düzenli - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

düzenli



Sens de "düzenli" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 53 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
düzenli neat adj.
düzenli tidy adj.
düzenli regular adj.
General
düzenli straight adj.
düzenli systematic adj.
düzenli ordinate adj.
düzenli right adj.
düzenli in good trim adj.
düzenli measured adj.
düzenli equable adj.
düzenli trim adj.
düzenli orderly adj.
düzenli equal adj.
düzenli arranged adj.
düzenli set adj.
düzenli snug adj.
düzenli uniform adj.
düzenli dainty adj.
düzenli coordinated adj.
düzenli methodical adj.
düzenli crisp adj.
düzenli settled adj.
düzenli taut adj.
düzenli harmonious adj.
düzenli steady adj.
düzenli in order adj.
düzenli ordered adj.
düzenli even adj.
düzenli systematical adj.
düzenli stated adj.
düzenli shipshape adj.
düzenli organized adj.
düzenli regular adj.
düzenli periodic adj.
düzenli clean-cut adj.
düzenli well-ordered adj.
düzenli well-arranged adj.
düzenli elegant adj.
düzenli squared away adj.
düzenli uncluttered adj.
düzenli just so adj.
düzenli coordinate adj.
düzenli routine adj.
düzenli organised adj.
düzenli ruly adj.
düzenli well-tended adj.
düzenli tactic adj.
Colloquial
düzenli like clockwork
Trade/Economic
düzenli businesslike
Technical
düzenli methodical
Marine
düzenli monochromatic wave
düzenli monochromatic waves
Linguistics
düzenli regular

Sens de "düzenli" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 283 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
düzenli olarak regularly adv.
General
düzenli olarak yapmak regularize v.
bir şeyi düzenli bir şekilde (bir yere) koymak stow away v.
düzenli yığmak stack up v.
bir şeyi düzenli bir şekilde (bir yere) koymak stow in v.
(arasında) düzenli seferler yapmak ply between v.
düzenli katılım göstermek attend regularly v.
iki veya daha çok nokta arasında düzenli seferler yapmak ply v.
düzenli hale getirmek make regular v.
düzenli yerleştirmek set (down) orderly v.
düzenli olmak be orderly v.
düzenli çalışmak work systematically v.
düzenli tutmak keep (something) orderly v.
düzenli tutmak keep (something) in order v.
düzenli olmak be in order v.
düzenli çalışmak work methodically v.
düzenli olmak be systematic v.
düzenli yerleştirmek place orderly v.
düzenli çalışmak study methodically v.
düzenli olmak be tidy v.
düzenli tutmak keep (somewhere) tidy v.
düzenli çalışmak study systematically v.
düzenli bırakmak (bir odayı vb) leave neat v.
düzenli yerleştirmek place well-ordered v.
düzenli adımlarla yürümek march v.
düzenli sefer yapmak ply v.
düzenli bir işe girmek get a regular job v.
düzenli haber almak be well informed v.
düzenli aralıklarla ekokardiyografik incelemeye tabi tutulmak be assessed by echocardiography at regular intervals v.
düzenli seks yapmak have regular sex v.
düzenli seks yapmak have sex regularly v.
düzenli olarak seks yapmak have sex regularly v.
düzenli bir işi olmak have a regular job v.
düzenli bir işi olmak have regular job v.
düzenli olarak yapmak regularise v.
düzenli spor yapmak exercise regularly v.
belirli bir tarifeye uymak yerine düzenli aralıklarla çalışan sefer shuttle service n.
düzenli toplam tidy sum n.
düzenli hat koşulları lines terms n.
düzenli ödeme regular payment n.
düzenli olma regularity n.
düzenli içicilik regular smoking n.
düzenli kentleşme orderly urbanization n.
düzenli kentleşme orderly urbanisation n.
düzenli şehirleşme planned urbanization n.
düzenli kentleşme planned urbanization n.
düzenli şehirleşme orderly urbanization n.
düzenli şehirleşme orderly urbanisation n.
düzenli şehirleşme planned urbanisation n.
düzenli kentleşme planned urbanisation n.
düzenli nokta regular point n.
düzenli olma apple-pie order n.
düzenli maaş regular salary n.
düzenli seks regular sex n.
düzenli bir seks hayatı a regular sex life n.
düzenli sefer regular service n.
düzenli hayat regular life n.
düzenli yaşam regular life n.
düzenli hayat orderly life n.
düzenli yaşam orderly life n.
düzenli aile hayatı steady family life n.
düzenli aile yaşamı regular family life n.
düzenli aile hayatı regular family life n.
düzenli aile yaşamı steady family life n.
düzenli beslenme proper nutrition n.
düzenli beslenme balanced diet n.
düzenli beslenme eating properly n.
düzenli beslenme well-balanced diet n.
düzenli beslenme regular diet n.
düzenli beslenme proper diet n.
düzenli tekrar regular repeat n.
düzenli tekrar regular repetition n.
düzenli bakım regular maintenance n.
takıntılı derecede düzenli kimse neatnik n.
düzenli aralık regular interval n.
her yıl düzenli yapılan kutlama annual celebration n.
düzenli ziyaret recourse [obsolete] n.
yakinen ve düzenli olarak sorgulama catechization n.
düzenli yayınlanan periodic adj.
çok düzenli like clockwork adj.
düzenli biçimde straight adj.
kadar düzenli as regular as adj.
düzenli hareket olamayan erratic adj.
düzenli aralarla meydana gelen periodic adj.
temiz ve düzenli neat and tidy adj.
düzenli olarak crisply adv.
düzenli sıra ile yolunda in order adv.
çok düzenli in apple pie order adv.
düzenli olarak measuredly adv.
çok düzenli bir halde just so adv.
bozuk düzenli olarak uncoordinatedly adv.
düzenli aralıklarda at regular intervals adv.
düzenli olarak methodically adv.
düzenli olarak on a regular basis adv.
düzenli olarak routinely adv.
çok düzenli smoothly adv.
çok düzenli precisely adv.
düzenli olarak regularly adv.
düzenli olarak (on a) regular basis adv.
çok düzenli bir şekilde in apple-pie order adv.
düzenli aralarla regularly adv.
düzenli aralıklarla regularly adv.
düzenli biçimde on a regular basis adv.
düzenli aralıklarla at regular intervals adv.
düzenli bir biçimde in an orderly manner adv.
düzenli (bir şekilde) neatly adv.
düzenli aralıklarla in regular intervals adv.
düzenli olarak religiously adv.
düzenli aralarla at regular intervals adv.
düzenli bir biçimde in an orderly fashion adv.
Phrasals
(resmi anlamda) birisiyle düzenli olarak görüşmek/iletişim kurmak check in with somebody
(taksit/düzenli ödeme vb.) ödeyememek fall behind with something
Phrases
düzenli aralıklarla in regular intervals
düzenli aralıklarla in regular basis
Colloquial
düzenli olarak in good order
aşırı derecede düzenli/cimri/takıntılı olmak be anal about it
düzenli değil not regular
temiz ve düzenli clean and tidy
Idioms
saat gibi düzenli as regular as clockwork
düzenli yaşamaya başlamak make good
her şeyiyle düzenli in apple-pie order
çok düzenli in apple-pie order
düzenli ve disiplinli yönetmek run a tight ship
düzenli ve disiplinli yönetmek run a taut ship
saat gibi düzenli olmak be as regular as clockwork
düzenli işini bırakma don't quit your day job
düzenli işini bırakma don't give up your day job
düzenli olarak (ilaç vb almak) at full strength
(düzenli) seks yapmak be getting one's oats
düzenli değil not making a habit out of it
düzenli egzersiz yapmak keep in training
düzenli spor yapmak keep in training
düzenli tutmak get something in order
düzenli tutmak keep something tidy
düzenli tutmak have something in order
düzenli tutmak put something in order
bir şeyi düzenli olarak yapmak go in for something
son derece düzenli as neat as ninepence
son derece düzenli neat as ninepence
son derece düzenli right as ninepence
son derece düzenli as right as ninepence
Speaking
sınıfınızı düzenli tutun keep your classroom tidy
sınıfı düzenli tutun keep the classroom tidy
odanı düzenli bırak keep your room tidy
odanı düzenli tut keep your room tidy
araçlarınızı düzenli olarak servise götürün service your vehicles regularly
Slang
düzenli olarak seks yapmak get your oats
Trade/Economic
düzenli transit servis regular transit service
yıllık düzenli gelir annuity
düzenli temettü regular dividend
düzenli katkı payı regular contributions
bir işletme hakkındaki mali bilgileri düzenli bir biçimde kaydetme tekniği accounting
bir hat üzerinde düzenli sefer yapan uçak veya yolcu gemisi liner
sigorta poliçesinin sağlayacağı düzenli yıllık gelir tutarı annuitisation
faiz oranı ve vadesinin belirli bir fondan ödenmesi gereken yıllık düzenli taksit miktarlarını belirleyici fonksiyonu annuity factor
düzenli gelir regular income
işletmenin sürekli ve düzenli biçimde işlerini yürüttüğü ana merkezindeki çalışma yeri home office
düzenli ödeme emri direct debit mandate
büyük bir bakım gerektirmeden makine veya tesisin düzenli çalışabilme süresi life
makine veya tesisin tamir edilmez hale gelene kadar görevini düzenli olarak yaptığı süre life
düzenli sefer konşimentosu berth bill of lading
düzenli dağıtım yolu regular way delivery
düzenli ödeme regular payment
düzenli toplantı regular meeting
düzenli talep regular demand
düzenli işi olan jobholder
düzenli hat konşimentosu liner bill of lading
düzenli nakit akışı regular cash flow
düzenli müşteri regular customer
düzenli tedarikçi regular supplier
düzenli piyasalar hipotezi coherent market hypothesis
patentin düzenli aralıklarla ufak tefek değişiklikler yapılarak yenilenmesi patent evergreening
Politics
atık düzenli depolama sahaları landfill of wastes
ortak düzenli kuruluşlar coordinated organisation
düzenli çaba concerted effort
düzenli rapor regular report
gizli, gayrı resmi yahut düzenli işlemeyen iletişim yolu/kanalı back-channel
düzenli aralıklarla yapılan seçim regular election
düzenli izleme regular follow-up
Insurance
düzenli katkı payı regular contributions
Tourism
düzenli sefer regular service
Media
gazete ve benzeri yayınların reklam haricindeki düzenli içeriği reading matter n.
Technical
düzenli çapraz aralıklarla çentikli (arma) raguled adj.
sıra düzenli hierarchical
düzenli kestirici regular estimator
solda düzenli ragged right
sağda düzenli ragged left
düzenli olarak regularly
düzenli aralıklarla at regular intervals
düzenli aralıklarla periodically
düzenli nokta regular point
düzenli bir şekilde birbirine bağlı articulate
düzenli bakım systematic maintenance
yavaş ve düzenli aşınma slow and regular wear
uzam-düzenli kauçuklar stereo-regular rubbers
sıfır düzenli tepkime zero order reaction
düzenli kopolimer regular copolymer
düzenli yapı ordered structure
düzenli örgü superlattice
düzenli birim göze ordered unit cell
düzenli eşpolimer regular copolymer
düzenli kristal ordered crystal
düzenli eğri regular curve
düzenli katı çözelti ordered solid solution
düzenli işlev regular function
düzenli evre ordered phase
düzenli örüt ordered crystal
düzenli çözelti regular solution
çevirme düzenli fırın tilting furnace
sürekli veya düzenli aralıklarla ışık yayan emitting a continuous or regular intermittent light
Computer
düzenli durdurma orderly closedown
düzenli dil regular language
düzenli ifade regular expression
sağda düzenli ragged left
solda düzenli ragged right
düzenli ziyaretçi frequent visitor
youtube'da düzenli olarak video yayınlayan kimse youtuber
Telecom
düzenli gelen çağrılar smooth call arrival
düzenli işaretleşme hattı regular signalling link
Construction
düzenli katı çözelti ordered solid solution
üst düzenli kafes superlattice
Lighting
optik düzenli lamba pressed glass lamp
Automotive
düzenli olmayan non-uniform
Traffic
düzenli yolcu servisi regular passenger service
Aeronautic
düzenli bazda toplu hava taşımacılığı yapan taşıyıcı airline business n.
düzenli bazda toplu hava taşımacılığı yapan taşıyıcı airline
Marine
düzenli hat gemi şirketlerinin aralarında yaptıkları anlaşmanın koşulları conference terms
düzenli uğranılan liman port of regular calling
düzenli yerleşme regular placing
ırmak, göl, kanal vs üzerinden düzenli olarak yolcu taşıyan tekne water bus
sahili düzenli hale getirme yöntemi beach stabilizing method
düzenli dalgalar regular waves
düzenli olarak bir hatta çalışan yolcu vapuru liner
düzenli sefer yapmak ply to
düzenli seferler yapmak ply
Medical
düzenli bakım programları managed care programs
düzenli tarama regular screening
düzenli sıvı alımı regular fluid intake
düzenli bir tedavi rejimi a regular treatment regimen
dönemde düzenli folik asit alınımı regular intake of folic acid
Optics
düzenli astigmatizm regular astigmatism
Food Engineering
düzenli akış laminar flow
Math
tümel düzenli uzay completely regular space
tümel düzenli uzay tychonoff space
düzenli nokta ordinary point
düzenli çokyüzlü regular polyhedron
düzenli yirmiyüzlü regular icosahedron
düzenli matris regular matrix
düzenli dörtyüzlü regular tetrahedron
düzenli fonksiyon regular function
düzenli çokgen regular polygon
düzenli adlanım regular representation
düzenli işlev regular function
düzenli dizey regular matrix
Statistics
düzenli tahmin edici regular estimator
düzenli durağan nokta süreci regular stationary point process
düzenli markov yenileme süreci regular markov renewal process
düzenli en iyi asimptotik normal tahmin edici regular best asymptotically normal estimator
düzenli durum regular state
düzenli grup bölünebilir tamamlanmamış blok tasarı regular group divisible incomplete block design
Physics
düzenli yansıma regular reflection
Chemistry
peryodik olarak düzenli sıralı ve kuyruk-başa bağlı (polimer) regioregular
moleküler olarak kuyruk-başa olacak şekilde düzenli bir zincir bağ yapısında olan (polimer) regioregular
Biology
kümelenmiş düzenli aralıklı kısa palindromik yinelemeler clustered regularly interspaced short palindromic repeats
Biochemistry
düzenli mekanizma ordered mechanism
Marine Biology
düzenli işlerge ordered mechanism
Breeding
düzenli otlatma browsing
Tobacco
düzenli sulama regularly watered
Forestry
düzenli kesim periodical cutting
Education
düzenli yapılan uygulama dersi recitation n.
Linguistics
düzenli konuşma articulate speech
düzenli eylem regular verb
düzenli eylem weak verb
History
ortaçağ ingiltere'sinde tebaanın emirleri altında yaşadıkları derebeyine yaptıkları düzenli ödeme aid n.
Archaeology
düzenli profilleri, dik açılarla geçen bloklar veya çıkıntılar tarafından kesilen arşitrav banded architrave
Environment
düzenli akış steady flow
düzenli sürüklenme steady creep
düzenli depolama sahası sanitary landfill
düzenli çöp depolama sahası sanitary landfill
Military
nato'ya tahsis için ayrılmış düzenli kuvvetler earmarked for assignment
düzenli ordu regular army
düzenli eğitim regular drill
geri tepme düzenli recoil operated