Bad - Türkçe İngilizce Sözlük

Bad

"Bad" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 115 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
bad s. kötü
bad s. fena
bad s. bozuk
bad s. berbat
bad s. hoş olmayan
Genel
bad i. batak
bad i. yıkım
bad i. zarar
bad i. şanssızlık
bad i. perişanlık
bad i. kötülük
bad f. kolye takmak
bad s. geçersiz
bad s. rahatsız
bad s. kem
bad s. bozulmuş (yiyecek)
bad s. sahte
bad s. küfürlü
bad s. sakat (uzuv)
bad s. vahim
bad s. kokuşuk
bad s. hatalı
bad s. niteliksiz
bad s. nahoş
bad s. hasta
bad s. müteessir
bad s. ciddi
bad s. bet
bad s. keyifsiz
bad s. kokmuş
bad s. zararlı
bad s. kifayetsiz
bad s. yaman
bad s. değersiz
bad s. şiddetli
bad s. yanlış
bad s. keleş
bad s. kaka
bad s. pişman
bad s. kara
bad s. habis
bad s. kokuşmuş
bad s. sert
bad s. terbiyesiz
bad s. bitik
bad s. çok kötü
bad s. sağlıksız
bad s. çürük
bad s. kötü şey
bad s. ahlaksız
bad s. edepsiz
bad s. haşin
bad s. aksi
bad s. huysuz
bad s. yıkıcı
bad s. feci
bad s. zayıf (not/sağlık durumu)
bad s. tahripkar
bad s. yaramaz
bad s. asi
bad s. üzücü
bad s. münasebetsiz
bad s. beceriksiz
bad s. müstehcen
bad s. haysiyetsiz
bad s. biçimsiz
bad s. hantal
bad s. isabetsiz
bad s. uygunsuz
bad s. saygısız
bad s. yakışıksız
bad s. değerlere küfreden
bad s. kederli
bad s. üzgün
bad s. kural dışı
bad s. berbat
bad s. çok iyi
bad s. şerli
bad s. olumsuz
bad zf. kötü bir şekilde
bad zf. ciddi derecede
bad zf. aşırı derecede
bad zf. gereken standardın altında
bad zf. pek ziyade
bad zf. çok
bad zf. pek çok
bad zf. fena
Konuşma Dili
bad i. probleme yol açan hata
bad i. yapılan hatanın sorumluluğu
Deyim
bad s. harika
bad expr. güzel
Ticaret/Ekonomi
bad i. bir hesabın borç tarafı
bad s. karşılıksız (çek vb.)
bad s. çürük
bad s. hükümsüz
bad s. kusurlu
bad s. yasal geçerliliği olmayan
Hukuk
bad i. noksan
bad s. hükümsüz
bad s. muteber olmayan
bad s. kusurlu
bad s. kalitesi bozuk
bad s. malul
bad s. şüpheli
Eski Kullanım
bad f. (geçmiş zamanda) teklif etmek
bad f. bide-bad
bad f. (geçmiş zamanda) dayanmak
bad f. (geçmiş zamanda) önermek
bad f. (geçmiş zamanda) fiyat vermek
bad f. (geçmiş zamanda) katlanmak
Argo
bad i. aynasız
bad s. yaş
bad s. seksi
bad s. çekici
bad expr. çok iyi

"Bad" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
bad luck i. şanssızlık
bad luck i. talihsizlik
bad luck i. uğursuzluk
become bad f. kötüleşmek
bad-tempered s. aksi
bad-tempered s. huysuz
Genel
bad luck i. karayazı
bad weather i. kötü hava
his bad luck i. alnının karayazısı
bad fate i. kötü kader
bad manners i. edepsizlik
bad straits i. geçim sıkıntısı
bad debt i. alınamayan alacak
bad blood i. düşmanlık
bad break i. şanssızlık
bad luck i. kör talih
bad luck i. uğursuzluk
bad health i. sağlığı bozuk
bad conductor i. kötü iletken
bad mark i. kırık
bad temper i. huysuzluk
bad manners i. terbiyesizlik
bad team i. kova
a bad sailor i. deniz tutan kimse
bad person i. kötü kişi
bad tempered i. huysuz
a bad mark i. kötü not
bad taste i. zevksizlik
bad air i. kötü hava
bad payer i. batakçı
bad habit i. illet
bad mark i. zayıf
a bad mark i. kırık not
bad debt i. değersiz alacak
bad action i. kötülük
bad debt i. batak para
a bad mark i. zayıf not
bad temper i. damar
a bad turn i. kötülük
bad luck i. şeamet
bad goalkeeper i. kova
bad behavior i. kötü davranış
bad conscience i. kötü vicdan
bad temper i. sinirlilik
bad conscience i. vicdan azabı
bad condition i. kötü durum
bad eye i. kem göz
bad behaviour against children i. çocuklara kötü davranma
bad blood i. dargınlık
bad line i. kötü hat
bad line i. bozuk hat
go bad cop on someone i. kötü polis oyunu oynayarak bilgi alma taktiği
communicating bad news i. kötü haber
bad luck i. kör şeytan
bad habits i. kötü alışkanlıklar
bad luck i. kör şans
bad mood i. kötü ruh hali
bad fabrication i. kötü fabrikasyon
bad news i. kara haber
having bad health i. dert sahibi
bad condition i. kötü şart
bad workmanship i. kötü işçilik
bad habit i. kötü alışkanlık
bad record i. bozuk kayıt
bad fortune i. talihsizlik
bad luck i. aksilik
bad fortune i. şanssızlık
bad workmanship i. kalitesiz işçilik
bad intention i. kötü emel
bad apple i. yozlaşmış
bad apple i. çürük elma
a bad lot i. beş para etmez biri
bad luck i. kötü talih
bad intention i. kötü niyet
bad action i. amel-i talih
bad things i. kötü şeyler
bad line i. cızırtılı hat
bad straits i. geçim zorluğu
bad name i. kötü şöhret
bad hat i. sorun çıkaran
bad hat i. baş belası
bad image i. kötü imaj
bad boy i. kötü çocuk
bad habits i. zararlı alışkanlıklar
bad rumor i. kötü söylenti
bad habit i. zararlı alışkanlık
bad experience i. hoş olmayan tecrübe
bad experience i. kötü deneyim
bad experience i. kötü tecrübe
bad friend i. kötü arkadaş
bad behaviour i. kötü davranış
bad conduct i. kötü davranış
bad suspicion i. kötü zan
bad suspicion i. kötü şüphe
bad guys i. kötü adamlar
bad opportunities i. kötü/olumsuz fırsatlar
bad marriage i. kötü evlilik
bad memories i. kötü anılar
bad eating habits i. kötü yeme alışkanlıkları
bad times i. zor zamanlar
bad faith i. kötü niyet
bad decision i. kötü karar
bad actor i. kötü aktör
bad form i. uygunsuz/uygun olmayan (davranış)
bad form i. münasebetsizlik
bad surprise i. kötü sürpriz
a bad surprise i. kötü bir sürpriz
bad weather conditions i. olumsuz hava koşulları
bad weather conditions i. kötü hava koşulları
bad weather conditions i. olumsuz hava şartları
bad weather conditions i. kötü hava şartları
bad luck i. kötü şans
bad side i. kötü yön
bad side i. kötü yan
bad people i. kötü insanlar
bad goalkeeper i. kova kaleci
bad neighbor i. kötü komşu
bad neighbour i. kötü komşu
bad character i. kötü ahlak
bad title i. kötü şöhret
bad character i. kötü kişi
bad temper i. hırçınlık
bad blood i. hastalık
a bad idea i. kötü bir fikir
bad back i. bel sorunu
bad back i. sırt ağrısı
bad taste i. kötü tat
bad habit i. kötü huy
bad words i. küfürlü konuşma
bad language i. küfürlü konuşma
bad sides i. kötü yönler
bad weather i. çepel
bad guy i. kötü adam
bad cut i. kötü kesik
bad forces i. kötü güçler
bad suspicion i. suizan
bad wolf i. kötü kurt
bearer of bad news i. felaket tellalı
bad timing i. kötü zamanlama
the bad i. insanların başına gelen nahoş şeyler
the bad i. kötülük
bad tooth i. çürük diş
peck's bad boy i. uzlaşılamayan kurum
peck's bad boy i. zorluk çıkaran kuruluş
peck's bad boy i. inatçı kimse
peck's bad boy i. söz dinlemez kimse
peck's bad boy i. aksi kimse
bad writing i. kötü yazım
bad writing i. kalitesiz yazım
bad actors i. kötü niyetli kimseler