temsil - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

temsil



Sens de "temsil" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 21 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
temsil representation n.
General
temsil rendition n.
temsil spectacle n.
temsil acting n.
temsil figuration n.
temsil stage play n.
temsil performance n.
temsil presentment n.
temsil simile n.
temsil show n.
temsil representation n.
temsil representment n.
temsil reddition [obsolete] n.
temsil type n.
Trade/Economic
temsil presentation
Law
temsil agency
temsil procuration
temsil representation
temsil performance
Computer
temsil representation
Math
temsil representation

Sens de "temsil" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 311 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
temsil etmek represent v.
temsil eden representative adj.
General
temsil etmek stand for v.
temsil etmek body forth v.
temsil etmek perform v.
simge ile temsil etmek emblematize v.
temsil etmek speak for v.
temsil etmek personify v.
temsil etmek exemplify v.
simge ile temsil etmek emblematise v.
temsil etmek present v.
temsil etmek symbolize v.
temsil etmek typify v.
temsil etmek impersonate v.
temsil etmek symbolise v.
şirketi temsil etmek represent the company v.
ülkesini uluslararası alanda en iyi şekilde temsil etmek represent his/her country in the best possible way in the international arena v.
ülkesini uluslararası alanda en iyi şekilde temsil etmek to represent his/her country at the highest level in the international arena v.
temsil edilmek be represented v.
yurtdışında temsil etmek represent abroad v.
temsil etmek represent v.
yetersiz temsil etmek under-represent v.
bir başkasının yerine temsil elmek sit in v.
az temsil etmek underrepresent v.
(olması gerekenden) düşük seviyede temsil etmek under-represent v.
az temsil etmek under-represent v.
yetersiz temsil etmek underrepresent v.
(olması gerekenden) düşük seviyede temsil etmek underrepresent v.
birisini temsil etmek represent someone v.
temsil edilmeyi reddetmek refuse representation v.
birini mahkemede temsil etmek represent someone in court v.
aşırı/fazla temsil etmek overrepresent v.
temsil etmek act v.
gerçekçi olarak temsil etmek actualise v.
gerçekçi olarak temsil etmek actualize v.
etkili biçimde temsil etmek catch v.
örnek olarak temsil etmek token v.
temsil etmek type v.
klişeleşmiş bir şekilde temsil etmek typecast v.
temsil eden epitomist n.
nispi temsil sistemi proportional representation n.
temsil etme epitomizing n.
genel vali (krallığı temsil eden) viceroy n.
temsili hükümet ve temsil representative government and representation n.
nisbi temsil sistemi proportional representation n.
temsil etme epitomising n.
nisbi temsil proportional representation n.
temsil yetkisi power of attorney n.
temsili hükümet ve temsil representative and representation n.
temsil edilebilirlik representativeness n.
bir cümleyi temsil eden simge phraseogram n.
temsil düzenleyen kişi impresario n.
lineer temsil linear representation n.
temsil hakkı representative faculty n.
kötü temsil etme misrepresentation n.
çizgi roman dünyasında en güçlü kötüleri temsil eden grup archvillain n.
çizgi roman dünyasında en güçlü kötüleri temsil eden grup archnemesis n.
çizgi roman dünyasında en güçlü kötüleri temsil eden grup archenemy n.
çizgi roman dünyasında en güçlü kötüleri temsil eden grup archfoe n.
temsil ve ilzam represent and bind n.
yetersiz temsil under-representation n.
eksik temsil under-representation n.
temsil gideri representation expense n.
bir kişiliği temsil etme impersonation n.
müzik ve temsil atölyesi entertainment workshop n.
temsil edebilirlik representability n.
temsil edilebilirlik representability n.
temsil ettiğimiz şirketler the companies we represent n.
temsil edilen şirketler listesi list of represented companies n.
temsil edilen şirketler listesi list of the companies being represented n.
temsil oranı representation rate n.
kültürel temsil cultural representation n.
temsil eden representer n.
aşkın temsil overrepresentation n.
fazla temsil overrepresentation n.
davetiyeli koltuk (bir temsil için) house seat n.
bir kurulda halkı temsil eden görevli lay member n.
temsil yetkisi power of representation n.
bir ülkeyi temsil eden hayvan national animal n.
masalsı güzellik, huzur ve aydınlanmayı temsil eden yer ya da zaman camelot n.
bir ülke içerisinde genellikle çoğunluğun mensup olduğu dini temsil eden bağımsız kilise national church n.
münazarada karşıt görüşü temsil eden taraf negative n.
geçmiş dönemin ya da devrin birliğini ve önemini anlama ve temsil etme yeteneği the historic sense n.
aşkı temsil eden dekoratif bir düğüm true lover's knot n.
aşkı temsil eden dekoratif bir düğüm love knot n.
aşkı temsil eden dekoratif bir düğüm lover's knot n.
aşkı temsil eden dekoratif bir düğüm lovers' knot n.
aşkı temsil eden dekoratif bir düğüm true lovers' knot n.
mecazi temsil type [obsolete] n.
temsil etmeyen unrepresentative adj.
temsil edilmiş epitomized adj.
temsil edilmiş epitomised adj.
temsil edilmiş represented adj.
temsil eden acting adj.
kiliselerin tümünü temsil eden ecumenical adj.
bütün kiliseleri temsil eden ecumenic adj.
temsil edici olmayan nonrepresentative adj.
yanlış temsil edilmiş misrepresented adj.
yetersiz temsil edilmiş under-represented adj.
yetersiz temsil edilen under-represented adj.
yetersiz temsil edilmiş underrepresented adj.
(olması gerekenden) düşük seviyede temsil edilmiş underrepresented adj.
fazla temsil edilmiş overrepresented adj.
temsil edici presentive adj.
temsil edilebilir representable adj.
kilisenin belirli (sabit) bir mal varlığını veya gelirini korumak amacı ile bir koruyucu tarafından temsil edilen dini kuruluşa ilişkin presentative adj.
ezici çoğunluğu temsil eden general adj.
Phrasals
başkasını temsil etmek act for
Idioms
(temsil etmek) sesi olmak represent v.
temsil etmek have the words for v.
temsil eden şey a (kind of) reflection on (someone or something) n.
kötü temsil eden şey a poor reflection on something n.
ülkesini temsil etmek fly the flag
temsil etmek identify oneself with
temsil etmek carry the banner for
ülkesini temsil etmek show the flag
ülkesini temsil etmek wave the flag
Speaking
kendinizi temsil etmek mi istiyorsunuz? do you intend to represent yourself
Trade/Economic
abd'de yabancı şirketi temsil eden aracı kuruluşun yabancı ülkedeki şirket adına amerika'da ihraç ettiği menkuller american shares n.
ticaret odalarını temsil eden trade adj.
ticaret odalarını temsil eden trades adj.
bir mal üzerinde mülkiyeti temsil eden ve başkalarına devredilebilen kıymetli evrak equity security
mülkiyeti temsil eden menkul kıymetler equity securities
temsil yetkisi agency
borçluluğu temsil eden senetler debt securities
hisse senetleriyle temsil olunan sermaye share capital
toplu pazarlık görüşmeleri için bir işçi örgütünün temsil ettiği ve anlaşma ile bir araya gelmiş işçiler grubu appropriate bargaining unit
şirket hisse senetlerinin temsil ettiği sermaye issued capital
temsil görevleri fiduciary duties
poliçenin temsil ettiği bir borca üçüncü bir kişinin poliçeye imza koyarak kefil olması bill guarantee
temsil edilme representation
tahvil sahiplerini temsil eden mali kurum veya kişi bond trustee
ülkeyi başka bir ülkede temsil eden yüksek düzeyde görevli high commissioner
ticari temsil yetkisi procuration
temsil yetkisi anlaşmazlığı representation controversy
daha sonra ihraç edilecek tahvili temsil eden geçici belge interim bond
yolluk ve temsil harcamaları business allowance
temsil yetkisi power of attorney
temsil sorumluluğu vicarious liability
temsil salahiyeti capacity for representation
nispi temsil proportional representation
temsil eden numune representative sample
sermayeyi temsil eden hisse senedi corporate stock
ödenmiş sermayenin hisse senediyle temsil edilmeyen kısmı capital surplus
genel temsil yetkisi general power of attorney
genel temsil general agency
kasayı temsil eden senetler cash items
hisseleri temsil eden senet share warrant
vasıtasız temsil direct representation
geçici olarak temsil eden acting
çoğunluğu temsil majority representation
temsil edici örnek representative sample
temsil eden örnek representative sample
vekaletle temsil eden şahıs agent
temsil olunan principal
yönetim temsil mektubu management representation letter
temsil anlaşması representation agreement
temsil eden taraf representing party
tarafından temsil edilen represented by
yanlış beyan/temsil false representation
orantılı temsil sistemi proportional representation system
nısbi temsil sistemi proportional representation system
orantılı temsil sistemi system of proportional representation
nısbi temsil sistemi system of proportional representation
Law
avukatla temsil legal representation n.
avukat aracılığıyla mahkemede temsil edilme appearance by counsel n.
savcının temsil ettiği taraf prosecution
temsil ve ilzama commit and represent
cezai ihtilaflarda bizi temsil etmeye represent us in criminal matters
kanuni temsil legal representation
yetkisiz temsil agency without authority
emtiayı temsil eden senetler goods bills
temsil etmek represent
temsil salahiyeti power of procuration
vekaleten temsil etmek act as an attorney in fact
vekaleten temsil etmek represent by proxy
vekaleten temsil etmek act for and on behalf of the principle
vekaleten temsil etmek act representatively
temsil yetkisine ait jurisdictional
bir gayri-reşit adına dava açmak ve onu davada temsil etmek üzere mahkeme tarafından atanan vasi guardian ad litem
davalının duruşmaya gelmesi veya kendisini bir vekil ile temsil ettirmesi general appearance
davalının duruşmaya gelmesi veya kendisini bir vekil ile temsil ettirmesi special appearance
reşit olmayan veya sakat bir kimseyi temsil eden şahıs next friend
temsil yetkisi power of attorney
ticari temsil procuration
yanlış temsil misrepresentation
zahiri temsil yetkisi ostensible authority
vekil aracılığıyla mahkemede temsil edilme appearance by attorney
temsil edilen şahsın hareketlerinden yorumlanarak yasal olarak varlığı farz olunan temsil yetkisi agency by estoppel
öz-temsil self-representation
temsil ve ilzam yetkisi authority to represent and bind
kendini temsil self-advocacy
hükümeti temsil eden avukat state's attorney
hükümeti temsil eden avukat state attorney
temsil hakkı right of perfonnance
temsil serbestisi freedom to perform
Politics
seremonilerde londra'yı temsil eden yetkili remembrancer [brit] n.
abd ülke temsil heyeti united states country team n.
temsil etme representation
nispi temsil usulünü benimseyen politika denominationalism
orantılı temsil proportional representation
demografik temsil demographic representativeness
dış temsil external representation
dolaylı temsil indirect representation
doğrudan temsil direct representation
nispi temsil proportional representation
temsil hakkı right of representation
cemaate dayalı temsil communal representation
işlevsel temsil functional representation
zımni temsil virtual representation
nisbi temsil proportional representation
kollektif temsil collective representation
temsil yetkisi power of agency
temsil gücü authority
maddi temsil material representation
fiili temsil material representation
temsil ilkeleri presentation principles
temsil ilkeleri principles of representation
temsil yetkisi representative authority
temsil heyeti delegation committee
nisbi temsil ile seçim proportion election
nisbi temsil yöntemiyle seçim proportion election
tam temsil full representation
yeterli temsil edilmeyen ülkeler underrepresented countries
oy kullanma ve temsil edilme hakkı the right to vote and be represented
temsil heyeti representative committee
temsil edebilirlik representativeness
fazla temsil edilen ülke over-represented country
siyasi temsil political representation
yüksek temsil highly symbolic
Tourism
çeşitli otelleri temsil eden kuruluş hotel representative
Technical
belirli bir nesne sınıfını temsil eden nesne type object n.
temsil etmek represent
şematik temsil schematic representation
Computer
bir karakteri temsil eden sayısal kod character n.
temsil et delegate
temsil et impersonate
temsil edilmedi not delegated
bütün sayıların 1 ve 0 olmak üzere iki rakamla temsil edildiği bir sistem binary number system
Mechanic
sistemde mekanik işe çevrilemeyecek enerji miktarını temsil eden termodinamik büyüklük randomness n.
Textile
tasarımcının ürettiği ve tüm seriyi temsil etmesi amaçlanan küçük giysi yelpazesi capsule range n.
Architecture
silahların temsil edildiği süs oymacılığı trophy n.
Construction
temsil camı bull's eye
temsil camı skylight
Marine
temsil eden dalga representative wave
Medical
istatistik bir bütünü temsil edecek şekilde seçilmiş örnek grup random sample
Psychology
temsil kısayolu representativeness heuristic
içsel temsil internal representation
retinotopik temsil retinotopic representation
temsil örneklemi representative sample
topografik temsil topographical representation
temsil becerileri representational skills
sembolik temsil symbolic representation
temsil evresi representational stage
zihinsel temsil mental representation
temsil sistemleri representational systems
Gastronomy
süt ürünü olmayan, soya bazlı çeşitli gıda ürünlerini temsil eden ticari marka tofutti® n.
Math
doğrusal temsil linear representation
temsil edici exponent
birebir temsil faithful representation
lineer temsil linear representation
düzgün temsil regular representation
integral temsil metodu integral representation method
sonlu boyutlu temsil finite dimensional representation
ikili rakamlar 0 (yanlış) ve 1 (doğru) aracılığıyla mantıksal önermeleri temsil etmek için kullanılan bir cebirsel notasyon sistemi boolean
Statistics
normal dağılımın olasılık yoğunluğu fonksiyonunu temsil eden simetrik çan eğrisi normal curve n.
(örnek için) eksik temsil undercoverage
Chemistry
indirgenemez temsil irreducible representation
indirgenebilir temsil reducible representation
Biology
taksonu temsil eden bir grup örnek type series n.
Social Sciences
genellikle eşcinselleri temsil etmek için kullanılan bayrak rainbow flag n.
çalışan beyaz amerikalı aile babasını temsil eden stereotip nascar dad n.
maori'lerin boyunlarına taktığı, atalarını temsil eden heykelcik tiki n.
Literature
nesne, eylem ya da koşulların edebiyatta idealleştirmeden olduğu gibi temsil edilmesi realism n.
idealleştirilmiş veya romantik yorum yerine gerçek hayata ait olanı temsil etmeyi amaçlayan yazar realist n.
edebiyatta idealleştirilmiş veya romantik yorum yerine gerçek hayata ait olanı temsil eden realistic adj.
History
hindistan'da ingiliz sömürge döneminde 89 devleti temsil eden teşkilat central india agency n.
eski roma'da tanrı dionysus onuruna düzenlenen festivalinde temsil edilen, üç trajedi ve bir satirik parçadan oluşan dörtlü grup tetralogy n.
asyalı, beyaz ve zencilerle temsil edilen (üçlü meclis) tricameral adj.
fransız ihtilali sırasında mecliste burjuvaziyi temsil etmiş, kral'a yakın bir grup jironden
Archaeology
antik taş baltaların bulunduğu aşağı paleolitik avrupa bölgeleri tarafından temsil edilen dönem abbevillian n.
Religious
yahudilerin hamursuz bayramı'nda yediği, yahudi kölelerin mısır'ı inşa ederken kullandığı harcı temsil eden tatlı charoset n.
yahudilerin hamursuz bayramı'nda yediği, yahudi kölelerin mısır'ı inşa ederken kullandığı harcı temsil eden tatlı haroset n.
antik semitik inançta tanrıyı temsil eden küçük resim veya idol teraph n.
antik semitik inançta tanrıyı temsil eden küçük resim veya idol teraphim n.
heykel ve dekoratif sanatta isa mesih'in soyunun temsil edildiği soy ağacı tree of jesse n.
heykel ve dekoratif sanatta isa mesih'in soyunun temsil edildiği soy ağacı jesse tree n.
evanjelistlerin dört sembolünün bir arada temsil edilmesiyle ilgili tetramorphic adj.
kilisede hz isa'nın etinin ve kanının temsil edildiği kutsal ekmek ve şarabın içinde saklandığı süslü ve gösterişli kutu tabernacle
küçük hz. isa'yı temsil eden resmi bambino
Philosophy
(hegel diyalektiğinde) düşünceyi geliştirmenin ilk aşamasını temsil eden önerme thesis n.
Environment
temsil edici numune representative sample
temsil edebilirlik representativeness
Meteorology
hava kütlesini temsil eden özellik representative property of an air mass
Geology
okyanuslaşmanın başlangıcını temsil eden ve riftleşme olarak bilinen kabuktaki aktif açılmalarla oluşan normal fay düzlemi listric fault
Military
türk askeri temsil heyeti başkanlığı turkish military representative
milli askeri temsil heyeti başkanlığı national military representative
Sport
temsil etmek representation
Football
maçta takımı temsil eden oyuncuya verilen sembolik şapka veya bere cap n.
Art
(resim veya heykeli) materyalist şekilde temsil etmek carnalise v.
(resim veya heykeli) materyalist şekilde temsil etmek carnalize v.
olgusal veya nesnel bir temsil üretmek transcribe v.
nesne, eylem ya da koşulların sanatta idealleştirmeden olduğu gibi temsil edilmesi realism n.
idealleştirilmiş veya romantik yorum yerine gerçek hayata ait olanı temsil etmeyi amaçlayan sanatçı realist n.
(balede vb.) bir karakteri temsil eden dans character dance n.
isa mesih'in doğuşu ya da bebekliğini temsil eden sanat eseri nativity n.
doğal nesnelerin gerçekçi olarak temsil edilmediği soyut resim akımı nonobjectivism n.
sanatta idealleştirilmiş veya romantik yorum yerine gerçek hayata ait olanı temsil eden realistic adj.
isa mesih'in doğuşu ya da bebekliğini temsil eden nativity adj.
doğal nesnelerin gerçekçi olarak temsil edilmediği sanat tarzı ile ilgili veya ait olan nonobjective adj.
Archaic
temsil etmek character v.