Basit - Türkçe İngilizce Sözlük

Basit

"Basit" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 123 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
basit simple s.
basit ordinary s.
basit easy s.
basit elementary s.
Genel
basit arcadia i.
basit laborless i.
basit artless s.
basit humble s.
basit countrified s.
basit small s.
basit primitive s.
basit plain s.
basit crude s.
basit bare s.
basit simpler s.
basit frugal s.
basit rustic s.
basit homespun s.
basit homely s.
basit shallow s.
basit spartan s.
basit native s.
basit foolproof s.
basit potty s.
basit facile s.
basit jejune s.
basit common s.
basit elemental s.
basit simplex s.
basit straightforward s.
basit undemanding s.
basit commonplace s.
basit simplificative s.
basit simpleminded s.
basit single s.
basit ordinary s.
basit basic s.
basit untutored s.
basit rudimentary s.
basit easy s.
basit backwoods s.
basit chaste s.
basit everyday s.
basit surpassing s.
basit undesigning s.
basit simplistic s.
basit scurrile s.
basit simple s.
basit unpretentious s.
basit unsophisticated s.
basit unoriginal s.
basit untaxing s.
basit tawdry s.
basit raploch s.
basit noncomplex s.
basit arcadian s.
basit unalluring s.
basit unchallenging s.
basit unextreme s.
basit unformidable s.
basit unluxurious s.
basit unperplexed s.
basit unpompous s.
basit unsubtle s.
basit upcountry s.
basit mickey mouse s.
basit borax s.
basit lowdown s.
basit lumpen s.
basit obvious s.
basit gullish s.
basit onefold s.
basit robust s.
basit inartificial s.
basit institutional s.
basit down-home s.
basit incomplex s.
basit incomposite s.
basit incurious s.
basit pared-down s.
basit peasanty s.
basit peoplish s.
basit plain-Jane s.
basit plain-jane s.
basit plain-vanilla s.
basit folkish s.
basit folklike s.
basit folklike s.
basit primrosy s.
basit rory [obsolete] s.
basit scratch s.
basit semple [scotland] s.
basit simpliste s.
basit small-town s.
basit streamlined s.
basit raw s.
basit straight s.
basit petty s.
basit trashy s.
basit frugally zf.
basit easily zf.
İfadeler
basit run-of-the-mine s.
basit run-of-mine s.
Konuşma Dili
basit no-brainer i.
basit simple english i.
basit goomer i.
basit homegrown s.
basit generic s.
Deyim
basit with no frills s.
basit cut and dried s.
Ticaret/Ekonomi
basit plain s.
Medikal
basit simplistic s.
Biyoloji
basit lowly s.
Sanat
basit unarted s.
Kısaltma
basit elem s.
Eski Kullanım
basit russet s.
Argo
basit mickey mouse i.
basit bog standard i.
basit gomer i.
basit hairy at the heel [uk] s.
İngiliz Argosu
basit nimps i.
basit putzy s.
basit putsy s.

"Basit" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
(daha basit bir hale) dönüştürmek reduce f.
basit bir şekilde simply zf.
Genel
basit kesir simple fraction i.
basit cümle simple sentence i.
basit ancak en hayati gerçekler ve ilkeler bare bones i.
özellikle güney afrika'da yuvarlak kulübe vb gibi basit yapı rondavel i.
basit resimler çizen alaylı ressam primitive i.
basit boyama simple staining i.
kısa ve basit şarkı ditty i.
yükseltileri basit çizgiler yerine farklı renklerle gösteren harita relief map i.
basit sözcük simple word i.
basit ve notasız eşlik vamp i.
basit iş pushover i.
basit iş plain sailing i.
basit ve doğal unpretentious i.
basit iş pie i.
basit kesir proper fraction i.
basit ses phone i.
basit olarak elementarily i.
basit gelişigüzel örnekleme simple random sampling i.
basit şey jam i.
basit iş picnic i.
basit ve kaba kimse rustic i.
basit sözlerle in plain terms i.
basit denklem simple equation i.
basit mikroskop simple microscope i.
basit olmayan nontrivial i.
sonlu basit gruplar finite simple groups i.
basit iş child's play i.
basit iş piece of cake i.
basit iş bit of cake i.
basit iş slice of cake i.
basit iş simple job i.
basit iş easy task i.
çok basit görev doddle i.
temel kelimelerin kullanıldığı basit ingilizce globish i.
basit hipotez simple hypothesis i.
basit varsayım simple hypothesis i.
basit yap prensibi keep it simple stupid i.
(bir şeyi) basit tut prensibi KISS principle i.
basit yap prensibi KISS principle i.
(bir şeyi) basit tut prensibi keep it simple stupid i.
basit bir görüntü a simple image i.
basit bir gerçek a simple fact i.
basit bir tören a simple ceremony i.
bir dizi basit talimat a simple set of instructions i.
basit bir yanlış anlama a simple misunderstanding i.
basit bir yanlış anlaşılma a simple misunderstanding i.
basit görev easy task i.
ön veya arka bahçelerde görülen toprağa geçici olarak çakılan basit tabelalar yard signs i.
ön veya arka bahçelerde görülen toprağa geçici olarak çakılan basit tabelalar lawn signs i.
basit konuşma simple talking i.
basit iş light task i.
basit görev light task i.
basit bir görev a simple task i.
basit tabirler simple phrases i.
çocuğun anlamasına yönelik basit ve melodik dil caregiver speech i.
basit ve değersiz kimse nullity i.
ilkel ve basit malzeme fodder i.
basit yanlışlar basic mistakes i.
basit yanlışlıklar basic mistakes i.
basit insan jack-a-lent i.
basit bir japon tahtırevanı kago i.
basit olmama unsimplicity i.
bir şeyi kısa ve basit bir şekilde ifade etmenin veya ona atıfta bulunmanın yolu shorthand i.
ağaç dalları üzerine branda geçirilerek yapılan basit sığınak bender tent [uk] i.
ağaç dalları üzerine branda geçirilerek yapılan basit sığınak bender [uk] i.
basit kınama vitilitigation i.
basit işleri yaptırmak için tutulmuş kimse hackney i.
etkili ama basit kimse bludgeon i.
etkili ama basit mantık bludgeon i.
bazı basit eylemleri sürekli tekrarlayan makine mill i.
arazide sığır veya saman için kullanılan basit bir barınak hemmel [dialect] [uk] i.
daire oluşturularak yapılan dansın basit hareketlerini anlatan şarkı hokey-pokey i.
yanları açık olan basit sığınak hut i.
basit barınak hut i.
eski ve basit bir tür elektrostatik kondansatör leyden jar i.
basit teknoloji low-tech i.
hedefe ulaştıran basit ve güvenilir yol open sesame i.
basit muhakeme usulü rough justice i.
basit muhakeme uygulaması rough justice i.
basit kimse rustic i.
basit batırma immersion i.
basit iş dish i.
Basit işlemler simple operations i.
basit yazı pabulum i.
basit kimse pigwidgin i.
basit kimse pigwidgeon i.
koloni döneminde amerika'da kadınların taktığı basit bir başlık curch i.
çocuklara uygun basit anlatım pap i.
basit iğne oyası plainwork i.
basit ve el yapımı alev çıkaran veya aydınlatıcı cihazlar flame field expedients i.
bir sorunu çözmek için minimum kaynağı veya en basit açıklamayı kullanma ilkesi parsimony i.
teorinin formülleştirilmesinde veya datanın yorumlanmasında en basit varsayımı benimseme parsimony i.
basit eylem simplicity i.
basit davranış simplicity i.
basit görev skoosh [dialect] [scotland] i.
basit süreç straightforward process i.
(reklam panosu büyüklüğünde) parlak renkli ve basit tasarımlı grafik görseli supergraphics i.
basit görev rest cure i.
basit yaşamak rusticate f.
en basit biçime dönüştürmek skeletonize f.
en basit biçime dönüştürmek skeletonise f.
verilen görevleri biraz basit bulmak find the assignments a little unchallenging f.
kişisel hedef ve hayalleri sorgulayıp daha basit bir yaşam tarzına geçmek cash out f.
daha basit hale getirmek downgrade f.
çok basit abecedarian s.
sade ve basit simple s.
basit (aygıt) unsophisticated s.
fazla basit (çare cevap vb) simpleminded s.
daha basit simpler s.
basit yapılı simple-structured s.
basit yapılmış simple-structured s.
sade ve basit plain and simple s.
kullanımı basit easy-to-use s.
çok basit foolproof s.
en basit common s.
aşırı basit ultramafic s.
aşırı basit ultrasimple s.
basit olmayan unhomely s.
basit ve kalitesiz bir biçimde üretilen quick-and-dirty s.
basit tamir işleri yapabilen handy s.
süslü veya egzotik yiyecekler yerine et ve patatesten meydana gelen basit yemekler veren veya bu yemekleri tercih eden meat-and-potatoes s.
gelişigüzel ve basit bir şekilde yapılan homemade s.
evde yapılmışçasına basit homemade s.
basit bir yapıyla ilgili molecular s.
nispeten küçük sermaye yatırımı, basit düzenekler ve tüketim malları üretimi ile nitelenen light s.
doğrusal veya basit eğrisel motiflerle süslü geometrical s.
çok basit obvious s.
fazlasıyla basit overeasy s.
aşırı basit oversimple s.
aşırı basit oversimplistic s.
basit ticari işlemlerde yetkinliği olan rough s.
basit tutan rural s.
ciddiye alınmayacak ölçüde basit cutesy s.
düz, basit ve albenisiz clinical s.
basit bağlantılı (uzay) simply connected s.
basit ve doğal sober s.
aşırı basit over-simple s.
basit bir şekilde spartanly zf.
en basit olarak in the simplest term zf.
basit bir şekilde simplistically zf.
basit bir biçimde elementarily zf.
basit bir biçimde debasedly zf.
basit bir dille in plain language zf.
çok basit biçimde quite simply zf.
oldukça basit olarak quite simply zf.
basit olarak simply zf.
en basit sekliyle in the simplest form zf.
basit bir şekilde unoriginally zf.