-off eleştiri
knock back reddetme
knock it off kes şunu artık
knock the socks off şaşırtmak
knock someone's socks off afallatmak
knock the socks off büyülercesine etkilemek
knock the socks off hezimete uğratmak
knock the socks off hayret ettirmek
knock someone's socks off hayran bırakmak
knock the socks off afallatmak
knock the socks off alt etmek
knock someone's socks off hayrete düşürmek
knock someone's socks off büyülercesine etkilemek
knock the socks off hayran bırakmak
knock someone's socks off alt etmek
knock someone's socks off hezimete uğratmak
knock someone's socks off hayret ettirmek
knock the socks off hayrete düşürmek
knock someone's socks off şaşırtmak
a knock-shop randevu evi
a knock-shop kerhane
knock someone off birisini öldürmek
knock someone off birini öldürmek/temizlemek
knock over something bir şeyi çalmak/aşırmak
knock over something bir yeri soymak
knock somebody up birini hamile bırakmak
knock up somebody birini hamile bırakmak
knock 'em dead iyi/bol şanslar
knock yourself out kafana göre takıl
knock someone some skin beşlik çakmak
knock someone's socks off birini çok şaşırtmak
knock someone's socks off birini şoke etmek
knock the socks off (of) someone birini çok şaşırtmak
knock the socks off (of) someone birini şoke etmek
Trade/Economic
knock down fiyat kırmak
knock-down portatif
knock-off fiyatta indirim yapmak
knock-down prices büyük ucuzluk
knock-out price çok düşük fiyat
knock-down kaliteyi düşürmek
knock-down fiyat düşürmek
knock-off prices indirilmiş fiyatlar
knock-down taşınır mallar
knock-down prices çok indirilmiş fiyat
knock down ucuza satmak
knock money off fiyat kırmak
knock off a bank banka soymak
Law
no-knock warrant ihbarsız mülke giriş emri/izni
Insurance
knock-for-knock agreement sigortalı araçların çarpışmasıyla sonuçlanan bir zarar halinde sigortalıların karşılıklı hukuki sorumluluğuna bakılmaksızın her iki sigortacının kendi hasarından sorumlu olması
knock-for knock kimin suçladığından bağımsız olarak her şirketin kendi poliçe sahibine ödeme yapmayı taahhüt ettiği anlaşma şekli
Technical
fuel knock yakıt vuruntusu
detonation knock patlama vuruntusu
knock out vurup yıkmak
knock sensor vuruntu sensörü
fuel knock gaz vuruntusu
knock out irtibat kutusu kapağı
flywheel knock volan vuruntusu
knock sensor darbe sensörü
piston knock piston vuruntusu
knock sensor sensör
knock characteristics vuruntu karakteristikleri
knock off riser kırılma yolluğu
knock-down test dövme uygunluğu deneyi
engine knock motor vuruntusu
knock-up çıkarma tırnağı
knock-on damage çarpma hasarı
knock-down test devirme deneyi
knock code tıklama kodu
knock sensor vuruntu sensörü
Textile
knock-kneed legs çarpık bacak
Automotive
knock sensing vuruntu algılaması
idle knock rölanti vuruntusu
spark knock kıvılcım vuruntusu
combustion knock yanma vuruntusu
carbon knock kurum vuruntusu
knock sensor vuruntu sensörü
ignition knock ateşleme vuruntusu
anti-knock quality erken ateşleme önleyici
anti-knock additive yakıt katkısı
anti-knock value vuruntu direnci
anti-knock control anti vuruntu kontrolü
anti-knock compound vuruntu önleyici katkı
high-speed knock yüksek hız vuruntusu
knock control vuruntu kontrolü
knock suppressor vuruntu önler
knock sensor vuruntu sensörü
knock sensor module vuruntu sensörü modülü
knock limit vuruntu sınırı
anti-knock additive vuruntuönler
anti-knock index vuruntuya direnme endeksi
knock-off nut merkezi bijon somunu
bearing knock yatak vuruntusu
diesel knock dizel vuruntusu
knock-off taklit parça
knock-off wheel merkezi bijonlu jant
carbon knock kurum kaynaklı vuruntu
Medical
knock-knee çarpık bacak
knock-kneed çarpık bacaklı
Biology
gene knock-out gen nakavtı
Environment
anti-knock vuruntu önleyici
Geology
anti-knock benzine eklenen katkı maddesi
Football
knock the ball out of bounds topu taca atmak
Card
knock rummy remi (kağıt oyunu)
Theatre
knock about scene lazzo
British Slang
knock one out otuzbir çekmek
knock one out mastürbasyon yapmak
knock seven shades of shit out of someone birinin ağzını yüzünü dağıtmak
knock ten bells out of someone birini eşek sudan gelinceye kadar dövmek
knock-off paydos etmek
knock the spots off alt etmek
knock seven shades of shit out of someone birini eşek sudan gelinceye kadar dövmek
knock-off aşırmak
knock-off düzüşmek
knock-off çalmak
knock out satmak
knock it on the head! kes artık şunu!
knock-off vuruşmak
knock ten bells out of someone birinin ağzını yüzünü dağıtmak