Drop - Turco Inglés Diccionario

Drop

Significados de "Drop" en diccionario turco inglés : 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
drop n. düşüş
drop n. düşme
drop n. damla
drop v. düşmek
drop v. düşürmek
General
drop n. katre
drop n. bir yudum
drop n. pek az miktar
drop n. pano
drop n. iniş
drop n. şeker
drop n. az miktar
drop n. azalma
drop n. eksilme
drop n. pastil
drop n. damla
drop n. inme
drop n. düşürme
drop n. şut
drop n. içki
drop n. takas
drop n. darağacı
drop n. darağacında mahkumun üzerinde durduğu menteşeli platform
drop n. ayaklı seyyar merdiven
drop n. kullanışlı en küçük ölçü birimi
drop n. sıvı damlasına benzer şey
drop n. sallantılı takı
drop n. takılarda sallantılı parça
drop n. sallantılı küpe
drop n. damla küpe
drop n. ucunda sallantılı süs bulunan küpe
drop n. amerika'nın erken koloni dönemine ait evlerde öne doğru çıkıntı yapan ikinci katın altındaki dikey kalasın ucu
drop n. (hanedan armalarında) armut biçimli küçük motif
drop n. yavrulama
drop n. yavru
drop n. denizcilikte bir derinlik ölçüsü
drop n. yükseklikler arası fark
drop n. bir şeyin alçalma mesafesi
drop n. düşme mesafesi
drop n. dik yamaç
drop n. sarp yokuş
drop n. içine bir şey atılması için bırakılmış açıklık
drop n. içine bir şey atılan delik
drop n. nesnenin içine bırakıldığı kutu
drop n. döllenmemiş olup yere düşen ham meyve
drop n. yere düşmüş hastalıklı ham meyve
drop n. yere düşmüş sağlıklı ve olgun meyve
drop n. kanala zarar vermeksizin fazla suyu daha düşük seviyeye tahliye edebilen açık su kanalı yapısı
drop n. düşmanı silahla ateş altına alma avantajı
drop n. rakibe karşı kazanılan üstünlük
drop n. gizli mektup veya paketlerin dikkat çekmeden bırakılıp teslim alınabildiği, önceden kararlaştırılmış yer
drop n. (tavanda, çatıda veya yerde) kapak şeklinde kapı
drop n. (kumarhanede) çiplerin satışından elde edilen kazanç
drop n. genellikle sırlı metalden yapılmış bir tür küçük işaret bayrağı
drop n. iz
drop n. işaret
drop n. ipucu
drop n. (kadında) göğüs ile kalça ölçüsü arasındaki fark
drop n. (erkekte) göğüs ile bel ölçüsü arasındaki fark
drop n. bir elektronik müzik parçasındaki ani bir ritim veya bas değişikliğinin meydana geldiği nokta
drop n. bir damla
drop n. teslimat
drop v. görüşmemek
drop v. alçalmak
drop v. damlatmak
drop v. salıvermek
drop v. yavrulamak
drop v. öldürmek
drop v. dirsek çevirmek
drop v. eksilmek
drop v. dalmak
drop v. çıkarmak
drop v. vazgeçmek
drop v. indirmek
drop v. serpmek
drop v. alçalmak (ses)
drop v. son vermek
drop v. dokundurmak
drop v. bırakmak
drop v. kesmek
drop v. atmak
drop v. çıkmak
drop v. yıkılmak
drop v. düşürmek
drop v. alçaltmak (sesi)
drop v. tutulmak
drop v. ilişkisini kesmek
drop v. (arabadan) indirmek
drop v. ekmek
drop v. söylemek
drop v. alçaltmak
drop v. çıkagelmek
drop v. bitmek
drop v. kesilmek
drop v. damlamak
drop v. sarkmak
drop v. (fiyat) kırmak
drop v. bırakıp düşmek
drop v. aşağı meyletmek
drop v. aşağı doğru eğim yapmak
drop v. yere yığılmak
drop v. yere çökmek
drop v. (yorgunluktan) çökmek
drop v. vefat etmek
drop v. ölmek
drop v. kendini aşağı bırakmak
drop v. kendini bırakmak
drop v. araçtan inmek
drop v. istenen rüzgar veya akıntıyla gitmek
drop v. geride kalmak
drop v. tempoyu sürdürememek
drop v. gerisine düşmek
drop v. (köpek) çömelmek
drop v. uğramak
drop v. kısa süreliğine ziyaret etmek
drop v. fark etmeden bir duruma düşmek
drop v. kendini (bir işin) içinde bulmak
drop v. tükenmek
drop v. nihayet bulmak
drop v. gündemden düşmek
drop v. söz konusu olmaktan çıkmak
drop v. durmak
drop v. zaman geçmek
drop v. dolmak
drop v. ortadan kaybolmak
drop v. yok olmak
drop v. (yüz) asılmak
drop v. katılmaktan geri durmak
drop v. üyelikten çıkmak
drop v. gözden kaybolmak
drop v. gemiden indirmek
drop v. taşıttan indirmek
drop v. yükünü boşaltmak
drop v. (eşyayı) bırakmak
drop v. havadan atmak
drop v. reverans yapmak
drop v. eksik bırakmak
drop v. yarım bırakmak
drop v. hesaba katmamak
drop v. kovmak
drop v. (deniz seyahatinde) arkada bırakmak
drop v. işini bitirip gitmek
drop v. laf arasında bahsetmek
drop v. gelişigüzel söylemek
drop v. çaktırmadan konuyu açmak
drop v. (kartpostal, mektup) postayla göndermek
drop v. kaybetmek
drop v. harcamak
drop v. dışarıdaki bir noktadan çizgi çekmek
drop v. çaba göstermeden (bir durumun) içine düşmek

Significados de "Drop" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
at the drop of a hat expr. hemen
General
drop of blood n. kan damlası
vertical drop n. dikey düşüş
drop stamp n. karaman
drop earrings n. küpe
a drop in prices n. fiyatlarda düşüş
peppermint drop n. naneşekeri
drop leaf table n. açılır kapanır kanatları olan masa
drop arm n. pitman kolu
drop cap n. büyük harf
a drop of water n. su damlası
drop arch n. basık kemer
false drop n. sahte bilgi
drop of n. damlası
drop valve n. ters supap
cough drop n. öksürük pastili
false drop n. hatalı bilgi
a drop of water n. bir damla su
back drop n. temel
drop arch n. basık sivri kemer
drop off zone n. yolcu indirme yeri
a drop in the bucket n. devede kulak
sharp drop n. keskin düşüş
drop cloth n. mobilya örtüsü
college drop out n. üniversite terk
university drop out n. üniversite terk
high school drop out n. lise terk
air drop n. havanın düşmesi
drop table n. açılır kapanır masa
drop-out n. yitim
drop-off n. dik iniş
drop-off n. azalma
drop-off n. düşme
drop-time n. damla süresi
pearl drop n. inci tanesi
dead drop n. mesaj ve çeşitli dokümanların değiş-tokuş edildiği gizli yer
drop-off and pick-up area n. yolcu indirme/bindirme alanı
drop earrings n. damla küpe
half-drop-match n. yarım (soter) raport
drop-off n. yamaç
dew drop n. çiy damlacığı
drop-off address n. teslimat adresi
drop in sales n. satışlardaki düşüş
sheer drop n. dik yamaç
a drop of paint n. bir damla boya
parent drop-off n. çocuğu okula ebeveyinlerinin bırakması
drop earrings n. mengeç
precipitous drop n. hızlı düşüş
tear drop n. gözyaşı
drop-in center n. (evsizler/akıl hastaları için) yardım merkezi
lemon drop n. limonlu şeker
lemon drop n. limon şekeri
mail drop n. gizli haberleşme materyallerini veya yasadışı malları depolama faaliyeti
mail drop n. genellikle gizemli bir posta alınıp sakini olunmayan adres veya yer
mail drop n. postanın tesliminin yapıldığı hazne veya delik
mail drop n. gizli haberleşme materyallerinin veya yasadışı malların tutulduğu ve sonrasında hemen elden çıkarıldığı önceden belirlenmiş yer
life drop n. yaşamsal açıdan gerekli olan kan
heavy drop n. paraşütle ağır yük dağıtma sistemi
elementary school drop-out n. ilkokul terk
drop [obsolete] [scotland] n. eski bir iskoç ağırlık birimi
drop seat n. tek parça giysinin alt yarısındaki ayrıca açılıp indirilebilen arka bölüm
drop-in n. gündelik toplanma
drop waist n. dikiş yeri bel yerine kalçada olan kadın elbisesi
drop-in centre [uk] n. (britanya'da) gündüz istendiği gibi ziyaret edilebilen bakım evi
drop earring n. ucunda sallantılı süs bulunan küpe
drop-off n. kısa süreliğine teslim etme
drop earring n. sallantılı küpe
drop lake n. brezilya odunundan elde edilen bir pigment
drop earring n. damla küpe
drop-off n. teslimat noktası
drop-off n. kısa süreliğine eşya bırakma
drop letter n. aynı postaneden gönderilip teslim alınan mektup
drop-in n. çat kapı gelen kimse
bass drop n. şarkının kırılma noktası
beat drop n. bir elektronik müzik parçasındaki ani bir ritim veya bas değişikliğinin meydana geldiği nokta
drop-off n. düşüş
drop off v. uyumak
drop out v. kaydını sildirmek
drop off v. araçtan indirmek
drop a brick v. baltayı taşa vurmak
drop a brick v. pot kırmak
drop by v. uğramak
drop in v. uğramak
drop away v. seviyenin düşmesi
drop out v. ayrılmak
drop a line v. iki satır yazıvermek
drop off v. indirmek
drop by v. habersiz uğramak
drop the reins v. vazgeçmek
drop dead v. düşüp ölmek
drop back v. gerilemek
drop by v. şöyle bir uğramak
drop around v. uğramak
drop asleep v. uyuyakalmak
drop in a faint v. serilmek
drop somebody completely v. defterden silmek
drop off v. uyuklamak
drop down v. yıkılmak
drop off v. vefat etmek
drop anchor v. demirlemek
drop a curtsy v. reverans yapmak
drop a clanger v. pot kırmak
drop by v. geçerken uğramak
drop anchor v. demir atmak
drop down v. düşmek
drop out v. çıkmak
take a drop too much v. içkiyi fazla kaçırmak
drop out v. ayrılmak (üyelikten)
drop a line v. pusula göndermek
drop off v. inmek
drop away v. azalmak
drop a clanger v. gaf yapmak
drop around v. damlamak
drop off v. dalmak
drop off v. içi geçmek
drop in on v. ziyaret etmek
drop out v. bırakmak (okulu)
drop out v. bırakmak
drop over v. ziyaret etmek
drop off v. eksilmek
drop out v. okula devam etmemek
drop off v. düşme göstermek
drop off v. boşaltmak
drop in v. bırakmak
drop a curtsey v. reverans yapmak
drop a hint v. dokundurmak
drop off v. gerilemek
drop behind v. geride kalmak
drop off v. azaltmak
drop a brick v. çam devirmek
drop in at v. uğramak
drop around v. ziyaret etmek
drop into a habit v. alışkanlık edinmek
drop a hint v. imada bulunmak
drop line v. pusula göndermek
drop off v. azalmak
drop in v. damlamak
drop behind v. geri kalmak
have a drop too much v. içkiyi fazla kaçırmak
drop off v. düşmek
drop in v. çat kapı ziyaret etmek
drop a bomb v. bomba atmak
drop over v. istendiği zaman ziyaret etmek
drop a brick v. pot kurmak
drop in v. ziyaret etmek
drop in v. habersiz uğramak
drop behind v. gerilemek
drop across v. karşılaşmak
drop out v. okulu bırakmak
drop out of v. çıkmak