way out - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

way out

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "way out" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 8 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
way out n. çıkar yol
General
way out n. çözüm
way out n. çıkış yolu
way out n. çıkış
way out n. yol çıkışı
Idioms
way out zil zurna sarhoş
way out aşırı
way out esrarengiz

Bedeutungen, die der Begriff "way out" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 168 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
be on one's way out v. çıkmak
find no way out v. çaresiz kalmak
find a way out v. çözüm bulmak
get a small job out of the way v. aradan çıkarmak
get someone out of the way v. birini kenara çekmek
get something out of the way v. bir şeyi kenara çekmek
get someone out of the way v. birini devredışı etmek
find a way out v. yolunu bulmak
be out of the way v. sapa düşmek
get out of the way v. kenara çekilmek
get someone out of the way v. etkisiz hale getirmek
be on its way out v. devri kapanmak üzere olmak
be way out in left field v. fena halde yanılmak
be way out in left field v. ıskalamak
lie one's way out of something v. yalan söyleyerek bir işten sıyrılıvermek
get something out of the way v. bir şeyi bitirmek
get out of the way v. savulmak
take the easy way out v. kolaya kaçmak
take the easy way out v. kolay yolu tercih etmek
take the easy way out v. zahmete girmemek
find a way (out) v. çözüm üretmek
get out of one's way v. yolunu kapatmamak
get out of one's way v. (birinin) yolundan çekilmek
get out of one's way v. yolunun üzerinde durmamak
keep someone out of harm's way v. kötülüklerden uzak tutmak
find out some way v. bir yolunu bulmak
find out some way v. bir çaresini bulmak
find a way out v. bir yolunu bulmak
argue one's way out v. sorunu tartışarak çözmek
argue one's way out v. tartışarak kendini aklamak
argue one's way out of something v. tartışarak kendini aklamak
argue one's way out of something v. sorunu tartışarak çözmek
be photographed on their way out of a movie v. sinema çıkışı görüntülenmek
take the easy way out v. kolay yolu seçmek
find a way out v. çıkış yolu bulmak
a way out n. çözüm yolu
out of the way adj. uzakta
out of the way adj. bertaraf
out of harm's way adj. emniyette
out of way adj. uzakta
out of harm's way adj. emin yerde
out of the way adj. sapa
out of the way adj. ücra
out of the way adj. uzak
out of the way adj. garip
out of the way adj. acayip
out of the way adj. olağandışı
out-of-the-way adj. ücra
out-of-the-way adj. anormal
out-of-the-way adj. garip
out-of-the way adj. kuş uçmaz kervan geçmez
out-of-the-way adj. uzak
out-of-the-way adj. sapa
out-of-the-way adj. kuytu
out-of-the-way adj. olağandışı
out-of-the-way adj. ıssız
out-of-the-way adj. acayip
way-out adj. değişik
way-out adj. sıradışı
way-out adj. alışılmadık
way-out adj. sıra dışı
way-out adj. garip
way-out adj. tuhaf
out of the way adj. ayak altı olmayan
on one's way out adv. yolda
on the way out adv. çıkarken
on the way out adv. çıkışta
Phrasals
throw aside/out of the way kenara atmak/itmek
Phrases
in no way out of the way alışılmışın dışında
in no way out of the way sapa
in no way out of the way yol üstü olmayan
on the way out modası geçmiş
out of harm's way kötülüğün erişemeyeceği yerde
out of harm's way tehlikeden uzak
out of harm's way emniyette
out of harm's way güvende
out of harm's way kötülükten uzak
out of harm's way güvenlikte
out of harm's way güvenli bir durumda
out of the way alışılmışın dışında
out of the way garip
out of the way tuhaf
out of the way ücra
out of the way uzak
out of the way sapa
no way out kaçış yok
Colloquial
way-out çok garip
way-out çok eksantrik
way-out aşırı bir uçta
look for a way out bir çıkış yolu aramak
close the door on your way out çıkarken kapıyı kapat
don’t let the door hit you on the way out hiç durma! ne bekliyorsun?
leave someone without a solution\way out birini çaresiz bırakmak
Idioms
thinking way out of the box sorunu çözmek için yaratıcı düşünme
thinking way out of the box çözüm için sınırların ötesinde düşünme
thinking way out of the box çözüm yolu için yaratıcı düşünme
be out of the way olağandışı olmak
out-of-the-way ücra
be out of the way ücra olmak
go out of one's way zahmet etmek
go out of one's way zahmete katlanmak
go out of one's way zahmete girmek
couldn't fight one's way out of a paper bag kendine hayrı olmamak
couldn't fight one's way out of a paper bag kendine hayrı dokunmamak
couldn't act one's way out of a paper bag kendine hayrı dokunmamak
couldn't argue one's way out of a paper bag kendine hayrı olmamak
couldn't act one's way out of a paper bag kendine hayrı olmamak
couldn't argue one's way out of a paper bag kendine hayrı dokunmamak
talk his way out of trouble dil dökerek başını beladan kurtarmak
bluff one's way out blöf yaparak işin içinden çıkmak
buy one's way out (of something) (bir dertten/sıkıntıdan) para vererek kurtulmak
go out of your way to do something zahmete girmek
go out of your way to do something başkalarını rahat ettirmek için fazladan çaba harcamak
take the coward's way out kendini öldürmek
take the coward's way out intihar etmek
find something out the hard way zor yoldan öğrenmek
fight one's way out kalabalığı vs yararak ilerlemek
fight one's way out of something kalabalığı vs yararak ilerlemek
get out of the way of something (kamyon/otobüsün) bir şeyin önünden çekilmek
way out in left field yararsız
way out in left field modası geçmiş
way out in left field gereksiz
be way out of line with what others get diğerlerinden çok çok fazla/az almak
marry one's way out of something kendi ait olmadığı bir sosyal sınıfa/statüye evlilik yolu ile girmek
marry one's way out of poverty (zengin biri ile) evlenerek yoksulluktan kurtulmak
out of somebody's way yolunun üstünde değil
claw one's way out of something -den dişiyle tırnağıyla bir yerlere gelmek
get something out of the way bir şeyi yoldan/önünden çekmek
put something out of the way bir şeyi yoldan/önünden çekmek
out of way güzergahında/yolunda değil
put someone out of the way birini temizlemek/öldürmek
worm one's way out of bir durumdan sıyrılmak
that's way out of your league bu senin kalemin değil
that's way out of your league bu işler seni aşar
that's way out of your league bu işler senin harcın değil
that's way out of your league bu senin harcın değil
talk one's way out of something konuşarak/diliyle bir şeyden kurtulmak
Speaking
it turns out the way I feared korktuğum başıma geliyor
no way out olmaz
no way out olmaz ki
get out of the way! savulun!
the only way out tek çıkar yol
the way things turned out olayların bu hale gelmesi
he lives way out there somewhere orada bir yerde yaşıyor
find a way to keep him out of jail onu hapishanenin dışında tutmanın bir yolunu bulun
stay out of my way çekil önümden
stay out of my way çekil yolumdan
keep out of my way çekil önümden
keep out of my way çekil yolumdan
the best way out en iyi çözüm yolu
the best way out (bir sorundan) en iyi çıkış yolu
i am way out of your league ben sana fazla gelirim
is there another way out? başka bir çıkış yolu var mı?
things have a way of turning out for the best her işte bir hayır vardır
no way out çıkış yok
no way out kaçmak olanaksız
no way out çıkar yol yok
get out of the way çekilin yoldan
there's no way out that he's still there onun hala orada olmasına imkan yok
you should figure out a way to pay him his money ona, parasını ödemenin bir yolunu bulmalısın
sorry you had to find out this way bu şekilde öğrendiğin için üzgünüm
there's a way out of this bu işten sıyrılmanın bir yolu var
close the door on the way out? çıkarken kapıyı kapatır mısın?
we told you to stay out of the way sana yolumuzdan çekil dedik
you're not gonna joke your way out of this espri yaparak sıyrılamazsın bu işten
Slang
way out of bounds girilmesi yasak yol
Trade/Economic
out of the way gidilmesi zor yer
out of the way ulaşılması zor yer