stiff - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

stiff

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "stiff" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 66 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
stiff adj. katı
stiff adj. sert
stiff adj. çetin
General
stiff v. üstüne yatmak
stiff v. kazık atmak
stiff n. baş belası
stiff n. sahte banknot
stiff n. morto
stiff n. kurban
stiff n. ceset
stiff n. insan ölüsü/leşi
stiff n. suç ortağı
stiff n. sahte para
stiff adj. kaskatı
stiff adj. fahiş
stiff adj. yüksek
stiff adj. alkollü
stiff adj. eğilmez
stiff adj. gergin
stiff adj. inanılmaz
stiff adj. bükülmez
stiff adj. zoraki
stiff adj. dik
stiff adj. soğuk (davranış)
stiff adj. aşırı
stiff adj. sıkı
stiff adj. zorlu
stiff adj. pek
stiff adj. aşırı yüksek
stiff adj. müşkül
stiff adj. tutulmuş
stiff adj. sağlam
stiff adj. yoğun
stiff adj. resmi
stiff adj. pahalı
stiff adj. içkili
stiff adj. şiddetli
stiff adj. zor
stiff adj. koyu bir kıvamda olan
stiff adj. sarp
stiff adj. özlü
stiff adj. kabul edilemez
stiff adj. donyağı gibi
stiff adj. kati
stiff adj. absürd
stiff adj. kubat
stiff adj. sert (bir şey)
stiff adj. inatçı
stiff adj. koyu
stiff adj. kuvvetli
stiff adj. güç
stiff adj. sert
stiff adj. ağır
stiff adj. soğuk
stiff adj. gergin (kas)
stiff adj. sarhoş
Slang
stiff sarhoş
stiff çakırkeyif
stiff kafası dumanlı
Technical
stiff katı
stiff bükülmez
stiff sıkışık
Marine
stiff rüzgara dayanır
stiff sağlam
stiff çabuk yatmaz
Medical
stiff sırt tutulması

Bedeutungen, die der Begriff "stiff" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 103 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
be bored stiff v. can sıkıntısından patlamak
be stiff v. tutulmak
be stiff v. et kesmek (hamlamak vb)
become stiff v. tutulmak
become stiff v. sertleşmek
bore somebody stiff v. içini baymak
get stiff v. inat etmek
got stiff v. inatçı olmak
have a stiff neck v. boynu tutulmak
make stiff v. katılaştırmak
bindle stiff n. aylak
bindle stiff n. avare
bindle stiff n. ipsiz sapsız tip
bindle stiff n. boş gezenin boş kalfası
bindle stiff n. serseri
stiff breeze n. sert esen rüzgar
stiff dose of n. kuvvetli dozda bir ilaç
stiff drink n. büyük miktarda ve hiç sulandırılmamış içki
stiff neck n. boyun tutulması
stiff neck n. inatçılık
stiff neck n. tutulmuş boyun
stiff price n. ateş pahası
stiff price n. yüksek fiyat
typical stiff teacher n. tipik katı öğretmen
as stiff as adj. kadar dik
as stiff as a ramrod adj. aşırı ciddi
stiff necked adj. inatçı
stiff-legged adj. gergin bacaklı
stiff-necked adj. dik kafalı
stiff-necked adj. kibirli
stiff-necked adj. boynu tutulmuş
stiff-necked adj. inatçı
stiff-necked adj. dik başlı
stiff-necked adj. çok inatçı
Proverb
keep a stiff upper lip metin ol anlamına gelen atasözü
Colloquial
a stiff upper lip zor bir dur karşısında gıkını bile çıkartmamak
a stiff upper lip sakinlikle karşılamak
be bored stiff çok sıkılmak
be bored stiff sıkıntıdan patlamak
be scared stiff ödü patlamak
be scared stiff aklı çıkmak
be scared stiff paniğe kapılmak
be scared stiff dehşete kapılmak
be scared stiff korkudan donmak
be scared stiff dehşete düşmek
be scared stiff ödü kopmak
be scared stiff korkudan ölmek
bore someone stiff birisini çok sıkmak
scared stiff ödü kopmuş/patlamış
scared stiff çok korkmuş
scared stiff ödü bokuna karışmış
Idioms
as stiff as a board kazık gibi sert
as stiff as a poker baston yutmuş gibi
as stiff as a poker oklava yutmuş gibi
as stiff as a ramrod baston yutmuş gibi
be bored stiff çok sıkılmak
bore someone stiff birisini çok sıkmak
bore someone stiff içini baymak
bored stiff çok sıkılmış
keep a stiff upper lip metin olmak
keep a stiff upper lip heyecanını belli etmemek
keep a stiff upper lip soğukkanlı olmak
keep a stiff upper lip cesaretini kaybetmemek
keep a stiff upper lip sükunetle karşılamak
keep a stiff upper lip zor bir durum karşısında çıt çıkartmamak
scare someone stiff çok korkutmak
scare someone stiff ödünü patlatmak
scare someone stiff ödünü koparmak
scare someone stiff birinin ödünü patlatmak
scare someone stiff birisini çok korkutmak
scare someone stiff ödünü bokuna karıştırmak
stiff cheddar! layığını bulmuş!
stiff cheddar! müstahaktır!
stiff cheddar! oh olsun!
stiff-arm kolları dümdüz uzatarak birini kendinden uzaklaştırma
stiff-arm kolları dümdüz uzatarak birini kendinden uzaklaştırmak
Slang
a working stiff emekçi sınıfından olan kimse
Trade/Economic
stiff competition yoğun rekabet
stiff competition katı rekabet
stiff competition kıran kırana rekabet
stiff competition aşırı rekabet
stiff competition environment aşırı rekabet ortamı
Technical
medium-stiff clay orta katı kil
stiff clay sert kil
stiff soil sert zemin
stiff soil sıkı zemin
stiff spring sert yay
stiff spring diagram sert yay diyagramı
stiff-legged derrick ayaklı vinç
Textile
stiff collar sert yaka
Medical
have a stiff back sırtı tutulmak
stiff back sırt tutulması
stiff elbow sert dirsek
stiff knee diz sertliği
stiff mansyndrome rijid adam sendromu
stiff person syndrome katı insan sendromu
stiff person syndrome katı kişi sendromu
stiff-man syndrome katı kişi sendromu
stiff-man syndrome katı insan sendromu
stiff-necked boynu tutuk
Botanic
stiff stem dik gövde
Meteorology
stiff breeze sert meltem
British Slang
be bored stiff sıkıntıdan patlamak