Go - Türkçe İngilizce Sözlük

Go

"Go" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
go f. hareket etmek
go f. gitmek
Genel
go i. sefer
go i. gayret
go i. girişim
go i. müsaade
go i. hamle
go i. sıra
go i. deneme
go i. güdü
go i. gidiş
go i. gitme
go i. bardak
go i. kuvvet
go i. başarı
go i. teşebbüs
go i. moda
go i. enerji
go i. tutulma
go i. sınama
go i. hadise
go i. olay
go i. tesadüf
go i. şans
go i. fırsat
go i. hastalık nöbeti
go i. pazarlık
go i. ticaret
go i. maç
go i. yarışma
go i. devam etme izni
go i. oyun tahtasında oynana bir tür japon oyunu
go i. başlangıç noktası
go i. hareketin süresi
go i. tek seferde ele alınan miktar
go i. şevk
go i. seyahat etmek
go f. geçmek
go f. uzanmak
go f. yıkılmak
go f. satılmak
go f. girmek
go f. sarmak
go f. ilerlemek
go f. yapılmak
go f. kaldırılmak
go f. gezinmek
go f. yükselmek
go f. fırlamak
go f. olmak (şiir/tekerleme vb'nin sözleri/müziğin nağmesi belirli bir biçimde)
go f. çalışmak
go f. sönmek
go f. aramak
go f. göstermek (saat belirli bir zamanı)
go f. kesilmek
go f. kaçmak
go f. azalmak
go f. yok olmak
go f. sonuçlanmak
go f. incelemek
go f. zaman uçup gitmek
go f. sayılmak
go f. koyulmak
go f. kaybolmak
go f. geçmek (zaman/toplantı)
go f. ölmek
go f. söylenmek
go f. olmak (hayat/işler herhangi bir durumda)
go f. belirli bir durumda kalmak
go f. tekrarlamak
go f. denmek
go f. erişmek
go f. ulaşmak
go f. işlemek (makine)
go f. yutulmak
go f. kapak atmak
go f. yaraşmak
go f. ortadan kaldırılmak
go f. bahse girmek
go f. dayanmak
go f. başlamak
go f. ayrılmak
go f. çıkarmak (belirli bir ses)
go f. uymak
go f. olmak
go f. işlemek
go f. düşmek
go f. tükenmek
go f. uçup gitmek (zaman)
go f. yenilmek
go f. gitmek
go f. yürürlükten kaldırılmak
go f. durmak
go f. devrolunmak
go f. iddiaya girmek
go f. yayılmak
go f. haline gelmek
go f. kopmak
go f. sığmak
go f. gelişmek
go f. götürmek
go f. devam etmek
go f. kalkmak
go f. kırılmak
go f. gidilmek
go f. köpeklerle ava çıkmak
go f. zihinsel süreç veya işlemle ilerlemek
go f. gecikmeden ilerlemek
go f. erişim sağlamak
go f. götürmek
go f. hamile olmak
go f. bırakılmak
go f. reddedilmek
go f. gücünü kaybetmek
go f. zayıflamak
go f. etkisini yitirmek
go f. genel olmak
go f. ortalama olmak
go f. standart olmak
go f. yarışma sonucu meydana gelmek
go f. olduğu ortaya çıkmak
go f. başarmak
go f. kendini hazırlamak
go f. kendini maruz bırakmak
go f. başvurmak
go f. müracaat etmek
go f. tanınır hale gelmek
go f. yönlendirilmek
go f. düzenlenmek
go f. uyumlu hareket etmek
go f. uyarınca hareket etmek
go f. uygulanmaya başlanmak
go f. tahsis edilmek
go f. eşdeğer olmak
go f. lehine olmak
go f. hakkında olmak
go f. -e niyetli olmak
go f. (bir şeyi) beklemek
go f. (belirli noktaya kadar) sürdürmek
go f. değişmek
go f. dönüşüm geçirmek
go f. dönüşmek
go f. (ifadede veya cümlede) yer almak
go f. okunmak
go f. yazıda yer almak
go f. ritmik şekilde atmak
go f. (şarkı olarak) söylenebilmek
go f. (şarkı olarak) çalınabilmek
go f. meyilli olmak
go f. araç görevi görmek

"Go" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
go mad f. kudurmak
go down f. inmek
go to sleep f. yatmak
go out f. çıkmak
let oneself go f. coşmak
go out for a walk f. yürüyüşe çıkmak
go crazy f. çıldırmak
go mad f. çıldırmak
go to the toilet f. tuvalete gitmek
go to bed f. yatmak
go gray f. ağarmak
go worse f. kötüleşmek
go mad f. delirmek
go on f. devam etmek
go beyond f. aşmak
go bankrupt f. iflas etmek
go into f. girmek
go to sleep f. yatmaya gitmek
go to sleep f. uyumaya gitmek
go to sleep f. uyumak üzere uzanmak
go to bed f. yatmaya gitmek
go to bed f. yatağa yatmak
go to sleep f. yatağa yatmak
go to bed f. uyumak üzere uzanmak
go to bed f. uyumaya gitmek
go on a walk f. yürüyüşe çıkmak
go better f. iyiye gitmek
go crazy f. delirmek
go to sleep f. uyumak
Genel
making something go with i. yakıştırma
go off i. çalar saatin çalması
go cart i. çocuk arabası
load and go i. yükle ve yürüt
letting go i. salıverme
go in i. güneş veya ayın bulutla örtülmesi
go off i. yiyeceklerin bozulması
go getter i. becerikli kişi
go bad cop on someone i. kötü polis oyunu oynayarak bilgi alma taktiği
go (of pain) i. ağrının geçmesi
get-up-and-go i. enerji
go-off i. başlangıç
get-up-and-go i. itici güç
go-slow i. işi yavaşlatma
go-between i. aracı
go-getter i. gayretli ve tuttuğunu koparan kimse
go-getter i. kariyeri hızla yükselen kimse
go-getter i. tuttuğunu koparan kişi
go-slow i. işi yavaşlatma grevi
go-between i. arabulucu
go-between i. çöpçatan
go-cart i. oyuncak bebek arabası
go-kart i. küçük yarış arabası
go-off i. başlama
go-cart i. bebek arabası
go-cart i. yarış arabası
go-devil i. boru açıcısı
go-no-go i. git gitme
go-getter i. azimli kişi
go-kart i. çocuk arabası
go-kart i. gokart
the go-ahead i. izin
the go-ahead i. müsaade
merry-go-round i. atlıkarınca
sentry-go i. nöbet
no-go area i. yetkili olmayanların girmelerinin yasak olduğu alan
go-cart i. el arabası
go-cart i. çocuk arabası
go-cart i. sebzeci arabası
go-cart i. çekçek
go fish i. bir kağıt oyunu
pay-as-you-go phone i. kontörlü hat
permission to go abroad i. yurtdışına çıkış izni
permission to go abroad i. yurtdışı izni
permission to go abroad i. yurtdışına gidiş izni
go fish i. bir kart oyunu
go cup i. (içeceğini alıp götürebilmen için kullanılan) plastik bardak
to-go cup i. (içeceğini alıp götürebilmen için kullanılan) plastik bardak
go-cup i. (içeceğini alıp götürebilmen için kullanılan) plastik bardak
go-go-dancer i. striptizci
go-go-dancer i. aç aç dansçısı
go-fast boat i. sürat teknesi
go-between i. elçi
hide-and-go-seek i. saklambaç
the first person to go to space i. uzaya giden ilk kişi
the first person to go to space i. uzaya giden ilk insan
a-go-go i. gece klubü
go live i. canlıya geçiş
go-cart i. yürüteç
go-cart i. bebek yürüteci
go bag i. acil durum çantası
go bag i. deprem çantası
grab and go i. al ve götür
merry-go-round i. sonu bir yere varmayan koşturmaca
merry-go-round i. hareketli ve hızlı tur
merry-go-round i. fırıl fırıl dönme
merry-go-round i. sonu gelmeyen arayış
hide and go seek i. saklambaç oynama
go board i. go oyunu tahtası
go no-go i. karar anı
go-ahead i. devam etme izni
go game i. bir tür tahta oyunu
go-ahead i. (özellikle hawai ve kaliforniya'da) bir tür sandalet
go-by i. başından savma
go-between i. bağlantı linki
go-by i. görmezden gelme
go-ahead i. yeşil ışık
go-cart [us] i. at arabası
go-between i. simsar
go-about i. serseri
go-ahead i. enerjik kimse
go-ahead i. girişimken kimse
go-between i. tellal
go-ahead i. ruh
go-between i. köprü
go-about i. aylak kimse
go-ahead i. enerji
go-between i. farklı iki gruba ait kimse
go-ahead i. atılganlık
go no-go i. bileşenin çalışabilirlik durumu
go-between i. uzlaştırıcı
go no-go i. sistemin çalışabilirlik durumu
go-devil [us] i. aşırı derecede hızlı makine
go-devil i. işçi ve malzeme taşımak için kullanılan küçük araba
go-getting i. saldırganlık
go-getting i. girişkenlik
go-devil [us] i. çok etkili alet
go-devil i. çocuk kızağı
git-go i. en baş
git-go i. başlangıç
get-go i. başlangıç
get-go i. en baş
get-up-and-go i. cesaret
get-up-and-go i. girişimcilik ve kararlılık
go-round i. çatışmayla sonuçlanan hengameli buluşma
go-round i. sav
go-round i. tartışma
go-round i. argüman
go-round i. kararsız veya kaçamaklı tavır
go-see i. model seçiminde müşterinin modelle yüz yüze yaptığı iş mülakatı
go-getting spirit i. atılımcı ruh
go begging f. istenilmemek
go to great expense f. çok masrafa girmek
go on f. ilerlemek
go over f. muayene etmek
go to the toilet f. hacet görmek
go to sleep f. uyumak
go out f. eğlenmek için dışarı çıkıp insanlarla buluşmak
let something go by the board f. bir şeyden vazgeçmek
go counter to f. karşı olmak
go around with somebody f. peşinde dolaşmak