Take - Turco Inglés Diccionario

Take

Significados de "Take" en diccionario turco inglés : 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
take v. almak
take v. (fotoğraf) çekmek
take v. götürmek
General
take n. tutma
take n. reaksiyon
take n. hasat
take n. alma
take n. tutuş
take n. kabul etme (vücut)
take n. hasılat (para olarak)
take n. pay
take n. tepki
take n. alış
take n. avlanan hayvan miktarı
take n. tutulan balık miktarı
take n. alıntı
take n. kavrama
take n. çekim (fotoğraf)
take n. deneme
take n. katık
take n. kar
take n. kazanç
take n. avanta
take n. vurgun
take n. (film) çekim
take n. kayıt (müzik)
take n. tutmuş aşı
take n. girişim
take n. teşebbüs
take n. fikir
take n. bir seferde avlanan av miktarı
take n. (görsel/mental) cevap
take n. değerlendirme
take n. düşünce
take n. yaklaşım
take n. yöntem
take n. yorum
take v. kaplamak
take v. ele almak
take v. gezmek
take v. koymak (bir yemeğe tat verebilecek bir madde)
take v. etkili olmak
take v. kenetlenmek
take v. dönmek (bir köşeyi)
take v. olmak
take v. dayanmak
take v. kapmak
take v. kabul edilmek
take v. kandırmak
take v. tutmak
take v. sapmak (belirli bir yöne doğru)
take v. kullanmak (bir taşıtı)
take v. sanmak
take v. tedavi etmek
take v. oltaya vurmak
take v. koparmak
take v. gibi anlamak
take v. kaydetmek
take v. gerektirmek
take v. içine sığmak
take v. ele geçirmek
take v. almak
take v. ölçerek elde etmek
take v. sıkmak (bir yemeğe tat verebilecek bir madde)
take v. istemek
take v. çatmak
take v. etmek
take v. atlatmak
take v. karşılamak
take v. almak (bir virajı)
take v. acıya dayanmak
take v. yutturmak
take v. saymak
take v. daraltmak
take v. indirmek
take v. çekmek
take v. gerekmek (bir şeyin çalıştırılması veya tamamlanması için belirli bir şey)
take v. katmak (bir yemeğe tat verebilecek bir madde)
take v. sürmek (iş/yolculuk vb belirli bir zaman)
take v. çalmak
take v. çekmek (foto)
take v. alçaltmak
take v. aşırmak
take v. acıya katlanmak
take v. kullanmak
take v. hissetmek
take v. çıkartmak
take v. tahammül etmek
take v. seçmek
take v. çıkarmak (bir sayıyı)
take v. karışmak
take v. yakalamak
take v. yapmak
take v. kazanmak
take v. kiralamak
take v. kabul etmek
take v. katlanmak
take v. geçmek (bir engelin üstünden)
take v. başlamak
take v. çıkarmak
take v. yazmak
take v. yanmak
take v. ölçmek
take v. almak (elle/ellerle)
take v. tutmak (aşı)
take v. anlamak
take v. kavramak
take v. almak (ders)
take v. alışmak
take v. gerekmek
take v. elde etmek
take v. tutuşmak
take v. uğramak
take v. icap etmek
take v. sökmek
take v. fethetmek
take v. kaldırmak
take v. ahzetmek
take v. -e almak
take v. dinleyip ona göre hareket etmek
take v. -e sahip olmak
take v. binmek
take v. ile gitmek
take v. (sınava) girmek
take v. çıkartmak
take v. gasp etmek
take v. zapt etmek
take v. (silaha/kitaba/gırtlağına) sarılmak
take v. abone olmak
take v. üye olmak
take v. (canına) kıymak
take v. (canına) kastetmek
take v. (zaman) almak
take v. işgal etmek
take v. (zaman/süre) sürmek
take v. (zamanını) doldurmak
take v. harcamak (enerji)
take v. tüketmek (enerji/benzin)
take v. sarf etmek
take v. istifade etmek
take v. faydalanmak
take v. yazmak
take v. kaleme almak
take v. öğrenmek
take v. (film) çekmek
take v. (film) çevirmek
take v. (ciddi/önemli) saymak
take v. (göreve) geçmek
take v. (nabza) bakmak
take v. muayene etmek

Significados de "Take" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
take shelter v. barınmak
take by surprise v. gafil avlamak
take off one's clothes v. soyunmak
take back v. geri almak
take care of v. ilgilenmek
take an exam v. sınava girmek
take offence v. alınmak
take advantage of v. yararlanmak
take a nap v. kestirmek
take shape v. biçimlenmek
take offence v. darılmak
take off v. havalanmak
take over v. devralmak
take an oath v. ant içmek
take offense v. alınmak
take advantage of v. faydalanmak
take out v. çıkarmak
take a rest v. dinlenmek
take away v. götürmek
take measures v. tedbir almak
take place v. meydana gelmek
take the liberty v. izin istemeden yapmak
take it easy interj. sakin ol
General
double take n. bir durumun anlamını sonradan kavrama
give and take n. uzlaşma
take your time n. acele etme
aborted take off n. kalkıştan önce uçuştan vazgeçme
take in n. hayal kırıklığı
points to take into consideration n. dikkat edilmesi gereken hususlar
points to take into account n. dikkat edilmesi gereken hususlar
give-and-take n. uyuşma
give-and-take n. uzlaşma
double-take n. geç anlama
give-and-take n. karşılıklı özveri
take-over n. devir
take-in n. sahtekarlık
take-over n. devralma
take-off n. sıçrama
take-out n. sıcak yemeklerin paket halinde satıldığı (dükkan)
take-off n. karikatür
take-in n. dolandırıcılık
take-off n. atlama
take-out menu n. paket menü
take-off n. start
take-off n. havalanma
take-off n. kalkış
take-home pay n. net maaş
take-off n. başlangıç
take-out n. paketlenmiş olarak hazırlanan (sıcak yemek)
take-out menu n. eve servis menüsü
take-off point n. kalkış noktası
take-off point n. uçağın pistte burnunu kaldırdığı nokta
take off n. uçağın kalkması
take-away n. paket servis
willingness to take risks n. risk alma eğilimi
things to take into consideration n. dikkat edilmesi gereken şeyler
things to take into account n. dikkat edilmesi gereken şeyler
take-away cup n. termos
take-aways n. bir hikaye ya da makaleden çıkarılacak sonuçlar
take home messages n. bir etkinlikten veya tecrübeden öğrenilen şeyler/alınan mesajlar
take something seriously n. ciddiye almak
take home message n. son/nihai söz
take home message n. buradan çıkaracağımız ders
take home message n. sözün/lafın/sunumun özü
take home message n. kıssadan hisse
take home message n. bu olaydan çıkarılacak ders
take-home lessons n. okuldan öğrenilen hayat dersleri
take-home lessons n. bir dersin sonunda öğrendiğin ve seninle birlikte bu ders devam etmese bile gelecek şeyler
take-away n. ana fikir
take-away n. paket servisi
take-away n. sendika ödünü
take-away n. başka yerde yenilmek üzere sıcak yemekleri paketlenmiş olarak satan dükkan
take-away n. bir hikayeden çıkarılan ders
take-away n. sözleşme görüşmeleri sırasında sendika verdiği taviz
take-over zone n. bayrak yarışında batonun el değiştirildiği alan
give and take n. hazırcevaplık
give and take n. canlı fikir alışverişi
give and take n. hazırcevap
give-and-take n. iyi niyetli fikir alışverişi
give and take n. hazırcevap sözlerle dolu konuşma
give and take n. şakalaşma
give and take n. canlı sohbet
give and take n. beyin fırtınası
give and take n. eşit şartlarda yapılan fikir alışverişi
give and take n. eşit şartlarda yapılan laf yarışı
double-take n. ikinci kez bakma
double take n. ikinci kez bakma
pee (take) n. işeme
pee (take) n. çiş yapma
stock-take n. stok sayımı
stock-take n. durum değerlendirmesi
take-off n. taklit etme
spit take n. (tepki olarak) ağzındakini püskürtme
spit-take n. (tepki olarak) ağzındakini püskürtme
take to one's heels v. koşarak kaçmak
take due precautions v. gerekli önlemleri almak
take something to heart v. ağırına gitmek
take a brief look at v. şöyle bir göz gezdirmek
take off from work v. izin alarak işe gitmemek
take one's time on v. bir iş için istediği kadar zaman harcamak
take a short break v. nefes almak
take something on oneself v. bir işi kendiliğinden yapmak
take responsibility v. mesuliyet almak
take a liking to v. hoşlanmaya başlamak
take root v. tutunmak
take up the slack v. azalmak
take on one's lap v. kucağına almak
take somebody for v. yerine koymak
take away v. almak
take a load off one's mind v. endişesini gidermek
take away v. kaldırmak
take in hand v. yönetimi ele almak
take pity on v. merhamet etmek
take someone serious v. birisini ciddeye almak
take a break v. paydos etmek
take a shine to v. birinden hoşlanmak
take down v. sökmek
take away v. elinden almak (bir hakkı)
take under one's protection v. kanadı altına almak
take someone in v. birini karakola götürmek (polis)
take over for someone v. birinin yerine bakmak
take pains v. özenmek
take pleasure v. hoşuna gitmek
take a gander v. bakmak
take up the slack v. gevşetmek
take a swipe at v. bir şeye doğru şöyle bir sallamak
take pictures v. fotoğraf çekmek
take something up v. sıvıyı emmek
take something off v. bir şeyi indirmek
take care of v. halletmek (bir meseleyi)
take somebody seriously v. kaale almak
take heart v. cesaretlendirmek
take into account v. hesaplamak
take a poll v. anket düzenlemek
take on v. işe almak
take a holiday v. tatil yapmak
take on v. benzemek
take something in v. görmek (oyun/müze vb'ni)
take to v. sempati duymak
take on v. oynamak (biriyle/bir takımla)
take forward v. ilerletmek
take the first step v. ilk adımı atmak
take advantage of v. iyi niyetini kötüye kullanmak
take courage v. cesaretlenmek
take something seriously v. kaale almak
take ill v. hastalanmak
take objection to v. itiraz etmek
take a taxi v. taksi tutmak
take leave v. ayrılmak
take the right steps v. doğru adımlar atmak