Pass - Turkish English Dictionary

Pass

Meanings of "Pass" in Turkish English Dictionary : 150 result(s)

English Turkish
Common Usage
pass n. geçit
pass n. geçiş izni
pass n. geçiş
pass v. geçirmek
pass v. geçmek
General
pass n. durum
pass n. pasaport
pass n. giriş
pass n. hal
pass n. ruhsat
pass n. kanal
pass n. vaziyet
pass n. izin
pass n. geçmeye yarayan yer
pass n. kur
pass n. boğaz
pass n. dar yol
pass n. derbent
pass n. paso
pass n. geçme
pass n. şebeke
pass n. el çabukluğu
pass n. hokkabazlık
pass n. çalım
pass n. giriş kartı
pass n. paragraf
pass n. bölüm
pass n. sınavdan geçme
pass n. pasaj
pass n. deniz yolculuğu
pass n. koridor
pass n. parça
pass n. yol tezkeresi
pass n. dar dağ geçidi
pass n. ücretsiz kullanım izni
pass n. geçer not
pass n. adım
pass n. aşama
pass n. sınavdan geçme
pass n. savunma politikası
pass n. başarı
pass n. (özellikle iz bırakan) aşı
pass n. iz
pass n. deneysel girişim
pass n. savunma noktası
pass n. gerçekleşme
pass n. leke
pass n. ihtilaflara karşı sürdürülmesi gereken durum
pass n. zor durum
pass n. aşı izi
pass n. nehrin üzerinden geçme
pass n. tehlikeli durum
pass n. nehrin karşısına geçme
pass n. tatsız durum
pass n. balık merdiveni
pass n. ters durum
pass n. (maden uygulamalarında) malzemeleri bir adımdan diğerine taşıyan yapı
pass n. (eskrimde) hücum
pass n. (maden uygulamalarında) malzemeleri bir adımdan diğerine taşıyan yapı
pass n. (eskrimde) hücum
pass n. (madencilikte) şut
pass n. (eskrimde) hamle
pass n. (hadde makinesinde) oluklu iki silindir arasındaki açıklık
pass n. (sihirbazın yaptığı) el hareketi
pass n. yabani su kuşlarının kullandığı ve iki göl arasında yer alan hava yolu
pass n. (sihirbazın) el çabukluğu
pass n. kart numaralarında kartın hızlıca çekilmesi
pass n. manipülasyon
pass n. (bir şey üzerinde veya boyunca) elleri oynatma
pass n. (sanayi fırınında) gaz hattı
pass n. çaba
pass n. gayret
pass n. (cinsel açıdan) davetkar yaklaşım
pass n. davetkar hareket
pass n. boğanın dikkatini çekmek için matadorun gerçekleştirdiği hamle
pass v. onaylamak
pass v. sınavda geçmek
pass v. onaylattırmak
pass v. aşmak
pass v. boşaltmak
pass v. vermek (sahte para, karşılıksız çek)
pass v. dolaştırmak
pass v. ileri gitmek
pass v. pas vermek
pass v. akıtmak
pass v. arkada bırakmak
pass v. ölmek
pass v. dinmek
pass v. atmak
pass v. dönüşmek
pass v. sırasını atlatmak
pass v. geride bırakmak
pass v. kazanmak
pass v. yürüyerek geçmek
pass v. bitmek
pass v. bildirmek
pass v. paylaşmak
pass v. sona ermek
pass v. başarmak
pass v. uzatmak
pass v. paslaşmak
pass v. açmak (kilit)
pass v. sınıf geçmek
pass v. devretmek
pass v. dersi vermek
pass v. piyasaya sürmek
pass v. söylemek
pass v. gezdirmek
pass v. vermek
pass v. geçmek
pass v. geçip gitmek
pass v. pas geçmek
pass v. hüküm vermek
pass v. karar vermek
pass v. (sınav) kazanmak
pass v. kanun çıkarmak
pass v. kat etmek
pass v. olmak
pass v. meydana gelmek
pass v. önünden geçmek
pass v. geçmek (sınav, sınıf vb.)
pass v. geçiş yapmak
pass v. pas atmak
pass v. vermek
pass v. aktarmak
pass v. iletmek
pass v. dersten geçirmek
pass v. geçer not vermek
pass v. kabul etmek
pass v. onaylanmak
pass v. kabul edilmek
pass v. karşılıklı alınıp verilmek
pass v. paslamak
pass v. aktarılmak
pass v. el değiştirmek
pass v. bilmemek
pass v. cevapsız bırakmak
pass v. geri çevirmek
pass v. reddetmek
pass v. boşaltımla atılmak
pass v. söylemek
pass v. yürürlüğe sokmak
pass v. pas vermek
pass v. ilerlemek
pass v. yanlış tanımlamak
pass v. ödemeyi atlamak
pass v. uzanmak
pass v. onaylatmak
pass v. (süreçten, işlemden) geçirmek
pass v. devam etmek

Meanings of "Pass" with other terms in English Turkish Dictionary : 150 result(s)

English Turkish
Common Usage
mountain pass n. dağ geçidi
pass over v. aşırmak
pass over v. aşmak
General
railroad pass n. permi
mountain pass n. kapuz
mountain pass n. bel
lateral pass n. yandan geçiş
card pass system n. kartlı geçiş sistemi
student's pass n. şebeke
the khyber pass n. hayber geçidi
transit pass n. transit geçiş
mountain pass n. geçit
narrow pass n. darboğaz
narrow pass n. dar boğaz
low pass filter n. alçak geçirgen filtre
lift pass n. kayak alanı kullanım izni
quarrel over giving or not giving pass n. yol verdin yol vermedin kavgası
automated ticket and boarding pass n. otomatik bilet ve geçiş kartı
pass and run n. verkaç
free pass n. parasız giriş kartı
pass key n. maymuncuk
lift pass n. teleferik pasosu
mountain pass n. argıt
pass band n. geçici band
high pass n. yüksek geçişli
low pass n. alçak frekans geçirimi
quarrel over not giving pass n. yol vermedin kavgası
mountain pass n. boğaz
mountain pass n. derbent
mountain pass n. aşıt
mountain pass n. dağ geçidi
band-pass n. bantgeçiren
by-pass n. dolaştırma
by-pass n. çevre yolu
by-pass n. yan geçit
free-pass n. paso
by-pass n. tali yol
by-pass n. atlama
by-pass n. baypas
by-pass n. türev boru
pass holder n. geçiş kartı olan kimse
pass holder n. bir organizasyona katılım hakkı kazanmış kimse
by-pass n. kestirme (yol)
boarding pass n. biniş kartı
security pass n. güvenlik kartı
security pass n. geçiş kartı
pass mark n. ders geçme notu
pass an exam n. sınav geçmek
bus pass n. otobüse biniş kartı
hospital pass n. sağlık raporu
hospital pass n. hastane raporu
hospital pass n. hastane izni
hospital pass n. sağlık izni
flick-pass [australia] n. istenmeyen sorumluluğu başkasına yıkma
flick-pass [australia] n. işi başkasına kitleme
free pass n. güvenli geçiş
free pass n. normal işlemlerden muafiyet
pass-through n. iki oda arasındaki alan
pass-the-parcel n. mülkiyetin sık sık değişmesi durumu
pass-key n. maymuncuk
pass-the-parcel n. kat kat sarılı bir kutunun müzik çalarken elden ele gezdirildiği bir çocuk oyunu
pass phrase n. şifreli ifade
pass-through n. geçilmesi gereken yer
pass check n. bilet
pass-along n. artan maliyeti müşteriye yansıtma uygulaması
pass–out check n. mekana tekrardan giriş-çıkış yapmaya izin veren belge
pass check n. giriş bileti
pass-the-parcel n. mal sahibinin sık sık değişmesi
pass-key n. master anahtar
pass-through n. mutfak ve salon arasındaki yer alan raflı bölüm
pass-through n. geçilen yer
pass phrase n. parola
pass-through n. mutfak servis penceresi
pass-through n. geçiş yolu
pass-through n. geçilebilir yol
pass-through n. giriş izni bulunan yol
pass-through n. kredi ile teminata bağlanmış menkul kıymet
pass-through n. artan maliyeti müşteriye yansıtma uygulaması
pass-through n. artan maliyeti müşteriye yansıtma uygulaması
pass through v. nüfuz etmek
pass out v. kendinden geçmek
pass through v. içinden geçirmek
pass off v. uykusu açılmak
pass away v. rahmetli olmak
pass over v. aldırmamak
pass the sponge over something v. sünger çekmek
pass away v. gözünü yummak
pass to each other v. paslaşmak
pass over (a matter) lightly v. espriye vurmak
pass over v. öbür tarafa geçmek
pass out v. dışarı çıkmak
pass off v. sona ermek
pass the limit v. ileri götürmek
pass away v. gözünü kapamak
pass away v. vefat etmek
pass over (a matter) lightly v. şakaya vurmak
pass away v. hayata gözlerini yummak
pass from hand to hand v. elden ele gezmek
sell the pass v. ihanet etmek
pass unnoticed v. arada kaynamak
pass away v. boşa harcamak
pass over v. göz yummak
let something pass unchallenged v. göz yummak
pass forward v. ileri geçmek
pass beyond v. geçmek
pass on v. geçmek
pass in v. sunmak
pass away v. gitmek
pass over v. yararlanmak
pass away v. ölmek
pass off v. geçmek
pass sentence on v. hüküm giydirmek
pass in v. ölmek
pass the hat v. parsa toplamak
pass the buck v. sorumluluğu başkasının üzerine atmak
bring something to pass v. bir şeyi sonuçlandırmak
pass for a wise man v. akıllı geçinmek
pass out v. bayılmak
pass a bill v. kanun tasarısını kabul etmek
pass off v. görmezden gelmek
pass water v. çiş yapmak
pass through v. çekmek
bring to pass v. meydana getirmek
pass judgment on v. hakkında yargıya varmak
pass a worm v. kurt dökmek
pass judgment v. hüküm vermek
pass over v. ihmal etmek
pass by v. geçip gitmek
come to pass v. olmak
pass the time v. vakit geçirmek
pass over (a matter) with a joke v. espriye vurmak
pass oneself off as v. süsü vermek
pass muster v. uygun olmak
pass out v. dağıtmak
pass into v. içeri almak
pass an examination v. imtihanı vermek
pass away v. sona ermek
pass over v. geçmek
pass over v. görmemek
pass up v. kaçırmak
pass away v. ahrete gitmek
pass by v. göz yummak
come to pass v. meydana gelmek
pass through v. içinden geçmek
pass away v. merhum olmak
hold the pass v. geçidi tutmak
pass in v. içeri almak
pass off v. dinmek
pass in v. vermek
pass the buck v. suçu başkasının üzerine atmak