Down - Türkçe İngilizce Sözlük

Down

"Down" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
down zf. aşağıya doğru
down ed. aşağı
down zf. aşağıya
Genel
down i. tüy
down i. kumul
down i. şansın ters dönmesi
down i. nefret
down i. ülger
down i. ince tüy
down i. garez
down i. ince kuş tüyü
down i. bunalım
down i. hav
down i. kuştüyü
down i. depresyon
down i. iniş
down i. kuş tüyü
down i. ayva tüyü
down i. yumuşak tüy
down i. aşağı kuark
down i. moral bozucu etken
down i. açık, yüksek ve çimenlik geniş arazi
down i. (bulmaca) çözümü dikey yazılan ipucu
down i. kuş tüyünden yapılmış yumuşak ev tekstil ürünü
down i. (hücum takımına verilen) hak
down f. yuvarlamak
down f. yere yıkmak
down f. mideye indirmek
down f. yenmek
down f. aşağı indirmek
down f. çabucak içmek
down f. alaşağı etmek
down f. devirmek
down f. yere sermek
down f. düşürmek
down f. indirmek
down f. aşağıya almak
down f. yıkmak
down f. yutulmak
down f. zevkine hitap etmek
down f. hiçe sayılmak
down f. baskı altına alınmak
down f. kuş tüyüyle süslemek
down f. kuş tüyüyle kaplamak
down f. kabartmak
down f. yumuşatmak
down s. yıkılmış
down s. morali bozuk
down s. çökmüş
down s. düşen
down s. şehir merkezine giden
down s. üzgün
down s. neşesiz
down s. keyifsiz
down s. kayıpta
down s. meyus
down s. programlanmış
down s. bezgin
down s. kapalı
down s. dikey giden
down s. hastalıktan muzdarip olan
down s. ayakta olan (hasta)
down s. ufkun altında olan
down s. daha düşük fiyatlı
down s. trafiğin az olduğu
down s. az trafiğe ait
down s. az trafikle ilgili
down s. az yoğun ulaşıma ait
down s. az yoğun ulaşımla ilgili
down s. az yoğun ulaşımda kullanılan
down s. belgelenen
down s. kaydedilen
down s. (kumarda para) kaybetmiş
down s. karamsar
down s. hevesi kırılmış
down s. cesareti kırılmış
down s. çökmüş
down s. moral bozuk
down zf. aşağıya doğru
down zf. güneye
down zf. peşin olarak
down zf. hüzünle
down zf. bunalımlı bir şekilde
down zf. altına
down zf. güneye doğru
down zf. aşınmış bir şekilde
down zf. şehir merkezine
down zf. azalarak
down zf. geride
down zf. aşağıda
down zf. londra'nın dışına
down zf. aşağı
down zf. güneyde
down zf. yüzükoyun
down zf. hastalanarak
down zf. sağlığı bozularak
down zf. ciddi bir şekilde
down zf. hareketli bir şekilde
down zf. sayfa sonuna doğru
down zf. sayfanın altına doğru
down zf. kaynağa doğru
down zf. saklanma yerine doğru
down zf. midede
down zf. tam kontrol noktasına doğru
down zf. tam durma noktasına doğru
down zf. sesin bitme noktasına doğru
down zf. aşırı derecede
down zf. aniden düşerek
down zf. aniden inerek
down zf. aktif olarak
down zf. etkin bir şekilde
down zf. faal bir şekilde
down zf. ciddi bir şekilde
down zf. güçlü bir şekilde
down zf. geçmiş zamandan
down zf. seyrekten yoğun kıvama
down zf. seyrek hacimden sık hacme
down zf. yüksekten düşük değere
down zf. dipnot şeklinde
down zf. bahis yaparak
down zf. tehlike altında
down zf. risk altında
down zf. acil nakit olarak
down zf. yenilgiye doğru
down zf. yerine
down zf. yatıp
down zf. kısacak şekilde
down zf. üzerine (yazmak)
down zf. eski zamanlardan
down zf. baştan başa
down zf. mideye
down zf. (üniversite vb.) bitirerek
down zf. aşağısında
down zf. aşağısına doğru
down zf. çarşıda
down zf. şuralarda
down zf. (skor olarak) geride
down zf. listeye
down zf. beri
down zf. morali bozuk
down zf. üzgün
down zf. bozuk
down zf. çalışmayan
down zf. bitmiş
down zf. tamamlanmış
down ed. aşağısında
down ed. aşağısına doğru
down ed. altında
down ed. aşağısına
down ed. boyunca

"Down" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
down payment i. ön ödeme
down payment i. kapora
cracking down i. çökertme
settling down i. durulma
playing down i. hafifseme
close down f. kapatmak
calm down f. yatışmak
go down f. inmek
shut down f. kapamak
sit down f. oturmak
crouch down f. çömelmek
lie down f. yatmak
come down f. inmek
nail down f. çivilemek
lie down f. uzanmak
shut down f. kapatmak
cut down on f. kısmak
break down f. bozulmak
slow down f. yavaşlatmak
fall down f. çökmek
slow down f. yavaşlamak
calm down f. sakinleşmek
down and out s. bezgin
broken down s. çökük
Genel
down payment i. pey akçesi
down feather i. ince kuştüyü
cutting down i. kısıntı
being broken down i. bozukluk
splash down i. uzay gemisinin denize inmesi
goose down i. kaz tüyü
tearing down i. sökme
face down i. yüzüstü
down pour i. sağanak
handed down from i. kalma
close down routine i. kapanış yordamı
down under i. ingilizlerin avustralya ve yeni zelanda için kullandıkları halk deyimi
dressing somebody down i. fırça çekme
jump up and down i. başlama noktası
stepping down i. inme
burning down of villages i. köy yakma
down’s syndrome i. down sendromu
being broken down i. düşkünlük
dressing down i. zılgıt
slowing something down i. ağırlaştırma
face down i. yüzükoyun
down payment i. peşin ödeme
face down i. ters
dying down i. körelme
splash down i. uzay gemisinin denize düşmesi
breaking down i. dağılma
stepping down i. iniş
breaking down i. ayrılma
down payment i. ilk ödeme
down payment i. depozito
going down i. inme
dressing someone down i. fırça (çekmek)
breaking down i. çökme
swoop down on i. polis baskını
rub down search i. (polis) elle arama
tie down i. bağlantı parçası
bed of down i. kuştüyü yatak
down payment i. teminat
down payment i. peşinat
down town i. çarşı
falling down i. düşme
down payments i. ön ödemeler
cooling down i. soğuma
pinning down i. sıkboğaz
sit down strike i. oturma eylemi
blackhawk down i. karaşahin düştü
face down i. arka yüz
cutting down of expenses i. masrafları kısma
bringing down (of fever) i. ateş düşmesi
(battery) running down i. pil bitmesi
page down i. sonraki sayfa
cooling down i. soğutma
down feathers i. kıl tüyleri
a knock-down drag-out fight i. şiddetli ağız kavgası
a knock-down drag-out fight i. meydan kavgası
count-down i. geriye sayım
down-payment i. ön ödeme
low-down i. içyüzü
lay-down i. uyuklama
dressing-down i. paylama
dressing-down i. dayak
lay-down i. şekerleme
down-town i. şehir merkezi
low-down i. gerçek
lay-down i. kestirme
dressing-down i. dövme
lie-down i. şekerleme
dressing-down i. azarlama
down-payment i. avans
hand-me-down i. kullanılmış elbise vey eşya
lie-down i. kestirme
scale-down i. düşüş
stand-down i. ara
pull-down shutter i. kepenk
pat-down search i. silah aramak icin elle yapılan arama
scale-down i. düşme
scale-down i. azalma
letting down i. azaltma
letting down i. düşürme
pull down menu i. çekme menu
a broken down car i. bozuk araba
snowfall coming down during the evening hours i. akşam saatlerinde bastıran kar yağışı
one-down position i. bir alt pozisyon
one-down position i. bir alt konum
laying down i. belirleme
laying down i. yatırma
bending down i. yere doğru eğilme
bending down i. yere eğilme
show-down i. müsabaka
show-down i. karşılaşma
knock down ginger i. zili/kapıyı çalıp kaçma oyunu
wearing down i. yıpranma
laying down arms i. silah bırakma
half up half down i. saçın bir kısmını arkadan birleştirerek, bir kısmını ise açık bırakacak şekilde toplama biçimi
lay down area i. stok/depolama alanı
down pillow i. kuştüyü yastık
down jacket i. kuş/kaz tüyü ceket
north down i. kuzeydoğu irlanda'da yerel hükümet bölgesi
throw down i. meydan okuma
thumbs down i. ret
thumbs down i. reddetme
thumbs-down i. ret
thumbs-down i. reddetme
tie-down i. bir şeyi kayışla bağlama
let-down i. irtifa kaybı
let-down i. hayal kırıklığı
let-down i. azalma
let-down i. azalma
let-down i. düşüş
bite-down (on) i. dişini geçirme
hand-me-down i. müstamel
hand-me-down i. eski
hogging down i. domuzların hasat edilmiş tahıl yerine doğrudan sapındaki ekinden beslenmesi anlamında kullanılan bir terim
hold-down i. iki parçayı birbirine tutturmak için kullanılan kıskaç alet
hold-down i. sınır
hold-down i. aşağıda tutma
hold-down i. limit
hold-down i. aşağıda tutma
look-down i. kağıdın parlaması
look-down i. kağıdın ışık altındaki görünümü
chow-down i. mideye indirme
chow-down i. yemek yeme
white down i. kırık beyaz
down jacket i. şişme mont
run-down neighborhood i. yıkık mahalle
run-down neighborhood i. harap mahalle