olarak - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

olarak



"olarak" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 5 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
olarak as zf.
General
olarak qua zf.
olarak in ed.
olarak as of ed.
olarak for ed.

"olarak" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 500 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
ceza olarak kaybetmek forfeit f.
değişimli olarak yapmak alternate f.
miras olarak almak inherit f.
tutuklu olarak tutmak hold f.
kişinin kendini kadın ve erkeğin dinamik akışkan bir karışımı olarak hissetmesi gender-fluid s.
acil olarak urgently zf.
acil olarak immediately zf.
acil olarak promptly zf.
ayrı olarak separately zf.
doğal olarak naturally zf.
düzenli olarak regularly zf.
eşit olarak equally zf.
geçici olarak temporarily zf.
genel olarak in general zf.
genel olarak generally zf.
ılımlı olarak moderately zf.
ilk olarak first of all zf.
kasıtlı olarak on purpose zf.
sonuç olarak as a result zf.
sonuç olarak consequently zf.
yaklaşık olarak approximately zf.
yaklaşık olarak roughly zf.
ile doğru orantılı olarak in direct proportion to ed.
gramer olarak grammarly
gramer olarak grammarly (grammatically)
General
(ağırlık) eşit olarak dağıtılmak (the weight) be evenly distributed f.
(bir anlaşmayı) resmi olarak karşı tarafa teslim edip yasallaştırmak deliver underhand and seal f.
(bir şey alana yanında ücretsiz bir şeyi) hediye olarak vermek throw in as a bonus f.
(ceza olarak) birinin bileğine hafifçe vurmak slap someone's wrist f.
(ceza olarak) birinin bileğine hafifçe vurmak slap someone on the wrist f.
(göze çarpan bir özellik olarak) içermek feature f.
(haritada/rakım olarak) daha yüksek bir yere uçmak fly up to something f.
(mektubu) taahhütlü olarak göndermek register f.
(olarak) kılık değiştirmek disguise someone in something f.
(özellik olarak) barındırmak feature f.
(sonuç olarak) bulmak get f.
(sonuç olarak) ortaya çıkmak ensue f.
(toplantı/ders vb'ye) konuk olarak alınmak sit in f.
....vatandaşı olarak doğmak be born a citizen of f.
...olarak yeniden adlandırmak rename as f.
aday olarak gösterilmek be nominated as a candidate f.
aday olarak göstermek nominate f.
afrodizyak olarak kullanılmak be used as an aphrodisiac f.
akla uygun olarak düzenlemek rationalize f.
akla uygun olarak düzenlemek rationalise f.
aktif olarak yer almak play an active role f.
aktif olarak yer almak actively participate in something f.
aktif/faal olarak katkıda bulunmak contribute actively f.
alaylı olarak tıslamak hiss f.
alfabetik olarak sıralamak alphabetise f.
alfabetik olarak sıralamak alphabetize f.
alternatif olarak kullanmak use as an alternative to f.
alternatif olarak kullanmak substitute f.
amaç olarak almak have as a purpose f.
amaç olarak seçmek level f.
ani olarak çekip koparmak jerk f.
ani olarak dondurmak flash-freeze f.
anlam olarak almak have as a meaning f.
araç olarak kullanmak use as a means of f.
aritmetik olarak artmak increase arithmetically f.
arkadaş olarak görmek see someone as a friend f.
arkadaş olarak görmek consider someone a friend f.
aşamalı olarak azalmak phase out f.
aşamalı olarak durdurmak phase out f.
aşamalı olarak uyarlamak/alıştırmak phase someone or something in f.
aşamalı olarak uyarlamak/alıştırmak phase someone or something into something f.
aşamalı olarak yapmak phase f.
avukat olarak çalışmak work as a lawyer f.
avukat olarak yetiştirilmek be bred up to the law f.
avukat stajeri olarak çalışmak devil f.
ayni olarak ödemek pay in kind f.
ayrı olarak düşünmek dissociate f.
ayrıldıktan sonra arkadaş olarak kalmak be (still) friends after break up f.
ayrıldıktan sonra arkadaş olarak kalmak stay friends after a break up f.
ayrıntılara takılıp kaldığı için durumu bir bütün olarak görememek can't see the woods for the trees f.
ayrıntılı olarak anlatmak detail f.
az olarak tahmin etmek underestimate f.
bağış olarak vermek subscribe f.
bakılmak üzere evlatlık olarak vermek give out for adoption f.
baronet olarak atamak baronet f.
başarılı olarak tamamlamak complete successfully f.
başarılı olarak tamamlamak accomplish f.
başarısız olarak görmek write off f.
başkan olarak seçilmek be elected as president f.
başkan olarak seçmek elect as president f.
başlangıç olarak almak use something as starting f.
başlangıç olarak almak take something as starting f.
baz olarak almak use as a base f.
bedelini ödemeli olarak tahsil etmek charge the amount forward f.
beklenmedik şekilde bir anda kendini bir şeyi keşfetmiş olarak bulmak end up discovering f.
belirgin olarak farklı olmak secern f.
belirlenen süreye uygun olarak ilerlemek (bir iş) be on target f.
bırakmak (miras olarak) leave f.
bilinçli olarak duyguyu bastırmak suppress f.
bilinçli olarak kullanmak use something consciously f.
bilinçli olarak kullanmak utilize something consciously f.
bir hobi olarak (bir şey) ile ilgilenmek fool around with f.
bir kayıp vakası olarak kalmak remain a missing persons case f.
bir kişiyi duygusuz veya zihinsel olarak uyuşuk hale getirmek lobotomise f.
bir kişiyi duygusuz veya zihinsel olarak uyuşuk hale getirmek lobotomize f.
bir makamı (geçici olarak) işgal etmek supply f.
bir meseleyi haksız olarak kendi menfaatine idare etmek gerrymander f.
bir olaya/baskıya/haksızlığa tepki olarak ses getirmek set off a reaction f.
bir sanatçı olarak nadir bir yeteneğe sahip olmak have a rare talent as an artist f.
bir sanatçı olarak nadir bulunan bir yeteneğe sahip olmak have a rare talent as an artist f.
bir sonraki güne veya süresiz olarak ertelemek perendinate f.
bir sorunu geçici olarak çözmek solve a problem temporarily f.
bir sosyal paylaşım sitesinde birini arkadaş olarak eklemek friend f.
bir şeyden -e olarak çıkmak/vücut bulmak emerge from something as something f.
bir şeye bir bütün olarak bakmak keep something in perspective f.
bir şeye ek olarak başka bir şey daha yapmak/yaptıklarını çeşitlendirmek diversify from something into something else f.
bir şeyi model olarak kullanmak use something as a model f.
bir şeyi sağlayan kişi olarak bilinmek be credited with f.
bir şeyi sır olarak tutmak keep (something) close to one's chest f.
bir ünlüyü/kişiyi aktif olarak takip etmek stan f.
birine bağlı olarak çalışmak work/serve under someone f.
birine miras olarak hiç para bırakmamak cut someone off f.
birine sözlü olarak saldırmak attack someone verbally f.
birini maşa olarak kullanmak use someone as a cat's paw f.
birini onur konuğu olarak kabul etmek receive someone as an honored guest f.
birini rol model olarak görmek see someone as a role model f.
birini sürekli olarak gizlice izlemek keep someone under surveillance f.
birisini birisi olarak tanıtmak/işaret etmek/göstermek finger someone as someone f.
birisini gördüğüne tam olarak sevinmemek be not exactly overjoyed to see someone f.
brüt olarak (belirli bir miktar para) toplamak gross f.
bütün olarak ele almak handle something as a whole f.
bütün olarak ele almak deal with a (subject/matter) entirely f.
canlı yayın konuğu olarak katılmak appear as an on-air guest f.
ceza olarak birinin hareket alanını sınırlamak clip someone's wings f.
ceza olarak kaybetmek forfeit f.
ceza olarak vermek forfeit f.
ciddi olarak düşünmek cogitate f.
ciddi olarak işe koyulmak get down to work f.
cinsel olarak iktidarsızlaştırmak desexualise f.
cinsel olarak iktidarsızlaştırmak desexualize f.
cinsel olarak tahrik etmek turn someone on f.
çağırmak (yardımcı/danışman olarak) call in f.
çare olarak -e başvurmak fall back upon f.
çırak olarak vermek apprentice f.
çift nüsha olarak hazırlamak indent f.
çoğul olarak kullanmak pluralise f.
çoğul olarak kullanmak pluralize f.
damızlık olarak beslemek breed f.
davetsiz olarak gitmek crash f.
değer olarak artmak increase in value f.
değişimli olarak yapmak alternate f.
delege olarak göndermek delegate f.
delege olarak yetkilendirmek delegate f.
delil olarak el konulmak be impounded as evidence f.
delil olarak kabul etmek accept as an evidence f.
delil olarak kabul etmek consider as an evidence f.
delil olarak sunmak cite f.
-den nihai olarak sorumlu olmak be ultimaltely responsible for f.
dengelemek (karşılıklı olarak) counterbalance f.
depozit olarak vermek deposit f.
desteklemek (maddi olarak) support financially f.
devamlı olarak tek bir kişi ile flört etmek go steady f.
devriye olarak çalışmak work patrol f.
dışarı çıkartmamak (birini ceza olarak) ground f.
dinleyici olarak bir toplantıya katılmak sit in on f.
dönüşümlü olarak ekmek rotate f.
dönüşümlü olarak yer değiştirmek rotate f.
duyguyu bastırmak (bilinçli olarak) suppress f.
düşman olarak görmek see someone as an enemy f.
düşük olarak tahmin etmek underestimate f.
düzenli olarak seks yapmak have sex regularly f.
düzenli olarak yapmak regularize f.
düzenli olarak yapmak regularise f.
-e gönüllü olarak katılmak volunteer for f.
-e olarak işe almak/çalıştırmak employ someone as something f.
-e olarak tanıtmak inaugurate someone as f.
eğitimi geleceğe yatırım olarak görmek consider education as an investment in the future f.
eğitimi geleceğe yatırım olarak görmek look upon education as an investment in the future f.
eğri olarak yükselmek veya düşmek (fiyat) carve f.
ehliyetine geçici olarak el konulmuş olmasına rağmen araç kullanmak be driving on a suspended driving licence f.
ekibe almak (sözleşmeli olarak) sign on f.
ekibe katılmak (sözleşmeli olarak) sign on f.
eleştiri olarak algılamak/yorumlamak construe as criticism f.
elle hafifçe vurmak (takdir/sevgi belirtisi olarak) pat f.
emanet olarak bırakmak give on commission f.
en yakın arkadaşlarından birisi olarak saymak count someone among one's closest friends f.
esas olarak yük taşımak için tasarlanmak be designed mainly for the transport of goods f.
eskiden -e olarak tanınmak/bilinmek be used to be known as f.
eşit olarak bölüştürmek even out f.
eşit olarak bölüştürmek even f.
eşit olarak bölüştürülmek be divided equally f.
eşit olarak dağıtmak prorate f.
faaliyetlerini gizli olarak sürdürmeye başlamak go underground f.
finansal olarak (yeniden) kendi ayaklarının üzerinde durmak get back on one's feet financially f.
fiziki olarak birine benzemek take after f.
fiziksel olarak zayıf/güçsüz görünmek appear physically weak f.
fiziksel ve duygusal olarak tükenmek be physically and emotionally spent f.
ganimet olarak almak pillage f.
geçici işçi olarak çalışmak temp f.
geçici olarak ara vermek intermittence f.
geçici olarak başkasının işine bakmak cover for f.
geçici olarak bilincini kaybetmek black out f.
geçici olarak bir işte çalışmak fill in f.
geçici olarak bulmak improvise f.
geçici olarak durdurmak suspend f.
geçici olarak el koymak impound f.
geçici olarak görevden ayırmak suspend f.
geçici olarak hafızasını kaybetmek black out f.
geçici olarak ikamet etmek tarriance f.
geçici olarak ikamet etmek sojourn f.
geçici olarak işi bırakmak take off from work f.
geçici olarak kalmak sojourn f.
geçici olarak kalmak tarriance f.
geçici olarak kalmak stay temporarily f.
geçici olarak kapatmak close up f.
geçici olarak oturmak sojourn f.
geçici olarak savmak stave off f.
geçici olarak uzaklaştırmak suspend from f.
geçici olarak yol vermek (işçiye) lay off f.
geçici olarak yürürlükten kaldırmak suspend f.
geniş olarak açıklamak amplify f.
golf oyuncusunun yardımcısı olarak çalışmak caddie f.
göçmen olarak getirmek immigrate f.
görevli olarak çalışmak staff f.
göstermek (dolaylı olarak) imply f.
göstermek (ilk kez olarak) unveil f.
götürü olarak ödemek pay a lump sum f.
günü sağ olarak/ölmeden bitirmek make it through the day alive f.
hakem olarak karar vermek arbitrate f.
haklarını tam olarak vermek give full credit f.
haksız olarak almak misappropriate f.
haksız olarak müdahale etmek intrude f.
halef olarak sahip olmak succeed to f.
hayatının geri kalanı boyunca belden aşağısı felç olarak kalmak be paralyzed from the waist down for the rest of one's life f.
hedef olarak seçmek level f.
hediye olarak kabul etmek accept as a gift f.
hediye olarak kabul etmek accept as a present f.
hediye olarak vermek give away f.
hurda olarak kullanmak scrap f.
ihtiyat olarak saklamak hold in reserve f.
ihtiyat olarak saklamak have in reserve f.
ihtiyat olarak saklamak keep in reserve f.
ikinci olarak bitirmek finish in second place f.
ikişerli olarak gitmek go in pairs f.
ilaç olarak vermek exhibiting f.
ile ilgili olarak endişelenmek be uneasy about f.
ile ilgili olarak endişelenmek be anxious about f.
ile ilgili olarak endişelenmek be concerned about f.
ile ilgili olarak endişelenmek be worried with regards to f.
ile ilgili olarak uyarmak warn about f.
isim olarak tanımak know somebody by name f.
ispatsız olarak kabul ettirmek postulate f.
istisna olarak görmek regard as exceptional f.
işine bakmak (geçici olarak başkasının) cover for f.
izinsiz olarak okula gelmemek be absent from school without permission f.
izinsiz olarak okula gelmemek play hooky f.
jüri olarak yazmak impanel f.
jüri olarak yazmak empanel f.
kaçak yolcu olarak saklanmak stow in f.
kaçak yolcu olarak saklanmak stow on f.
kaçak yolcu olarak saklanmak stow away f.
kafa olarak hazır durumda olmak be mentally ready f.
kafa olarak hazır olmak be mentally ready f.
kahraman olarak ölmek die as a hero f.
kahraman olarak ölmek die a hero f.
kahya olarak çalışmak buttle f.
kalıcı olarak kapatmak shut permanently f.
kalmak (misafir olarak) stay f.
kamufle olarak gizlenmek disguise by camouflaging f.
kanıt olarak göstermek allege f.
kanuna aykırı olarak değiştirmek tamper with f.
kanuna aykırı olarak oturmak (kendi malı olmayan bir mülkte) squat f.
kar gözetmeyen bir kurum olarak kalmak stay non-profit f.
karşılamak (parasal olarak) afford f.
karşılığı olarak almak get in exchange f.
karşılığı olarak vermek give in exchange f.
karşılık olarak vermek render f.
karşılıklı olarak birer el silah atmak exchange shots f.
kaynak olarak kullanmak use as a reference f.
kaynak olarak kullanmak use as a source f.
kelepçeli olarak götürülmek be led away in handcuffs f.
kendi çıkarına göre ayarlamak (bir şeyi yasalara aykırı olarak) rig f.
kendini ... olarak tanıtmak represent oneself as f.
kendini ... olarak tanıtmak masquerade f.
kendini .... olarak tanıtmak present oneself as f.
kendini olarak tanıtmak represent oneself as f.
kendini olarak tanıtmak masquerade f.
kendinin tam olarak nerede bulunduğunu saptamak orient oneself f.
kesin olarak bilmek know for certain f.
kesin olarak bilmek know for sure f.
kesin olarak fikrini söylemek dogmatise f.
kesin olarak fikrini söylemek dogmatize f.
kesin olarak yerini belirtmek pinpoint f.
kesin ve açık olarak belirtmek formulate f.
kiracı olarak kalmak lodge f.
kol olarak ayrılmak branch off f.
kol ve bacaklar yanlara açılmış olarak yatmak lay spread-eagle on the floor f.
kol ve bacakları yana açılmış olarak yatmak spread-eagled f.
komutan olarak atanmak set over f.
komutan olarak atanmak be inducted as a commander f.
konu olarak yayınlanmak feature in f.
konuk olarak katılmak (bir tv programına vb) appear as a guest on a tv show f.
konuk olarak katılmak (bir tv programına vb) be a guest on a tv show f.
konuk sanatçı olarak rol almak guest f.
koşul olarak gerektirmek presuppose f.
koşul olarak koymak stipulate f.
koz olarak kullanmak trump f.
koz olarak kullanmak use as a trump card f.
koz olarak kullanmak use a trump f.
köle olarak satmak sell into slavery f.
krizden daha güçlü olarak çıkmak come out of the crisis stronger f.
krizden güçlenmiş olarak çıkmak come out of the crisis stronger f.
kronolojik olarak düzenlemek chronologise f.
kronolojik olarak düzenlemek chronologize f.
kurban olarak kesmek sacrifice f.
kutsal olarak kabul etmek enshrine f.
kutsayarak kiliseye üye olarak kabul etmek confirm f.
maddi olarak daha iyi bir duruma gelmek get ahead f.
maddi olarak desteklemek support financially f.
maddi olarak destekleyerek kurtarmak/rahatlatmak bail somebody out f.
maddi olarak destekleyerek kurtarmak/rahatlatmak bail out somebody f.
maddi olarak gücü yetmek afford f.
mahkumu şartlı olarak serbest bırakmak parole f.
mali olarak desteklemek give financial support f.
mali olarak desteklemek subvent f.
masraf olarak yansıtılmak be reflected as an expense f.
mazeret olarak göstermek allege as a pretext f.
mazeret olarak göstermek allege an excuse f.
mazeret olarak göstermek allege f.
memur olarak çalışmak clerk f.
miras olarak almak come into f.
miras olarak almak come into something f.
miras olarak almak inherit f.
miras olarak bırakmak bequeath f.
misafir olarak kabul etmek have as a guest f.
misilleme olarak yapmak get back at f.
mizaç olarak değişken bir karaktere sahip olmak mercurialise f.
mizaç olarak değişken bir karaktere sahip olmak mercurialize f.
mutlak olarak kabul etmek absolutize f.
mükemmel olarak görmek idealise f.
mükemmel olarak görmek idealize f.
nadir olarak görülmek be rarely seen f.
neden olarak göstermek argue f.
netice olarak husule gelmek ensue f.
nihai olarak kabul edilecek olmak be deemed to be final f.
nikahsız olarak beraber yaşamak live in sin f.
olarak adlandırılmak be named as f.
olarak algılanmak be perceived as f.
olarak anılmak be mentioned as f.
olarak anılmak be considered as f.
olarak anılmak be commemorated f.
olarak anmak call as f.
olarak atamak designate someone as f.
olarak atamak make f.
olarak belirlemek designate someone as f.
olarak bilinmeye başlamak become known as f.
olarak bilmek refer to as f.
olarak bulunmak act as f.
olarak çalışmaya başlamak start out as f.
olarak değiştirmek change to f.
olarak düşünmek make believe f.
olarak ele almak regard f.
olarak geçmek be accepted as f.
olarak geçmek pass for f.
olarak geçmek pass as f.
olarak görmek look upon f.
olarak görmek count as f.
olarak görmek regard f.
olarak görmek regard as f.
olarak görmek account f.
olarak görmek rate f.
olarak görmek look on f.
olarak görülmek be considered as f.
olarak görülmek be seen as f.
olarak hayal etmek make believe f.
olarak işe almak engage someone as something f.
olarak işlemesini sağlamak enable to perform as f.
olarak işlemesini sağlamak enable to operate as f.
olarak işlemesini sağlamak enable to function as f.
olarak kabul edilmek pass for f.
olarak kabul edilmek be regarded as f.
olarak kabul etmek consider of f.
olarak kılık değiştirmek disguise as f.
olarak satmak sell as f.
olarak sayılmak be regarded as f.
olarak saymak count as f.
olarak seçmek name f.
olarak tanımak refer to as f.
olarak tanınmak pass by f.
olarak tanınmak become known as f.
olarak tayin etmek designate someone as f.
olumlu olarak belirtmek constate f.
ortak olarak almak admit to partnership f.
ortalama olarak almak average f.
otomatik olarak bir şeyin belirli bir şekilde olduğunu düşünmek take something for granted f.
oyun kurucu olarak oynamak play as a playmaker f.
oyun kurucu olarak oynamak playmake f.
ödemeli olarak mal göndermek send goods payable f.
ödev olarak vermek assign something to someone f.
ödül olarak verilmek be awarded as a prize f.
ödül olarak vermek award f.
öğrenci olarak kaydedilmek (özellikle üniversiteye) matriculate f.
öğretmen olarak atanmak be appointed as a teacher f.
öğretmen olarak çalışmak work as a teacher f.
ölü olarak ele geçirilmek be caught dead f.
ölü olarak ele geçirilmek be captured dead f.
ölü olarak ele geçirmek capture dead f.
önermenin nedeni olarak göstermek premises f.
örnek olarak denemek sample f.
örnek olarak göstermek cite f.
örnek olarak vermek cite f.
özel olarak ilgilenmek give special interest to somebody f.
özel olarak ilgilenmek give special attention to somebody f.
özel olarak ilgilenmek deal with someone privately f.
özel olarak ilgilenmek attend to someone personally f.
özel olarak ilgilenmek attend to someone privately f.
özel olarak ilgilenmek deal with someone personally f.
özel olarak yapılmış olmak be tailor-made for f.
özel olarak yapmak specialize f.
özel olarak yapmak specialise f.
özet olarak deftere geçirmek docket f.
pansiyon olarak vermek board f.
papaz olarak atamak/görevlendirmek ordain someone as something f.
para olarak tedavüle koymak monetize f.
para olarak tedavüle koymak monetise f.
para üstü olarak beş dolar vermek give 5 dollars back in change f.
paralel olarak dizmek echelon f.
paralel olarak koymak parallel f.
paranın üstünü eksik olarak vermek shortchange f.
paravan olarak kullanmak use as a screen f.
parayı yasal olarak kullanma yetkisi vermek monetize f.
parayı yasal olarak kullanma yetkisi vermek monetise f.
pay olarak vermek assign f.
peşin olarak ödemek pay ready money f.
piyangoda hediye olarak dağıtmak raffle off f.
postulat olarak kabul etmek postulate f.
prensip olarak kabul etmek accept in principle f.
prensip olarak yapmak act on principle f.
profesyonel olarak yapmaya başlamak go professional f.
protesto olarak sevilmeyen birinin kuklasını asmak hang someone in effigy f.
protesto olarak sevilmeyen birinin kuklasını yakmak burn someone in effigy f.
protokol müdürü olarak çalışmak emcee f.
protokol yetkilisi olarak çalışmak emcee f.
rakip olarak görmek see someone as an enemy f.
rakip olarak görmek see someone as a rival f.
rakip olarak görmek see someone as an opponent f.
refakatçi olarak birini getirmek veya götürmek shepherd f.
referans olarak almak take as references f.
referans olarak almak take as a reference f.
rehber olarak birini getirmek veya götürmek shepherd f.
rehin olarak almak hold in pledge f.
rehin olarak tutmak hold in pledge f.
rehin olarak vermek pledge f.
rehine olarak tutmak hold as a hostage f.
resmi olarak (göreve/işe) başlamak inaugurate f.
resmi olarak ayrılmak separate legally f.
resmi olarak bir konu hakkında konuşmak dissertate f.
resmi olarak giydirmek clothe formally f.
resmi olarak göreve başlamak take office f.
resmi olarak kayıtlı olmak be (officially) registered to f.
resmi olarak seçmek anoint f.
resmi olarak sonlandırmak formally finalize f.
resmi olarak sonlandırmak officially finalize f.
rotasyonlu olarak çalıştırmak rotate f.
sağ olarak çıkmak (zor bir durumdan) come through f.
samimi olarak görüntülenmek be photographed intimately f.
samimi olarak inanmak have a good faith belief f.
sarhoş edip gemiye zorla tayfa olarak almak shanghai f.
sarmal olarak kıvrılmak corkscrew f.
sayı olarak/sayıca büyümek grow in numbers f.
sayısal olarak artmak increase in number f.
sayısal olarak artmak increase numerically f.
seri olarak üretmek mass-produce f.
sermaye olarak kullanmak capitalize f.
sermaye olarak kullanmak capitalise f.
sır olarak kalmak remain puzzle f.
sima olarak tanımak know someone by sight f.
sistematik olarak düzene sokmak regiment f.
son çare olarak başvurmak fall back on f.
son çare olarak başvurmak fall back up f.
son çare olarak kullanmak resort to f.
sonek olarak yazmak suffix f.
sonuç olarak ortaya çıkmak ensue f.
sözlü olarak kavga etmek quarrel f.
sözlü olarak kavga etmek argue f.
sözlü olarak kavga etmek row f.
sözlü olarak tercüme etmek interpret f.
stajyer olarak çalışmak work as an intern f.
suikast girişiminden sağ olarak kurtulmak survive assassination attempt f.
suni olarak yükseltmek (fiyatları) inflate f.
süresiz olarak ertelemek delay indefinitely f.
şaka olarak söylemek say something in jest f.
taahhütlü olarak göndermek register f.
taahhütlü olarak göndermek (mektubu) register f.
takım olarak çalışmak work as a team f.
talimata uygun olarak hareket etmek act according to the instructions f.
tam olarak açıklamak set out in full f.
tam olarak anlamak gain a clear understanding f.
tam olarak anlayamamak not quite understand f.
tam olarak belirtmek specify exactly f.
tam olarak belirtmek indicate clearly f.
tam olarak belirtmek specify fully f.
tam olarak belirtmek specify precisely f.
tam olarak belirtmek pin something down f.
tam olarak bilmemek not to be sure f.