vb. - Turc Anglais Dictionnaire

vb.

Sens de "vb." dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 2 résultat(s)

Turc Anglais
General
vb. etc. adv.
Therefore, it also includes people who merely have limb impairments, are of small stature, pregnant women etc.
Bu nedenle, sadece uzuv bozukluğu olan kişileri, küçük boyluları, hamile kadınları vb. de kapsar.

More Sentences
Colloquial
vb. all that expr.

Sens de "vb." avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
çalma (zil vb) ringing n.
tutulma (ısı/su vb) retention n.
dikme (heykel/direk vb'ni) erection n.
çekirdek (elma/portakal vb'nde) pip n.
eşik (kıyamet/sorun vb) edge n.
aralık (yaş vb) range n.
(öykü/film vb'de) kötü adam villain n.
seri (ürün vb) range n.
(olta vb) takım tackle n.
izlemek (iz vb) track v.
yerine getirmek (plan vb'ni) implement v.
dökmek (gözyaşı vb) shed v.
işlemek (suç vb) commit v.
(sınıfta vb) çağırmak call on v.
geçirmek (geceyi vb) spend v.
kalmak (bir pozisyonda/derecede vb) remain v.
(yasa vb) uygulamaya koymak impose v.
kırmak (fiyat vb) reduce v.
bozulmak (sağlık/durum vb) deteriorate v.
işlemek (suç vb) perpetrate v.
eritmek (kar/buz vb) thaw v.
(uçak/kap) (yolcu/su vb) taşımak hold v.
(isyanın başlamasına vb) önayak olmak instigate v.
kör (bıçak vb) blunt adj.
bıyık (kedi vb hayvanlara ait) whiskers n.
General
parlaklık (ışık vb) brightness n.
kapama (cihaz vb) switching off n.
kirletilme (mikrop/zehir vb ile) contamination n.
mektup ve yazışmaları okuyan görevli (ordu, okul vb'de) censor n.
vücudun rahatına hizmet eden şeyler, gıda, refah, konfor vb creature conforts n.
çamaşırların arasına konulan içi hoş kokulu kuru bitki vb ile dolu bez kese sachet n.
(kebap için vb. kullanılan) şiş skewer n.
arama (yiyecek vb) foraging n.
tahta yaya kaldırımı (kum/bataklık vb üzerindeki) boardwalk n.
sonradan kazanılan veya verilen isim (atatürk vb) nametake n.
kıyı (göl/deniz vb'ne ait) front n.
banılmış ekmek lokması (yemeğin suyuna vb'ne) sop n.
kayıt (kaset/plak vb'ne ait) recording n.
başlangıç (bir olayın vb) onset of n.
müdür (kütüphane, müze vb) curator n.
ayrılma (gruplara vb) splitting n.
kirlenme (mikrop/zehir vb ile) contamination n.
para vb devir hızı turnover n.
dolandırma (laf vb) roundaboutation n.
tahammül (organizma vb'ne özgü) tolerance n.
başlangıç aşaması (tasarı/iş vb'nin) infancy n.
yumuşaklık (et/sebze/meyve vb için) tenderness n.
007 ile biten herhangi bir yıl (2007 vb) bond year n.
yeni alınan eşya veya kitap vb (koleksiyona) accession n.
fayrap etmek (soba/kalorifer vb'ni) fire something up n.
çözme (makaradan vb) unreeling n.
doküman vb taşıyan kuryenin yaptığı yolculuk courier flight n.
toz haline getirilmiş kimyon, zerdaçal vb baharat karışımı curry powder n.
tarama (resim vb) hatching n.
internet vb ağlar aracılığıyla bilginin hızla bilgisayarlar arasında aktarılabildiği ortam superhighway n.
saygı (hükümdara vb'ne gösterilen) homage n.
zorlayan şey (bir kimsenin takatını/sabrını vb'ni) tax n.
çürütme (bir fikri vb) confuting n.
(araba/radyo vb) meraklısı buff n.
ruh vb geçme transmigration n.
iş ilanları (gazete'de vb) job ads n.
dökme kabı (sirke, yağ vb) caster n.
ortak bir zevk, görüş, tutku vb common ground n.
ünvanlı kimse (dük/marki/kont/vikont/baron vb) peer n.
soyma (giysi vb) disrobing n.
stand (fuar vb) booth n.
(dağdan vb) aşağıya kayma glissade n.
midye vb kabuk cockleshell n.
içine çekme (sigara dumanı vb'ni) inhalation n.
telefon vb gibi teknolojik gelişmelerin insanların arasındaki mesafeyi ortadan kaldırması glocalization n.
önemsizleştirme (bir konuyu vb) trivialization n.
ateşleme (tüfek/top vb'ni) firing n.
oda (manastır vb içinde) cell n.
yağmur (kurşun, ok vb) flight n.
kereste veya ağaç kütüklerinden yapılma kulübe vb mesken log cabin n.
borca karşı gösterilen ve bir mülk senet vb'ne dayalı teminat collateral security n.
hasılat (maç/konser/sirk vb'nde bilet satışından sağlanan) gate n.
ağı (yılan/akrep/arı vb) venom n.
bir hayır kurumu vb için gelir sağlayan endower n.
düşüş (uyuşturucu vb etkisinden) falling n.
teminat (borca karşı gösterilen ve bir mülk, tahvil, senet vb'ne dayalı) collateral n.
dökme (göz yaşı vb) shedding n.
ağızlık (köpek vb) muzzle n.
değersiz süs (düğme vb) trinket n.
bozma (yasa/yargı/sözleşme vb'ni) annulment n.
molekül vb gibi şeylerin yakınlık sırası the affinity order of n.
denge (bisiklet vb) bridle n.
sürme (süre vb) lasting n.
sivri uçlu silah (kılıç, bıçak vb) edged weapon n.
hayırlı olsun (bebeğin doğumu vb) congrats n.
(pamuklu vb.) yumuşak tıkaç pad n.
konser vb gibi bir etkinlikte sanatçıların sahne alma sırası lineup n.
gemi yükü vb dengeleme trimming n.
atma (top, gülle vb) toss n.
açıklık (ifade vb) explicity n.
devamsızlık (işe/okula vb'ne) absenteeism n.
ocak (ülkü vb) seedbed n.
(gazeteye, dergiye, vb.) yazı yazan kimse contributor n.
verme (yardım/kredi vb) extension n.
sızma (örgüt/kuruluş vb'ne) infiltration n.
arabalarda telefon vb koymak için kullanılan tutacak car holder n.
rüzgar vb nedenlerle ısının farklı algılanması chill factor n.
kötü taraflarını açığa vurma (insan/davranış vb'nin) denunciation n.
pilot alevi (şofben, fırın vb'nde) pilot light n.
yayma (radyo dalgaları/telgraf sinyalleri vb'ni) transmission n.
bilet parçası (tiyatro/sinema vb'ne girdikten sonra müşterinin elinde kalan) stub n.
kişi (roman/hikaye/oyun vb'nde) character n.
dağıtma (kağıt, not vb) handout n.
bir arazi/toprak parçası vb'nin genel görünümü scenery n.
ağaççık vb´nden oluşan bitki örtüsü undergrowth n.
yayılan dalga (radyo/telgraf vb'nden) transmission n.
ayrım (ırk, cinsiyet vb) discrimination n.
kitapta son okunan sayfayı bulmak için araya konulan karton, kurdele vb bookmark n.
yüz (para, madolyon vb) obverse n.
halka gösterilen yabani hayvanlar (sirkte vb) menagerie n.
(film, tiyatro vb.) başarısız yapım turkey n.
düğüm (saç/kıl/lif vb'nde) mat n.
satranç vb oyun tahtası board n.
(gazete vb.) ucuz hediye giveaway n.
karar (mahkeme vb) verdict n.
kayma (araba vb) skid n.
ev vb oturma occupancy n.
çile (yün/ip vb için) skein n.
denizlerin ötesinde bulunan ülke vb overseas n.
rapor vb neticeleri returns n.
ibik (horoz vb'nde) comb n.
saç vb uçlarından alma trimming n.
film vb hakkında övgü dolu yazı rave review n.
tüylerini yalama (kedi vb) preening n.
gazoz vb satılan büfe soda fountain n.
para vb bulma accommodation n.
soyguncu (kamyon/tren vb'ni durdurarak soyan) hijacker n.
sap (mızrak/ok vb'ne ait) shaft n.
tekneye giren suyu boşaltmak için kullanılan kova, maşrapa vb bail n.
en ağır kısım (saldırı/azarlama/baskı vb'nin) brunt n.
kabuk (ceviz/fıstık/bezelye vb) hull n.
şasi (otomobil/kamyon vb'nde) frame n.
ağız (bardak vb) brim n.
özellikle güney afrika'da yuvarlak kulübe vb gibi basit yapı rondavel n.
kuyruksuyu (baraj vb'de) tailwater n.
donmuşluk (jöle/çikolata vb'ne özgü) firmness n.
çevirme (manivela vb'ni) wind n.
patlama (bir yerin ticaret, nüfus vb'nde) boom n.
verme (sorumluluk/yetki vb'ni) investment n.
enkaz (gemi vb) carcass n.
uç (mızrak/ok vb) fluke n.
ağaç gövdelerinin bataklık vb riskli zeminlere yanyana yatırılmasıyla oluşturulan yol corduroy road n.
çıkarma (maden vb) mining n.
sulu yulaf vb lapası gruel n.
süslemeler (deri vb) tooling n.