cleans - Türkçe İngilizce Sözlük

cleans

cleans — Definition

Anlamı ve Tanımı:
temiz, arı, saf
Okunuş (IPA):
(AmE /kliːn/ – BrE /kliːn/)
Terim Türü:
Sıfat: clean; Fiil: clean (cleans – cleaned – cleaning)
Kirden veya kirlilikten arınmış olma durumunu niteleyen sözcüktür. Eski İngilizce clǣne biçimi hem fiziksel hem ahlaki saflığı kapsar.
Eş Anlamlılar:
pure
Zıt Anlamlılar:
dirty

"cleans" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
clean f. temizlemek
Our apartment is cleaned once a week.
Apartmanımız haftada bir kez temizleniyor.

More Sentences
clean s. temiz
Clean air is good for the brain.
Temiz hava beynimiz için faydalıdır.

More Sentences
Genel
clean f. temizlenmek
A sound alternative would be to clean the ship's sides mechanically.
Sağlıklı bir alternatif, geminin yan taraflarının mekanik olarak temizlenmesi olacaktır.

More Sentences
clean f. yıkamak
The little kids cleaned the paint off their hands.
Küçük çocuklar ellerindeki boyayı yıkadılar.

More Sentences
clean f. temizlemek
Our apartment is cleaned once a week.
Apartmanımız haftada bir kez temizleniyor.

More Sentences
clean s. kusursuz
The player's shot was certainly clean.
Oyuncunun atışı kusursuzdu.

More Sentences
clean s. düzgün
You can try to keep it clean in your chats.
Sohbetlerini düzgün tutmaya çalışabilirsin.

More Sentences
clean s. temiz
Clean air is good for the brain.
Temiz hava beynimiz için faydalıdır.

More Sentences
clean s. pürüzsüz
The phone screen looks clean.
Telefonun ekranı pürüzsüz görünüyor.

More Sentences
clean s. dürüst
After doing many wrongful things, Gunner decided to be clean.
Bir sürü hata yaptıktan sonra Gunner dürüst olmaya karar verdi.

More Sentences
clean zf. tamamen
I've clean forgotten.
Ben tamamen unuttum.

More Sentences
Hukuk
clean s. pürüzsüz
The phone screen looks clean.
Telefonun ekranı pürüzsüz görünüyor.

More Sentences
Teknik
clean f. temizlemek
Our apartment is cleaned once a week.
Apartmanımız haftada bir kez temizleniyor.

More Sentences
Genel
clean i. temizlik
clean i. temizleme
clean f. paklamak
clean f. arıtmak
clean f. boşaltmak
clean f. bitirmek
clean f. almak
clean f. parlatmak
clean f. arıtma yapmak
clean f. arındırmak
clean f. tanzif etmek
clean f. kuru temizleme yapmak
clean f. kuru temizlemek
clean f. kabuklarını çıkarmak
clean s. adaletli
clean s. lekesiz
clean s. yazısız
clean s. masum
clean s. arı
clean s. biçimli
clean s. temiz ahlaklı
clean s. mükemmel
clean s. ruhsatlı
clean s. ayna gibi
clean s. budaksız
clean s. ak
clean s. mevzun
clean s. saf
clean s. pak
clean s. açık
clean s. katışıksız
clean s. yenebilir (av eti vb)
clean s. safi
clean s. alnı açık
clean s. engelsiz
clean s. kaçak olmayan
clean s. net
clean s. virüssüz
clean s. şifresiz
clean s. güvenli
clean s. bariz
clean s. enfekte olmayan
clean s. sade
clean s. düz
clean s. yedek
clean s. abartısız
clean s. oynanmamış
clean s. üzerinde çok az düzeltme yapılmış
clean s. açık
clean s. okunur
clean s. anlaşılır
clean s. genel okuyucuya uygun
clean s. genel izleyiciye uygun
clean s. genel dinleyiciye uygun
clean s. uygun içerikli
clean s. hakkaniyetli
clean s. şeffaf
clean s. yeni yıkanmış
clean s. taze
clean s. ustaca yapılan
clean s. becerikli bir şekilde yapılan
clean s. eli çabuk şekilde yapılan
clean zf. temiz olarak
clean zf. iyice
clean zf. bütünüyle
clean zf. adil bir şekilde
clean zf. adaletli bir şekilde
Konuşma Dili
clean s. (uyuşturucu madde kullanmamak anlamında) temiz
clean s. uyuşturucu el sürmeme
clean s. (alkol/uyuşturucu) ayık
clean s. (sicili) temiz
clean s. hiçbir suçu olmayan
clean s. sicili temiz
clean s. sabıkası olmayan
clean s. herhangi gibi kabahati olmayan
clean s. suça karışmamış
clean s. (üzerinde silah/bıçak olmama anlamında) temiz
clean s. şık
clean s. iyi giyinmiş
clean s. üzerinde yasa dışı bir şey taşımayan/olmayan
clean s. üzerinde yasak bir şey taşımayan
clean s. üstü temiz
clean s. dopingsiz
Ticaret/Ekonomi
clean s. belgesiz
clean s. belge eklenmemiş
clean s. (stok) yavaş hareket eden ürünlerden muaf
clean s. (stok) yavaş hareket eden envanterden muaf
Hukuk
clean s. hilesiz
clean s. muntazam
clean s. masum
clean zf. kurallara uygun bir şekilde
clean zf. kanunlar ile paralel bir şekilde
clean zf. dolandırmaksızın
clean zf. aldatmaksızın
Teknik
clean f. temzilemek
clean f. yıkayarak çıkarmak (kir vb)
Bilgisayar
clean s. şifresiz
clean s. virüssüz
clean expr. temizle
Havacılık
clean s. aerodinamik
clean s. türbülans yaratmayan
clean s. (hava aracı) çıkıntısız
clean s. (hava aracı) fırlatma nesnesi olmayan
Denizcilik
clean s. (gemi) temiz tabanlı
clean s. (gemi) sağlık raporu olan
Mutfak
clean f. ayıklamak
Hayvancılık
clean s. (evcil hayvan) hiç doğurmamış
clean s. (evcil hayvan) hiç çiftleşmemiş
Dini
clean s. (kişiler) günahsız
clean s. (kişiler) saf
clean s. (hayvan, kuş ve balık) helal
clean s. (hayvan, kuş ve balık) eti yenebilir
clean s. (kişi) iffetli
Çevre
clean s. kirlilik yaratmayan
clean s. kirletmeyen
clean s. çevre dostu
clean s. çok az radyoaktif atık üreten
clean s. çok az kontaminasyon yaratan
clean zf. kirletmeden
clean zf. kirlilik yaratmadan
Spor
clean s. faulsüz
clean s. mert
Halter
clean i. (halterde) atış
clean i. halterin omuz seviyesine çıkarılması sonrası baş üzerine kaldırıldığı hareket
clean f. (halter) tek harekette omzuna kaldırmak
clean f. (halter) atış hareketi yapmak
Müzik
clean s. temiz (ses)
Matbaa
clean s. (kanıt çıktısı) hatasız
clean s. kolayca okunabilir
clean s. hatadan muaf
Osmanlıca
clean s. tahir
Argo
clean f. tüm parayı cukkalamak
clean f. tüm varlıklarını almak
clean s. parasız
clean s. meteliksiz
clean s. çulsuz
clean s. beş parasız

"cleans" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
clean up f. temizlemek
very clean s. tertemiz
Genel
clean air duct i. temiz hava kanalı
clean cut i. pürüzsüz kesik
clean room i. temiz oda
clean speech i. düzgün konuşma
clean energy i. temiz enerji
clean environment i. temiz çevre
clean slate i. temiz bir sayfa
clean slate i. yeni bir başlangıç
clean life i. temiz yaşam
clean air i. temiz hava
clean workstation i. temiz işyeri
clean water i. temizsu
clean space i. temiz hacim
clean copy i. temiz kopya
clean acceptance i. koşulsuz kabul
clean sand i. temiz kum
clean air act i. havanın temiz tutulması kanunu
clean future i. temiz gelecek
clean-up i. temizleme
spring-clean i. bahar temizliği
clean house i. temiz ev
clean technology i. temiz teknoloji
clean tech i. temiz teknoloji
clean sheet i. temiz çarşaf
clean sheets i. temiz çarşaflar
clean-cut guy i. efendi (adam)
clean-cut guy i. efendi adam
clean-cut man i. efendi (adam)
clean-cut man i. efendi adam
clean heart i. temiz kalp
clean teeth i. temiz dişler
very clean i. çok temiz
eye clean diamond i. içinde hiçbir leke görülmeyecek şekilde kesilmiş elmas
clean job i. temiz iş
clean the windows i. pencereleri temizlemek
clean nature i. temiz doğa
keep it clean f. temiz tutmak
clean out f. silip süpürmek
clean up f. temizlik yapmak
keep one's nose clean f. etliye sütlüye karışmamak
clean out f. boşaltmak
clean up f. yoluna koymak
clean somebody out of something f. soyup soğana çevirmek
clean the slate f. geçmişe sünger çekmek
clean something up f. kırmak
rush somebody clean off his feet f. iki ayağını bir pabuca sokmak
clean up f. kırmak
make clean f. temizlemek
clean up f. düzeltmek
clean something up f. tertemiz yapmak
make a clean breast of it f. her şeyi itiraf etmek
clean out f. temizlemek
clean somebody out f. soyup soğana çevirmek
clean down f. yıkamak
wipe something clean f. bir şeyi silerek temizlemek
lick clean f. yalayıp temizlemek
clean out f. ayıklamak
clean up f. tertemiz yapmak
steam clean f. buharla temizlemek
make a clean breast of f. her şeyi itiraf etmek
run somebody clean off his feet f. iki ayağını bir pabuca sokmak
clean out f. soymak
clean up f. vurgun vurmak
vacuum clean f. vakumla temizlemek
clean up f. kurtarmak
clean oneself f. yıkanmak
become clean f. arınmak
clean up f. bitirmek
clean out f. para sızdırmak
clean out f. bir yeri temizlemek
clean by sweeping f. süpürerek temizlemek
come clean f. suçunu itiraf etmek
clean up f. toparlamak
clean out f. içini silmek
clean off f. yüzeyini silmek
clean the fish f. balık temizlemek
clean the fish f. balığı temizlemek
clean a wound f. yara temizlemek
come clean f. itiraf etmek
start with a clean slate f. beyaz bir sayfa açmak
start with a clean slate f. beyaz sayfa açmak
clean off the dirt f. kir çözmek
wipe the slate clean f. geçmişe sünger çekmek
clean the house f. evi temizlemek
clean the table f. (masanın) boşlarını almak
clean the table f. boşları almak
make a clean breast f. içini dökmek
dry-clean f. kuru temizlemek
spring-clean f. bahar temizliği yapmak
clean out all the drawers f. tüm çekmeceleri boşaltmak
clean stain f. leke temizlemek
keep clean f. temiz tutmak
not to keep clean f. temiz tutmamak
clean the garden f. bahçeyi temizlemek
keep the environment clean f. çevreyi temiz tutmak
clean the fish f. balık ayıklamak
have a clean criminal record f. sabıkasız olmak
have a clean criminal record f. sabıkası temiz olmak
smell clean f. temiz kokmak
look clean f. temiz görünmek
seem clean f. temiz görünmek
clean the room f. odayı temizlemek
clean the kitchen f. mutfağı temizlemek
clean the place out f. mekanı silip süpürmek
clean the table f. boşları toplamak
give clean bill of health f. sağlam raporu vermek
clean with a vacuum cleaner f. elektrik süpürgesi ile temizlemek
clean with a vacuum cleaner f. elektrik süpürgesiyle temizlemek
clean the oven f. fırını temizlemek
come up clean f. (bir araştırmadan vb) temiz çıkmak
clean the bathroom f. banyoyu temizlemek
come up clean f. (gbt vb) temiz çıkmak
clean one's nose f. burnunu temizlemek
clean the cage f. kafesi temizlemek
clean rice f. pirinç ayıklamak
clean up the house f. evi temizlemek
clean the board f. tahtayı silmek
burn something clean f. birşeyi yakarak temizlemek
clean a toilet f. tuvalet temizlemek
clean up f. ortalığı toparlamak
clean the barn f. ahırı temizlemek
keep clean f. ki̇rletmemek
vacuum-clean f. elektrik süpürgesi ile temizlemek
clean the window f. pencereyi temizlemek
clean house f. ev temizliği yapmak
clean house f. evi ve mobilyalarını temizlemek
dry clean f. kimyasal maddelerle temizlemek
clean up f. enkazı ortadan kaldırmak
clean up f. düzensizlikten kurtarmak
clean up f. hataları gidermek
clean up f. kusurları gidermek
clean up f. bağımlılıktan kurtulmak
clean up f. üstünü başını düzeltmek
clean up f. harabelikten kurtarmak
house-clean f. ev temizliği yapmak
house-clean f. istenmeyenlerden kurtulmak
house-clean f. (evi, odayı) temizlenmek üzere düzenlemek
house-clean f. (idari departmanda) verimsiz personel ve uygulamaları kaldırarak reform yapmak
clean the classroom f. sınıfı temizlemek
very clean s. çiçek gibi
very clean s. pırıl pırıl
white and clean s. süt gibi
very clean s. pirüpak
clean limbed s. endamlı
crisp and clean s. tiril tiril
very clean s. ak pak
spotlessly clean s. tertemiz
easy clean s. temizlenmesi kolay