birine - Türkçe İngilizce Sözlük

birine

"birine" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 2 sonuç

Türkçe İngilizce
İfadeler
birine to somebody expr.
Tell it to somebody else.
Bunu başka birine söyle.

More Sentences
birine to someone expr.
She was giving a suitcase to somebody.
Birine bavul veriyordu.

More Sentences

"birine" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
(birine) ait olmak belong f.
(birine bir duygu) beslemek bear f.
(birine bir şey) ısmarlamak buy f.
Genel
birine ölen bir yakınından kalan servet heritage i.
gözleri görmeyen birine rehberlik eden köpek seeing eye dog i.
korunmak için birine veya bir yere bırakılan eşya safety deposit i.
(birine) özgü davranış tarzı touch i.
bırakma (birine bir şeyi) settlement i.
bırakma belgesi (birine bir şeyi) settlement i.
birine coşkulu bir şekilde davranma lyricising i.
güven (birine karşı beslenen) good faith i.
birine birdenbire moral veren bir şey a shot in the arm i.
bağışlama belgesi (birine bir şeyi) settlement i.
bağışlama (birine bir şeyi) settlement i.
birine bazı gerçekleri söylememesi verilen para hush money i.
gözleri görmeyen birine rehberlik eden köpek guide dog i.
birine şövalyelik payesi verme knighting i.
1 gramın milyarda birine denk ağırlık ölçüsü birimi nanogram i.
1 metrenin milyarda birine dek uzunluk ölçüsü birimi nanometre i.
daha güçsüz birine geçmiş yetki devolved power i.
kafayı birine takıp o kimseyi takip eden sapık stalker i.
birine ekonomik bağımlılığı olan kimse dependant i.
imzasız olarak birine yazılan nefret mektubu poison-pen i.
1 metrenin milyarda birine dek uzunluk ölçüsü birimi nanometer i.
birine veya bir şeye karşı sorumluluk responsibility towards someone or something i.
cenova'da eyalet başkanlarından birine verilen resmî unvan abbot of the people i.
özellikle özel günlerde birinin başka birine ilettiği genellikle kostümlü olan müzikal gösteri singing telegram i.
daha önceden kayıtsız oluduğunuz birine karşı şimdi duymaya başladığınız saygı newfound respect i.
daha önce cenova'da baş hakimlerden birine verilen unvan abbot of the people i.
günün yüzde birine denk gelen 14 dakika 24 saniyelik dilim centiday i.
karşılığında benzer bir hizmet veya ödül almak için başka birine hizmet, şirket veya kamu parası sağlayan kişi backscratcher i.
birine bir şey karşılığında yapılan iyilik backscratch i.
üst mevkideki birine seslenme terimi nkosi [south african] i.
başka birine eşit olmayan kimse nonequal i.
birine hizmet eden kimse ancillary [brit] i.
(bir şeye) kendisinden üstün birine bağlı olarak sahip olan kimse underpossessor i.
tael'in onda birine eşdeğer bir çin ağırlık ölçüsü mace i.
(birine ya da bir şeye) karşı önyargı bias against (someone or something) i.
birine ya da bir şeye karşı önyargı bias someone against someone or something i.
çin imparatorluğu'nun yüksek memuriyetinde bulunan dokuz rütbeden herhangi birine mensup kimse mandarin i.
kısa tonun dörtte birine eşdeğer olan kütle birimi mass quarter i.
başka birine aşırı bağımlı kimse bloodsucker i.
genç birisinin yaşlı birine verdiği şey hand-me-up i.
bir düzleme dağılmış belirli sayıdaki noktanın veya cismin her birine uzaklığının toplamı minimum olacak şekilde yerleştirilmiş nokta median point i.
birine fransız öpücüğü verme meet [ireland] i.
milimetrenin binde birine eşdeğer bir uzunluk birimi micra i.
milimetrenin milyonda birine eşdeğer bir uzunluk birimi micromillimeter i.
litrenin milyonda birine eşdeğer bir hacim birimi microlitre i.
inçin milyonda birine eşdeğer bir uzunluk birimi microinch i.
mikronun milyonda birine eşdeğer bir uzunluk birimi micromicron i.
miliradyanın binde birine eşdeğer bir açısal uzaklık birimi microradian i.
mikrokürinin milyonda birine eşdeğer bir radyoaktivite birimi micromicrocurie i.
zayıf ve etkisiz birine yakışır davranışlar milksopism i.
temel bir para biriminin binde birine eşit değer millieme i.
birine sağlık dileme health i.
dram'ın altmışta birine eşdeğer bir sıvı hacmi birimi minimum i.
bir derecenin altmışta birine eşit olan açısal mesafe birimi minute i.
birine gönüllü hizmetçilik yapan kimse boswell i.
(birine) soru sorarak bilgi toplama brain picking i.
(birine) soru sorarak bilgi toplama brain-picking i.
karşı cinsten birine duyulan cinsel çekim heterosexualism i.
tepede veya tepeye yakın yaşayan birine verilen bir soyadı hill i.
aynı cinsiyetten birine cinsel çekim duyma homosex i.
birine dayatılan tevazu humble pie i.
birine atfedilen beyan mouth i.
demokratik kongo cumhuriyeti'nin zaire'nin yüzde birine eşdeğer olan para birimi likuta i.
100 kg'ın on binde birine eşdeğer bir ağırlık ölçüsü myriagram i.
gramın onda birine eşit olan modern bir yunan ağırlık birimi obolus i.
birinden başka birine karşılıksız olarak devredilen bir şey gift i.
malını veya mülkünü karşılıksız olarak başka birine devretme gift i.
yunan mitolojisinde güzelliği temsil eden üç kardeş tanrıçadan birine benzeyen kimse grace i.
(özellikle işte ilerlemesi için) birine eğitim verme grooming i.
moğolistan'ın tuğrik'in yüzde birine eşdeğer olan para birimi mungo i.
varilin sekizde birine eşit hacim birimi octave i.
belirli birine ilişkin olmama impersonality i.
birine ait olan şey own i.
birine hitap eden şey oyster i.
tam birine göre olan şey oyster i.
bir şeyi birine verme committal i.
bir şeyi birine emanet etme committal i.
birine adıyla seslenme compellation i.
birine adıyla hitap etme compellation i.
birine hitap için kullanılan sözcükler compellation i.
birine karşı bilgilendirme yapma information i.
birine ayrılan koltuk instalment [obsolete] i.
birine ayrılan koltuk installment [obsolete] i.
birine ayrılan yer installment [obsolete] i.
birine ayrılan yer instalment [obsolete] i.
birine özgü yaklaşım version i.
weber'in onda birine eşdeğer manyetik akım birimi dwb i.
papazlık makamını geçici olarak başka birine devri commendation i.
birine ilgili kimse fancier i.
avrupa'daki çeşitli alkolle mücadele kuruluşlarından herhangi birine üye kimse pioneer i.
bir metrenin katrilyonda birine denk uzunluk ölçüsü birimi femtometre i.
antik filistin'in kuzey bölümünde yaşayan on ibrani kabilesinden birine mensup kimse israelite i.
tüm okları birine yöneltme finger-pointing i.
tüm okları birine yöneltme fingerpointing i.
birine destek vermek amacıyla savaşmayı taahhüt eden kişisel teminat gauge i.
(lacancı psikanalizde) öznenin bakma arzusu ile birine bakılabileceğine dair sahip olduğu bilinci arasındaki ilişki gaze i.
devletin hayır kurumunda yaşaması gerekmeyen birine verdiği emekli maaşı outpension i.
birine ebeveyn gibi bakma parenting i.
birine sağlanan avantaj preference i.
belirli birine atfedilen makam room [obsolete] i.
bir dakikanın altmışta birine karşılık gelen açı second of arc i.
bir derecelik açının 3600'de birine karşılık gelen açı second of arc i.
tonga pa’angası'nın yüzde birine eşdeğer olan para birimi seniti i.
lesotho'nun lotinin yüzde birine eşdeğer olan para birimi sente i.
estonya'da eskiden kullanılan ve kronun yüzde birine eşdeğer olan para birimi sent i.
filipin pesosunun yüzde birine eşdeğer olan para birimi sentimo i.
srang'ın onda birine eşdeğer sikke sho i.
ispanyol dolarının on altıda birine denk gelen gümüş madeni para sixpence i.
kara cisim yüzeyinin bir santimetre karelik aydınlanma şiddetinin on altıda birine denk bir ölçü birimi standard candle i.
(birine) düşme business i.
birine bağlı çalışan report i.
(birine olan) borç miktarı indebtedness i.
evlenmeden birlikte yaşayan çiftlerin ayrılığı sonrası taraflardan birine ödenen bir tür nafaka palimony i.
birine bir şey uzatma passalong i.
başka birine benzeyen kimse resembler i.
başka birine benzeyen kimse resemblance i.
belirli bir konu hakkında birine yemin ettirmek swear someone to f.
birine bir şeyi ayrıntılarıyla açıklamak spell something out f.
ıslık çalmak (birine) whistle to f.
destek olmak (birine) stand by f.
bırakılmasını vasiyet etmek (bir şeyin birine) will to f.
birine iltifat etmek pay someone a compliment f.
birine veda etmek bid someone farewell f.
birine refakat etmek shepherd f.
birine karşı olan borcu ödemek settle up with someone f.
birine refakat etmek keep someone company f.
birine ısınmak warm towards somebody f.
cevap veremeyeceği bir soru sormak (birine) stump f.
birine davetkar bir bakış yöneltmek give someone the glad eye f.
birine dayak atmak tan someone's hide f.
birine hakça davranmak do someone justice f.
birine vekalet etmek sit in for f.
birine yeterli miktarda bir şey olmamak go short f.
birine kısaca (lakap vb) demek call someone a name for short f.
birine tutulmak take a shine to f.
birine bir yumruk indirmek strike someone a blow f.
fazla miktarda ilaç vermek (birine) overdose with f.
birine soğuk davranmak give someone the cold shoulder f.
birine ters cevap vermek bite someone's nose off f.
bir şeyi birine zorla kabul ettirmek push something on someone f.
birine birdenbire sözlerle saldırmak fly at someone's throat f.
birine ıslık çalmak whistle to f.
birine karşı amirane davranmak boss someone around f.
birine bir şeyi ima etmek give someone to understand something f.
çamur atmak (önemli birine) muckrake f.
birine (birşeyin) damgası vurmak tag someone as f.
yapmak (birine olumsuz bir şey) subject to f.