fast - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

fast

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"fast" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 53 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
fast s. süratli
fast zf. çabuk
fast zf. hızlı
General
fast f. yapışmak
fast f. perhiz yapmak
fast f. oruç tutmak
fast f. dayanmak
fast s. sıkı
fast s. rengi atmaz
fast s. sabit (renk)
fast s. değişmez
fast s. hızlı yaşayan
fast s. sağlam
fast s. ileri (saat)
fast s. hafifmeşrep
fast s. eli çabuk
fast s. tez canlı
fast s. çıkmaz
fast s. sımsıkı
fast s. su gibi
fast s. yel gibi
fast s. sabit
fast s. muhkem
fast s. dayanıklı
fast s. sadık
fast s. hızlı
fast s. bağlı
fast s. seri
fast s. solmaz
fast s. tamamen
fast s. uçarı
fast s. fişek gibi
fast s. ileri
fast zf. sıkıca
fast zf. hoppaca
fast zf. süratle
fast zf. sık sık
fast zf. hızlı şekilde
fast zf. defalarca
fast zf. çabucak
fast zf. daha hızlı
fast zf. hızlıca
fast zf. çabuk
fast zf. hızla
fast zf. tez
Slang
fast hovarda
Technical
fast süratli
fast sabit
fast çabuk
fast solmaz
Computer
fast hızlı basma
Medical
fast
fast diyet

"fast" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 495 sonuç

İngilizce Türkçe
General
add up fast f. sağlama bir yekun tutmak
become fast f. hızlanmak
break a fast f. oruç bozmak
break fast f. iftarını açmak
break fast f. orucunu açmak
break fast f. iftar açmak
break fast f. oruç açmak
break one's fast f. iftar etmek
break the fast f. oruç bozmak
drive a bit fast f. biraz hızlı sürmek/kullanmak
drive fast f. aracı hızlı sürmek
drive the car too fast f. arabayı çok hızlı sürmek
fall fast asleep f. derin uykuya dalmak
fast asleep f. derin uykuda olmak
fast-talk f. kandırmak
fast-talk f. ikna etmek
get well fast f. çabuk iyileşmek
go ahead fast f. hızlı ilerlemek
go fast f. ileri gitmek
go fast enough to join f. arayı kapatmak
go very fast f. uçmak
hold fast f. aganta etmek
hold fast f. dayanmak
hold fast f. sıkı durmak
host a fast-breaking meal f. iftar vermek
lead a fast life f. hızlı yaşamak
live fast f. hızlı yaşamak
live life in the fast lane f. hızlı yaşamak
live life in the fast lane f. hayatı uçlarda yaşamak
live life in the fast lane f. uçlarda yaşamak
make a fast buck f. hızlı para kazanmak
make fast f. hızlandırmak
make fast f. sıkmak
make fast f. sağlamlaştırmak
make fast f. kilitlemek
move fast f. hızlı ilerlemek
move very fast f. çok hızlı hareket etmek
not eat fast food f. fast food yiyecekler tüketmemek
play fast and loose with f. hafife almak
play fast and loose with f. aldatmak
play fast and loose with f. çarpıtmak
play fast and loose with f. oynamak
pull a fast deal f. hileli iş yapmak
pull a fast one f. kazık atmak
pull a fast one f. oyuna getirmek
pull a fast one on somebody f. kazık atmak
recover fast f. çabuk iyileşmek
recover fast f. çabuk toparlanmak
run fast f. hızlı koşmak
sink fast f. günleri sayılı olmak
sink fast f. günlerini saymak
sink fast f. ağır hasta son günlerini yaşamak
stand fast f. teslim olmamak
stand fast f. fikrinden vazgeçmemek
stand fast f. kararından caymamak
stand fast f. geri çekilmemek
stand fast f. pes etmemek
stand up too fast f. hızla ayağa kalkmak
ability to move fast i. hızlı hareket edebilme kabiliyeti
breaking of fast i. oruç açma
driving fast i. sürek
fast bike i. yarış motoru
fast boat i. hızlı gemi
fast breaking i. oruç açma
fast car i. hızlı araba
fast cars i. hızlı arabalar
fast color i. solmaz renk
fast colour i. solmaz renk
fast day i. oruç günü
fast delivery i. hızlı teslim
fast dial i. hızlı arama
fast dye i. solmaz boya
fast dye i. has boya
fast fashion i. hızlı moda
fast ferry i. hızlı vapur
fast ferry i. hızlı feribot
fast ferry i. deniz otobüsü
fast food i. ayak üstü yemek
fast food i. hızlı yiyecek
fast food i. hazır yemek
fast food i. pizza gibi hazır yiyecekler
fast food service i. çabuk yemek servisi
fast friends i. yakın arkadaşlar
fast friends i. sıkı dostlar
fast heart beating i. hızlı kalp atması
fast heartbeat i. hızlı kalp atışı
fast ice i. karaya bağlı buz
fast lane i. otoyolda sürat şeridi
fast learner i. çabuk öğrenen
fast learner i. hızlı öğrenen
fast motion i. hızlı hareket
fast mover i. hızlı hareket eden kimse veya şey
fast oil i. hızlı yağ
fast watch i. ileri saat
fast wind i. (bant) hızlı sarma
fast-breaking i. oruç açma
fast-breaking meal i. iftar yemeği
fast-flowing stream i. hızlı akan akarsu
fast-food restaurant i. hazır yiyecek satan lokanta
fast-food restaurant i. ayaküstü lokanta
fast-food restaurant i. ayaküstü restoran
go-fast boat i. sürat teknesi
moving fast i. hızlı hareket etme
the breaking of the ramadan fast i. iftar
colour-fast s. renk vermez
colour-fast s. solmaz
colour-fast s. rengi atmaz
fast asleep s. derin uykuda
fast asleep s. derin uykuya dalmış
fast growing s. hızla büyüyen
fast lock s. hızlı kitlemeli
fast to light s. solmaz
fast working s. eli çabuk
fast-growing s. hızla gelişen
fast-paced s. hızla yapılan (iletişim vb)
fast-paced s. hızlı
fast-track s. hızlı
hand and fast s. çok kesin
hard and fast s. çok sıkı
hard-and-fast s. değişmez
hard-and-fast s. katı
hard-and-fast s. sert
light fast s. ışığa dayanıklı
nonacid fast s. aside dirençsiz
not fast s. ağır
not fast s. dayanıksız
too fast s. çok hızlı
very fast s. mantar gibi
very fast s. yıldırım gibi
very fast s. çok hızlı
very fast s. dolu dizgin
(pass) fast zf. olanca hızıyla
as fast as possible zf. olabildiğince hızlı
at a fast pace zf. hızla
fast and noisily zf. haldır haldır
fast beside zf. yan yana
fast beside zf. yanı başında
fast enough zf. yeterince hızlı
Phrasals
make fast sıkıca bağlamak
make fast sıkıştırmak
Phrases
word travels fast söz çabuk yayılır
Proverb
bad news travels fast kara haber tez duyulur
bad news travels fast kötü haber tez yayılır
bad news travels fast kötü haber çabuk yayılır
bad news travels fast kötü haber tez duyulur
Colloquial
a tad fast biraz hızlı
fast asleep ölü gibi uyumak
hard and fast sıkı
hard and fast değişmez
hard and fast kesin
hard and fast sabit
live fast die young hızlı yaşa genç öl
make it fast çabuk ol
not so fast yavaş gel
not so fast dur bakalım
not so fast hop
not so fast yavaş
not so fast dur bir dakika
not so fast bu ne hız
not so fast bekle
not that fast o kadar çabuk değil
not that fast! ağır ol bakalım!
pull a fast one oyun oynamak
pull a fast one dolap çevirmek
pull a fast one numara çekmek
pull a fast one kazık atmak
pull a fast one kazıklamak
pull a fast one hile yapmak
pull a fast one düzenbazlık etmek
Idioms
a fast talker ağzı laf yapan
as fast as lightning ok gibi hızlı
as fast as lightning şimşek gibi hızlı
as fast as lightning çok hızlı
at a fast clip hızla
at a fast clip bir çırpıda
at a fast clip çabucak
be as (fast) as all get out son derece hızlı olmak
be put on the fast track hızlandırılmak
be put on the fast track hız verilmek
fast and furious güruh halinde
fast and furious hızlı biçimde
fast and furious gümbür gümbür
fast as lightning şimşek gibi hızlı
fast as lightning çok hızlı
fast as lightning ok gibi hızlı
fast friends sıkı/yakın dostlar
fast living sefahat
fast living kendini eğlenceye verme
fast living lüks bir hayat sürme
fast living hızlı yaşama
fast man hovardaca para harcayan adam
fast man har vurup harman savuran adam
fast man hızlı yaşayan adam
fast-talk someone into something birini laf kalabalığı ile bir şeyi yapmaktan vazgeçirmek
fast-talk someone into something birini konuşarak bir şey yapmaya ikna etmek
fast-talk someone out of something birini konuşarak bir şey yapmaktan vazgeçirmek
get nowhere fast gelişme kaydetmemek
get nowhere fast aşama kaydetmemek
get nowhere fast gelişme göstermemek
get nowhere fast yerinde saymak
go at a fast clip hızla gitmek
go nowhere fast bir arpa boyu yol gidememek
go nowhere fast gelişme göstermemek
make a fast buck kısa yoldan (özellikle yasa dışı biçimde) zengin olmak
make fast work of bir çırpıda yapmak
no hard and fast rules kati bir kural yok
no hard and fast rules sıkı bir kural yok
play fast and loose sorumsuz davranmak
play fast and loose düşünmeden hareket etmek
play fast and loose with yeterli özeni/dikkati göstermemek
pull a fast one fırıldak çevirmek
pull a fast one on madik atmak
put something on the fast track (bir süreci vb.) hızlandırmak
thick and fast ardı sıra
thick and fast hızla ve bol bol
thick and fast gürül gürül
Speaking
as fast as he could lick elinden geldiği kadar çabuk
can you run fast? hızlı koşabilir misin?
he can't run fast o hızlı koşamaz
he can't run fast hızlı koşamaz
he can't run fast hızlı koşamıyor
he just got dizzy from standing up too fast ayağa çok hızlı kalktığından başı döndü
how fast ne kadar hızlı
how fast can we go? ne kadar hızlı gidebiliriz?
how fast it got dark! ne çabuk akşam oldu
how fast it got dark! hava ne çabuk karardı
if I were you, I wouldn't drive so fast yerinde olsam çok hızlı sürmezdim
it happened so fast her şey çok hızlı oldu
my heart's beating so fast kalbim çok hızlı çarpıyor
no hard and fast rules belirgin bir kural
she can swim fast o hızlı yüzebilir
she can swim fast o hızlı yüzebiliyor
she's a fast learner çabuk öğreniyor
she's a fast learner çabuk öğrenir
time's going by so fast zaman hızla akıyor
you are too fast çok hızlısın
you should not drive fast here burada hızlı sürmemelisin
your heart is beating so fast kalbin çok hızlı atıyor
you're growing up so fast çok hızlı büyüyorsun
Slang
make a fast buck kolay yoldan parayı bulmak
make a fast buck kolay yoldan voliyi vurmak
Trade/Economic
fast boat ekspres vapur
fast estate gayrimenkul
fast follower hızlı takipçi
fast follower gereken hamleleri hızla yapan firma
fast food chains hazır yemek zincirleri
fast goods train ekspres marşandiz
fast mail service hızlı posta servisi
fast mail service acele posta hizmeti
fast mail service hızlı posta hizmeti
fast mail service acele posta servisi
fast moving consumer goods hızlı tüketim malları
fast moving industry hızla gelişen endüstri
fast moving items hızlı giden parçalar
fast moving items hızlı sarf parçaları
fast moving product hızlı satılan ürün
fast passenger steamer ekspres yolcu gemisi
fast pay hızlı ödeme
fast production hızlı üretim
fast track a project bir projeyi hızlandırmak
fast tram ekspres tren
fast-follower strategy yakından izleme stratejisi
fast-paced environment hızlı/hareketli çevre
fmcg (fast moving consumer goods) hızlı tüketim ürünleri
Politics
fast track negotiation hızlı işleyen müzakere yöntemi
fast-track procedures hızlandırılmış prosedürler
fast-track resettlement hızlı yerleştirme
the death fast ölüm orucu
Tourism
fast-food outlet fast food satış noktası
Technical
acid-fast aside dayanıklı
electrical fast transient burst immunity test elektriksel hızlı geçici rejim patlama bağışıklık deneyi
fast acids aside dayanıklı
fast acting hızlı tepkili
fast acting çabuk tepkili
fast alkali alkaliye dayanıklı
fast axis hızlı eksen
fast bleaching ağartmaya karşı dayanıklı
fast bleaching beyazlatmaya karşı has
fast breeder reactor hızlı üretken tepkimeç
fast breeder reactors hızlı üretken reaktörler
fast colour solmayan renk
fast colour base diazo bazı
fast colour salt diozo tuzu
fast coupling sabit bağlantı
fast decatizing dekatirlemeye dayanıklı
fast dye solmaz boya
fast dye has boya
fast finish has apre
fast fission hızlı bölünüm (atom)
fast fission hızlı fisyon
fast forward winding hızlı öne sarma
fast fourier transform hızlı fourier dönüşümü
fast fracture testing hızlı kırma denemesi
fast ion conductor hızlı yükün iletkeni
fast ironing ütüye karşı has
fast lane hızlı şerit
fast martempering oil hızlı marmenevişleme yağı
fast martempering oil hızlı menevişleme yağı
fast memory hızlı bellek
fast motion hızlı hareket
fast neutrons hızlı nötronlar
fast oil hızlı yağ
fast path key kesirme yol tuşu
fast perspiration tere karşı dayanıklı
fast pressing ütüye karşı has
fast pulley sabit kasnak
fast quenching oil hızlı suverme yağı
fast reactor hızlı tepkimeç
fast release hook çabuk kurtarma kancası
fast reverse winding hızlı geriye sarma
fast secondary electrons hızlı ikincil elektronlar
fast setting çabuk donma
fast setting hızlı sertleşme
fast sheet sabit kanat
fast system recovery hızlı sistem kurtarma
fast time yaz saati
fast to acids aside dayanıklı
fast to alkali alkaliye dayanıklı
fast to stoving sülfüröz aside dayanıklı
fast track hızlı yarış yolu
fast track hızlı tren yolu
fast wearing hızlı/çabuk yıpranan
fast-access storage hızlı erişimli bellek
fast-bubble technique hızlı kabarcık tekniği
fast-pin hinge sabit pimli menteşe
fast-setting repair material çabuk katılaşır onarım gereci
fast-time scale hızlı zaman ölçeği
light-fast ışığa dayanıklı
light-fast solmaz
water-fast suya dayanıklı (boya)
Computer
about find fast hızlı bul hakkında
about microsoft find fast microsoft hızlı bul hakkında
allow fast saves hızlı kaydet
cursor blink fast imlecin yanıp sönmesi hızlı
fast blue hızlı mavi
fast boot hızlı başlat
fast boot hızlı başlatma
fast cancel hızlı iptal
fast channel hızlı kanal
fast conversion hızlı dönüşüm
fast counter hızlı sayaç
fast data encipherment algorithm (feal) hızlı veri şifreleme algoritması
fast draft hızlı taslak
fast facts garip ama gerçek
fast facts şaşırtan gerçekler
fast feed button hızlı besleme düğmesi
fast forward ileri sar
fast forward hızlı ileri sar
fast fourier transformation hızlı fourier dönüşümü
fast laser printing hızlı lazer yazdırma
fast memory hızlı bellek
fast mode hızlı mod
fast mode hızlı kip
fast packet switching hızlı paket anahtarlama
fast pasting hızlı yapıştırma
fast path key kestirme yol tuşu
fast raster hızlı görüntü ekranı
fast reads/sec hızlı okuma/sn
fast rewind geri sar
fast rom emulation hızlı rom öykünmesi
fast save hızlı kaydetme
fast search hızlı arama
fast-paged hızlı sayfalamalı
fast-page-mode hızlı-sayfa-durumu
find fast hızlı bul
find fast browse hızlı bul gözat
find fast index hızlı bul dizini
flash once, fast parla (hızlı)
microsoft find fast control panel microsoft hızlı bul denetim masası
microsoft office find fast microsoft office hızlı bul
microsoft office find fast help microsoft office hızlı bul yardımı
Informatics
fast forward hızlı ileri alma
fast path key kestirme yol tuşu
Telecom
fast associated control channel hızlı birleştirilmiş denetim kanalı
fast base station switching hızlı baz istasyonu anahtarlama
fast channel hızlı kanal
fast clear down hızlı terk eden
fast connect circuit switching hızlı bağlantılı devre anahtarlaması
fast ethernet hızlı ethernet
fast forward hızlı ileri yön
fast forward movement hızlı ileri hareket
fast fourier transform hızlı fourier dönüşümü
fast frequency hoping hızlı frekans atlama
fast frequency hoping hızlı frekans atlamalı
fast packet switching hızlı paket anahtarlama
fast packet technology hızlı paket teknolojisi
fast select hızlı seçim
maximum fast spooling time en büyük hızda işlemlerin sıraya konma süresi
safe and fast encryption routine güvenli ve hızlı şifreleme yordamı
Electric
fast-switching rectifier diode hızlı anahtarlama doğrultucu diyot
Television
fast forward hızlı ileri sarma
Textile
fast finish has apre
fast to bleaching beyazlatmaya karşı dayanımlı
fast to bleaching beyazlatmaya karşı has
fast to bleaching ağartmaya karşı dayanıklı
fast to boiling kaynatmaya karşı dayanımlı
fast to boiling kaynatmaya karşı has
fast to chlorine klora dayanıklı
fast to decatizing dekatirlemeye dayanıklı
fast to ironing ütüye karşı dayanıklı
fast to perspiration tere karşı dayanıklı
fast to pressing ütüye karşı dayanıklı
fast to sulphurous acid sülfüröz aside dayanıklı
fast to washing yıkamaya dayanıklı
fast to water suya dayanıklı
fast-dyed iyi boyanmış
fold fast dayanıklı pile
wash-fast yıkamaya dayanıklı
Construction
fast hardening sealing material hızlı sertleşen contalık malzeme
fast track hızlı yol
fast tracking hızlı izleme
sash fast pencere mandalı
Automotive
carburettor fast idle cam karbüratör yüksek rölanti kamı
fast beat hızlı rezonans
fast charger hızlı şarj edici
fast charger çabuk şarj cihazı
fast idle adjuster yüksek rölanti ayarlayıcısı
fast idle adjusting screw yüksek rölanti ayar vidası
fast idle cam yüksek rölanti kamı
fast idle control device hızlı rolanti kontrolü
fast idle control device yüksek rölanti kontrol devresi
fast idle control servo yüksek rölanti kontrol servosu
fast idle opening yüksek rölanti açıklığı
fast idle speed yüksek rölanti devri
fast idle temperature sensor yüksek rölanti sıcaklık sensörü
fast idle temperature sensor yüksek rölanti sıcaklık müşiri
fast idle thermo valve hızlı rölanti termo valf
fast idle thermo valve hızlı rölanti termo valfi
fast idle vacuum servo lever pin yüksek rölanti vakum servo kol pimi
Traffic
fast lane hızlı gidilen şerit
fast lane hız şeridi
Railway
fast freight train hızlı yük trenleri
fast goods train hızlı yük trenleri
fast train ekspres tren
Aeronautic
fast neutron non-destructive testing hızlı nötron tahribatsız deneyi
Marine
breast fast gemi bağlama halatı
breast fast borda halatı
breast fast yoma
fast fourier transform hızlı fourier dönüşümü
make fast palamar bağlamak
stern fast kıç palamarı
stern fast kıç halatı
Mining
fast burning igniting fuse hızlı fitil
Medical
acid fast bacilli aside dirençli basil
fast (focused abdominal sonography for trauma) travma için karın odaklı sonografi
fast heart rate yüksek kalp hızı
fast-atom bombardment hızlı atom bombardımanı
fast-ion bombardment ionisation hızlı iyon bombardıman iyonizasyonu
fast-track anesthesia technique hızlı derlenme anestezi tekniği
fast-twitch fiber hızlı kasılan kas lifi
fast-twitch muscles hızlı kasılan kaslar
nystagmus with the fast phase beating in a downward hızlı fazı aşağıya vuran nistagmus
nystagmus with the fast phase beating in the direction of gaze hızlı fazı bakış yönüne vuran nistagmus
nystagmus with the fast phase beating in upward hızlı fazı yukarıya vuran nistagmus
Food Engineering
fast food ayaküstü yemek
Math
fast fourier transform hızlı fourier dönüşümü
Statistics
fast fourier transform hızlı fourier dönüşümü
Physics
fast fission factor hızlı fisyon katsayısı
fast neutron hızlı nötron
fast reaction hızlı reaksiyon
fast reactor hızlı reaktör
Chemistry
acid fast asite dayanıklı
acid fast aside dayanıklı
fast dissolving hızlı çözünen
fast protein liquid chromatography hızlı protein sıvı kromatografisi
Biology
fast adaptation hızlı adaptasyon
Biochemistry
fast reaction hızlı tepkime
Environment
fast breeder reactor hızlı besleyici reaktör
fast fission hızlandırılmış fisyon
fast neutron hızlı nötron
fast neutron reactor dinlendiricisi az veya olmayan reaktör tipi
fast reactor hızlı reaktör
gas-cooled fast breeder reactor gazla soğutulmuş hızlı besleme reaktörü
liquid metal fast breeder reactor sıvı metal hızlı besleyici reaktör
Geography
fast tide okyanus sularının ani yükselişi ve düşüşü
Military
fast coastal forces çevik kıyı kuvvetleri
fast intervention boat ani müdahale botu
fast patrol boat avcı botu
fast patrol boat hızlı karakol botu
fast patrol boat hızlı devriye botu
fast-bomber hızlı bombardıman uçağı
stand fast bekle! komutu
stand fast ateş-kes
stand fast dur! komutu
Sport
fast break hızlı hücum
fast game çok hızlı oynanan maç
fast game tempolu maç
fast twitch hızlı kasılma
organized fast break organize hızlı hücum
Basketball
fast break hızlı hücum
five man fast break her oyuncunun belli bir görevi olduğu organize edilmiş fast break
British Slang
get nowhere fast bir yere varamamak
pull a fast one dolandırmak
pull a fast one kazıklamak
pull a fast one kandırmak