About - Türkçe İngilizce Sözlük

About

"About" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 89 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
about zf. hemen hemen
about zf. dair
about zf. aşağı yukarı
about zf. yaklaşık
about zf. konusunda
about zf. hakkında
about zf. üzere
about zf. takriben
about zf. ilgili
Genel
about zf. gibi
about zf. her tarafta
about zf. etrafta
about zf. az çok
about zf. yakınında
about zf. şurada burada
about zf. hususunda
about zf. öteye beriye
about zf. oraya buraya
about zf. değgin
about zf. üstünde
about zf. buralarda
about zf. orada burada
about zf. sularında
about zf. şuraya buraya
about zf. ters yöne
about zf. vücudunda (bir kimsenin)
about zf. aksi yöne
about zf. etrafında
about zf. yakınlarda
about zf. kadar
about zf. berisinde
about zf. üzerine
about zf. oradan oraya
about zf. nerede ise
about zf. her yerinde
about zf. için
about zf. şuralarda
about zf. ortalıkta
about zf. geriye
about zf. doğru
about zf. her tarafa
about zf. civarında
about zf. etrafına
about zf. ile ilgili
about zf. ötesinde
about zf. yanında
about zf. üstünde (bir kimsenin)
about zf. üstüne
about zf. takriben
about zf. her tarafına
about zf. neredeyse
about zf. her tarafında
about zf. döndürmek veya çevirmek gibi fiilleri pekiştirir
about zf. ötede beride
about zf. civarda
about zf. çevresinde
about zf. her yanında
about zf. ötesinde berisinde
about zf. -in orasına burasına
about zf. -in karakterinde
about zf. -in orasında burasında
about zf. -de
about zf. -e dair
about zf. -in özünde
about zf. yakında
about zf. yaklaşık olarak (sayıca)
about zf. yaklaşık
about zf. çevresine
about zf. geride
about zf. zıt yönde
about zf. ters yönde
about zf. her yerine
about zf. arkasını
about zf. konuda
about ed. konusunda
about ed. bölgesinde
about ed. etrafına
about ed. amaçlayarak
about ed. den ötürü
about ed. esas mesele olarak
about ed. nedeniyle
about ed. üzerinde
about ed. yakın
İfadeler
about zf. noktasında
Ticaret/Ekonomi
about s. yaklaşık
about ed. hakkında
about ed. takriben
Hukuk
about zf. buralarda
Tekstil
about expr. neredeyse

"About" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
care about f. önemsemek
talk about f. hakkında konuşmak
ask about f. hatır sormak
Genel
about face i. geriye dön emri
much ado about nothing i. kuru gürültü
about afterdeath i. uhrevi
blowing about i. savurma
law about cinema video and music works i. sinema video ve müzik eserleri kanunu
man about town i. boşgezen
man about town i. tiyatro ve gece kulübüne sıkça giden adam
being talked about i. söz konusu
key point (about something) i. bir işin püf noktası
key point (about something) i. işin püf noktası
man about town i. gösteriş düşkünü
much ado about nothing i. kuruntu
about-face i. eskiden savunduğunun tersini savunmaya başlama
right-about i. sağdan geri
apologetic about i. (bir konu hakkında) özür dileme/üzgün olma
the truths about life i. hayatla ilgili gerçekler
a story about africa i. afrika'yla ilgili bir hikaye
about-sledge i. demirciler tarafından kullanılan en büyük çekiç
right-about i. zıt yöne bakacak şekilde doğrudan sağa/sola dönerek ulaşılan pozisyon
right-about i. tutumun tamamen tersine çevrilmesi
right-about (to) i. tam karşıdaki çeyrek
right-about i. politikanın tamamen tersine çevrilmesi
right about i. 180 derecelik dönüş
right-about i. bakış açısının tamamen tersine çevrilmesi
go-about i. serseri
go-about i. aylak kimse
bringing about i. meydana getirme
far-about i. yoldan çıkma
far-about i. sapma
far-about i. rotadan çıkma
be about again f. kalkmak
think about f. düşünmek (bir şey yapmayı)
be about f. üzere olmak
get about f. yayılmak (haber/söylenti)
see about f. bakmak
kick about f. dövmek
saunter about f. gezip tozmak
feel hopeful about f. bir şeyden umutlu olmak
turn about f. evirip çevirmek
be lazy about f. bir konuda tembel olmak
knock about f. tartaklamak
loaf about f. boş kalmak
be crazy about f. divane olmak
make a complaint about f. şikayetçi olmak
get about f. duyum almak
fool about f. tembellik etmek
speculate about f. tahminlerde bulunmak (hakkında)
sway about f. sallanmak (araba vb)
chop about f. dönmek
scour about f. koşuşturmak
care about f. umursamak
be sceptical about f. kuşku duymak
enthuse about f. göklere çıkarmak
hem about f. içine almak
gad about f. başıboş dolaşmak
feel sick about f. çok üzgün olmak
scamper about f. koşmak
feel hopeful about something f. bir şeyden umutlu olmak
get about f. yayılmak (söylenti)
muck about f. sürtmek
wander about f. gezinmek
be crazy about f. hasta olmak
feel sad about f. yerinmek
worry about f. merak içinde olmak
set about f. koyulmak
race about f. koşmak
get about f. seyahat etmek
hem about f. sarmak
turn about f. vazgeçmek
bother about f. aldırmak
noise about f. etrafa yaymak
be worried about f. endişelenmek
come about f. çıkmak
think about f. düşünmek
chop about f. değişmek
be unsettled about f. hakkında tereddüt içinde olmak
hang about f. sallanmak
hang about f. beklemek
go about f. başlamak
lazy about f. üşengeç olmak
loaf about f. başıboş dolaşmak
go about f. dolaşmak
wander about f. boş boş dolaşmak
thrash about f. hummalı bir hasta gibi çırpınıp durmak
niggle about f. ile uğraşmak (cüzi şeyler/ufak kusurlar)
be talked about f. sözü geçmek
complain about one's troubles f. dert yanmak
talk about something f. lafını etmek
be glad about f. kıvanmak
concern about f. ilgilenmek
bring about f. doğurmak
feel bad about f. üzülmek
be sceptical about f. şüphe etmek
thrash about f. çırpınmak
monkey about f. vakit geçirmek
be concerned about f. kaygılanmak
get oneself talked about f. dile düşmek
fret about f. dokuz doğurmak
ask about f. sormak
rake about f. taramak
be anxious about f. merak etmek
put about f. yön değiştirmek (gemi)
speak about f. bir konu hakkında konuşmak
buffet about f. hırpalamak
be crazy about f. deli olmak
make a decision about f. karara bağlamak
blow about f. savurmak
root about f. altını üstüne getirmek
wheel about f. birdenbire dönmek
ferret about f. araştırmak
worry about f. gamlanmak
gad about f. sürtmek
think about f. tasarlamak
disappoint about f. umduğunu bulamamak
rush about f. koşuşturmak
fret about f. içi içini yemek
beat about the bush f. sözü ağzında gevelemek
go about a task f. bir işe başlamak
knock about f. çıkmak
lay about one f. sağına soluna vurmak
push about f. zorluk çıkarmak
boss about f. amirlik taslamak
wriggle about f. kıvrılmak
lurk about f. gizli gizli dolaşmak
walk about f. dolaşmak
revolve about f. döndürmek (etrafında)
set about f. bir şeye başlamak
be concerned about f. endişe duymak
inquire about f. hakkında bilgi almak istemek
sit about f. boş oturmak
bring about f. beraberinde getirmek
have a bee in one's bonnet about something f. aklını takmak
be positive about f. emin olmak
be troubled about f. üzülmek
ruminate about f. üzerinde derin derin düşünmek
talk about f. mevzubahis etmek
bustle about f. koşturmak
hear about f. haberi olmak
ferret about f. karıştırmak
be shy about f. çekinmek
hang about f. gezinmek
be wild about f. deli divane olmak
be skeptical about f. kuşku duymak
knock about f. gezmek
cavort about f. hoplayıp sıçramak
set about f. girişmek
be forgotten about f. kenarda kalmak