olarak - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

olarak



"olarak" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 6 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
olarak as zf.
General
olarak qua zf.
olarak in ed.
olarak as of ed.
olarak for ed.
olarak to ed.

"olarak" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 500 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
ceza olarak kaybetmek forfeit f.
miras olarak almak inherit f.
tutuklu olarak tutmak hold f.
değişimli olarak yapmak alternate f.
kişinin kendini kadın ve erkeğin dinamik akışkan bir karışımı olarak hissetmesi gender-fluid s.
kasıtlı olarak on purpose zf.
genel olarak in general zf.
sonuç olarak as a result zf.
genel olarak generally zf.
ılımlı olarak moderately zf.
sonuç olarak consequently zf.
yaklaşık olarak approximately zf.
eşit olarak equally zf.
ayrı olarak separately zf.
doğal olarak naturally zf.
yaklaşık olarak roughly zf.
düzenli olarak regularly zf.
geçici olarak temporarily zf.
ilk olarak first of all zf.
acil olarak urgently zf.
acil olarak immediately zf.
acil olarak promptly zf.
gramer olarak grammarly zf.
gramer olarak grammarly (grammatically) zf.
ile doğru orantılı olarak in direct proportion to ed.
General
olarak görmek regard as f.
vekil olarak atanmak be deputed f.
üzgün olarak gezinmek mope around f.
sözlü olarak kavga etmek quarrel f.
dengelemek (karşılıklı olarak) counterbalance f.
ceza olarak kaybetmek forfeit f.
temsilci olarak atanmak be deputed f.
sonuç olarak ortaya çıkmak ensue f.
teminat olarak vermek pledge f.
rehber olarak birini getirmek veya götürmek shepherd f.
ispatsız olarak kabul ettirmek postulate f.
ayni olarak ödemek pay in kind f.
sözlü olarak kavga etmek row f.
olarak sayılmak be regarded as f.
geçici olarak savmak stave off f.
halef olarak sahip olmak succeed to f.
fiziki olarak birine benzemek take after f.
son çare olarak kullanmak resort to f.
tüketiciye taze olarak sunulmak be supplied to the consumer as fresh f.
hediye olarak vermek give away f.
mahkumu şartlı olarak serbest bırakmak parole f.
yardımcı fiil olarak geçmiş zamanı gösterir have f.
ilaç olarak vermek exhibiting f.
geçici olarak yol vermek (işçiye) lay off f.
geçici olarak başkasının işine bakmak cover for f.
hedef olarak seçmek level f.
damızlık olarak beslemek breed f.
kiracı olarak kalmak lodge f.
aktif olarak yer almak actively participate in something f.
kurban olarak kesmek sacrifice f.
delege olarak yetkilendirmek delegate f.
çift nüsha olarak hazırlamak indent f.
paralel olarak dizmek echelon f.
sonek olarak yazmak suffix f.
depozit olarak vermek deposit f.
olarak seçmek name f.
aktif olarak yer almak play an active role f.
teminat olarak göstermek provide as a guarantee f.
geçici olarak yürürlükten kaldırmak suspend f.
tayfa olarak almak ship f.
olarak anmak call as f.
şaka olarak söylemek say something in jest f.
kelepçeli olarak götürülmek be led away in handcuffs f.
yetkisini elinden almak (ceza olarak) disqualify f.
göçmen olarak getirmek immigrate f.
özet olarak deftere geçirmek docket f.
bir şeye bir bütün olarak bakmak keep something in perspective f.
rehine olarak tutmak hold as a hostage f.
nikahsız olarak beraber yaşamak live in sin f.
sermaye olarak kullanmak capitalize f.
birine miras olarak hiç para bırakmamak cut someone off f.
yasal olarak devretmek dispone f.
yazılı olarak şikayet etmek file a complaint f.
koşul olarak koymak stipulate f.
vekil olarak atamak deputize f.
işine bakmak (geçici olarak başkasının) cover for f.
bağış olarak vermek subscribe f.
miras olarak almak come into something f.
amaç olarak almak have as a purpose f.
geçici olarak işi bırakmak take off from work f.
kendinin tam olarak nerede bulunduğunu saptamak orient oneself f.
ceza olarak birinin hareket alanını sınırlamak clip someone's wings f.
aday olarak gösterilmek be nominated as a candidate f.
taşeron olarak (işi) almak subcontract f.
teşrifatçı olarak çalışmak emcee f.
bir meseleyi haksız olarak kendi menfaatine idare etmek gerrymander f.
maddi olarak gücü yetmek afford f.
olarak çalışmaya başlamak start out as f.
elle hafifçe vurmak (takdir/sevgi belirtisi olarak) pat f.
geçici olarak el koymak impound f.
kesin ve açık olarak belirtmek formulate f.
belirlenen süreye uygun olarak ilerlemek (bir iş) be on target f.
memur olarak çalışmak clerk f.
kendi çıkarına göre ayarlamak (bir şeyi yasalara aykırı olarak) rig f.
sözlü olarak kavga etmek argue f.
kutsal olarak kabul etmek enshrine f.
ciddi olarak işe koyulmak get down to work f.
bırakmak (miras olarak) leave f.
son çare olarak başvurmak fall back up f.
olarak görmek rate f.
konuk sanatçı olarak rol almak guest f.
eşit olarak bölüştürmek even f.
ihtiyat olarak saklamak have in reserve f.
haksız olarak almak misappropriate f.
kalmak (misafir olarak) stay f.
protokol yetkilisi olarak çalışmak emcee f.
düzenli olarak yapmak regularize f.
çağırmak (yardımcı/danışman olarak) call in f.
taahhütlü olarak göndermek register f.
olarak görmek look upon f.
eşit olarak dağıtmak prorate f.
prensip olarak yapmak act on principle f.
göstermek (dolaylı olarak) imply f.
para olarak tedavüle koymak monetize f.
suni olarak yükseltmek (fiyatları) inflate f.
kanuna aykırı olarak değiştirmek tamper with f.
olarak kabul etmek consider of f.
özel olarak yapmak specialize f.
olarak kılık değiştirmek disguise as f.
miras olarak bırakmak bequeath f.
birini sürekli olarak gizlice izlemek keep someone under surveillance f.
geçici olarak kalmak sojourn f.
ihtiyat olarak saklamak hold in reserve f.
kutsayarak kiliseye üye olarak kabul etmek confirm f.
çoğul olarak kullanmak pluralize f.
olarak atamak make f.
vermek (bağış olarak) contribute f.
jüri olarak yazmak impanel f.
geçici olarak kalmak stay temporarily f.
otomatik olarak bir şeyin belirli bir şekilde olduğunu düşünmek take something for granted f.
ehliyetine geçici olarak el konulmuş olmasına rağmen araç kullanmak be driving on a suspended driving licence f.
amaç olarak seçmek level f.
olarak geçmek pass for f.
faaliyetlerini gizli olarak sürdürmeye başlamak go underground f.
olarak bilmek refer to as f.
brüt olarak (belirli bir miktar para) toplamak gross f.
değişimli olarak yapmak alternate f.
öğrenci olarak kaydedilmek (özellikle üniversiteye) matriculate f.
devamlı olarak tek bir kişi ile flört etmek go steady f.
alfabetik olarak sıralamak alphabetize f.
rotasyonlu olarak çalıştırmak rotate f.
göstermek (ilk kez olarak) unveil f.
protesto olarak sevilmeyen birinin kuklasını yakmak burn someone in effigy f.
ceza olarak vermek forfeit f.
misafir olarak kabul etmek have as a guest f.
olarak kabul edilmek be regarded as f.
protesto olarak sevilmeyen birinin kuklasını asmak hang someone in effigy f.
tam olarak bilmemek not to be sure f.
kamufle olarak gizlenmek disguise by camouflaging f.
piyangoda hediye olarak dağıtmak raffle off f.
pansiyon olarak vermek board f.
jüri olarak yazmak empanel f.
resmi olarak giydirmek clothe formally f.
duyguyu bastırmak (bilinçli olarak) suppress f.
rehin olarak vermek pledge f.
paravan olarak kullanmak use as a screen f.
refakatçi olarak birini getirmek veya götürmek shepherd f.
dışarı çıkartmamak (birini ceza olarak) ground f.
olarak görmek look on f.
ayrı olarak düşünmek dissociate f.
paranın üstünü eksik olarak vermek shortchange f.
kanıt olarak göstermek allege f.
paralel olarak koymak parallel f.
sistematik olarak düzene sokmak regiment f.
dönüşümlü olarak yer değiştirmek rotate f.
davetsiz olarak gitmek crash f.
örnek olarak denemek sample f.
olarak geçmek be accepted as f.
dinleyici olarak bir toplantıya katılmak sit in on f.
rehin olarak tutmak hold in pledge f.
sarhoş edip gemiye zorla tayfa olarak almak shanghai f.
cinsel olarak tahrik etmek turn someone on f.
varis olarak sahip olmak succeed to f.
çırak olarak vermek apprentice f.
eşit olarak bölüştürmek even out f.
hurda olarak kullanmak scrap f.
netice olarak husule gelmek ensue f.
ihtiyat olarak saklamak keep in reserve f.
aşamalı olarak yapmak phase f.
yaklaşık olarak değerlendirmek approximate f.
kol olarak ayrılmak branch off f.
karşılıklı olarak birer el silah atmak exchange shots f.
geçici olarak bir işte çalışmak fill in f.
baronet olarak atamak baronet f.
aday olarak göstermek nominate f.
görevli olarak çalışmak staff f.
son çare olarak başvurmak fall back on f.
taahhütlü olarak göndermek (mektubu) register f.
sarmal olarak kıvrılmak corkscrew f.
geçici olarak oturmak sojourn f.
kesin olarak fikrini söylemek dogmatise f.
tek parça olarak birleştirmek combine into one f.
resmi olarak göreve başlamak take office f.
geçici olarak ara vermek intermittence f.
postulat olarak kabul etmek postulate f.
geçici olarak uzaklaştırmak suspend from f.
anlam olarak almak have as a meaning f.
olarak tanımak refer to as f.
yumuşakça vurmak (takdir/sevgi belirtisi olarak) pat f.
alaylı olarak tıslamak hiss f.
dönüşümlü olarak ekmek rotate f.
geçici olarak bulmak improvise f.
resmi olarak bir konu hakkında konuşmak dissertate f.
zor bir durumdan sağ olarak çıkmak live through f.
cinsel olarak iktidarsızlaştırmak desexualise f.
kanuna aykırı olarak oturmak (kendi malı olmayan bir mülkte) squat f.
kesin olarak yerini belirtmek pinpoint f.
aşamalı olarak azalmak phase out f.
aşamalı olarak durdurmak phase out f.
maddi olarak daha iyi bir duruma gelmek get ahead f.
tam olarak yazmak write out f.
sağ olarak çıkmak (zor bir durumdan) come through f.
belirgin olarak farklı olmak secern f.
düşük olarak tahmin etmek underestimate f.
referans olarak almak take as references f.
referans olarak almak take as a reference f.
üye olarak almak affiliate f.
olarak hayal etmek make believe f.
olarak düşünmek make believe f.
olarak görmek regard f.
(mektubu) taahhütlü olarak göndermek register f.
yazılı olarak başvurmak apply in written form f.
ani olarak çekip koparmak jerk f.
mazeret olarak göstermek allege f.
nihai olarak kabul edilecek olmak be deemed to be final f.
yazılı olarak belgelemek document in writing f.
bütün olarak ele almak handle something as a whole f.
bütün olarak ele almak deal with a (subject/matter) entirely f.
olarak değiştirmek change to f.
geçici olarak kapatmak close up f.
delil olarak kabul etmek accept as an evidence f.
delil olarak kabul etmek consider as an evidence f.
konuk olarak katılmak (bir tv programına vb) be a guest on a tv show f.
konuk olarak katılmak (bir tv programına vb) appear as a guest on a tv show f.
tam olarak kullanmamak underutilise f.
tam olarak kullanmamak underutilize f.
öğretmen olarak atanmak be appointed as a teacher f.
komutan olarak atanmak be inducted as a commander f.
vali olarak atanmak be inducted as a governor f.
komutan olarak atanmak set over f.
olarak anılmak be commemorated f.
sayısal olarak artmak increase numerically f.
olarak anılmak be considered as f.
tam olarak belirtmek indicate clearly f.
olarak anılmak be mentioned as f.
sayısal olarak artmak increase in number f.
tam olarak belirtmek specify precisely f.
vardiya olarak çalışmak work shifts f.
olarak satmak sell as f.
tam olarak belirtmek specify fully f.
başlangıç olarak almak use something as starting f.
başlangıç olarak almak take something as starting f.
teminat olarak vermek pledge something as security f.
temel olarak kullanmak use something as base f.
tam olarak belirtmek specify exactly f.
baz olarak almak use as a base f.
teminat olarak göstermek pledge something as security f.
araç olarak kullanmak use as a means of f.
sır olarak kalmak remain puzzle f.
yem olarak kullanmak use something as bait f.
teminat olarak gösterilmek be pledged as a collateral f.
teminat olarak göstermek supply as a collateral f.
teminat olarak göstermek pledge as a collateral f.
teminat olarak göstermek provide something as collateral for (a loan) f.
teminat olarak almak take something as a collateral f.
teminat olarak gösterilmek be supplied as a collateral f.
konu olarak yayınlanmak feature in f.
(göze çarpan bir özellik olarak) içermek feature f.
olumlu olarak belirtmek constate f.
geçici olarak durdurmak suspend f.
mizaç olarak değişken bir karaktere sahip olmak mercurialise f.
mizaç olarak değişken bir karaktere sahip olmak mercurialize f.
stajyer olarak çalışmak work as an intern f.
yıllık olarak hesaplamak annualise f.
yıllık olarak hesaplamak annualize f.
koz olarak kullanmak use a trump f.
koz olarak kullanmak trump f.
eşit olarak bölüştürülmek be divided equally f.
olarak görülmek be seen as f.
parayı yasal olarak kullanma yetkisi vermek monetise f.
parayı yasal olarak kullanma yetkisi vermek monetize f.
yasal olarak sorumlu olmak be legally responsible for f.
para olarak tedavüle koymak monetise f.
ganimet olarak almak pillage f.
ölü olarak ele geçirmek capture dead f.
ölü olarak ele geçirilmek be captured dead f.
ölü olarak ele geçirilmek be caught dead f.
tam olarak belirtmek pin something down f.
bir hobi olarak (bir şey) ile ilgilenmek fool around with f.
koz olarak kullanmak use as a trump card f.
bir şeyi sır olarak tutmak keep (something) close to one's chest f.
tam olarak anlamak gain a clear understanding f.
tehdit olarak görmek view something as a threat f.
tehdit olarak görmek perceive something as a threat f.
tehdit olarak görmek regard something as a threat f.
tehdit olarak görmek consider something as a threat f.
tehdit olarak görmek see something as a threat f.
olarak tanınmak pass by f.
ortalama olarak almak average f.
olarak işlemesini sağlamak enable to function as f.
olarak işlemesini sağlamak enable to perform as f.
olarak işlemesini sağlamak enable to operate as f.
neden olarak göstermek argue f.
ödül olarak vermek award f.
ile ilgili olarak endişelenmek be worried with regards to f.
ile ilgili olarak endişelenmek be concerned about f.
ile ilgili olarak endişelenmek be uneasy about f.
ile ilgili olarak endişelenmek be anxious about f.
akla uygun olarak düzenlemek rationalize f.
olarak adlandırılmak be named as f.
örnek olarak göstermek cite f.
miras olarak almak come into f.
delege olarak göndermek delegate f.
temsilci olarak görevlendirmek delegate f.
ayrıntılı olarak anlatmak detail f.
özel olarak ilgilenmek deal with someone personally f.
özel olarak ilgilenmek attend to someone privately f.
özel olarak ilgilenmek give special interest to somebody f.
özel olarak ilgilenmek give special attention to somebody f.
özel olarak ilgilenmek deal with someone privately f.
özel olarak ilgilenmek attend to someone personally f.
koşul olarak gerektirmek presuppose f.
aritmetik olarak artmak increase arithmetically f.
isim olarak tanımak know somebody by name f.
birini maşa olarak kullanmak use someone as a cat's paw f.
(sonuç olarak) ortaya çıkmak ensue f.
tam olarak anlayamamak not quite understand f.
kaynak olarak kullanmak use as a reference f.
kaynak olarak kullanmak use as a source f.
özel olarak yapılmış olmak be tailor-made for f.
kol ve bacakları yana açılmış olarak yatmak spread-eagled f.
olarak algılanmak be perceived as f.
çare olarak -e başvurmak fall back upon f.
seri olarak üretmek mass-produce f.
üyelerin oyu ile bir cemiyete üye olarak seçmek co-opt f.
yedek olarak hazırda tutmak put somebody on stand-by f.
mükemmel olarak görmek idealize f.
misilleme olarak yapmak get back at f.
miras olarak almak inherit f.
pay olarak vermek assign f.
örnek olarak vermek cite f.
ciddi olarak düşünmek cogitate f.
üye olarak kabul etmek co-opt f.
kaçak yolcu olarak saklanmak stow away f.
kaçak yolcu olarak saklanmak stow in f.
önermenin nedeni olarak göstermek premises f.
ayrıntılara takılıp kaldığı için durumu bir bütün olarak görememek can't see the woods for the trees f.
ekibe katılmak (sözleşmeli olarak) sign on f.
kaçak yolcu olarak saklanmak stow on f.
ekibe almak (sözleşmeli olarak) sign on f.
bilinçli olarak duyguyu bastırmak suppress f.
olarak görmek account f.
birisini gördüğüne tam olarak sevinmemek be not exactly overjoyed to see someone f.
olarak kabul edilmek pass for f.
-e gönüllü olarak katılmak volunteer for f.
olarak ele almak regard f.
başarısız olarak görmek write off f.
resmi olarak kayıtlı olmak be (officially) registered to f.
avukat olarak yetiştirilmek be bred up to the law f.
az olarak tahmin etmek underestimate f.
emanet olarak bırakmak give on commission f.
(bir anlaşmayı) resmi olarak karşı tarafa teslim edip yasallaştırmak deliver underhand and seal f.
karşılığı olarak vermek give in exchange f.
kendini ... olarak tanıtmak masquerade f.
kendini ... olarak tanıtmak represent oneself as f.
kendini olarak tanıtmak masquerade f.
kendini olarak tanıtmak represent oneself as f.
haksız olarak müdahale etmek intrude f.
köle olarak satmak sell into slavery f.
sözlü olarak tercüme etmek interpret f.
yasal olarak ehliyetsiz kılmak disable f.
karşılık olarak vermek render f.
kesin olarak bilmek know for sure f.
kesin olarak bilmek know for certain f.
samimi olarak görüntülenmek be photographed intimately f.
götürü olarak ödemek pay a lump sum f.
peşin olarak ödemek pay ready money f.
öğretmen olarak çalışmak work as a teacher f.
masraf olarak yansıtılmak be reflected as an expense f.
bedelini ödemeli olarak tahsil etmek charge the amount forward f.
(toplantı/ders vb'ye) konuk olarak alınmak sit in f.
istisna olarak görmek regard as exceptional f.
ödemeli olarak mal göndermek send goods payable f.
ortak olarak almak admit to partnership f.
rehin olarak almak hold in pledge f.
talimata uygun olarak hareket etmek act according to the instructions f.
teminat olarak tutmak keep as a security f.
teminat olarak tutmak hold as a security f.
mazeret olarak göstermek allege as a pretext f.
rakip olarak görmek see someone as an opponent f.
rakip olarak görmek see someone as an enemy f.
rakip olarak görmek see someone as a rival f.
düşman olarak görmek see someone as an enemy f.
delil olarak sunmak cite f.
esas olarak yük taşımak için tasarlanmak be designed mainly for the transport of goods f.
yasal olarak bağlamak bind legally f.
yasal olarak bağlamak bind f.
fiziksel ve duygusal olarak tükenmek be physically and emotionally spent f.
geçici olarak görevden ayırmak suspend f.
prensip olarak kabul etmek accept in principle f.
bir sonraki güne veya süresiz olarak ertelemek perendinate f.
süresiz olarak ertelemek delay indefinitely f.
geçici olarak ikamet etmek sojourn f.
suikast girişiminden sağ olarak kurtulmak survive assassination attempt f.
olarak görmek count as f.
olarak saymak count as f.
bilinçli olarak kullanmak utilize something consciously f.
bilinçli olarak kullanmak use something consciously f.
mazeret olarak göstermek allege an excuse f.
zorunluluk olarak görmek consider as an obligation f.
zorunluluk olarak görmek assume obligation f.
zorunluluk olarak görmek consider something obligatory f.
teori olarak kalmak remain a theory f.
ayrıldıktan sonra arkadaş olarak kalmak stay friends after a break up f.
ayrıldıktan sonra arkadaş olarak kalmak be (still) friends after break up f.
canlı yayın konuğu olarak katılmak appear as an on-air guest f.
arkadaş olarak görmek consider someone a friend f.
arkadaş olarak görmek see someone as a friend f.
hediye olarak kabul etmek accept as a gift f.
hediye olarak kabul etmek accept as a present f.
sima olarak tanımak know someone by sight f.
mali olarak desteklemek give financial support f.
kalıcı olarak kapatmak shut permanently f.
tam olarak açıklamak set out in full f.
karşılamak (parasal olarak) afford f.
mali olarak desteklemek subvent f.
...olarak yeniden adlandırmak rename as f.
başarılı olarak tamamlamak accomplish f.
başarılı olarak tamamlamak complete successfully f.
aktif/faal olarak katkıda bulunmak contribute actively f.
ile ilgili olarak uyarmak warn about f.
nadir olarak görülmek be rarely seen f.
varlıkbilimsel olarak ifade etmek ontologize f.
maddi olarak destekleyerek kurtarmak/rahatlatmak bail somebody out f.
maddi olarak destekleyerek kurtarmak/rahatlatmak bail out somebody f.
papaz olarak atamak/görevlendirmek ordain someone as something f.
olarak tanınmak become known as f.
olarak bilinmeye başlamak become known as f.
en yakın arkadaşlarından birisi olarak saymak count someone among one's closest friends f.
eleştiri olarak algılamak/yorumlamak construe as criticism f.
resmi olarak (göreve/işe) başlamak inaugurate f.
resmi olarak ayrılmak separate legally f.
olarak belirlemek designate someone as f.
yasal olarak ayrılmak separate legally f.
(olarak) kılık değiştirmek disguise someone in something f.
olarak tayin etmek designate someone as f.
olarak atamak designate someone as f.
(haritada/rakım olarak) daha yüksek bir yere uçmak fly up to something f.
telepatik olarak algılamak telepathically detect f.
ödev olarak vermek assign something to someone f.
birisini birisi olarak tanıtmak/işaret etmek/göstermek finger someone as someone f.
bir şeyden -e olarak çıkmak/vücut bulmak emerge from something as something f.
-e olarak işe almak/çalıştırmak employ someone as something f.
olarak işe almak engage someone as something f.
desteklemek (maddi olarak) support financially f.
maddi olarak desteklemek support financially f.
başkan olarak seçilmek be elected as president f.
başkan olarak seçmek elect as president f.
avukat olarak çalışmak work as a lawyer f.
üçüncü olarak bitirmek finish in third place f.
ikinci olarak bitirmek finish in second place f.
-e olarak tanıtmak inaugurate someone as f.
eskiden -e olarak tanınmak/bilinmek be used to be known as f.
twitter'da bir kişinin yazdığı bir şeyi kendi "tweet"i (mesajı) olarak göndermek retweet f.
krizden daha güçlü olarak çıkmak come out of the crisis stronger f.
krizden güçlenmiş olarak çıkmak come out of the crisis stronger f.
ödül olarak verilmek be awarded as a prize f.
kar gözetmeyen bir kurum olarak kalmak stay non-profit f.
günü sağ olarak/ölmeden bitirmek make it through the day alive f.
eğitimi geleceğe yatırım olarak görmek consider education as an investment in the future f.
eğitimi geleceğe yatırım olarak görmek look upon education as an investment in the future f.
(bir şey alana yanında ücretsiz bir şeyi) hediye olarak vermek throw in as a bonus f.
delil olarak el konulmak be impounded as evidence f.
hayatının geri kalanı boyunca belden aşağısı felç olarak kalmak be paralyzed from the waist down for the rest of one's life f.
bir sanatçı olarak nadir bulunan bir yeteneğe sahip olmak have a rare talent as an artist f.
bir sanatçı olarak nadir bir yeteneğe sahip olmak have a rare talent as an artist f.
finansal olarak (yeniden) kendi ayaklarının üzerinde durmak get back on one's feet financially f.
bir şeye ek olarak başka bir şey daha yapmak/yaptıklarını çeşitlendirmek diversify from something into something else f.
geçici işçi olarak çalışmak temp f.
fiziksel olarak zayıf/güçsüz görünmek appear physically weak f.
ikişerli olarak gitmek go in pairs f.
düzenli olarak seks yapmak have sex regularly f.
ani olarak dondurmak flash-freeze f.
bir sorunu geçici olarak çözmek solve a problem temporarily f.
olarak geçmek pass as f.
bir kayıp vakası olarak kalmak remain a missing persons case f.
bir şeyi model olarak kullanmak use something as a model f.
aşamalı olarak uyarlamak/alıştırmak phase someone or something in f.
aşamalı olarak uyarlamak/alıştırmak phase someone or something into something f.
yerini tam olarak belirlemek pinpoint f.
(özellik olarak) barındırmak feature f.
birini rol model olarak görmek see someone as a role model f.
kafa olarak hazır durumda olmak be mentally ready f.
kafa olarak hazır olmak be mentally ready f.
birine sözlü olarak saldırmak attack someone verbally f.