Rank - Türkçe İngilizce Sözlük

Rank

"Rank" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 110 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
rank i. rütbe
rank i. kademe
rank i. sıra
rank i. aşama
Genel
rank i. paye
rank i. kaldıraç
rank i. makam
rank i. mevki
rank i. erler
rank i. mertebe
rank i. zümre
rank i. aşama
rank i. kademe
rank i. dizi
rank i. sınıf
rank i. sıra
rank i. tabaka
rank i. derece
rank i. rütbe
rank i. saf
rank i. kerte
rank i. asker safı
rank i. taksi sırası
rank i. taksi kuyruğu
rank i. taksi durağı
rank i. kervan
rank i. ileri gelen
rank i. durak
rank f. sayılmak
rank f. sıraya koymak
rank f. derecelendirmek
rank f. bir grubun içinde olmak
rank f. saymak
rank f. yer vermek
rank f. sıra olmak
rank f. dizilmek
rank f. rütbesi olmak
rank f. gruptan biri sayılmak
rank f. dizmek
rank f. derecelendirme yapmak
rank f. sıralamak
rank f. düzene koymak
rank f. yer almak
rank f. rütbelendirmek
rank f. üst olmak
rank f. kıdemli olmak
rank f. rütbece daha üst olmak
rank f. yüksek rütbede olmak
rank f. şikayet etmek
rank f. yakınmak
rank f. söylenmek
rank f. eleştiri yapmak
rank f. kusur bulmak
rank f. kusur aramak
rank f. üst rütbede olmak
rank f. arasına girmek
rank f. biri sayılmak
rank f. de yer almak
rank f. den biri olmak
rank f. sırada olmak
rank s. tam
rank s. bakımsız (bahçe)
rank s. çok
rank s. kaba
rank s. bitek
rank s. gür
rank s. verimli
rank s. kokuşmuş
rank s. bozulmuş
rank s. kaba saba
rank s. kokmuş
rank s. bol
rank s. bereketli
rank s. iğrenç
rank s. keskin
rank s. acı
rank s. (koku/tat) kötü
rank s. (bitki) sık ve yaygın
rank s. ekşi
rank s. terbiyesiz
rank s. ağır
Ticaret/Ekonomi
rank i. sınıf
rank i. tabaka
rank i. yüksek makam
Teknik
rank i. sıra (birinci gibi)
rank f. en yüksek dereceye sahip olmak
Bilgisayar
rank i. düzey sırası
rank i. kerte
Maden
rank i. sınıflama
rank i. sınıflandırma
rank i. kömürün sertliğe göre sınıflandırılması
Gıda
rank i. dizin
Matematik
rank i. matrisin rankı
rank i. lineer bağımsız alt matrislerden en büyük olanının derecesi
rank i. mertebe
Biyoloji
rank s. iyi gelişmiş
rank s. tam gelişmiş
Dilbilim
rank i. düzey
Askeri
rank i. komutan ve subaylar haricindeki ordu mensupları
rank i. erat
rank i. askerler
rank i. saf
rank i. rütbe
Satranç
rank i. satranç gibi oyunlarda yatay sıraların her biri
Müzik
rank i. dizi
Osmanlıca
rank i. mansab
rank i. mansıp
Argo
rank i. yüksek rütbeli
İngiliz Argosu
rank i. çirkin
rank s. iğrenç

"Rank" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
the rank and file i. erler
military rank i. rütbe
the rank and file i. erat
the rank and file i. yönetilenler
higher rank i. yüksek sınıf
the rank and file i. alt tabaka
former rank i. önceki durumu
rank beginner i. acemi çaylak
cab rank i. taksi durağı
highest rank i. en üst seviye
rank of an undersecretary i. müsteşarlık
relative rank i. izafi sıra
lower rank i. alt dizi
person of rank i. ileri gelen kimse
taxi rank i. taksi durağı
person of rank i. önemli kimse
second rank i. ikinci sıra
first rank i. birinci sıra
rank number one i. birinci sıra
rank-and-file i. sıradan askerler
rank-and-file i. sıradan insanlar
third rank i. üçüncü sıra
first rank i. birincilik derecesi
gentleman of rank i. makamı olan centilmen
gentleman of rank i. yüksek tabakadan centilmen
gentleman of rank i. ünvanı olan centilmen
cab rank i. taksi kuyruğu
cab rank i. taksi sırası
social rank i. sosyal statü
higher rank i. üst rütbe
lower rank i. alt tabaka
lower rank i. düşük seviye
lower rank i. alt rütbe
lower rank i. alt rütbelilik
lower rank i. alt tabakalılık
rank with f. sayılmak
rank as f. yer almak
rank (first/second etc) in f. derece yapmak
rank as f. sayılmak
pull one's rank f. üstünlüğünü kabul ettirmek
restore to the former rank f. önceki durumuna getirmek
rank among f. yer almak
pull rank f. birinin üzerinde otoritesini kullanmak
rank first f. birinci olmak
rank below f. birinden aşağı bir rütbede olmak
rank among f. sayılmak
rank (first/second etc) in f. dereceye girmek
rise in rank f. rütbe almak
rank first f. ön sırayı almak
rank foremost among its competitors f. alanında lider olmak
rank number three f. üçüncü sırada olmak
rank number two f. ikinci sırada olmak
rank above f. -den daha yüksek rütbede olmak
rank above f. rütbece -den üstün olmak
be raised in rank f. kademe atlamak
pull rank on someone f. (birisi üzerinde) otoritesini kullanmak
pull rank on someone f. sıfatını kullanmak
rank among f. (sıralama vb) arasına girmek
rank number one f. birinci sırada olmak
rank in priority f. öncelikli olmak
rank in priority f. önceliği olmak
rank in priority f. önce gelmek
rank among the top three f. ilk üçe girmek
rank first f. ilk sırada olmak
be on the first rank f. birinci sırada olmak
rank first f. birinci sırada olmak
be on the first rank f. ilk sırada olmak
rank pari passu f. aynı düzeyde olmak
rank pari passu f. sıralamada aynı değerde olmak
take rank of f. önceliğe sahip olmak
take rank of f. rütbece üstte olmak
break rank f. düzene uymamak
break rank f. (asker safı) bozulmak
first rank s. birinci dereceden
rank-and-file s. avam
rank-smelling s. kokuşmuş
rank-smelling s. kokmuş
rank-smelling s. iğrenç
rank-smelling s. kötü kokan
Öbek Fiiller
rank as f. olarak saymak
rank someone among something f. arasında saymak
rank someone with someone f. ile eşit tutmak
rank below (someone or something) f. değerini (birinin/bir şeyin) altında görmek
rank below (someone) f. (birinden) düşük bir sıralamada olmak
rank below (someone or something) f. değeri (birinden/bir şeyden) düşük görülmek
rank below (someone or something) f. sıralamada (birinin/bir şeyin) gerisinde görmek
rank below (someone or something) f. (birinden) bir şeyden daha az önemli kabul edilmek
rank below (someone) f. (birinden) düşük bir pozisyonda/kademede olmak
rank below (someone or something) f. sıralamada (birinin/bir şeyin) gerisinde sayılmak
rank below (someone or something) f. değeri (birinin/bir şeyin) altında sayılmak
rank below (someone or something) f. sıralamada (birinin/bir şeyin) altında kabul edilmek
rank below (someone or something) f. önemini (birinin/bir şeyin) gerisinde olarak görmek
rank below (someone) f. (birinden) aşağı rütbede/mevkide olmak
rank below (someone or something) f. sıralamada (birinin/bir şeyin) altında değerlendirmek
rank below (someone or something) f. (birinden) bir şeyden daha az önemli kabul etmek
rank below (someone or something) f. önemi (birinin/bir şeyin) gerisinde olarak görülmek
rank below (someone or something) f. değerini (birinden/bir şeyden) düşük görmek
rank above (someone or something) f. (birisine ya da bir şeye kıyasla) daha önemli görülmek
rank above someone f. birisinde rütbece üstün olmak
rank above (someone or something) f. (birisini, bir grubu ya da bir şeyi) daha önemli saymak
rank above (someone or something) f. (birisini, bir grubu ya da bir şeyi) daha değerli görmek
rank above (someone or something) f. (birisinden, bir gruptan ya da bir şeyden) daha değerli ya da önemli kabul edilmek
rank above (someone or something) f. (birisinden ya da bir şeyden) mevkice üstte olmak
rank above someone f. birinin üstü olmak
rank above someone f. birisinden mevkice üstte olmak
rank above (someone or something) f. (birisinden ya da bir şeyden) rütbece üstün olmak
rank above someone f. birisinden daha üst makamda olmak
rank among (someone or something) f. (birileri/bir şeyler) arasında saymak
rank with (someone or something) f. (birileri/bir şeyler) arasında saymak
rank with (someone or something) f. (birine/bir şeye) benzer/aynı olarak görmek
rank as (something) f. (bir şey) olarak sayılmak
rank as (something) f. (bir şey) olarak saymak
rank with (someone or something) f. (birileri/bir şeyler) arasında sayılmak
rank with (someone or something) f. (biriyle/bir şeyle) aynı düzeyde olmak
rank with (someone or something) f. (birine/bir şeye) benzer olmak
rank with (someone or something) f. (biriyle/bir şeyle) aynı düzeyde saymak
rank with (someone or something) f. (biriyle/bir şeyle) kıyas götürmek
rank among (someone or something) f. (birileri/bir şeyler) arasında yer almak/sayılmak
İfadeler
we salute the rank not the man expr. kişiye değil, makama (rütbeye) saygı duyarız
Konuşma Dili
break rank f. sıradan çıkmak
break rank f. birliği koruyamamak
break rank f. sırada duramamak
break rank f. sıradan ayrılmak
break rank f. sırayı koruyamamak
rank someone f. birini azarlamak
rank someone f. birini rahatsız etmek
in the front rank expr. birinci sınıf
in the front rank expr. en önde
in the front rank expr. rakipsiz
in the front rank expr. as
in the front rank expr. mükemmel
in the front rank expr. en iyi
Deyim
rank and file i. askerler
pull rank on someone f. (istediğini yaptırmak için birine olan) mevki/makam üstünlüğünü kullanmak
rank higher than (one) f. hiyerarşik olarak (birinin) üstü olmak
rank higher than (one) f. (birinden) yüksek konumda olmak
rank higher than (one) f. (birinden) yüksek pozisyonda olmak
pull rank (on one) f. (biri üzerinde) otoritesini kullanmak
pull rank (on one) f. (biri üzerinde) sıfatını kullanmak
pull rank (on one) f. (istediğini yaptırmak için birine olan) mevki/makam üstünlüğünü kullanmak
Konuşma
where does he rank in the hierarchy? expr. hiyerarşideki yeri ne?
what is its rank (in/among) expr. kaçıncı
Ticaret/Ekonomi
rank and file i. aşağı tabaka
rank correlation i. sıra korelasyonu
rank and file i. erler
rank and file i. halk kesimi
rank-order scale i. derece sırası ölçüsü
rank order i. sınıf
rank and file i. efrad
union rank and file i. sendika üyeleri