Keep - Turc Anglais Dictionnaire

Keep

Sens de "Keep" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 94 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
keep v. tutmak
keep v. saklamak
General
keep n. kale
keep n. yiyecek
keep n. himaye
keep n. geçim
keep n. iç kale
keep n. bakım
keep n. erzak
keep n. içkale
keep n. defter
keep n. muhafaza etme
keep n. otlak
keep n. bir şeyi yerinde sabit tutan parça
keep n. koruma
keep n. himaye
keep n. kule
keep v. saklamak (sır)
keep v. sahibi olmak (dükkan)
keep v. saklamak
keep v. ilerlemek
keep v. gözkulak olmak
keep v. temelli almak
keep v. kutlamak
keep v. bulundurmak
keep v. korumak
keep v. kalmak
keep v. işletmek
keep v. konumunda tutmak
keep v. bakmak
keep v. beslemek (hayvan)
keep v. beslemek
keep v. sürdürmek
keep v. meşgul etmek
keep v. uymak
keep v. devam ettirmek
keep v. tutmak
keep v. almak
keep v. yemek
keep v. yönelmek
keep v. alıkoymak
keep v. elde tutmak
keep v. yerine getirmek
keep v. devam etmek
keep v. geçindirmek
keep v. zabıt tutmak
keep v. işletmek (otel vb)
keep v. elinde bulundurmak
keep v. kayıt tutmak
keep v. saygı göstermek
keep v. riayet etmek
keep v. sadık olmak
keep v. sadakat göstermek
keep v. bağlı kalmak
keep v. direnmek
keep v. yılmamak
keep v. bir yerde tutmak
keep v. bir yere kapatmak
keep v. yetiştirmek
keep v. değiştirmemek
keep v. bir seviyede/durumda tutmak
keep v. dost/metres tutmak
keep v. bir seviyede/durumda kalmak
keep v. bozulmamak
keep v. daha sonraya kalmak
keep v. gecikmek
keep v. beklemek
keep v. birlikte anılmak
keep v. bağlantılı olmak
keep v. (bir seviyede/durumda) tutmak
keep v. satmamak
keep v. alıkoyulmak
keep v. oyalanmak
keep v. (söz vb.) tutmak
keep v. (yiyecek vb.) dayanmak
keep v. (hayvan) beslemek
keep v. (birine) yer tutmak
keep v. (dükkan vb.) işletmek
keep v. yetmek
keep v. sürekli … yapmak
keep v. yapıp durmak
keep v. sahip olmak
keep v. durmak
Irregular Verb
keep v. kept - kept
Colloquial
keep n. cezaevi
keep n. hapishane
Trade/Economic
keep v. alıkoymak
Law
keep v. muhafaza etmek
Technical
keep v. muhafaza etmek
keep v. sağlamak
keep v. tutmak
Computer
keep expr. koru
keep expr. sakla
Star Wars
keep n. kale (vallt)

Sens de "Keep" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
keep quiet v. susmak
keep confidential v. gizli tutmak
General
person who does not keep his or her word n. allak
keep in mind that n. unutmamamız gerekir ki
keep it simple stupid n. kiss prensibi
keep it simple stupid n. basit yap prensibi
keep it simple stupid n. (bir şeyi) basit tut prensibi
keep guard v. korumak
keep it up v. devam etmek
keep one's counsel v. sır saklamak
keep something in perspective v. bir şeye bir bütün olarak bakmak
keep in the background v. arka planda kalmak
keep someone company v. birini yalnız bırakmamak
keep informed v. bilgilendirilmek
keep someone in suspense v. merakta bırakmak
keep back v. alıkoymak
keep under observation v. müşahede altında tutulmak
keep touch with v. ile ilişkiyi sürdürmek
keep in reserve v. ihtiyat olarak saklamak
keep down v. engellemek
keep alive v. hayatta kalmak
keep in v. frenlemek
keep someone at arm's length v. biriyle samimi olmamak için ona çok mesafeli davranmak
keep out of v. uzak durmak
keep up with v. ile aynı hızda gitmek
keep something out of v. uzak tutmak
keep in one's bosom v. gizlemek
keep open v. açık tutmak
keep clear of v. sakınmak
keep a close watch on v. sıkı bir gözetim altında tutmak
keep someone advised of v. birini bir konuda bilgilendirmek
keep silent v. sessiz kalmak
keep busy v. meşgul etmek
keep dark v. sır vermemek
keep up v. yüksek tutmak
keep balanced diet v. dengeli beslenmek
keep one's eyes skinned v. gözünü dört açmak
keep one's eyes peeled v. gözünü açmak
keep one's distance v. araya mesafe koymak
keep abreast of v. ile atbaşı gitmek
keep cave v. gözetlemek
keep something in a corner of one's mind v. aklının bir köşesinde tutmak
keep snug v. saklamak
keep on v. sürdürmek
keep secret v. saklı tutmak
keep up v. devam etmek
keep company with v. çıkmak
keep out v. içeri almamak
keep somebody out v. içeri sokmamak
keep fit v. formunu korumak
keep back v. gizlemek
keep a mistress v. metres tutmak
keep awake v. uyanık kalmak
keep guard v. nöbet tutmak
keep it up v. sürdürmek
keep someone at arm's length v. birinin samimi olmasına izin vermemek
keep someone company v. birine refakat etmek
keep tabs on v. gözetlemek
keep back v. barındırmak
keep up v. seviyesine ulaşmak
keep up with v. ayak uydurmak (çağa/zamana)
keep something on the back burner v. sonra çalışmak üzere şimdilik ertelemek
keep the accounts v. hesap tutmak
keep order v. disiplini korumak
keep up v. ayak uydurmak
keep up with something v. uymak
keep tabs on v. takip etmek
keep in mind v. unutmamak
keep out of sight v. hiç görünmemek
keep following v. ardını bırakmamak
keep warm v. sıcak tutmak
keep together v. birlikte kalmak
keep one's eyes open v. gözünü açmak
keep one's temper v. itidalini muhafaza etmek
keep one's eyes open v. gözünü dört açmak
keep up with the times v. çağa ayak uydurmak
keep something quiet v. saklamak
keep in form v. formda kalmak
keep clear of v. çekinmek
keep down v. zulmetmek
keep someone at a distance v. birine soğuk davranmak
keep somebody out v. uzak tutmak
keep a tab on v. izlemek
keep in suspense v. endişelendirmek
keep good time v. saat her zaman zamanı doğru göstermek
keep down v. tutmak
keep one's mind v. kafasına takmak
keep somebody alive v. yaşatmak
keep secret v. sır saklamak
keep time v. tempo tutmak
keep down v. bastırmak
keep posted v. haberdar etmek
keep one's eyes skinned v. göz kulak olmak
keep cool v. soğukkanlılığını korumak
keep a tight rein on v. kontrol altında tutmak
keep one's head v. kendine hakim olmak
keep the interest alive v. ilgiyi canlı tutmak
keep somebody at arm’s length v. biriyle arasında mesafe bırakmak
keep going v. devam etmek
keep in with v. anlaşmak
keep an eye on v. gözetlemek
keep score v. puan saymak
keep back v. saklamak
keep something in perspective v. bir şeyi bir bütünsellik içinde ele almak
keep up v. geçindirmek
keep something going v. devam ettirmek
keep silent v. suspus olmak
keep one's eyes skinned v. gözünü açmak
keep one's promise v. sözünü yerine getirmek
keep in view v. göz önüne almak
keep to v. kalmak
keep out v. dışarıda bırakmak
keep one's word v. sözünü tutmak
keep trying v. denemeye devam etmek
keep step with v. ayak uydurmak
keep something at one's fingertips v. el altında bulundurmak
keep in v. içeride kalmak
not keep v. caymak
keep in step with v. ayak uydurmak
keep one's eyes open v. tetikte olmak
keep available v. hazır bulundurmak
keep on v. sebat etmek
keep going v. devam ettirmek
keep in mind v. hatırda tutmak
keep to v. uymak
keep one's eyes skinned v. dikkatli olmak
keep a tab on v. gözetlemek
keep the peace v. asayişi korumak
keep in dark v. gizlemek
keep account of v. aklında tutmak
keep someone at bay v. birini korkutarak yaklaşıp zarar vermesini önlemek
keep something readily available v. el altında bulundurmak
keep the ball rolling v. iyi bir işi sürdürmek
keep someone at arm's length v. birini pek yaklaştırmamak
keep something dark v. açığa vurmamak
keep silent v. sükut etmek
keep mum v. susmak
keep company with v. ile arkadaşlık etmek
keep eye on v. göz kulak olmak
keep someone at bay v. birini sindirmek
keep a tally v. çetelesini tutmak
keep one's word v. sözünü yerine getirmek
keep tabs on v. izlemek
keep one's eyes peeled v. tetikte olmak
keep one's temper v. öfkeye kapılmamak
keep up with v. takip etmek
keep somebody at a distance v. mesafeli davranmak
keep an eye on v. dikkat etmek
keep off v. uzak tutmak
keep something out v. uzak tutmak