Pay - Turco Inglés Diccionario

Pay

Significados de "Pay" en diccionario turco inglés : 73 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
pay n. ödeme
pay n. ücret
pay v. ödemek
General
pay n. ecir
pay n. ödenek
pay n. ücret
pay n. maaş
pay n. tediye
pay n. istihdam edilme
pay n. borcuna sadık kimse
pay n. maden açısından zengin bölge
pay n. petrol çıkarılan yer
pay v. maaş dağıtmak
pay v. para vermek
pay v. para saymak
pay v. toslamak
pay v. vermek
pay v. karşılığını vermek
pay v. etmek
pay v. değmek
pay v. tediye etmek
pay v. yararına olmak
pay v. eda etmek
pay v. cezasını çekmek
pay v. ücret ödemek
pay v. para ödemek
pay v. yarar sağlamak
pay v. ödemek
pay v. (fatura) ödemek
pay v. (ücret) ödemek
pay v. (tazminat) ödemek
pay v. döndürmek
pay v. (övgü, saygı
pay v. takdir) sunmak
pay v. kiralamak
pay v. ziyaret etmek
pay v. (selam) göndermek
pay v. (ip, kablo) gevşeterek serbest bırakmak
pay v. giderlerini üstlenmek
pay v. aramak
pay v. telafi etmek
pay v. misilleme yapmak
pay v. karşılık vermek
pay v. ipi gevşetip serbest bırakmak
pay v. hatalı olmak
pay v. hatalı olmak
pay v. yolda olmak
pay adj. ödeme açısından değeri olan
pay adj. bozuk para atma deliği olan
pay adj. ödeme ile ilgili
pay adj. ödemede kullanılan
pay adj. ödeme gerektiren
Irregular Verb
pay v. paid - paid
Colloquial
pay v. uçlanmak
Trade/Economic
pay n. aylık
pay n. bedel
pay n. karşılık
pay n. maaş
pay n. ödeme
pay n. tediye
pay n. ücret
pay v. ödeme yapmak
pay v. ödemek
pay v. tediye etmek
Law
pay v. tediye etmek
Technical
pay v. ödemek
pay v. su geçirmez veya empermeabl yapmak için katran veya zift ile kaplamak
pay v. tediye etmek
Archaic
pay n. mükafat
pay n. ödül
pay n. çabanın karşılığı
pay v. cezalandırmak
pay v. haddini bildirmek

Significados de "Pay" en diccionario inglés turco : 81 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
pay lot n.
pay cut n.
pay share n.
General
pay desert n.
pay take n.
pay percentage n.
pay dole n.
pay ration n.
pay whack n.
pay toll n.
pay allocation n.
pay dividend n.
pay hand n.
pay quantum n.
pay part n.
pay divvy n.
pay apportionment n.
pay slice n.
pay concern n.
pay moiety n.
pay snack n.
pay shareout n.
pay contribution n.
pay kickback n.
pay quota n.
pay numerator n.
pay share n.
pay interest n.
pay allotment n.
pay margin n.
pay proportion n.
pay portion n.
pay deal n.
pay quotient n.
pay quotity [rare] n.
pay quotum n.
pay meal n.
pay look-in n.
pay grist n.
pay distribuend [obsolete] n.
pay favor n.
pay partage n.
pay participation n.
pay share [obsolete] n.
pay snick n.
pay snuck [dialect] n.
pay equity N.
pay tranche N.
Colloquial
pay cut n.
pay whack n.
Idioms
pay a bit of the action n.
pay piece (of the action) n.
pay slice of the action n.
pay bit of the action n.
Trade/Economic
pay margin n.
pay allotment n.
pay allocation n.
pay stake n.
pay proportion n.
pay kickback n.
pay interest n.
pay percentage n.
pay bracket n.
pay lot n.
pay portion n.
pay share n.
pay distribution n.
pay symbol n.
Technical
pay quota n.
Computer
pay partition n.
pay numerator n.
Mechanic
pay allowance n.
pay tolerance n.
Construction
pay share n.
Math
pay dividend n.
pay numerator n.
Chemistry
pay numerator n.
Archaic
pay allottery n.
pay applotment n.
pay snip n.
Slang
pay chop [australia/new zealand] n.

Significados de "Pay" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
pay etmek allocate v.
General
dul kadına kocasının mülkünden düşen pay dower n.
kazançtan alınan (yasadışı) pay rake-off n.
pay borçlusu debtor n.
kazançtan alınan pay rake-off n.
pay örneklemesi quota sampling n.
pay etme allotment n.
pastadaki pay share n.
pay ayırma allocation n.
pay sahibi allottee n.
aleni pay alım teklifi tender offer n.
artan pay increasing share n.
pay etme division n.
meydana gelen olumsuz durumda pay sahibi olma contributory fault n.
pay etme di̇vi̇si̇on n.
pay edici admeasurer n.
pay ayırma admensuration n.
pay ayırma admeasurement n.
kura çekerek belirlenen pay cavel n.
pay edilebilirlik apportionateness n.
pay eden kimse apportioner n.
aşağı yukarı belirli olan miktar, sayı, pay veya yer matter n.
yersiz olmayan pay measure n.
uygun pay measure n.
orantılı pay measure n.
en büyük pay lion's share n.
yapılan harcamada her bir katılımcıya düşen pay club [obsolete] n.
birden fazla kimsenin pay sahibi olduğu mera dole meadow n.
kişiye düşen pay cup n.
iskoçya reformist kilisesinde bağışlardan yeterli pay almayı sağlayan plandan sorumlu komisyon plat [obsolete] n.
iskoçya reformist kilisesinde bağışlardan yeterli pay almayı sağlayan bir plan plat [obsolete] n.
ganimet olarak verilen paradan amirale düşen pay flag share n.
tüm mirasçılara eşit biçimde pay edilen araziyi kullanan kiracı gavelman [obsolete] n.
pay sahibi partaker n.
bir şeyde pay sahibi olma participation n.
bir şeyden pay alma participation n.
performanstaki pay performance n.
önceden pay etme preallotment n.
bir şeyden pay alma karşılığında çalışan kimse sharesman n.
pay etme share-out n.
pay etmek allocate v.
kendinden pay biçmek live and let live v.
pay vermek impart v.
pay biçmek take as an example v.
pay etmek share out v.
pay bırakmak leave a margin v.
bir pay çıkartmak parable v.
pay almak participate v.
pastadan pay almak get a slice of the cake v.
pastadan pay almak get a share of the cake v.
kardan pay vermek pay share v.
kardan pay vermek give someone a share out of profit v.
kardan pay vermek give share out of profit v.
pay almak have a share v.
pay almak receive a share v.
pay artırmak increase share v.
pay almak get a share v.
pay kapmak take share v.
pay almak take a share v.
pay etmek allot v.
pay etmek distribute v.
pay olarak vermek assign v.
kendine pay çıkarmak take the credit for other people's work v.
pay sahibi olmak have a part in v.
pay sahibi olmak share in v.
pay ayırmak reserve a share v.
pay ayırmak allocate a share v.
pay etmek apportion v.
pay almak get a cut v.
paradan pay almak share in the money v.
bir başkası ile eşit pay talep etmek cry halves v.
pay sahibi olmak enter v.
ikame edilemeyecek miktarlarda pay etmek overcommit v.
pay almak common [obsolete] v.
tahsis edilen şekilde pay etmek dole v.
pay almak inherit v.
(pazara) girerek pay almak penetrate v.
arazinin tüm mirasçılara eşit pay edilmesi geleneğine tabi olmak gavel v.
araziyi tüm mirasçılara eşit pay etmek gavel v.
pay sahibi olmak partake in v.
pay vermek partake in v.
pay almak partake in v.
pay vermek participate [obsolete] v.
önceden pay etmek preallot v.
pay üretmek share out v.
pay almak share v.
pay elde etmek share out v.
pay etmek shift v.
pay etmek share v.
pay etmek snack [dialect] v.
pay etmek go snicks v.
(keşiflerden pay sözü vermesi karşılığında bir madenciye) ödenek sunmak stake v.
pay almak partake v.
pay sağlamak contribute v.
pay vermek allot v.
kesip pay etmek carve v.
pay sahibi olan participant adj.
pay edilebilir apportionable adj.
pay sahibi olan interested adj.
asıl mirasçıya pay vermeyen inofficious adj.
pay edilmemiş undivided adj.
yedek pay bırakılmamış marginal adj.
pay edilen meted out adj.
pay edilebilir distributable adj.
pay sahibi olan inheritable adj.
miras yoluyla pay edilebilen inheritable adj.
pay edilmeden undividedly adv.
pay senedi stock N.
çok az pay crumbs N.
Phrasals
daha büyük bir bütünden pay olarak alıp çıkarmak carve out v.
birinin ölümü üzerine bırakılan mülkü pay etmek cut up v.
bir şeyi (iki veya daha fazla şey/kişi) arasında pay etmek split between (two or more people or things) v.
(birinden/bir şeyden) kendine pay çıkarmak feed off (of) (someone or something) v.
-den pay almak partake of v.
(bir şeyi birilerinin/bir şeylerin) arasında pay etmek allocate (something) among (someone or something) v.
bir şeyi birine/bir şeye pay etmek allot something to someone or something v.
(bir şeyi birilerinin/bir şeylerin) arasında pay etmek allocate (something) between (someone or something) v.
bir şeyden birine/bir şeye pay vermek allot something to someone or something v.
(birine/bir şeye bir şeyden) pay vermek allocate (something) to (someone or something) v.
(birine/bir şeye bir şeyden) pay vermek allocate (something) to (someone or something) v.
bir şeyi pay etmek divvy something up v.
bir şeyi pay etmek dole something out v.
(bir şeyde) pay sahibi olmak share in (something) v.
arasında pay etmek split between v.
Colloquial
pastadan pay share of the cake n.
kardan pay slice of the cake n.
pastadan pay slice of the cake n.
kardan pay share of the cake n.
pastadan pay cut of the cake n.
kardan pay cut of the cake n.
çok büyük bir pay benjamin's mess n.
en büyük pay benjamin's portion n.
çok büyük bir pay benjamin's portion n.
en büyük pay benjamin's mess n.
(anlaşma, proje) pay cut n.
pay kuponu green stamps n.
Idioms
pastadan pay slice of the cake n.
pastadan pay share of the cake n.
en büyük pay the lion's share n.
pastadan pay a bite of the cherry n.
pastadan pay slice of the pie n.
(eylemde/faaliyette) pay slice of the action n.
(eylemde/faaliyette) pay bit of the action n.
(eylemde/faaliyette) pay piece of the action n.
pastadan pay a piece of the pie n.
pastadan pay a slice of the pie n.
pastadan pay a slice of the cake n.
en büyük pay benjamin's portion n.
pastadan pay a piece of the pie n.
pastadan pay a slice of the pie n.