tatmin - Türkçe İngilizce Sözlük

tatmin

"tatmin" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 13 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
tatmin satisfaction i.
I get a lot of satisfaction out of my work.
İşimden çok tatmin oluyorum.

More Sentences
Genel
tatmin satisfaction i.
I get a lot of satisfaction out of my work.
İşimden çok tatmin oluyorum.

More Sentences
tatmin fulfillment i.
It is no use to seek fulfillment in such a job.
Böyle bir işte tatmin aramanın bir faydası yok.

More Sentences
Siyasal
tatmin satisfaction i.
I get a lot of satisfaction out of my work.
İşimden çok tatmin oluyorum.

More Sentences
Genel
tatmin gratifying i.
tatmin content i.
tatmin reassurance i.
tatmin repletion i.
tatmin gratulation i.
tatmin comfort i.
tatmin suffisance i.
tatmin fulfilment N.
tatmin contentment N.

"tatmin" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
tatmin edememek dissatisfy f.
tatmin etmek satisfy f.
tatmin edici satisfactory s.
tatmin edici satisfying s.
Genel
tatmin etme fullfilling i.
tatmin etme satisfying i.
tatmin edilebilirlik satisfiability i.
kendi kendini tatmin masturbation i.
dokunsal tatmin tactual satisfaction i.
tatmin edici cevap satisfactory answer i.
kişisel tatmin personal satisfaction i.
tatmin edici kontrol satisfactory control i.
kişisel tatmin self-fulfillment i.
kişisel tatmin self-satisfaction i.
zihinsel tatmin mental masturbation i.
tatmin duygusu sense of satisfaction i.
tatmin duygusu sense of fulfilment i.
kişisel tatmin self-fulfilment i.
kişisel tatmin personal fulfilment i.
tatmin eksikliği lack of satisfaction i.
tatmin olmama lack of satisfaction i.
yetersiz veya tatmin edici olmayan cevap nonanswer i.
tatmin edici olmayan karar nondecision i.
tatmin edici olmayan yanıt nonresponse i.
aşırı tatmin olma engorgement i.
tatmin olmamışlık unsatisfiedness i.
arzuyu tatmin etme humoring i.
tatmin eden şey luxury i.
(zihin, damak tadı, iştah, duyular) tatmin etme gratification i.
hakaret veya incitmeden alınan tatmin gree i.
tatmin olma rush i.
tatmin etmeme displeasingness i.
tatmin etmeyen şey dissatisfaction i.
tatmin etmeyen şey infelicity i.
tatmin edici placebo i.
cinsel tatmin fleshpots i.
tatmin yolu outlet i.
tatmin edici fiziksel durum scratch i.
tatmin edici performans scratch i.
öz tatmin self-enjoyment i.
kişisel tatmin self-content i.
kişisel tatmin self-enjoyment i.
öz tatmin self-content i.
manevi tatmin freedom i.
tatmin edici miktar skinful i.
huzur ve tatmin duygusu fulfilment i.
arzuyu tatmin etme indulging i.
tatmin etmek appease f.
tatmin etmek assuage f.
tatmin etmek satisfy f.
tatmin etmek make satisfied f.
kendini tatmin etmek masturbate f.
tatmin olmak be satisfied f.
tatmin etmek content f.
tatmin etmek gratify f.
çıkar amacıyla birinin olumsuz bir eğilimini tatmin etmeye çalışmak pander to f.
tatmin etmek fill f.
tatmin etmek fulfil f.
tatmin etmek satiate f.
tatmin etmek sate f.
tatmin olmak feel satisfied f.
tatmin olmak be satiated f.
tatmin olmak be gratified f.
tatmin olmak be pleased f.
tatmin olmak be contented f.
tatmin etmek fulfill f.
tatmin etmemek not satisfy f.
tatmin etmemek dissatisfy f.
tatmin olmak get satisfaction f.
tatmin edici olmayan bir şekilde cevaplamak nonanswer f.
tatmin etmek appay [obsolete] f.
egosunu tatmin etmek satisfy one's ego f.
yeterince tatmin edememek underfulfil f.
hastalıklı bir isteği tatmin etmek batten f.
tatmin etmek quat [welsh] f.
tatmin etmek queme f.
tatmin etmek meet f.
yeterli tatmin sağlamak hold f.
tatmin etmemek mispay f.
tatmin etmek oblige [obsolete] f.
tatmin etmek good [dialect] f.
tatmin etmek fancy [obsolete] f.
(zevki, istekleri) tatmin etmek pamper f.
tatmin etmek feed f.
cinsel bakımdan tatmin etmek please f.
tatmin etmek flesh [obsolete] f.
kişisel tatmin duymak plume [obsolete] f.
tatmin etmek serve [scotland] f.
tatmin etmeyen davranışlar sergilemek shadow-box f.
tamamen tatmin etmemek short f.
tatmin olmak sit f.
tatmin etmek still f.
tatmin vermek respond f.
tatmin olmak rest f.
tatmin etmek pay [obsolete] f.
tatmin etmek (susuzluk, açlık) slake f.
... dan tatmin olmak be happy with something f.
çok tatmin edici (maaş) substantial s.
tatmin olmuş satisfied s.
tatmin etmeyen unsatisfactory s.
tatmin olmamış unsatisfied s.
tatmin edici substantial s.
tatmin edilmesi güç exceptious s.
tatmin olmayan malcontent s.
tatmin olmamış dissatisfied s.
tatmin edici convincing s.
bedensel istekleri tatmin eden voluptuous s.
tatmin edilebilir satiable s.
tatmin edici satisfying s.
tatmin edilebilir satisfiable s.
tatmin edici fulfilling s.
tatmin edici olmayan unsatisfying s.
tatmin ederek giderilebilir slakable s.
tatmin edici satisfactory s.
tatmin olmayan unappeased s.
tatmin etmeyen dissatisfactory s.
tatmin edici telling s.
tatmin edici nice s.
tatmin edilemez unassuageable s.
tatmin edilmemiş unassuaged s.
yeterince tatmin edemeyen underfulfilling s.
yeterince tatmin olmamış underfulfilled s.
tatmin etmeyen unfulfilling s.
tatmin edici olmayan unfulfilling s.
tatmin edilemeyen unsatisfiable s.
tatmin edilemez unsatable s.
tatmin edilemez unstanchable s.
tatmin olmamış unstanched s.
tatmin olmamış unsupplied s.
tatmin olmayan malignant [obsolete] s.
tatmin olmuş quat s.
tatmin etmeyen rewardless s.
tatmin edici rewardful s.
duyuları tatmin eden lush s.
duyuları tatmin eden luscious s.
tatmin etmesi zor choosey s.
tatmin edici grate [obsolete] s.
tatmin etmeyen off s.
tatmin edici durumda oke s.
tatmin edici durumda okey-doke s.
tatmin edici okay s.
tatmin edici ok s.
tatmin etmeyen displeasing s.
(zevki, damak tadını veya istekleri) tatmin etme pampering s.
tatmin edici cleverly [dialect] s.
tatmin edici clever s.
tatmin etmeyen feeble s.
tatmin eden feelgood s.
tatmin duygusuyla ilgili feelgood s.
tatmin duygusuyla ilgili feel-good s.