Run - Turco Inglés Diccionario

Run

Significados de "Run" en diccionario turco inglés : 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
run n. koşu
run v. çalıştırmak
run v. işletmek
run v. koşmak
General
run n. kaçık
run n. çoğunluk
run n. gösterim
run n. balık sürüsü
run n. parti
run n. akış
run n. dere
run n. verim
run n. uzantı
run n. kaçık (çorapta)
run n. sayı
run n. yarış
run n. seyir
run n. sürü
run n. balık akını
run n. koşma
run n. kaçak
run n. çay
run n. gezi
run n. akın
run n. kümes bahçesi
run n. koşuş
run n. gezinti
run n. eğilim
run n. tekrar
run n. kaçamak
run n. seğirtme
run n. yol
run n. hücum
run n. sefer
run n. otlak
run n. maden damarı
run n. süre
run n. rota
run n. devam süresi
run n. furya
run n. gidişat
run n. mera
run n. akma
run n. kayma
run n. damar
run n. çorap kaçığı
run n. uzunluk
run n. çıkış (itfaiyede)
run n. dörtnal
run n. süratli gel-git akıntısı
run n. suyun kabarması
run n. dalgalı su yüzeyi
run n. devam eden şey
run n. akıp giden şey
run n. ardışık ölçüm
run n. ardışık okuma
run n. ardışık gözlem
run n. harf baskısı talebi
run n. punto talebi
run n. normal tür
run n. normal özellik
run n. olağan grup
run n. kat edilen mesafe
run n. güzergah uzunluğu
run n. yolculuk mesafesi
run n. sefer uzunluğu
run n. seyahat
run n. gezi
run n. yalnız seyahat
run n. dolaşım hakkı
run n. ulaşım hakkı
run n. rampa
run n. silsile
run n. almaya gitme
run n. tur atma
run n. kümes
run n. pist
run n. adaylık
run n. ezgi
run n. (iskambil) dizi
run v. akmak (makyaj)
run v. nakletmek
run v. göstermek (film)
run v. gitmek
run v. yarıştırmak
run v. yayınlamak
run v. dökmek
run v. artırmak
run v. gidip gelmek (arasında)
run v. döndürmek
run v. yarışmak
run v. çevirmek
run v. saplamak
run v. kaçırmak
run v. kaçırtmak
run v. geçip gitmek
run v. koşturmak
run v. oynatmak
run v. otlatmak
run v. yayılmak
run v. geçerli olmak
run v. kötülemek
run v. kaçakçılığını yapmak
run v. bitiştirmek
run v. coşmak
run v. adaylığını koymak
run v. yarışa katılmak
run v. kalkmak
run v. irin akmak (yaradan)
run v. akmak
run v. yönelmek
run v. kullanmak
run v. geçmek
run v. gitmek (gemi)
run v. uzanmak
run v. akın etmek (balık)
run v. tabanları yağlamak
run v. tükenmek
run v. tekrarlamak
run v. sürmek
run v. anlatılmak
run v. yürürlükte olmak
run v. meyletmek
run v. erimek (yağ)
run v. erimek
run v. dökülmek
run v. götürmek
run v. çalışmak (makine vb)
run v. uğramak
run v. kaçmak
run v. seğirtmek
run v. gidip gelmek
run v. taşımak
run v. aday göstermek
run v. kaçakçılığı yapmak
run v. çekip çevirmek
run v. idare etmek
run v. sızmak
run v. koşarak geçmek
run v. akıtmak
run v. ezmek
run v. sürü halinde gitmek
run v. yönetmek
run v. akmak (renk)
run v. çarpmak
run v. bitmek
run v. ilerlemek
run v. kaçmak (çorap)
run v. çiğnemek
run v. sahibi veya yöneticisi olmak

Significados de "Run" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
run riot v. azıtmak
run an errand v. ayak işleri yapmak
run across v. rastlamak
run away v. kaçmak
General
sheep run n. otlak
run around n. dolama
machine run n. makine yürütümü
computer run n. izlence geçişi
run around n. atlatma
a run of luck n. şans zinciri
pass and run n. verkaç
run a business n. bir işi yönetmek
run over n. çiğneme
short run n. kısa dönem
long run n. uzun dönem
agricultural run-off n. tarımdan dönen sular
free state-run school n. özerk okul
free state-run school n. devlet kontrolünde olmayan okul
ski-run n. kayak yapılmaya hazırlanmış eğimli arazi veya yokuş
run-up n. hedefe yaklaşma
run-off n. akış
run-in n. çatışma
run-off percentage n. akış yüzdesi
run-up n. hız kazanma
ski-run n. kayak pisti
run-in n. anlaşmazlık
run-off election n. balotaj
run-off analysis n. akış analizi
state-run school n. devlet okulu
run-up n. hamle
run a business n. çekip çevirmek
run time module n. çalıştırma birimi
run off n. akış
run stream n. iş kuyruğu
run off n. kayma
run around n. oyalama
additional run n. ek sefer
run stocking n. kaçmış çorap
family-run business n. aile şirketi
family-run business n. aile işi
state-run hospital n. devlet hastanesi
knock door run n. zili/kapıyı çalıp kaçma oyunu
chap door run n. zili/kapıyı çalıp kaçma oyunu
hit-and-run accident n. arabayla çarpıp kaçma
run in place n. yerinde koşu
rat-run n. ara/kısa/kese/kestirme yol
rat run n. ara/kısa/kese/kestirme yol
run-flat tyres n. patlamış halde bile giden lastikler
run in place n. koşu bandı vb gibi aletler üzerinde yapılan koşu
chicken run n. kümes bahçesi
aids run n. aids koşusu
run-around n. dolama
run-on sentence n. bağlaçsız birleşik cümle
run chart n. çizgi grafiği
ambulance run n. ambulans çıkışı
morning run n. sabah koşusu
end-run n. hızla ilerlemek
end-run n. tehlike veya zor durumdan kurtulmak için yapılan zekice hamle
home run n. hedefine ulaşmada tamamen başarılı olan şey
home run n. etkileyici başarı
home run n. yolculuğun evde biten kısmı
home run n. üstün başarı
run-through n. kısa araştırma
run-through n. tekrar
run-through n. anket
run-through n. pratik
run-through n. prova
run-in [uk] n. av sonu
run-in [uk] n. yarışın bitişi
run-in [uk] n. avın bitişi
run-in [uk] n. yarış sonu
run-through n. tek prova
run-up n. ani artış
run-through n. üstünkörü inceleme
run-up n. (olay veya etkinlikten önceki) zaman dilimi
run-through [uk] n. izleyici çekim
run-through [uk] n. kaydırmalı çekim
run-through n. göz atma
run-through n. kısa özet
run-up n. ani yükselme
run-through n. tek tekrar
run-through n. baştan savma özet
run-down neighborhood n. harap mahalle
run-down neighborhood n. yıkık mahalle
run-in n. münakaşa
run-up n. hız alma koşusu
run an eye over v. göz atmak
run down v. dökülmek
run short v. azalmak
run counter to v. zıt gitmek
run wild v. azıp çok yayılmak (bitki)
run with a gurgling sound v. gürül gürül akmak
run down v. arkasından koşup yakalamak
run wild v. taşkınlık yapmak
run short of v. azalmak
run short of something v. azalmak
run through v. israf etmek
run a hotel v. otel işletmek
run away v. gazlamak
run up v. borcun birikmesi
run riot v. azmak (bitki)
run the gauntlet v. sıra dayağı yemek
run away from somebody v. elinden kurtulmak
run up v. gitmek
run out v. dışarı koşmak
run for office v. adaylığını koymak
run up v. uğramak
run the gamut v. her çeşidi olmak
run upon v. rastlamak
run the car v. arabayı çalıştırmak
run a company v. bir şirket yönetmek
run up v. bayrağı göndere çekmek
have a run of bad luck v. şansı ters gitmek
run at full speed v. alabildiğine koşmak
run away v. kolay kazanmak
run aground v. karaya oturmak
run over to v. gidivermek
run up v. yüklü bir hale getirmek (ödenecek bir faturayı)
run down v. aleyhinde bulunmak
run down v. yavaşlayıp dinmek (konuşma)
run out v. dibi görünmek
run across v. tesadüf etmek
run up v. dikivermek
run down v. kötülemek
run risks v. kendini tehlikeye atmak
run the gamut v. her türü olmak
run away with v. kaçmak (aşığı ile)
run through v. içinden geçirmek
run out v. akmak
run along v. geçinmek
run a blockade v. ablukayı yarmak
run over v. ezmek
run away v. bucak bucak kaçmak
run out v. bitmek (süre)
run at v. saldırmak
run in with v. uyuşmak
run in v. katmak
run atilt at somebody v. saldırmak
run the show v. yönetmek
run up to v. erişmek
run true to form v. kendisinden beklenildiği gibi davranmak
run out v. kovalamak
run into v. karşılaşmak
run the blockade v. ablukayı yarmak
run a game v. bir oyun işletmek
run hard v. hızlı koşmak
run out of v. kovmak
run away v. firar etmek
run down v. küçülmek
run on v. devam etmek