Part - Türkçe İngilizce Sözlük

Part

"Part" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 101 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
part i. parça
part i. kısım
part i. taraf
Genel
part i. uzuv
part i. kesim
part i. katkı
part i. semt
part i. bölük
part i. bölüntü
part i. fragman
part i. taraf
part i. görev
part i. ayrım
part i. yedek parça
part i. cüz
part i. yan
part i. saç ayrımı
part i. hisse
part i. parti
part i. pay
part i. rol
part i. kısım
part i. oylum
part i. bölüm
part i. parça
part i. fasıl
part i. bütünü oluşturan eş bölüm
part i. benzer birimlerden her biri
part i. orantılı bileşen
part i. geometrik şeklin elemanı
part i. dış genital organ
part i. boşaltım organı
part i. edebi eserin belirli aralıklarla satılan bölümleri
part i. eserde belirli bir enstrüman
part i. gemi donanımının parçası
part i. ilçe
part i. mahalle
part i. civar
part i. bölge
part i. karakteri oluşturan unsur
part i. kabiliyet unsuru
part i. kişisel özellik
part i. üstün kişisel özellikler
part i. davranış biçimi
part i. belirli bir özelliğin gereği
part i. belirli bir rol veya durumun ilgilendirdiği taraf
part i. kokteyldeki 3.5 santilitrelik bileşik
part i. (müzik eserinde) bölüm
part i. ölçek
part f. parçalamak
part f. ayrılmak
part f. bölünmek
part f. tarakla ayırmak
part f. elden çıkarmak
part f. kısımlara ayırmak
part f. bölmek
part f. ayırmak
part f. parçalanmak
part f. kopmak
part f. ölmek
part f. (saçı) ikiye ayırmak
part f. paylara bölüp dağıtmak
part f. paylaştırmak
part f. bölüştürmek
part f. karışımdan ayırmak
part f. (ortaklığı) tarafları ayırarak bitirmek
part f. aynı fikirde olmamak
part f. anlaşmazlık sebebiyle ortaklığı bitirmek
part f. (nehir kolları) ayrılıp farklı yönlere gitmek
part f. yolları ayrılmak
part f. aralamak
part s. taraflı
part s. kısmen etkili
part s. parçalı
part s. kısmen
part zf. kısmi
part zf. bir yanıyla
part zf. ekseriya
part zf. kısmen
Teknik
part i. kısım
part i. (lojistikte) daha küçük parçaya bölünemeyecek öğe
part i. uzunluğu on iki inç, genişliği bir inç olan yüzey ölçü birimi
Bilgisayar
part f. (sohbet odasından) çıkmak
Tekstil
part i. parça
Otomotiv
part i. parça
Denizcilik
part f. (palamar, zincir) kopmak
part f. (palamar, zincir) koparmak
Anatomi
part i. daha büyük bir yapının herhangi bir bölümü
Matematik
part i. tam bölen
part i. askat
part i. elemanları başka bir kümenin de elemanı olan küme
Kimya
part f. (maddeleri) kimyasal işlemle ayrıştırmak
Dini
part i. (musevilik) ibrani takviminde bir zaman birimi
Tiyatro
part i. rol
Eski Kullanım
part i. uzayda yön
part i. uzayda taraf
part i. madde parçacığı
part f. bir veya daha fazla kişiyle paylaşmak
Metallurgy
part f. (gümüşü) altından ayırmak
part f. parçanın bir kısmını kesmek
part f. (döküm kalıbının) yüzeyini kumdan ayrı tutmak

"Part" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
spare part i. yedek parça
Genel
forward part i. ileri
the better part i. yarısından fazla
part and parcel i. ayrılmaz parça
fifth part i. beşinci bölüm
upper part i. üst
mouth part i. ağız parçası
inseparable part i. ayrılmaz parça
white part i. beyaz
membrane part i. zar parçası
lowest part i. dip
main part i. ana parça
inseparable part i. mütemmim cüz
lower part i. aşağı taraf
part and parcel i. tamamlayıcı kısım
lower part i. alt
machine part i. makine parçası
hind part i. kıç
the lower part of a trouser leg i. baldırak
the best part i. çoğu
after part i. kıç taraf
replacement part i. yedek parça
the best part i. yarısından fazla
the future part i. ileri
the first part i. ilk bölüm
the better part i. çoğu
the most part i. en büyük kısım
mating part i. geçme parça
part owner i. hissedar
middle part i. bağır
the best part i. en iyi kısım
tenth part i. onuncu parça
inner part of a fortress i. kale içi
the lower part i. aşağı
part no i. parça numarası
address part i. adres kısmı
a tenth part i. ondalık
front part i. ileri
part timer i. belirli bir süre çalışan kişi
upper part i. yukarı
the best part of the year i. yılın en güzel mevsimi
this part of me i. şuram
the part to come i. ileri
lower part of the trouser leg i. paça
fractional part i. kesir kısmı
greek populated southern part of cyprus i. güney kıbrıs rum kesimi
part of i. parçası
taking part i. iştirak
taking part i. yer alma
mounting part i. montaj parçası
the most delicate part (of a matter) i. püf nokta
the key part (of a matter) i. püf nokta
the large part of i. büyük kısmı
the large part of i. büyük bölümü
plastic part i. plastik parça
replaced part i. değiştirilen parça
large part of the year i. yılın büyük bölümü
machine part i. makina parçası
part-time employment i. part-time çalışma
part-time employment i. yarı zamanlı çalışma
part of speech i. sözcük türü
part-time working week i. aralı çalışmalı hafta
walking part i. hareketli kısım
good part i. iyi taraf
piece part i. küçük parça
part time station i. günün belirli saatlerinde yayın yapan istasyon
part time station i. yarı zamanlı yayın yapan yayın istasyonu
necessary part i. gerekli kısım
essential part i. gerekli kısım
required part i. gerekli kısım
integral part i. ayrılmaz parça
indivisible part i. ayrılmaz parça
additional part i. ilave kısım
internal part i. iç kısım
external part i. dış kısım
upper part of the tree i. ağacın üst kısmı
upper part of the tree i. ağacın üst bölümü
underlined part i. altı çizili kısım
top part of the gun i. silahın üst tarafı
an inseparable part of the education i. eğitimin ayrılmaz bir parçası
part of the body i. vücudun kısmı/bölümü
a part of the group i. grubun bir parçası
a direct part i. bir şeyin doğrudan bir parçası
vital part i. hayati önemde kısım
vital part i. hayati önem taşıyan bölüm
small part (in a film/movie) i. küçük rol (filmde)
missing part i. eksik parça
part of the act i. rol icabı
vital part i. hayati parça
vital part i. hayati önemde kısım/bölüm
a part of our culture i. kültürümüzün bir parçası
second part i. ikinci bölüm
conductive part i. iletken parça
a major part i. büyük bir kısım
chief part i. başrol
exceeding part i. aşan bölüm
exceeding part i. aşan kısım
local part i. yerel kısım
an inseparable part i. ayrılmaz bir parça
third part i. üçüncü bölüm
third part i. üçüncü parça
third part i. üçüncü kısım
(one's) part i. üzerine düşen görev
(one's) part i. üstüne düşen görev
upper part i. üst bölüm
lower part i. alt kısım
lower part i. alt bölüm
a good part of i. önemli bir kısmı
basic part i. temel parça
part name i. parça adı
a tenth part i. onda bir
bionic part i. biyonik kısım
bionic part i. biyonik parça
lowest part i. en alt bölüm
underlined part i. altı çizili bölüm
part one i. bölüm bir
part one i. birinci bölüm
part one i. birinci kısım
open part i. açık parça
two-part [scottish] i. üçte iki
last part i. son kısım
part to whole relation i. bütün ve parçaları arasındaki anlam ilişkisi
fourth part i. dördüncü bölüm
fourth part i. dördüncü kısım
fourth part i. dördüncü parça
sixteenth part i. on altıncı bölüm
sixteenth part i. bütünün on altıncı parçası
sixteenth part i. on altıncı parça
standing part i. halat kolu
standing part i. halatta ilmeğin atıldığı yer
standing part i. (palangada) rigavo
standing part i. kancanın uç noktaya zıt bölümü
star part i. başrol
part-whole relationship i. parça bütün ilişkisi
part-owner i. hissedar
part-timer i. okula yarı zamanlı giden kimse
part time i. yarı zaman
part-owner i. diğer kimseler ile ortak malı/payı olan malik
part-timer i. okulda yarı zamanlı çalışan kimse
take part f. katılmak
go and see every part of f. adım adım gezmek
part company with f. ayrılmak
take the part of f. taraf çıkmak
be a part and parcel of f. bir şeyin önemli bir öğesi olmak
act a part f. rol almak
act a part f. rol oynamak
play a part f. bir rolü oynamak
part company f. ayrılmak
part company with f. ile ilişkisini kesmek
play a part f. rol oynamak